konuşmaya ile cümle
konuşmaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Şimdi sizinle konuşmaya başladığım yere, iş akışı konusuna döneceğim.Wróćmy do początku naszej rozmowy, kiedy mówiłem o migracji pracowników.
Şimdi sizinle konuşmaya başladığım yere, iş akışı konusuna döneceğim.ואני עכשיו חוזר לנקודה שעמה התחלתי את השיחה אתכם, שהייתה לגבי מנוסת המשרות.
Şimdi sizinle konuşmaya başladığım yere, iş akışı konusuna döneceğim.والآن سأعود من حيث بدأت حديثي معكم، والذي كان عن نزوح الأعمال.
Şimdi sizinle konuşmaya başladığım yere, iş akışı konusuna döneceğim.雇用の流出に戻ります さて 多国籍企業である インドのR&Dセンターへの
Sizinle topoloji hakkında konuşmayı çok istesem de, konuşmayacağım.Aber obwohl ich liebend gerne über Topographie mit Ihnen sprechen würde, werde ich es nicht tun.
Sizinle topoloji hakkında konuşmayı çok istesem de, konuşmayacağım.Ale, jakkoli bych zde rád mluvil o topologii, nebudu.
Sizinle topoloji hakkında konuşmayı çok istesem de, konuşmayacağım.Ampak kljub temu, da bi zelo rad govoril z vami o topologiji, ne bom.
Sizinle topoloji hakkında konuşmayı çok istesem de, konuşmayacağım.Anche se vorrei veramente parlarvi di topologia, non lo faro'.
Sizinle topoloji hakkında konuşmayı çok istesem de, konuşmayacağım.De bármennyire is szeretnék topológiáról beszélni, most nem fogok.
Sizinle topoloji hakkında konuşmayı çok istesem de, konuşmayacağım.Desi mi-ar placea sa vorbesc despre topologie cu voi, nu am s-o fac.
Sizinle topoloji hakkında konuşmayı çok istesem de, konuşmayacağım.Hoewel ik het graag zou willen hebben over topologie, ga ik dat niet doen.
Sizinle topoloji hakkında konuşmayı çok istesem de, konuşmayacağım.I choć chciałbym z wami pogadać o topologii to nie zamierzam.
Sizinle topoloji hakkında konuşmayı çok istesem de, konuşmayacağım.위상기하학에 대해 말씀드리고 싶긴 하지만, 하지 않을겁니다.
Sizinle topoloji hakkında konuşmayı çok istesem de, konuşmayacağım.Mais même si j'aimerais bien parler topologie avec vous, je ne vais pas le faire.
Sizinle topoloji hakkında konuşmayı çok istesem de, konuşmayacağım.Mas, embora adorasse falar sobre topologia convosco, não o vou fazer.
Sizinle topoloji hakkında konuşmayı çok istesem de, konuşmayacağım.Pero aunque me encantaría hablarles de topología, no lo voy a hacer.
Sizinle topoloji hakkında konuşmayı çok istesem de, konuşmayacağım.Όμως, παρόλο που θα το λάτρευα να σας μιλήσω για τοπολογία, δε θα το κάνω.
Sizinle topoloji hakkında konuşmayı çok istesem de, konuşmayacağım.И хотя я бы рад поговорить о топологии, я не буду этого делать.
Sizinle topoloji hakkında konuşmayı çok istesem de, konuşmayacağım.Но въпреки че много бих се радвал да говоря с вас за топология, няма да го сторя.
Sizinle topoloji hakkında konuşmayı çok istesem de, konuşmayacağım.אבל למרות שהייתי שמח לדבר איתכם על טופולוגיה (חקר תכונות מבנים גיאומטרים), אני לא הולך לעשות זאת
Sizinle topoloji hakkında konuşmayı çok istesem de, konuşmayacağım.ولكن بالرغم من إني أود الحديث عن الطوبولوجيا معكم، لن أفعل ذلك.(الطوبولوجيا = دراسة الأمكنة)
Sizinle topoloji hakkında konuşmayı çok istesem de, konuşmayacağım.(ペットボトルから一口飲んでラベルを訝しげに見る - 笑)
Sınıftaki diğer kişilerle de konuşmaya katıldı, işte böyle devam etti.Am intrat intr-o conversatie cu cativa oameni din clasa, care a tinut mult.
Sınıftaki diğer kişilerle de konuşmaya katıldı, işte böyle devam etti. Bir saat boyunca konuşup durduk.We raakten in gesprek met een paar andere mensen in de klas en dit bleef maar doorgaan, een uur aan een stuk.
Sınıftaki diğer kişilerle de konuşmaya katıldı, işte böyle devam etti.Empezamos a conversar con otras personas de la clase, y la conversación siguió, y siguió.
Sınıftaki diğer kişilerle de konuşmaya katıldı, işte böyle devam etti.Iniziò la conversazione, e alcune delle persone nel gruppo continuarono a parlare.
Sınıftaki diğer kişilerle de konuşmaya katıldı, işte böyle devam etti.수업에 있던 다른 사람들과도 대화를 같이 나누었고 이야기는 계속 되었습니다.
Sınıftaki diğer kişilerle de konuşmaya katıldı, işte böyle devam etti.Nous avons commencé une conversation avec d'autre gens dans la classe, et ça a continué et continué.
Sınıftaki diğer kişilerle de konuşmaya katıldı, işte böyle devam etti.Wciągneślimy się w rozmowę z pozostałymi osobami w klasie. no i to tak się zaczęło.
