konuşmaya ile cümle

konuşmaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Daha sonra İsaya kör ve dilsiz bir cinli getirdiler. İsa adamı iyileştirdi. Adam konuşmaya, görmeye başladı.當 下 有 人 將 一 個 被 鬼 附 著 、 又 瞎 又 啞 的 人 、 帶 到 耶 穌 那 裡 . 耶 穌 就 醫 治 他 、 甚 至 那 啞 吧 又 能 說 話 、 又 能 看 見
Daha sonra İsaya kör ve dilsiz bir cinli getirdiler. İsa adamı iyileştirdi. Adam konuşmaya, görmeye başladı.當下 有 人 將 一 個 被 鬼 附著 、 又 瞎 又 啞 的 人 、 帶到 耶穌那裡.耶穌 就 醫治 他 、 甚至 那 啞 吧 又 能 說話 、 又 能 看見
David, benim Ulusal Kanser Enstitü'sünde bir konuşmaya davet etti. Anna Barker de oradaydı.David meghívott, hogy tartsak egy előadást a Nemzeti Rák Intézetben, és ott volt Anna Barker is.
David, benim Ulusal Kanser Enstitü'sünde bir konuşmaya davet etti. Anna Barker de oradaydı.Χάρη στο Ντέιβιντ, πήρα πρόσκληση ως ομιλητής στο Εθνικό Ινστιτούτο Καρκίνου και ήταν εκεί η Άννα Μπάρκερ.
David, benim Ulusal Kanser Enstitü'sünde bir konuşmaya davet etti.David zaprosił mnie, abym wygłosił wykład w National Cancer Institute.
David, benim Ulusal Kanser Enstitü'sünde bir konuşmaya davet etti.Дэвид пригласил меня выступить с речью в Национальном институте рака.
Değil mi? Burada kalacaksın. Ve hiç konuşmayacaksın.Ostala boš tukaj in molcala.
Değil mi? Burada kalacaksın. Ve hiç konuşmayacaksın.Zostaniesz tutaj i nie odzywaj się.
Diğerlerini benimle konuşmaya yolladığında hemen bir bahane uydurur ordan uzaklaşırdımCuando influías a otros para hablar conmigo Rapidamente hacia excusas para correr de ti
Diğerlerini benimle konuşmaya yolladığında hemen bir bahane uydurur ordan uzaklaşırdımKiedy namawiałaś innych, żeby ze mną porozmawiali, szybko znajdowałem wymówki, żeby uciec od ciebie.
Dilimin kadar Kravat bana konuşmaya izin vermez.Amarra a minha língua e não me deixam falar.
Dilimin kadar Kravat bana konuşmaya izin vermez.Ata la lengua y no me deja hablar.
Dilimin kadar Kravat bana konuşmaya izin vermez.Binder min tunge, og vil ikke lade mig tale.
Dilimin kadar Kravat bana konuşmaya izin vermez.내 혀가 입과 관계는 제가 말할께요하지 않습니다.
Dilimin kadar Kravat bana konuşmaya izin vermez.Köt le a nyelvem, és nem engedi beszélni.
Dilimin kadar Kravat bana konuşmaya izin vermez.Krawatten, meine Zunge und lassen mich nicht sprechen.
Dilimin kadar Kravat bana konuşmaya izin vermez.Krawaty do mojego języka i nie pozwala mi mówić.
Dilimin kadar Kravat bana konuşmaya izin vermez.Lega la mia lingua e non mi lasciano parlare.
Dilimin kadar Kravat bana konuşmaya izin vermez.Legături la limba mea şi nu va lasa-ma sa vorbesc.
Dilimin kadar Kravat bana konuşmaya izin vermez.Mengikat lidah saya dan tidak akan mengizinkan saya berbicara.
Dilimin kadar Kravat bana konuşmaya izin vermez.Mối quan hệ lên lưỡi của tôi và sẽ không cho phép tôi nói chuyện.
