konuşmayı ile cümle
konuşmayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Pek de öyle değil. Eğer öyle olsaydı, size bu konuşmayı yapmayıp jestleri öğretirdim.Gdyby to na tym polegało, oszczędziłbym wam wykładu, a nauczył gestu.
Pek de öyle değil. Eğer öyle olsaydı, size bu konuşmayı yapmayıp jestleri öğretirdim.Inte riktigt, om det var sant skulle jag bespara er föredraget och lära er gesten.
Petrus daha bu sözleri söylerken Kutsal Ruh, konuşmayı dinleyen herkesin üzerine indi.A gdy jeszcze Piotr mówił te słowa, przypadł Duch Święty na wszystkie słuchające tych słów.
Petrus daha bu sözleri söylerken Kutsal Ruh, konuşmayı dinleyen herkesin üzerine indi.A když ještě Petr mluvil slova tato, sstoupil Duch svatý na všecky, kteříž poslouchali slova Božího.
Petrus daha bu sözleri söylerken Kutsal Ruh, konuşmayı dinleyen herkesin üzerine indi.A kým Peter ešte hovoril tieto slová, sostúpil Svätý Duch na všetkých, ktorí počúvali slovo.
Petrus daha bu sözleri söylerken Kutsal Ruh, konuşmayı dinleyen herkesin üzerine indi.Comme Pierre prononçait encore ces mots, le Saint Esprit descendit sur tous ceux qui écoutaient la parole.
Petrus daha bu sözleri söylerken Kutsal Ruh, konuşmayı dinleyen herkesin üzerine indi.Da Petrus noch diese Worte redete, fiel der heilige Geist auf alle, die dem Wort zuhörten.
Petrus daha bu sözleri söylerken Kutsal Ruh, konuşmayı dinleyen herkesin üzerine indi.Enquanto Pedro ainda dizia estas coisas, desceu o Espírito Santo sobre todos os que ouviam a palavra.
Petrus daha bu sözleri söylerken Kutsal Ruh, konuşmayı dinleyen herkesin üzerine indi.Khi Phi -e-rơ đương nói, thì Ðức Thánh Linh giáng trên mọi người nghe đạo.
Petrus daha bu sözleri söylerken Kutsal Ruh, konuşmayı dinleyen herkesin üzerine indi.Khi_Phi - e-rơ đương nói , thì Ðức_Thánh_Linh giáng trên mọi người nghe đạo .
Petrus daha bu sözleri söylerken Kutsal Ruh, konuşmayı dinleyen herkesin üzerine indi.베드로가 이 말 할 때에 성령이 말씀 듣는 모든 사람에게 내려오시니
Petrus daha bu sözleri söylerken Kutsal Ruh, konuşmayı dinleyen herkesin üzerine indi.Ko je Peter še govoril te besede, pride sveti Duh na vse, ki so poslušali besedo.
Petrus daha bu sözleri söylerken Kutsal Ruh, konuşmayı dinleyen herkesin üzerine indi.Kun Pietari vielä näitä puhui, tuli Pyhä Henki kaikkien päälle, jotka puheen kuulivat.
Petrus daha bu sözleri söylerken Kutsal Ruh, konuşmayı dinleyen herkesin üzerine indi.Medan Petrus ännu så talade, föll den helige Ande på alla dem som hörde hans tal.
Petrus daha bu sözleri söylerken Kutsal Ruh, konuşmayı dinleyen herkesin üzerine indi.Medens Peter endnu talte disse Ord, faldt den Helligånd på alle dem, som hørte Ordet.
Petrus daha bu sözleri söylerken Kutsal Ruh, konuşmayı dinleyen herkesin üzerine indi.Mens Peter ennu talte disse ord, falt den Hellige Ånd på alle dem som hørte ordet.
Petrus daha bu sözleri söylerken Kutsal Ruh, konuşmayı dinleyen herkesin üzerine indi.Mientras Pedro todavía hablaba estas palabras, el Espíritu Santo cayó sobre todos los que oían la palabra
Petrus daha bu sözleri söylerken Kutsal Ruh, konuşmayı dinleyen herkesin üzerine indi.Mikor még szólá Péter ez ígéket, leszálla a Szent Lélek mindazokra, a kik hallgatják vala e beszédet.
Petrus daha bu sözleri söylerken Kutsal Ruh, konuşmayı dinleyen herkesin üzerine indi.Pe cînd rostea Petru cuvintele acestea, S'a pogorît Duhul Sfînt peste toţi cei ce ascultau Cuvîntul.
Petrus daha bu sözleri söylerken Kutsal Ruh, konuşmayı dinleyen herkesin üzerine indi.Sementara Petrus masih berbicara, Roh Allah turun dan menguasai semua orang yang mendengar berita itu
Petrus daha bu sözleri söylerken Kutsal Ruh, konuşmayı dinleyen herkesin üzerine indi.Terwijl Petrus nog sprak, viel de Heilige Geest op allen die naar hem luisterden.
Petrus daha bu sözleri söylerken Kutsal Ruh, konuşmayı dinleyen herkesin üzerine indi.Ενω ετι ελαλει ο Πετρος τους λογους τουτους, επηλθε το Πνευμα το Αγιον επι παντας τους ακουοντας τον λογον.
Petrus daha bu sözleri söylerken Kutsal Ruh, konuşmayı dinleyen herkesin üzerine indi.защото ги чуеха да говорят чужди езици и да величаят Бога. Тогава Петър проговори:
Petrus daha bu sözleri söylerken Kutsal Ruh, konuşmayı dinleyen herkesin üzerine indi.Когда Петр еще продолжал эту речь, Дух Святый сошел на всех, слушавших слово.
