konuşmam ile cümle
konuşmam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bana konuşmam için bir yol sunuyorlar.הם נותנים לי דרך לדבר.
Bana konuşmam için bir yol sunuyorlar.انها طريقة اخرى للتحدث
Bana konuşmam için bir yol sunuyorlar.全ての人が 妻 のチャズのように
Başkan'la konuşmam lazım.14 sur 50. C'est scandaleux.
Başkan'la konuşmam lazım.¿De 50? Eso es indignante.
Başkan'la konuşmam lazım. Ne var biliyor musun?Eu preciso falar com o Sr. Presidente
Başkan'la konuşmam lazım.Su 50 Stati! E' una cosa scandalosa!
Başkan'la konuşmam lazım.Trên tổng số 50 bang. Quá đáng!
Başkan'la konuşmam lazım.Z 50. To skandal.
Başkan'la konuşmam lazım.大統領に話があるわ!
Başlamadan şunu söylemek isterim ki, bu konuşmamnda herhangi bir yargılayıcı unsur yok.Acum, vreau să fie foarte clar de la început că acest discurs nu este o judecată.
Başlamadan şunu söylemek isterim ki, bu konuşmamnda herhangi bir yargılayıcı unsur yok.Chcę, żeby to było jasne -- w tej przemowie nie ma osądów.
Başlamadan şunu söylemek isterim ki, bu konuşmamnda herhangi bir yargılayıcı unsur yok.Chtěla bych, aby bylo jasné hned od začátku, že tahle přednáška neposuzuje.
Başlamadan şunu söylemek isterim ki, bu konuşmamnda herhangi bir yargılayıcı unsur yok.Dari awal ini, saya ingin meluruskan bahwa pidato ini tidak bermaksud menghakimi.
Başlamadan şunu söylemek isterim ki, bu konuşmamnda herhangi bir yargılayıcı unsur yok.Digo, desde já, que quero ser muito clara que com este discurso não faço juízos de valor.
Başlamadan şunu söylemek isterim ki, bu konuşmamnda herhangi bir yargılayıcı unsur yok.Ich möchte am Anfang klarstellen, dass diese Rede frei von Urteilen ist.
Başlamadan şunu söylemek isterim ki, bu konuşmamnda herhangi bir yargılayıcı unsur yok.Ik wil van bij het begin duidelijk stellen dat deze toespraak geen oordeel velt.
Başlamadan şunu söylemek isterim ki, bu konuşmamnda herhangi bir yargılayıcı unsur yok.Jeg vil fra begyndelsen gøre det klart, at dette foredrag ikke vil komme med en endelig løsning.
Başlamadan şunu söylemek isterim ki, bu konuşmamnda herhangi bir yargılayıcı unsur yok.Je veux que ce soit très clair dès le départ, je ne porte aucun jugement dans mon discours.
Başlamadan şunu söylemek isterim ki, bu konuşmamnda herhangi bir yargılayıcı unsur yok.우선 오늘 제가 드리는 말씀엔 어떠한 편견도 없다는 것을 처음부터 확실히 하고 싶습니다.
Başlamadan şunu söylemek isterim ki, bu konuşmamnda herhangi bir yargılayıcı unsur yok.Még most az elején, szeretném leszögezni, hogy ez a beszéd nem ítélkezik majd.
Başlamadan şunu söylemek isterim ki, bu konuşmamnda herhangi bir yargılayıcı unsur yok.Na začiatok chcem, aby bolo jasné, že táto reč neposudzuje.
Başlamadan şunu söylemek isterim ki, bu konuşmamnda herhangi bir yargılayıcı unsur yok.Quiero ser clara desde el principio: no voy a emitir juicio de valor en esta charla.
Başlamadan şunu söylemek isterim ki, bu konuşmamnda herhangi bir yargılayıcı unsur yok.Till att börja med vill jag vara väldigt tydlig med att detta tal inte är dömande på något vis.
Başlamadan şunu söylemek isterim ki, bu konuşmamnda herhangi bir yargılayıcı unsur yok.Trước hết, tôi muốn nói rõ rằng bài diễn thuyết này không hề phán xét điều gì hay ai.
Başlamadan şunu söylemek isterim ki, bu konuşmamnda herhangi bir yargılayıcı unsur yok.Voglio essere chiara sin dal principio sul fatto che questo discorso non esprime giudizi.
Başlamadan şunu söylemek isterim ki, bu konuşmamnda herhangi bir yargılayıcı unsur yok.Ξεκινώντας θέλω να είμαι πολύ σαφής ότι αυτή η ομιλία δεν περιλαμβάνει καμία κριτική.
Başlamadan şunu söylemek isterim ki, bu konuşmamnda herhangi bir yargılayıcı unsur yok.З самого початку я хочу висловитись дуже зрозуміло: ця промова не несе жодних суджень.
