konuşmanı ile cümle

konuşmanı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
41
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Yani, bu konuşmanın her bir dakikasında, 25 saatlik YouTube videosunun yüklendiğini düşünmez harika.O sea, es increíble pensar que en cada minuto de esta charla se han subido 25 horas de video a YouTube.
Yani, bu konuşmanın her bir dakikasında, 25 saatlik YouTube videosunun yüklendiğini düşünmez harika.Úgy értem, csodálatos belegondolni, hogy e beszéd minden percében 25 óra videó fog letöltődni a Youtube-on.
Yani, bu konuşmanın her bir dakikasında, 25 saatlik YouTube videosunun yüklendiğini düşünmez harika.כך שכל אחד, ממעצב חולצות טריקו ועד אחד שסורג, יכול להתפרנס על-ידי מכירת אדם-לאדם.
Yani, bu konuşmanın her bir dakikasında, 25 saatlik YouTube videosunun yüklendiğini düşünmez harika.أعني، إنه لأمر مدهش أن نفكر أنه في كل دقيقة واحدة من هذا الخطاب ، 25 ساعة
Yani, bu konuşmanın her bir dakikasında, 25 saatlik YouTube videosunun yüklendiğini düşünmez harika.毎分、25時間分の動画がYouTubeに アップロードされていることを考えると 非常に楽しくなります
Ya o konuşmanın etkisi, çoklu yapıldığında azalıyorsa?Dar dacă purtarea acelei conversaţii nu poate fi produsă în masă?
Ya o konuşmanın etkisi, çoklu yapıldığında azalıyorsa?E se questa conversazione non si potesse produrre in serie?
Ya o konuşmanın etkisi, çoklu yapıldığında azalıyorsa?Et si expérimenter une conversation ne pouvait pas être reproduite à grande échelle ?
Ya o konuşmanın etkisi, çoklu yapıldığında azalıyorsa?그런 대화를 했던 경험을 아주 많이 만들어낼 수 없다면?
Ya o konuşmanın etkisi, çoklu yapıldığında azalıyorsa?Może tej ważnej rozmowy nie da się produkować masowo?
Ya o konuşmanın etkisi, çoklu yapıldığında azalıyorsa?¿Qué pasa si la experiencia de tener esa charla no se puede producir en masa?
Ya o konuşmanın etkisi, çoklu yapıldığında azalıyorsa?Что, если опыт такого разговора невозможно производить массово?
Ya o konuşmanın etkisi, çoklu yapıldığında azalıyorsa?מה אם הניסיון לעשות את השיחה הזאת לא יכול להיות משוכפל המונית?
Ya o konuşmanın etkisi, çoklu yapıldığında azalıyorsa?ماذا لو كانت التجربة المأخوذة من تلك المحادثة لا يمكن إنتاجها بكميات كبيرة؟
Ya o konuşmanın etkisi, çoklu yapıldığında azalıyorsa?単に量を測ることができないとしたら?
Yırtmanın zamanı var, dikmenin zamanı var. Susmanın zamanı var, konuşmanın zamanı var.Aika on reväistä rikki ja aika ommella yhteen. Aika on olla vaiti ja aika puhua.
Yırtmanın zamanı var, dikmenin zamanı var. Susmanın zamanı var, konuşmanın zamanı var.å sønderrive har sin tid og å sy sammen har sin tid; å tie har sin tid og å tale har sin tid;
Yırtmanın zamanı var, dikmenin zamanı var. Susmanın zamanı var, konuşmanın zamanı var.čas, da se raztrga, in čas, da se sešije, čas molčanja in čas govorjenja,
Yırtmanın zamanı var, dikmenin zamanı var. Susmanın zamanı var, konuşmanın zamanı var.Čas roztrhování a čas sšívání, čas mlčení a čas mluvení;
Yırtmanın zamanı var, dikmenin zamanı var. Susmanın zamanı var, konuşmanın zamanı var.čas trhaniu a čas sošívaniu, čas mlčaniu a čas hovoreniu,
Yırtmanın zamanı var, dikmenin zamanı var. Susmanın zamanı var, konuşmanın zamanı var.có kỳ xé rách , và có kỳ may ; có kỳ nín_lặng , có kỳ nói ra ;
Yırtmanın zamanı var, dikmenin zamanı var. Susmanın zamanı var, konuşmanın zamanı var.có kỳ xé rách, và có kỳ may; có kỳ nín lặng, có kỳ nói ra;
Yırtmanın zamanı var, dikmenin zamanı var. Susmanın zamanı var, konuşmanın zamanı var.Czas rozdzierania, i czas zszywania; czas milczenia, i czas mówienia;
Yırtmanın zamanı var, dikmenin zamanı var. Susmanın zamanı var, konuşmanın zamanı var.een tijd om te scheuren en een tijd om te herstellen; een tijd om stil te zijn en een tijd om te spreken;
Yırtmanın zamanı var, dikmenin zamanı var. Susmanın zamanı var, konuşmanın zamanı var.eje [van] a szakgatásnak és ideje a megvarrásnak; ideje a hallgatásnak és ideje a szólásnak.