Petrus daha bu sözleri söylerken Kutsal Ruh, konuşmayı dinleyen herkesin üzerine indi.Ще, як промовляв Петр слова сї, найшов Дух сьвятий на всіх, хто слухав його.
Petrus daha bu sözleri söylerken Kutsal Ruh, konuşmayı dinleyen herkesin üzerine indi.עוד פטרוס מדבר הדברים האלה ורוח הקדש צלחה על כל השמעים את הדבר׃
Petrus daha bu sözleri söylerken Kutsal Ruh, konuşmayı dinleyen herkesin üzerine indi.فبينما بطرس يتكلم بهذه الامور حل الروح القدس على جميع الذين كانوا يسمعون الكلمة.
Petrus daha bu sözleri söylerken Kutsal Ruh, konuşmayı dinleyen herkesin üzerine indi.彼 得 還 說 這 話 的 時 候 、 聖 靈 降 在 一 切 聽 道 的 人 身 上
Petrus daha bu sözleri söylerken Kutsal Ruh, konuşmayı dinleyen herkesin üzerine indi.彼得還說這話 的 時候 、 聖靈 降 在 一切 聽道 的 人 身上
Prenses'in sesi çok çıkıyor. Bir papağana konuşmayı öğretilirsen, çok güzel konuşur.Jó hangi adottságai vannak, ha egy papagáj megtanul beszélni, akkor nagyon jól fog tudni beszélni.
Profesör Suslick ile yaptığım konuşmayı başlatan da bu oldu. Bunun neleri mümkün kılabileceğini anlatıyordu.Tak zaczęła się moja rozmowa z profesorem Suslickiem, który wytłumaczył mi, w jaki sposób jest to możliwe.
Profesör Suslick ile yaptığım konuşmayı başlatan da bu oldu.Eso fue lo que dio lugar a una conversación entre el Profesor Suslick y yo.
Profesör Suslick ile yaptığım konuşmayı başlatan da bu oldu.Suslik 교수와 제가 대화를 시작한 계기도 그것이었고,
Profesör Suslick ile yaptığım konuşmayı başlatan da bu oldu.ZK: Precies. Zo begon het gesprek tussen prof. Suslick en mij.
Profesör Suslick ile yaptığım konuşmayı başlatan da bu oldu.Именно это положило начало разговору между мной и профессором Саслик.
Şef'im, ne söyleyebilirim ki? Bu konuşmayı siz yapmalısınız.Bếp trưởng, con biết nói gì bây giờ?
Şef'im, ne söyleyebilirim ki? Bu konuşmayı siz yapmalısınız.Chef,was würde ich sagen?Sie sollten es machen.
Şef'im, ne söyleyebilirim ki? Bu konuşmayı siz yapmalısınız.아이, 쉐프. 제가 무슨 얘기를 합니까? 쉐프가 하이소!
Şef'im, ne söyleyebilirim ki? Bu konuşmayı siz yapmalısınız.Σεφ, τι να πω; Καλύτερα να το κάνεις εσύ αυτό.
Şef'im, ne söyleyebilirim ki? Bu konuşmayı siz yapmalısınız.شيف..ماذا علي أن اقول؟ قلها أنت
Şef'im, ne söyleyebilirim ki? Bu konuşmayı siz yapmalısınız.何言ってるんだ ボン社長が言わなきゃ
Senden istenen her konuşmayı yapacaksın.Du kommer til at holde alle de taler, du bliver bedt om.
Senden istenen her konuşmayı yapacaksın.Du wirst jede Präsentation halten, die dir aufgetragen wird.
Senden istenen her konuşmayı yapacaksın.Em sẽ làm từng buổi nói chuyện mà em được đề nghị làm.
Senden istenen her konuşmayı yapacaksın.Farai qualunque discorso ti si chiederà di fare.
Senden istenen her konuşmayı yapacaksın.Kamu akan memberi pidato setiap kali kamu diminta untuk pidato.
Senden istenen her konuşmayı yapacaksın."너는 해야할 모든 강연을 다 마치게 될거고"
Senden istenen her konuşmayı yapacaksın.Meg fogod csinálni az összes beszédedet, amire csak felkérnek.
Senden istenen her konuşmayı yapacaksın.Opravila boš vsak govorni nastop, ki se zahteva.
Senden istenen her konuşmayı yapacaksın.Pidät jokaisen puheen, jota sinulta pyydetään.
Senden istenen her konuşmayı yapacaksın.Uděláš každý projev, který ti zadají.
Senden istenen her konuşmayı yapacaksın.Urobíš každý jeden prejav, čo ti zadajú.
Senden istenen her konuşmayı yapacaksın.Vais fazer todas as palestras que te pedirem para fazeres.
Senden istenen her konuşmayı yapacaksın.Vas a dictar todas las charlas que te puedan solicitar.
Senden istenen her konuşmayı yapacaksın.Vei ţine toate prelegerile care ţi se vor solicita de acum încolo.
Senden istenen her konuşmayı yapacaksın.Vous allez faire chaque intervention qu'on vous a demandé.
Senden istenen her konuşmayı yapacaksın.Wygłosisz wszystko, co każą ci przygotować.
Senden istenen her konuşmayı yapacaksın.Θα κάνεις όποια ομιλία σου ζητηθεί να κάνεις.
Senden istenen her konuşmayı yapacaksın.Ти будеш виступати з кожною промовою, яку б тобі не доручили.
Senden istenen her konuşmayı yapacaksın.Ты будешь делать любые выступления, какие тебя только не попросят.