konuşmamı ile cümle
konuşmamı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Konuşmamıza katılmaz mısın?Won't you join our conversation?
Ya İngilizce ya da Japonca konuşmamıza izin verildi.We were allowed to speak either in English or in Japanese.
Yaşlı bir adam konuşmamıza girdi.An old man broke into our conversation.
O, bana daha yavaş konuşmamı rica etti.He asked me to speak more slowly.
Mary konuşmamıza karıştı.Mary broke in on our conversation.
Benim fikrim, Bay Brown'la konuşmamız gerektiğidir.My idea is that we should talk to Mr Brown.
Konuşmamız her zamanki gibi hava üzerine açıldı.Our conversation opened, as usual, upon the weather.
Biz konuşmamızı durdurduk.We broke off our conversation.
Daha önce bir yabancı ile hiç konuşmamıştım.I have never been spoken to by a foreigner before.
Benim konuşmamın bir taslağını yaptım.I made a draft of my speech.
Konuşmamın en önemli kısmını unuttuğumu çok geç anladım.I discovered too late that I left out the most important part of my speech.
Özenle hazırladığım konuşmamı yaptım.I gave my carefully prepared speech.
Konuşmamız süresince o,gençliğinden bahsetti.In the course of our conversation, he referred to his youth.
İngilizce konuşmamız muhtemelen iyi bir fikir, bu yüzden o anlayabilecek.It's probably a good idea for us to speak in English, so he'll be able to understand.
Konuşmamızı hapşırıkları böldü.Our conversation was interrupted by his sneezes.
Her zaman konuşmamızı kesiyor.He's always breaking into our conversation.
O, bizim konuşmamızı kesti.He broke in on our conversation.
O bana daha yavaş konuşmamı söyledi.He told me to speak more slowly.
O, bizim konuşmamıza katılmadı.She didn't take part in our conversation.
Konuşmamızı kesme.Don't interrupt our conversation.
Yarın tekrar konuşmamız gerekebilir.Maybe we should talk again tomorrow.
Ben benim Alman konuşmamı pratik etmeme yardım etmesi için özel öğretmen tuttum.I've hired a private tutor to help me practice my German conversation.
Bunun hakkında şimdi konuşmamız gerekmiyor.We don't have to talk about this now.
O bizim konuşmamızı kesti.He interrupted our conversation.
Sanırım bu sorun hakkında patronla konuşmamın zamanıdır.I think it's time for me to talk to the boss about this problem.
Öğretmen bana konuşmamı hazırlamak için daha çok zaman harcamam gerektiğini söyledi.My teacher told me that I should have spent more time preparing my speech.
Tom konuşmamıza katılmadı.Tom didn't take part in our conversation.
Tom konuşmamıza zorla girdi.Tom broke into our conversation.
Bizim konuşmamızın zamanımızdır.It's time for us to talk.
Konuşmamız gerek.We need to talk.
Sanırım biraz konuşmamızın zamanı geldi de geçti bile.I think it's time we had a little talk.
Bir uzmanla konuşmamız en iyisidir.It is best that we speak with a specialist.
Bir şey hakkında seninle konuşmamız gerek.We need to talk to you about something.
O bu konu hakkında konuşmamı istemiyor.She doesn't want me to speak about this matter.
O bu konuda konuşmamı istemiyor.She doesn't want me to speak about this issue.
Tom dün tartıştığımız hakkında konuşmamı istemiyor.Tom doesn't want me to talk about what we discussed yesterday.
Tom konuşmamızı istiyor.Tom wants us to talk.
Tom seninle konuşmamızı istedi.Tom wanted us to talk to you.
Tom, seninle konuşmamı istedi.Tom wanted me to speak to you.
Seninle bunun dışında konuşmamı istiyor gibi görünüyorsun.You seem to want me to talk you out of it.
Tom'la konuşmamı istemediğinden emin misin?Are you sure you don't want me to talk to Tom?
Tom'un konuşmamıza kulak misafiri olmasını istemedim.I didn't want Tom to overhear our conversation.
Bu konuda Tom'la konuşmamı istemediğinden emin misin?Are you sure you don't want me to talk to Tom about that?
Ne olacağı hakkında Tom'la konuşmamı ister misin?Do you want me to talk to Tom about what's going to happen?
Tom'un hakkında konuşmamızın gerekmediğini düşünüyordum.I thought we weren't supposed to talk about Tom.
Konuşmamız gereken bir şey var.There's something we need to talk about.
Konuşmamız gerektiğini düşünüyorum.I think we should talk.
Tom'la bir saniye yalnız konuşmamın bir sakıncası var mı?Would you mind if I speak to Tom alone for a sec?
Birbirimizle konuşmamız gerektiğini sanmıyorum.I don't think we should be talking to each other.
Konuşmamı yazmayı bitirmeliyim.I need to finish writing my speech.
Gerçekten konuşmamız gerektiğini düşünüyorum.I really think we need to talk.
Konuşmamızı kaydettim.I recorded our conversation.
Öğretmen sınıfta sadece Fransızca konuşmamıza izin verirdi.The teacher would only allow us to speak French in the classroom.
Öğretmen sınıfta Fransızca konuşmamıza izin vermedi.The teacher wouldn't allow us to speak French in the classroom.
Tom Mary ile konuşmamı istedi.Tom asked me to talk to Mary.
Konuşmamı ezberlemeye çalışıyorum.I'm trying to memorize my speech.
Tom ve benim yapacak biraz konuşmamız var.Tom and I have some talking to do.
Biraz konuşmamız gerekiyor.We need to have a little talk.
Konuşmamız gerekiyor.We need to speak.
İlişkimiz hakkında konuşmamız gerek.We need to talk about our relationship.