konuşmalar ile cümle

konuşmalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Ve belki de hepsinin üstünde, şefkat içermeyen konuşmalarla ilgili bir hassasiyet yaratılmasının sağlanmasını.En misschien nog wel het belangrijkste, dat ze een gevoeligheid ontwikkelen voor compassieloos gepraat.
Ve belki de hepsinin üstünde, şefkat içermeyen konuşmalarla ilgili bir hassasiyet yaratılmasının sağlanmasını.아마 다른 모든것보다도 중요한것은, 동정심이 없는 발언에 대해서 예민함을 북돋아주는 것일 겁니다.
Ve belki de hepsinin üstünde, şefkat içermeyen konuşmalarla ilgili bir hassasiyet yaratılmasının sağlanmasını.Ponad wszystko zachęcam do wrażliwości Ponad wszystko zachęcam do wrażliwości na mowę pozbawioną empatii.
Ve belki de hepsinin üstünde, şefkat içermeyen konuşmalarla ilgili bir hassasiyet yaratılmasının sağlanmasını.Și poate, mai mult decât orice altceva, să încurajeze o sensibilitate la vorbirea lipsită de compasiune.
Ve belki de hepsinin üstünde, şefkat içermeyen konuşmalarla ilgili bir hassasiyet yaratılmasının sağlanmasını.Und vielleicht vor allem anderen möchte ich eine Sensibilität fördern für Sprache ohne Mitgefühl.
Ve belki de hepsinin üstünde, şefkat içermeyen konuşmalarla ilgili bir hassasiyet yaratılmasının sağlanmasını.Y quizá sobre todo, promover que seamos sensibles acerca del hablar no compasivo.
Ve belki de hepsinin üstünde, şefkat içermeyen konuşmalarla ilgili bir hassasiyet yaratılmasının sağlanmasını.Але найважливіше - заохочувати людей реагувати на розмови, позбавлені співчуття.
Ve belki de hepsinin üstünde, şefkat içermeyen konuşmalarla ilgili bir hassasiyet yaratılmasının sağlanmasını.И вероятно, преди всичко, да насърчават една чувствителност към несъстрадателното говорене.
Ve belki de hepsinin üstünde, şefkat içermeyen konuşmalarla ilgili bir hassasiyet yaratılmasının sağlanmasını.Но прежде всего я хочу развивать повышенное неприятие в отношении любых речей немилосердного содержания.
Ve belki de hepsinin üstünde, şefkat içermeyen konuşmalarla ilgili bir hassasiyet yaratılmasının sağlanmasını.ואולי יותר מכל, לעודד רגישות לגבי דיבור חסר רחמים.
Ve belki de hepsinin üstünde, şefkat içermeyen konuşmalarla ilgili bir hassasiyet yaratılmasının sağlanmasını.وربما فوق كل ذلك، تشجيع وجود حساسية حول المتحدثين غير الرحماء.
Ve belki de hepsinin üstünde, şefkat içermeyen konuşmalarla ilgili bir hassasiyet yaratılmasının sağlanmasını.思いやりに欠けた言葉に対する感性を 育んでいきたいのです この思いやりの憲章をもつことで
Ve ben ona "Evet, hayatım, TED Konuşmalarına bayılıyorum." dedim."Da, scumpo, le ador."
Ve ben ona "Evet, hayatım, TED Konuşmalarına bayılıyorum." dedim."Geoff, te nézed a TED előadásokat."
Ve ben ona "Evet, hayatım, TED Konuşmalarına bayılıyorum." dedim."Geoff, tu vês as palestras TED." Eu disse:
Ve ben ona "Evet, hayatım, TED Konuşmalarına bayılıyorum." dedim.Ho risposto: "Sì, tesoro, adoro i Discorsi TED." E lei:
Ve ben ona "Evet, hayatım, TED Konuşmalarına bayılıyorum." dedim.Ich sagte: "Ja, Schatz, ich liebe TED Talks." Sie sagte:
Ve ben ona "Evet, hayatım, TED Konuşmalarına bayılıyorum." dedim.Ik zei "Ja, schat, ik vind ze geweldig."