Sınıftaki diğer kişilerle de konuşmaya katıldı, işte böyle devam etti.Wir kamen mit anderen Leuten in der Klasse ins Gespräch und es ging immer weiter.
Sınıftaki diğer kişilerle de konuşmaya katıldı, işte böyle devam etti.Започнахме разговор с някои други хора в класа, продължаваше и продължаваше.
Sınıftaki diğer kişilerle de konuşmaya katıldı, işte böyle devam etti.Мы разговорились с несколькими людьми из класса и все говорили, и говорили.
Sınıftaki diğer kişilerle de konuşmaya katıldı, işte böyle devam etti.נכנסנו לשיחה עם עוד כמה אנשים בכיתה, וזה נמשך עוד ועוד.
Sınıftaki diğer kişilerle de konuşmaya katıldı, işte böyle devam etti.تدخلنا في محادثة مع بعض ا لناس في الفصل , وإمتدت طويلا .
Sınıftaki diğer kişilerle de konuşmaya katıldı, işte böyle devam etti.それが延々と続きました 1時間ただ話し続けました
Sonra konuşmaya başladık, harika zaman geçirdik--A potem zaczęliśmy rozmawiać, spędziliśmy wspaniale czas --
Sonra konuşmaya başladık, harika zaman geçirdik--Et après, on a commencé à parler, et on a passé un super moment ensemble --
Sonra konuşmaya başladık, harika zaman geçirdik--그리곤 이야기를 나누며 좋은 시간을 보냈습니다.
Sonra konuşmaya başladık, harika zaman geçirdik--Poi cominciammo a parlare, e stemmo bene.
Sonra konuşmaya başladık, harika zaman geçirdik--Y luego comenzamos a hablar y pasamos un momento precioso...
Sonra konuşmaya başladık, harika zaman geçirdik--ואז התחלנו לדבר, ובילינו נפלא ביחד --
Sonra konuşmaya başladık, harika zaman geçirdik--وبعدها، أخذنا نتحدث، وأمضينا وقتا رائعا --
Sonra konuşmaya başladık, harika zaman geçirdik--私がどうやってオーストラリアに辿り着いたか
Sonrasında, babalarla konuşmaya gittim Babalar, tabii ki, tahmin edebileceğiniz gibi,Als wir loszogen, um mit den Vätern zu sprechen, können Sie sich bestimmt vorstellen, was sie sagten:
Sonrasında, babalarla konuşmaya gittim Babalar, tabii ki, tahmin edebileceğiniz gibi,Când am vorbit cu tații, după cum vă imaginați, spuneau:
Sonrasında, babalarla konuşmaya gittim Babalar, tabii ki, tahmin edebileceğiniz gibi,Mientras nos mudábamos, y fui a hablar con los padres, se imaginarán por supuesto, lo que me dijeron ellos:
Sonrasında, babalarla konuşmaya gittim Babalar, tabii ki, tahmin edebileceğiniz gibi,När vi gick vidare, och jag gick och pratade med fäderna, ni kan så klart föreställa er vad fäderna sa:
Sonrasında, babalarla konuşmaya gittim Babalar, tabii ki, tahmin edebileceğiniz gibi,Poi sono andata a parlare con i padri, i padri, certo, potete immaginare cosa hanno detto:
Sonrasında, babalarla konuşmaya gittim Babalar, tabii ki, tahmin edebileceğiniz gibi,Quando continuámos, e eu fui falar com os pais, os pais, claro, imaginam o que disseram:
Sonrasında, babalarla konuşmaya gittim Babalar, tabii ki, tahmin edebileceğiniz gibi,Rozmawiałam potem z ojcami i jak łatwo zgadnąć, mówili:
Sonrasında, babalarla konuşmaya gittim Babalar, tabii ki, tahmin edebileceğiniz gibi,Tak jsme se rozhýbaly a já šla za otci a dovedete si představit, co řekli oni:
Sonrasında, babalarla konuşmaya gittim Babalar, tabii ki, tahmin edebileceğiniz gibi,Waktu saya bicara dengan para ayah, anda bisa tebak, mereka berkata,
Sonrasında, babalarla konuşmaya gittim Babalar, tabii ki, tahmin edebileceğiniz gibi,Καθώς προχωρούσαμε, πήγα και μίλησα στους πατέρες, οι οποίοι όπως μπορείτε να φανταστείτε μου είπαν:
Sonrasında, babalarla konuşmaya gittim Babalar, tabii ki, tahmin edebileceğiniz gibi,Далі, розмовляючи з батьками, я почула - як ви думаєте, що?
Sonrasında, babalarla konuşmaya gittim Babalar, tabii ki, tahmin edebileceğiniz gibi,Когда я пошла разговаривать с отцами, они, как вы можете догадаться, сказали:
Sonrasında, babalarla konuşmaya gittimJe kan je voorstellen wat de vaders toen wilden:
Sonrasında, babalarla konuşmaya gittim이제 아버지들에게 이야기하러 갔지요.
Sonrasında, babalarla konuşmaya gittimPosunuli sme sa, šla som sa porozprávať s otcami.
Sonrasında, babalarla konuşmaya gittimГоворих също и с бащите.
Sonrasında, babalarla konuşmaya gittimהן אמרו, "אנו רוצות להכניס את בנותינו למקום בטוח."