Yırtmanın zamanı var, dikmenin zamanı var. Susmanın zamanı var, konuşmanın zamanı var.찢을 때가 있고 꿰멜 때가 있으며 잠잠할 때가 있고 말할 때가 있으며
Yırtmanın zamanı var, dikmenin zamanı var. Susmanın zamanı var, konuşmanın zamanı var.Riva sönder har sin tid, och sy ihop har sin tid. Tiga har sin tid, och tala har sin tid.
Yırtmanın zamanı var, dikmenin zamanı var. Susmanın zamanı var, konuşmanın zamanı var.tempo de rasgar, e tempo de coser; tempo de estar calado, e tempo de falar;
Yırtmanın zamanı var, dikmenin zamanı var. Susmanın zamanı var, konuşmanın zamanı var.Tid til at flænge og Tid til at sy, Tid til at tie og Tid til at tale,
Yırtmanın zamanı var, dikmenin zamanı var. Susmanın zamanı var, konuşmanın zamanı var.tiempo de romper y tiempo de coser; tiempo de callar y tiempo de hablar
Yırtmanın zamanı var, dikmenin zamanı var. Susmanın zamanı var, konuşmanın zamanı var.Un tempo per stracciare e un tempo per cucire, un tempo per tacere e un tempo per parlare
Yırtmanın zamanı var, dikmenin zamanı var. Susmanın zamanı var, konuşmanın zamanı var.un temps pour déchirer, et un temps pour coudre; un temps pour se taire, et un temps pour parler;
Yırtmanın zamanı var, dikmenin zamanı var. Susmanın zamanı var, konuşmanın zamanı var.waktu untuk merobek dan waktu untuk menjahit, waktu untuk berdiam diri dan waktu untuk berbicara
Yırtmanın zamanı var, dikmenin zamanı var. Susmanın zamanı var, konuşmanın zamanı var.zerreißen und zunähen, schweigen und reden,
Yırtmanın zamanı var, dikmenin zamanı var. Susmanın zamanı var, konuşmanın zamanı var.καιρος του σχιζειν και καιρος του ραπτειν καιρος του σιγαν και καιρος του λαλειν
Yırtmanın zamanı var, dikmenin zamanı var. Susmanın zamanı var, konuşmanın zamanı var.Време за раздиране, и време за шиене; Време за мълчание, и време за говорене;
Yırtmanın zamanı var, dikmenin zamanı var. Susmanın zamanı var, konuşmanın zamanı var.время раздирать, и время сшивать; время молчать, и время говорить;
Yırtmanın zamanı var, dikmenin zamanı var. Susmanın zamanı var, konuşmanın zamanı var.עת לקרוע ועת לתפור עת לחשות ועת לדבר׃
Yırtmanın zamanı var, dikmenin zamanı var. Susmanın zamanı var, konuşmanın zamanı var.للتمزيق وقت وللتخييط وقت للسكوت وقت وللتكلم وقت.
Yırtmanın zamanı var, dikmenin zamanı var. Susmanın zamanı var, konuşmanın zamanı var.撕 裂 有 時 、 縫 補 有 時 . 靜 默 有 時 、 言 語 有 時
Yırtmanın zamanı var, dikmenin zamanı var. Susmanın zamanı var, konuşmanın zamanı var.撕裂 有 時 、 縫補 有時.靜默 有 時 、 言語 有 時

İlgili Sayfalar