Dilimin kadar Kravat bana konuşmaya izin vermez. [Müzisyenler, Keşiş Lawrence ve Paris girin.]修道士が来て、花嫁は教会に行く準備ができています?
Dilimin kadar Kravat bana konuşmaya izin vermez.Sitoo kieleni ja ei anna minun puhua.
Dilimin kadar Kravat bana konuşmaya izin vermez.Slipsar upp min tunga och låter mig inte tala.
Dilimin kadar Kravat bana konuşmaya izin vermez.Svazuje můj jazyk a nenechá mě mluvit.
Dilimin kadar Kravat bana konuşmaya izin vermez.Ties jusqu'à ma langue et ne me laisse pas parler.
Dilimin kadar Kravat bana konuşmaya izin vermez.Ties mijn tong en laat me niet spreken.
Dilimin kadar Kravat bana konuşmaya izin vermez.Vezi gor moj jezik in mi ne dovolijo govoriti.
Dilimin kadar Kravat bana konuşmaya izin vermez.Zväzuje môj jazyk a nenechá ma hovoriť.
Dilimin kadar Kravat bana konuşmaya izin vermez.Δένει τη γλώσσα μου και δεν θα επιτρέψτε μου να μιλήσω.
Dilimin kadar Kravat bana konuşmaya izin vermez.Вратовръзки до езика ми и не ще да ми говори.
Dilimin kadar Kravat bana konuşmaya izin vermez.Связи мой язык, и не будет позволять мне говорить.
Dilimin kadar Kravat bana konuşmaya izin vermez.קשרי את הלשון שלי לא מרשה לי לדבר.
Dilimin kadar Kravat bana konuşmaya izin vermez.وسوف تصل العلاقات لساني وليس اسمحوا لي أن أتكلم.
Dilini damağına yapıştıracağım; konuşmayacak, onları paylayamayacaksın. Çünkü bu halk asidir.Aku akan membuat lidahmu kaku sehingga engkau tak dapat memperingatkan bangsa pemberontak ini
Dilini damağına yapıştıracağım; konuşmayacak, onları paylayamayacaksın. Çünkü bu halk asidir.Îţi voi lipi limba de cerul gurii, ca să rămîi mut, şi să nu -i poţi mustra, căci sînt o casă de îndărătnici!
Dilini damağına yapıştıracağım; konuşmayacak, onları paylayamayacaksın. Çünkü bu halk asidir.내가 네 혀로 네 입천장에 붙게 하여 너로 벙어리 되어 그들의 책망자가 되지 못하게 하리니 그들은 패역한 족속임이니라
Dilini damağına yapıştıracağım; konuşmayacak, onları paylayamayacaksın. Çünkü bu halk asidir.И язык твой Я прилеплю к гортани твоей, и ты онемеешь, и не будешь обличителем их, ибо они мятежный дом.
Dilini damağına yapıştıracağım; konuşmayacak, onları paylayamayacaksın. Çünkü bu halk asidir.ולשונך אדביק אל חכך ונאלמת ולא תהיה להם לאיש מוכיח כי בית מרי המה׃
Dilini damağına yapıştıracağım; konuşmayacak, onları paylayamayacaksın. Çünkü bu halk asidir.وألصق لسانك بحنكك فتبكم ولا تكون لهم رجلا موبخا لانهم بيت متمرد.