Ve ben ona "Evet, hayatım, TED Konuşmalarına bayılıyorum." dedim.Jag sa: "Ja älskling, jag älskar TED Talks." Hon sa:
Ve ben ona "Evet, hayatım, TED Konuşmalarına bayılıyorum." dedim.J'ai dit : " Oui, Chérie, j'adore les TED Talks. "
Ve ben ona "Evet, hayatım, TED Konuşmalarına bayılıyorum." dedim.Jeg sagde, "Ja, skat, jeg elsker TED Talks."
Ve ben ona "Evet, hayatım, TED Konuşmalarına bayılıyorum." dedim."그래, 너무 좋아하지."
Ve ben ona "Evet, hayatım, TED Konuşmalarına bayılıyorum." dedim.Le dije, "Sí corazón, me gustan las charlas de TED".
Ve ben ona "Evet, hayatım, TED Konuşmalarına bayılıyorum." dedim.Odpovedal som jej: "Áno drahá, milujem TED Talks." Ona na to:
Ve ben ona "Evet, hayatım, TED Konuşmalarına bayılıyorum." dedim.Odpowiedziałem: "Tak, kochanie, uwielbiam je".
Ve ben ona "Evet, hayatım, TED Konuşmalarına bayılıyorum." dedim.Tôi đáp lại, "Đúng thế, em yêu, anh rất thích TED Talks."
Ve ben ona "Evet, hayatım, TED Konuşmalarına bayılıyorum." dedim.Είπα, "Ναι, αγάπη μου, λατρεύω τις ομιλίες του TED".
Ve ben ona "Evet, hayatım, TED Konuşmalarına bayılıyorum." dedim.Я відповів: "Так, люба, я люблю TED Talks".
Ve ben ona "Evet, hayatım, TED Konuşmalarına bayılıyorum." dedim.Я ответил: "Да, дорогая, я люблю TED Talks".
Ve ben ona "Evet, hayatım, TED Konuşmalarına bayılıyorum." dedim.השבתי, "כן, אני נהנה מהרצאות ב-TED."
Ve ben ona "Evet, hayatım, TED Konuşmalarına bayılıyorum." dedim.قلت: 'نعم ياعزيزتي، أنا أحب محادثات TED."
Ve ben ona "Evet, hayatım, TED Konuşmalarına bayılıyorum." dedim.「ほら あの人達って とても頭が良くて才能があって・・・」
Ve ben ona "Evet, hayatım, TED Konuşmalarına bayılıyorum." dedim.我話︰「係啊,老婆, 我最鐘意 TED 演講嘅嘞。」
Ve bizler DNA genetik profiliyle insan soyunun tarihi, aile ağacı hakkında konuşmalar da duymaktayız.그리고 우리는 DNA 프로필 검사를 통해 알게 된 인류의 역사, 가계도에 대해 들었습니다.
Ve bizler DNA genetik profiliyle insan soyunun tarihi, aile ağacı hakkında konuşmalar da duymaktayız.E della storia, dell'albero genealogico degli esseri umani ricostruito attraverso il profilo genetico del DNA.
Ve bizler DNA genetik profiliyle insan soyunun tarihi, aile ağacı hakkında konuşmalar da duymaktayız.Hallhattunk még az emberi faj történelméről és családfájáról, melyek a DNS profilmeghatározáson alapulnak.
Ve bizler DNA genetik profiliyle insan soyunun tarihi, aile ağacı hakkında konuşmalar da duymaktayız.I usłyszeliśmy sporo o historii, o drzewie genealogicznym ludzkości stworzonym dzięki badaniom DNA.
