konuşmayı ile cümle
konuşmayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Konuşmayı öğrenmek haftanın birkaç günü bir yere gönderilerek yapılan bir şey değildi.Sprechen lernen, war nicht etwas, für das man nur ein paar Mal in der Woche irgendwo hingeschickt wurde.
Konuşmayı öğrenmek haftanın birkaç günü bir yere gönderilerek yapılan bir şey değildi.Вас не посылали учить язык куда-то всего несколько раз в неделю.
Konuşmayı öğrenmek haftanın birkaç günü bir yere gönderilerek yapılan bir şey değildi.За да проговорите, не са ви пращали някъде само няколко пъти седмично.
Konuşmayı öğrenmek haftanın birkaç günü bir yere gönderilerek yapılan bir şey değildi.לא שלחו אתכם למקום שבו לומדים לדבר רק כמה פעמים בשבוע.
Konuşmayı öğrenmek haftanın birkaç günü bir yere gönderilerek yapılan bir şey değildi.話し方を学ぶため週2回 お稽古に通うなんてことはしない 話す相手の多くは 初心者ではなく
Konuşmayı öğrenmek sadece iki yıl alır.말하는 데는 2년 밖에 안 걸리잖아요.
Konuşmayı öğrenmek sadece iki yıl alır.Bastam dois anos para aprender a falar.
Konuşmayı öğrenmek sadece iki yıl alır.Ci vogliono solo due anni per imparare a parlare.
Konuşmayı öğrenmek sadece iki yıl alır.Det tager kun to år at lære at tale.
Konuşmayı öğrenmek sadece iki yıl alır.Du behöver bara två år för att lära dig prata.
Konuşmayı öğrenmek sadece iki yıl alır.Durează doar 2 ani să înveți să vorbești.
Konuşmayı öğrenmek sadece iki yıl alır.Es dauert nur zwei Jahre, um sprechen zu lernen.
Konuşmayı öğrenmek sadece iki yıl alır.Il faut seulement deux ans pour apprendre à parler.
Konuşmayı öğrenmek sadece iki yıl alır.Leren praten duurt slechts twee jaar.
Konuşmayı öğrenmek sadece iki yıl alır.Nó chỉ tốn 2 năm để học cách nói chuyện thôi mà.
Konuşmayı öğrenmek sadece iki yıl alır.Sólo lleva dos años aprender a hablar.
Konuşmayı öğrenmek sadece iki yıl alır.Tylko dwa lata potrzeba aby nauczyć się mówić.
Konuşmayı öğrenmek sadece iki yıl alır.Χρειάζεται μόνο δύο χρόνια για να μάθεις να μιλάς.
Konuşmayı öğrenmek sadece iki yıl alır.Нужно только два года, чтобы научиться говорить.
Konuşmayı öğrenmek sadece iki yıl alır.Трябват само две години, за да се научиш да говориш.
Konuşmayı öğrenmek sadece iki yıl alır."לוקח רק שנתיים כדי ללמוד איך לדבר."
Konuşmayı öğrenmek sadece iki yıl alır.لقد أستغرق سنتان فقط ليتعلم الكلام
Konuşmayı YapılandırA csevegés beállításai
Konuşmayı YapılandırAnpassa chatt
Konuşmayı YapılandırChat einrichten
Konuşmayı YapılandırChatten instellen
Konuşmayı YapılandırConfigura dialoghi
Konuşmayı YapılandırConfigurar a Conversação
Konuşmayı YapılandırConfigurar conversación
Konuşmayı YapılandırConfigurare discuție
Konuşmayı YapılandırConfigurer la discussion
Konuşmayı YapılandırIndstil chat
Konuşmayı YapılandırKeskusteluasetukset
Konuşmayı Yapılandır대화 설정
Konuşmayı YapılandırKonfiguruj rozmowy
Konuşmayı YapılandırNastavenie rozhovoru
Konuşmayı YapılandırNastavi klepet
Konuşmayı YapılandırNastavit chat
Konuşmayı YapılandırΡύθμιση συνομιλίας
Konuşmayı YapılandırНалаштувати балачку
Konuşmayı YapılandırНастроить чат
Konuşmayı YapılandırНастройване на чата
Konuşmayı Yapılandırהגדרות שיחה
Konuşmayı Yapılandırهيئ المحادثة
Konuşmayı Yapılandırチャット設定
Konuşmayı yaptığım günün ertesi sabahı hayatımın en kötü incinebilirlik düşüşü ile uyandım.Acordei na manhã seguinte a ter feito essa palestra com a maior ressaca de vulnerabilidade da minha vida.