Dilini damağına yapıştıracağım; konuşmayacak, onları paylayamayacaksın. Çünkü bu halk asidir.我 必 使 你 的 舌 頭 貼 住 上 膛 、 以 致 你 啞 口 、 不 能 作 責 備 他 們 的 人 . 他 們 原 是 悖 逆 之 家
Dilini damağına yapıştıracağım; konuşmayacak, onları paylayamayacaksın. Çünkü bu halk asidir.我 必 使 你 的 舌頭貼 住 上膛 、 以致 你 啞口 、 不 能 作 責備 他 們 的 人 . 他 們原 是 悖逆 之家
Donald Duck gibi konuşmaya başlarsanız dünyada gerilimli görünebilecek bir durum olamaz. (Kahkaha)Khi bạn bắt đầu nói như Vịt Donald không có hoàn cảnh nào trên thế giới có vẻ căng thẳng (Tiếng cười)
Donald Duck gibi konuşmaya başlarsanız dünyada gerilimli görünebilecek bir durum olamaz.Kiedy zaczynamy mówić jak Kaczor Donald, na pewno nie wyczują naszego napięcia.
Donald Duck gibi konuşmaya başlarsanız dünyada gerilimli görünebilecek bir durum olamaz.Quando cominci a parlare come Paperino non c'è alcuna situazione al mondo che possa sembrare tesa.
Donald Duck gibi konuşmaya başlarsanız dünyada gerilimli görünebilecek bir durum olamaz.Wanneer je begint te praten als Donald Duck lijkt geen enkele situatie ter wereld nog dramatisch.
Donald Duck gibi konuşmaya başlarsanız dünyada gerilimli görünebilecek bir durum olamaz.Wenn man wie Donald Duck spricht, gibt es keine Lage auf der Welt, die angespannt erscheinen könnte.
Donald Duck gibi konuşmaya başlarsanız dünyada gerilimli görünebilecek bir durum olamaz.Коато започнеш да говориш като Доналд Дък, никоя ситуация на света не може да изглежда напрегната.
Dünya gününün 20. yıldönümü, bu konuşmaya başladığım zamandı.다시 말을 하기 시작했습니다.
Dünya gününün 20. yıldönümü, bu konuşmaya başladığım zamandı.le vingtième, j'ai recommencé à parler.
Dünya gününün 20. yıldönümü, bu konuşmaya başladığım zamandı.שנת ה-20 ליום כדור הארץ, אז התחלתי לדבר.
Dünya gününün 20. yıldönümü, bu konuşmaya başladığım zamandı.وفي الذكرى العشرين ليوم الأرض بدأت في الكلام.
Dünya gününün 20. yıldönümü, bu konuşmaya başladığım zamandı.「来てくれてありがとう」と言ったのです
Durumunuz hakkında konuşmaya randevu almadan Pazartesi-Cuma saat 9.00– 11.00 ve Çarşamba saat 16.00-20.00.Voit myös käydä juttelemassa tilanteestasi ilman ajanvarausta ma–pe klo 9–11 ja ke klo 16–20.
Eğer bir milyon Amerikalı varsa, ve biliyorum ki var, telefon konuşmaya, email atmaya hazır..만약 -- 이것을 정말 알고 있는 -- 백만 미국인들 전화를 걸 준비가 되어있고, 이메일을 보낼 준비가 되어있는 그들이 있다면 말입니다.
Eğer bir milyon Amerikalı varsa, ve biliyorum ki var, telefon konuşmaya, email atmaya hazır..Met een miljoen Amerikanen -- en ik weet dit zeker -- die willen telefoneren, die willen e-mailen.
Eğer bir milyon Amerikalı varsa, ve biliyorum ki var, telefon konuşmaya, email atmaya hazır..אם יהיו מיליון אמריקאים, ואני ממש יודע את זה, מי יהיה מוכן להרים טלפונים, מי יהיה מוכן לכתוב מיילים.
Eğer bir milyon Amerikalı varsa, ve biliyorum ki var, telefon konuşmaya, email atmaya hazır..電話の準備ができていて Eメールの送信準備ができていたら 絶対に変えられるって確信しているよ
Ekonomistler teknik şekilde konuşmaya eğilimlidirler.A közgazdászok általában zsargonban beszélnek.
Ekonomistler teknik şekilde konuşmaya eğilimlidirler.Economen hebben de neiging om zich in technische bewoordingen uit te drukken.

İlgili Sayfalar