konuşmaya ile cümle
konuşmaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bir daha konuşmaya gerek bile yok.Δεν χρειάζεται να το ξανασυζητήσουμε!
Birdenbire pek çok insan benle konuşmaya başladı. Çoğunu tanımam,Plötzlich reden viele Menschen mit mir, von denen ich die meisten nicht kenne.
Birdenbire pek çok insan benle konuşmaya başladı. Çoğunu tanımam,К моему удивлению, немало людей, большинство которых я не знаю, прислали мне сообщения.
Birdenbire pek çok insan benle konuşmaya başladı.Ineens heb ik contact met heel veel mensen.
Birdenbire pek çok insan benle konuşmaya başladı.갑자기 많은 사람들이 저한테 말을 거는 겁니다.
Birdenbire pek çok insan benle konuşmaya başladı.ולפתע אני רואה הרבה אנשים מדברים אלי,
Birdenbire pek çok insan benle konuşmaya başladı.وفجأًه رأيت الكتير من الناس يتكلمون معي،
Birdenbire pek çok insan benle konuşmaya başladı.その多くは全く知らない人で
Bir dili konuşmaya cesaret ettiğiniz zaman en iyi şekilde öğrenirsiniz.Du lär dig språket bäst om du vågar använda det.
Bir dili konuşmaya cesaret ettiğiniz zaman en iyi şekilde öğrenirsiniz.La mejor manera de aprender un idioma consiste en atreverse a hablarlo.
Bir dili konuşmaya cesaret ettiğiniz zaman en iyi şekilde öğrenirsiniz.Le meilleur moyen d’apprendre une langue est de la pratiquer dès que vous en avez l’occasion.
Bir dili konuşmaya cesaret ettiğiniz zaman en iyi şekilde öğrenirsiniz.Opit kieltä parhaiten, kun uskallat puhua sitä.
Bir dili konuşmaya cesaret ettiğiniz zaman en iyi şekilde öğrenirsiniz.Вам будет легче выучить язык, если будете использовать его активнов речи.
Bir dili konuşmaya cesaret ettiğiniz zaman en iyi şekilde öğrenirsiniz.الطريقة المثلى لتعلم اللغة هي عندما تجرؤ على التحدث بها.
Bir otobüsteyseniz ilginç bir konuşmaya tanık olursunuz, bunu yazarsınız.Dacă eşti în autobuz şi auzi o conversaţie intresantă poţi scrie despre asta.
Bir otobüsteyseniz ilginç bir konuşmaya tanık olursunuz, bunu yazarsınız.당신이 버스를 타고 가다 재미있는 대화를 들었다면, 대화를 모두 적어 볼 수 있습니다.
Bir otobüsteyseniz ilginç bir konuşmaya tanık olursunuz, bunu yazarsınız.Nếu bạn ở trên một chiếc xe buýt và nghe một cuộc đối thoại thú vị, bạn có thể viết xuống.
Bir otobüsteyseniz ilginç bir konuşmaya tanık olursunuz, bunu yazarsınız.Se vais num autocarro e ouves uma conversa interessante, podes tomar nota dela.
Bir otobüsteyseniz ilginç bir konuşmaya tanık olursunuz, bunu yazarsınız.Si vas en un autobús y oyes una conversación interesante, puedes anotarla.
Bir otobüsteyseniz ilginç bir konuşmaya tanık olursunuz, bunu yazarsınız.Si vous êtes dans un bus et vous entendez une conversation intéressante, vous pouvez l'écrire.
Bir otobüsteyseniz ilginç bir konuşmaya tanık olursunuz, bunu yazarsınız.Słysząc ciekawą rozmowę w autobusie, można ją zapisać.
Bir otobüsteyseniz ilginç bir konuşmaya tanık olursunuz, bunu yazarsınız.Wenn man im Bus eine interessante Unterhaltung hört, kann man alles notieren.
Bir otobüsteyseniz ilginç bir konuşmaya tanık olursunuz, bunu yazarsınız.Если вы в автобусе подслушали интересный разговор, то его можно записать.
Bir otobüsteyseniz ilginç bir konuşmaya tanık olursunuz, bunu yazarsınız.אם אתם נוסעים באוטובוס ושומעים שיחה מעניינת, אתם יכולים לכתוב אותה.
Bir otobüsteyseniz ilginç bir konuşmaya tanık olursunuz, bunu yazarsınız.إذا كنت راكبا حافلة وسمعت محادثة مثيرة للاهتمام، يمكنك أن تكتب كل شيء.
Bir otobüsteyseniz ilginç bir konuşmaya tanık olursunuz, bunu yazarsınız.もちろん フィクションを書く場合には 実在の人物をそのまま使いはしません
Biz, böyle konuşmaya eğilimliyiz.Así es como tendemos a hablar.
Biz, böyle konuşmaya eğilimliyiz.Asta e tendința noastră în conversație.
Biz, böyle konuşmaya eğilimliyiz.C'est comme ça que nous avons tendance à parler.
Biz, böyle konuşmaya eğilimliyiz.Đó là cách chúng ta nói chuyện.
Biz, böyle konuşmaya eğilimliyiz.Questo è il modo in cui tendiamo a dialogare.
Biz, böyle konuşmaya eğilimliyiz.Tak przeważnie rozmawiamy.
Biz, böyle konuşmaya eğilimliyiz.כך אנו נוטים לשוחח.
Böylece bu fikirden çok heyecanlandık, ve tam olarak neye benzeyeceği hakkında konuşmaya başladık.Asadar eram incantati de ideea aceasta, si am inceput sa vorbim depre ea si cum va arata mai exact.