Ve bizler DNA genetik profiliyle insan soyunun tarihi, aile ağacı hakkında konuşmalar da duymaktayız.Ook luisterden we naar de geschiedenis, de stamboom van de mensheid door genetische DNA-profilering.
Ve bizler DNA genetik profiliyle insan soyunun tarihi, aile ağacı hakkında konuşmalar da duymaktayız.Și, de asemenea, despre istoria umanității și arborele nostru genealogic prin prisma profilului genetic.
Ve bizler DNA genetik profiliyle insan soyunun tarihi, aile ağacı hakkında konuşmalar da duymaktayız.Und wir haben auch von der Geschichte gehört, vom Stammbaum der Menschheit durch genetische DNA-Profilierung.
Ve bizler DNA genetik profiliyle insan soyunun tarihi, aile ağacı hakkında konuşmalar da duymaktayız.Và chúng ta cũng nói đến lịch sử, hệ gia phả của loài người thông qua việc nghiên cứu DNA.
Ve bizler DNA genetik profiliyle insan soyunun tarihi, aile ağacı hakkında konuşmalar da duymaktayız.Έχουμε ακούσει την ιστορία, το οικογενειακό δεντρο της ανθρωπότητας μέσω της γενετικής σκιαγράφησης του DNA.
Ve bizler DNA genetik profiliyle insan soyunun tarihi, aile ağacı hakkında konuşmalar da duymaktayız.И ние също така чуваме за историята, родословното дърво на човека чрез генетичnо изследване на ДНК-а
Ve bizler DNA genetik profiliyle insan soyunun tarihi, aile ağacı hakkında konuşmalar da duymaktayız.Нам поведали историю, генеалогическое дерево человечества, через расшифровку ДНК.
Ve bizler DNA genetik profiliyle insan soyunun tarihi, aile ağacı hakkında konuşmalar da duymaktayız.Нам також розповідали про історію, генеалогічне дерево людства, через розшифровку ДНК.
Ve bizler DNA genetik profiliyle insan soyunun tarihi, aile ağacı hakkında konuşmalar da duymaktayız.שמענו גם על ההיסטוריה, עץ המשפחה של המין האנושי דרך פרופילים גנטיים של די.אן.איי..
Ve bizler DNA genetik profiliyle insan soyunun tarihi, aile ağacı hakkında konuşmalar da duymaktayız.ولقد سمعنا أيضا عن التاريخ، شجرة العائلة، للجنس البشري عبر تنميط الحمض النووي الجيني/دي إن إيه
Ve bizler DNA genetik profiliyle insan soyunun tarihi, aile ağacı hakkında konuşmalar da duymaktayız.人類の歴史 家系やDNAの遺伝子分析に ついても聞くことができました 私にチンパンジーを学ぶ道を開いてくれたのは 古生物学者の故ルイス・リーキーです
Ve çok güzel konuşmalarımız oldu.A hezky jsme si popovídali.
Ve çok güzel konuşmalarımız oldu.A zažila som tak skvelé rozhovory.
Ve çok güzel konuşmalarımız oldu.Dan kami telah memiliki percakapan hebat.
Ve çok güzel konuşmalarımız oldu.E ci sono state incredibili conversazioni.
Ve çok güzel konuşmalarımız oldu.És nagyon jókat beszélgettünk!
Ve çok güzel konuşmalarımız oldu.E tivemos grandes conversas.
Ve çok güzel konuşmalarımız oldu.Et nous avons eu de belles discussions.
Ve çok güzel konuşmalarımız oldu.Ja meillä on ollut hienoja keskusteluita.
Ve çok güzel konuşmalarımız oldu.멋진 대화들을 나누었습니다.
Ve çok güzel konuşmalarımız oldu.Şi am avut discuţii excelente.
Ve çok güzel konuşmalarımız oldu.Świetnie nam się rozmawiało.
Ve çok güzel konuşmalarımız oldu.Und ich hatte großartige Gespräche.
İlgili Sayfalar