Robert telefon konuşmasının ortasında kırılıp ayrıldı.Robert broke off in the middle of his phone call.
Tom konuşmasını güzel bir şarkıyla kapadı.Tom closed his speech with a beautiful song.
Papağanlar insan konuşmasını taklit eder.Parrots imitate human speech.
Bir papağan insan konuşmasını taklit edebilir.A parrot can imitate human speech.
Papağanlar çoğunlukla insan konuşmasını taklit eder.Parrots often imitate human speech.
Papağanlar insan konuşmasını taklit edebilen tek hayvandır.Parrots are the only animal that can imitate human speech.
Dün akşam televizyonda başkanın konuşmasını dinledik.Yesterday evening we heard the President talk on television.
Onun konuşmasının tam metnini okuduk.We read the full text of his speech.
Onun konuşmasını dinleyemeyecek kadar geç vardım.I arrived too late to hear his speech.
Konuşmasının konusunu anlayamadım.I couldn't get the point of his speech.
Onun konuşmasını bekledim.I waited for her to speak.
Bana babamın ölümünü bildiren telefon konuşmasını aldığımda tamamen telaşlanmıştım.When I got the phone call telling me of my father's death, I was completely flustered.
Sık sık onun İngilizce olarak konuşmasını dinledim.I often listened to him speak in English.
Konuşmasının içeriği ilgi çekiciydi.The content of his speech was interesting.
Onun konuşmasını kaydetmelisin.You must record his speech.
Konuşmasının içeriği, konu ile ilgili değildir.The content of his speech is not relevant to the subject.
Onun konuşmasını dinlemek her zaman hoş.His talk is always pleasant to listen to.
Çok fazla konuşmasının dışında, iyi bir adam.He is a nice man, except that he talks too much.
Konuşmasının ortasında bayıldı.He fainted in the midst of his speech.
Konuşmasını çok dikkatlice hazırladı.He prepared his speech very carefully.
Konuşmasını kasetten sildi.He erased his speech from the tape.
Konuşmasının bir bölümünü unuttu ve bir süre doğaçlama yapmak zorunda kaldı.He forgot part of his speech and had to ad-lib for a while.
Konuşmasının ortasında sustu.He broke off in the middle of his speech.
Bir karşılama konuşmasını yanıtladı.He responded to a speech of welcome.
O konuşmasını bitirdi.He brought his speech to an end.
Konuşmasını birkaç şakayla bitirdi.She ended off her speech with some jokes.
Konuşmasını özet şeklinde parçalara ayırdı.She took down the speech in shorthand.
Onun konuşmasının ana noktasını anlamadım.I didn't get the point of his speech.
Onun konuşmasını görsen, bir kız olduğunu düşünebilirsin.To see him talk, you might think he's a girl.
Onun uzun konuşmasını dinlemekten usandım.I am tired of listening to his long speech.
Açılış konuşmasını yapman için sana güveniyorum.I am counting on you to give the opening address.
Büyük bir kalabalık başkanın konuşmasını bekledi.A great crowd waited for the president to speak.
Konuşmasının başarısız olduğundan korktuğunu söyledi.He said he feared his speech had been a failure.
Calhoun konuşmasını okuyamayacak kadar çok cılızdı.Calhoun was too weak to read his speech.
Hillary'nin konuşmasını duydunuz mu?Did you hear Hillary's speech?
Tom Mary'nin daha yavaş konuşmasını rica etti.Tom asked Mary to speak more slowly.
Tom Mary'ye John'la konuşmasını söyledi.Tom told Mary to talk to John.
Tom Mary'nin çocuklarıyla ilgili yaşadığı problem hakkında John'la konuşmasını istedi.Tom wanted Mary to talk to John about the problem she was having with his children.
Tom konuşmasını bir atasözü ile bitirdi.Tom concluded his speech with a proverb.
Başkan Dilma'nın konuşmasını dinlediniz mi?Did you hear President Dilma's speech?
Başbakanın konuşmasını beğenmedim.I didn't like the Prime Minister's speech.
Ben başbakan'ın konuşmasını beğenmedim.I didn't like the PM's speech.
Bu TED konuşmasını dinledin mi?Have you listened to this TED talk?
Karınızın Esperanto konuşmasını istiyor musunuz?Do you want your wife to speak Esperanto?
Tom, Mary'nin konuşmasını bekledi ama o konuşmadı.Tom waited for Mary to speak, but she didn't.
Herkes dikkatle Tom'un konuşmasını dinliyordu.Everybody was listening intently to Tom's speech.
Neden Tom'un Mary ile konuşmasını istiyorsun?Why do you want Tom to talk to Mary?
Kimsenin benim hakkımda konuşmasını istemiyorum.I don't want anybody talking about me.
Tom Mary'nin John'la konuşmasını istemedi.Tom didn't want Mary to speak to John.
Tom konuşmasını duymak istiyorum.I want to hear Tom speak.
Mary her zaman Tom'un onun duyguları hakkında konuşmasını istiyor.Mary always wants Tom to talk about his feelings.
İnsanların benim hakkımda konuşmasını sevmiyorum.I don't like people talking about me.
Tom'un Mary ile konuşmasını istemiyorum.I don't want Tom to talk to Mary.
Sınıf birincisi olarak mezuniyet konuşmasını yapan öğrenci oldu.She was the valedictorian of her class.
Tom'un Fransızca konuşmasını duydun mu?Have you heard Tom speaking French?
Tom pencerenin önünde duruyordu, Mary ve John'ın konuşmasını dinliyordu.Tom was standing outside the window, listening to Mary and John talking.
Tom'un ailesiyle konuşmasını istedim.I asked Tom to talk to his parents.
Tom, Mary'nin John'la konuşmasını istemedi.Tom didn't want Mary to talk to John.
Tom, Mary'den John'la konuşmasını istemedi.Tom didn't want Mary to talk to John.
Alkol onun konuşmasını etkilemeye başlıyor.The alcohol is beginning to effect his speech.