Konuşmayı yaptığım günün ertesi sabahı hayatımın en kötü incinebilirlik düşüşü ile uyandım.A la mañana siguiente de dar esa charla me desperté con la peor resaca de vulnerabilidad de toda mi vida.
Konuşmayı yaptığım günün ertesi sabahı hayatımın en kötü incinebilirlik düşüşü ile uyandım.Am Morgen danach wachte ich auf mit dem schlimmsten Verletzlichkeits-Kater meines Lebens.
Konuşmayı yaptığım günün ertesi sabahı hayatımın en kötü incinebilirlik düşüşü ile uyandım.Azután a beszéd után másnap, életem valaha megélt legszörnyebb sebezhetőség-másnaposságával ébredtem.
Konuşmayı yaptığım günün ertesi sabahı hayatımın en kötü incinebilirlik düşüşü ile uyandım.Ik werd wakker de ochtend nadat ik die talk had gegeven met de ergste kwetsbaarheidskater van mijn leven.
Konuşmayı yaptığım günün ertesi sabahı hayatımın en kötü incinebilirlik düşüşü ile uyandım.Il giorno successivo al discorso mi svegliai col peggior mal di testa da vulnerabilità di tutta la mia vita.
Konuşmayı yaptığım günün ertesi sabahı hayatımın en kötü incinebilirlik düşüşü ile uyandım.Jag vaknade upp morgonen efter jag hållit föredraget med den värsta sårbarhets-baksmällan i mitt liv.
Konuşmayı yaptığım günün ertesi sabahı hayatımın en kötü incinebilirlik düşüşü ile uyandım.Jeg vågnede morgenen efter, jeg havde holdt det foredrag, med de værste sårbarheds tømmermænd i mit liv.
Konuşmayı yaptığım günün ertesi sabahı hayatımın en kötü incinebilirlik düşüşü ile uyandım.Je me suis levée le matin suivant la conférence avec la pire crise de vulnérabilité de ma vie.
Konuşmayı yaptığım günün ertesi sabahı hayatımın en kötü incinebilirlik düşüşü ile uyandım.그 강연을 한 후 아침에 일어났을때는 제 인생 최악의 취약성 숙취에 시달리고 있었죠.
Konuşmayı yaptığım günün ertesi sabahı hayatımın en kötü incinebilirlik düşüşü ile uyandım.Po tistem nastopu sem zjutraj vstala z največjim "ranljivostnim mačkom" v življenju.
Konuşmayı yaptığım günün ertesi sabahı hayatımın en kötü incinebilirlik düşüşü ile uyandım.Ráno po přednášce jsem se probudila s tou nejhorší kocovinou ze zranitelnosti v životě.
Konuşmayı yaptığım günün ertesi sabahı hayatımın en kötü incinebilirlik düşüşü ile uyandım.Sitä seuraavana aamuna heräsin elämäni pahimman haavoittuneisuus- kankkusen kanssa.
Konuşmayı yaptığım günün ertesi sabahı hayatımın en kötü incinebilirlik düşüşü ile uyandım.Zobudila som sa ráno po tej prednáške s najhoršou opicou zraniteľnosti v mojom živote.
Konuşmayı yaptığım günün ertesi sabahı hayatımın en kötü incinebilirlik düşüşü ile uyandım.Ξύπνησα το πρωί μετά την ομιλία και αισθανόμουν τόσο ευάλωτη όσο ποτέ άλλοτε στη ζωή μου.