Başlamadan şunu söylemek isterim ki, bu konuşmamnda herhangi bir yargılayıcı unsur yok.Начиная свою речь, я хочу быть предельно откровенной. У меня нет готовых решений.
Başlamadan şunu söylemek isterim ki, bu konuşmamnda herhangi bir yargılayıcı unsur yok.Още в началото искам да бъда много ясна, че в тази реч няма да се издават присъди.
Başlamadan şunu söylemek isterim ki, bu konuşmamnda herhangi bir yargılayıcı unsur yok.כבר מההתחלה, אני רוצה להבהיר שאין בנאום זה שום שיפוטיות.
Başlamadan şunu söylemek isterim ki, bu konuşmamnda herhangi bir yargılayıcı unsur yok.بدأً اريد ان اكون واضحة جدا ان هذه المحاضرة لا تأتي مع احكام مسبقة.
Başlamadan şunu söylemek isterim ki, bu konuşmamnda herhangi bir yargılayıcı unsur yok.ここで良し悪しについて語るつもりはありません 答えはまだ見つかっておらず、
Belki de gelecek konuşmamın konusu bu olabilir.Być może to temat następnego wykładu.
Belki de gelecek konuşmamın konusu bu olabilir.Có lẽ, đó sẽ là chủ đề của buổi nói chuyện tiếp theo của tôi.
Belki de gelecek konuşmamın konusu bu olabilir.Dat kan het onderwerp van mijn volgende praatje zijn.
Belki de gelecek konuşmamın konusu bu olabilir.아마 이것이 제 다음 강연의 주제가 될 수도 있겠군요.
Belki de gelecek konuşmamın konusu bu olabilir.Lehet, hogy ez lesz a következő előadásom témája.
Belki de gelecek konuşmamın konusu bu olabilir.Magari potrebbe essere l'argomento del mio prossimo intervento.
Belki de gelecek konuşmamın konusu bu olabilir.Måske skulle det være emnet for min næste tale.
Belki de gelecek konuşmamın konusu bu olabilir.Mungkin itu bisa menjadi topik dalam pembicaraanku berikutnya.
Belki de gelecek konuşmamın konusu bu olabilir.Oh, une dernière chose avant que je parte.
Belki de gelecek konuşmamın konusu bu olabilir.Poate că ăsta va fi subiectul următoarei prezentări.
Belki de gelecek konuşmamın konusu bu olabilir.Talvez este possa ser o tema da minha próxima conversa.
Belki de gelecek konuşmamın konusu bu olabilir.Tal vez podría usarlo como tema en mi próxima charla.
Belki de gelecek konuşmamın konusu bu olabilir.Vielleicht ist dies das Thema meines nächsten Talks.
Belki de gelecek konuşmamın konusu bu olabilir.Ίσως αυτό θα μπορούσε να είναι το θέμα της επόμενης ομιλίας μου.
Belki de gelecek konuşmamın konusu bu olabilir.Возможно, они станут темой моего следующего выступления.
Belki de gelecek konuşmamın konusu bu olabilir.Може би това ще да бъде темата на следващата ми презентация.
Belki de gelecek konuşmamın konusu bu olabilir.Можливо, це буде тема моєї наступної розповіді.
Belki de gelecek konuşmamın konusu bu olabilir.אולי זה יכול להיות הנושא של השיחה הבאה שלי.
Belki de gelecek konuşmamın konusu bu olabilir.ربما يكون هذا عنوان حديثي القادم.
Belki de gelecek konuşmamın konusu bu olabilir.そのときまで
Belki de gelecek konuşmamın konusu bu olabilir.呢兩樣可能會成為我下次演講嘅題目
Belli coğrafik toplulukları hedef alabilmek istiyorduk. Tüm ülkeyle aynı anda konuşmamıza gerek yoktu.Chcieliśmy dotrzeć do konkretnych społeczności, a nie do całego kraju jednocześnie.
Belli ki, insanlar ölüm hakkında konuşmamızı istemiyordu, ya da, biz öyle düşündük.Chiaramente, le persone non volevano che noi parlassimo della morte, o, che pensassimo ad essa.
Belli ki, insanlar ölüm hakkında konuşmamızı istemiyordu, ya da, biz öyle düşündük.Clairement, les gens ne voulaient pas qu'on leur parle de la mort, du moins c'est ce que nous pensions.
Belli ki, insanlar ölüm hakkında konuşmamızı istemiyordu, ya da, biz öyle düşündük.Claramente, as pessoas não queriam que falássemos da morte ou assim pensámos.
Belli ki, insanlar ölüm hakkında konuşmamızı istemiyordu, ya da, biz öyle düşündük.De dood was voor de mensen onbespreekbaar. Dat dachten we althans.
Belli ki, insanlar ölüm hakkında konuşmamızı istemiyordu, ya da, biz öyle düşündük.Die Menschen wollten nicht über den Tod reden. Dachten wir jedenfalls.