Böylece bu fikirden çok heyecanlandık, ve tam olarak neye benzeyeceği hakkında konuşmaya başladık.Así que nos entusiasmamos con esta idea y comenzamos a hablar de exactamente cómo se vería.
Böylece bu fikirden çok heyecanlandık, ve tam olarak neye benzeyeceği hakkında konuşmaya başladık.Byli jsme tímto nápadem nadšeni a začali jsme mluvit o tom, jak přesně by to mělo vypadat.
Böylece bu fikirden çok heyecanlandık, ve tam olarak neye benzeyeceği hakkında konuşmaya başladık.Byliśmy podekscytowani pomysłem, i zaczęliśmy rozmowy o tym, jak dokładnie miałoby to wyglądać.
Böylece bu fikirden çok heyecanlandık, ve tam olarak neye benzeyeceği hakkında konuşmaya başladık.Diese Idee fanden wir also ziemlich toll, und wir begannen Gespräche über ihr tatsächliches Aussehen.
Böylece bu fikirden çok heyecanlandık, ve tam olarak neye benzeyeceği hakkında konuşmaya başladık.Dus we waren enthousiast over dat idee, en we gingen bespreken hoe het er precies uit moest komen te zien.
Böylece bu fikirden çok heyecanlandık, ve tam olarak neye benzeyeceği hakkında konuşmaya başladık.Ficámos muito entusiasmados com esta ideia e começámos a analisar os pormenores concretos.
Böylece bu fikirden çok heyecanlandık, ve tam olarak neye benzeyeceği hakkında konuşmaya başladık.Insomma, questa idea ci piaceva molto e abbiamo iniziato a discutere di come metterla insieme.
Böylece bu fikirden çok heyecanlandık, ve tam olarak neye benzeyeceği hakkında konuşmaya başladık.저희는 그런 아이디어에 반했고, 이것을 만들면 어떤 형태가 될 것인지 얘기해보기 시작했습니다
Böylece bu fikirden çok heyecanlandık, ve tam olarak neye benzeyeceği hakkında konuşmaya başladık.Nous étions excités par cette idée, et nous avons regardé exactement à quoi elle pourrait ressembler.
Böylece bu fikirden çok heyecanlandık, ve tam olarak neye benzeyeceği hakkında konuşmaya başladık.Så vi var begejstrede for ideen, og vi begyndte at diskutere præcis hvordan den skulle se ud.
Böylece bu fikirden çok heyecanlandık, ve tam olarak neye benzeyeceği hakkında konuşmaya başladık.Szóval minket nagyon izgatott ez az ötlet, és elkezdtünk beszélgetni arról, hogy pontosan hogy fog kinézni.
Böylece bu fikirden çok heyecanlandık, ve tam olarak neye benzeyeceği hakkında konuşmaya başladık.Έτσι, ήμασταν ενθουσιασμένοι με την ιδέα κι αρχίσαμε να συζητάμε για το πώς ακριβώς θα έμοιαζε.
Böylece bu fikirden çok heyecanlandık, ve tam olarak neye benzeyeceği hakkında konuşmaya başladık.Така че, бяхме доста развълнувани от тази идея и започнахме да обсъждаме точно как ще изглежда.
Böylece bu fikirden çok heyecanlandık, ve tam olarak neye benzeyeceği hakkında konuşmaya başladık.Тож нас зацікавила ця ідея і ми почали обговорювати, який саме вигляд матиме машина.
Böylece bu fikirden çok heyecanlandık, ve tam olarak neye benzeyeceği hakkında konuşmaya başladık.Эта идея нас настолько воодушевила, что мы принялись обсуждать, как она будет выглядеть в деталях.
Böylece bu fikirden çok heyecanlandık, ve tam olarak neye benzeyeceği hakkında konuşmaya başladık.אז התלהבנו מהרעיון הזה, והתחלנו לחשוב על איך בדיוק היא תיראה.
Böylece bu fikirden çok heyecanlandık, ve tam olarak neye benzeyeceği hakkında konuşmaya başladık.وقد تحمسنا لهذه الفكرة وبدأنا بالحديث عن شكلها النهائي
Böylece bu fikirden çok heyecanlandık, ve tam olarak neye benzeyeceği hakkında konuşmaya başladık.どんな形にするのか あれこれ話し合い 必須条件をまとめて行きました
Böylece, kadınlarla vajinaları hakkında konuşmaya karar verdim.Alors, j'ai décidé de parler aux femmes de leurs vagins.
Böylece, kadınlarla vajinaları hakkında konuşmaya karar verdim.Also entschied ich mich, mit Frauen über ihre Vaginas zu sprechen.
Böylece, kadınlarla vajinaları hakkında konuşmaya karar verdim.Așa că am decis să vorbesc cu femeile despre vaginele lor.
Böylece, kadınlarla vajinaları hakkında konuşmaya karar verdim.Así que decidí hablar con las mujeres sobre sus vaginas.
Böylece, kadınlarla vajinaları hakkında konuşmaya karar verdim.Così ho deciso di parlare con le donne delle loro vagine.
Böylece, kadınlarla vajinaları hakkında konuşmaya karar verdim.Dus besloot ik vrouwen aan te spreken over hun vagina's.
Böylece, kadınlarla vajinaları hakkında konuşmaya karar verdim.그래서 저는 여성들에게 음부에 대해 말해주리라 결심했어요.
Böylece, kadınlarla vajinaları hakkında konuşmaya karar verdim.Por isso, decidi falar com as mulheres sobre as suas vaginas.