konuşmalar ile cümle

konuşmalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Telefon konuşmalarını dinlerdim ki telefonda çok konuşurdu.Слушах я да говори по телефона, което тя правеше доста.
Telefon konuşmalarını dinlerdim ki telefonda çok konuşurdu.Я слухала її розмову по телефону, яких вона мала багато.
Telefon konuşmalarını dinlerdim ki telefonda çok konuşurdu.Я слушала ее разговоры по телефону, которых было много.
Telefon konuşmalarını dinlerdim ki telefonda çok konuşurdu.הקשבתי לה משוחחת בטלפון, מה שנהגה לעשות הרבה.
Telefon konuşmalarını dinlerdim ki telefonda çok konuşurdu.كنت احاول التنصت عليها اثناء استماعها الى الهاتف .. والتي كانت تستخدمه كثيراً ..
Telefon konuşmalarını dinlerdim ki telefonda çok konuşurdu.母は理事会や
Tercüman gizlilik yükümlülüğüne sahiptir, o başkalarına, aranızdaki konuşmaları anlatamaz.L'interprète est tenu au secret professionnel, il n'a pas le droit de parler de vos affaires à des tiers.
Tercüman gizlilik yükümlülüğüne sahiptir, o başkalarına, aranızdaki konuşmaları anlatamaz.Tolken har sekretessplikt och får inte berätta inte om dina angelägenheter för andra.
Tercüman gizlilik yükümlülüğüne sahiptir, o başkalarına, aranızdaki konuşmaları anlatamaz.Tulkilla on vaitiolovelvollisuus, hän ei saa kertoa asioistasi muille.
Tercüman gizlilik yükümlülüğüne sahiptir, o başkalarına, aranızdaki konuşmaları anlatamaz.Переводчик обязан соблюдать тайну разговора, он не имеет права рассказывать о ваших делах другим людям.
Tercüman gizlilik yükümlülüğüne sahiptir, o başkalarına, aranızdaki konuşmaları anlatamaz.يلتزم المترجم بكتم الأسرار, فلا يستطيع أن يخبر أمورك للآخرين.
Tercüman gizlilik yükümlülüğüne sahiptir, o başkalarına, aranızdaki konuşmaları anlatamaz.口译员有保持沉默的义务,不可将口译透露给告诉其他人。
Tercümanın görevi; yetkiliyle aranızda geçen konuşmaları çevirmektir.La mission de l'interprète est d'interpréter vos paroles et celles de l'autorité.
Tercümanın görevi; yetkiliyle aranızda geçen konuşmaları çevirmektir.L'interprète ne s'occupe pas d'autre chose que des missions d'interprétation.
Tercümanın görevi; yetkiliyle aranızda geçen konuşmaları çevirmektir.Tolken har som uppgift att tolka det som du och myndigheten säger.
Tercümanın görevi; yetkiliyle aranızda geçen konuşmaları çevirmektir.Tulkin tehtävä on tulkata sinun ja viranomaisen käyttämät puheenvuorot.
Tercümanın görevi; yetkiliyle aranızda geçen konuşmaları çevirmektir.Задачей переводчика является перевод ваших слов и слов представителей официальных органов.
Teşekkürler Sayın Başkan. (ÜST ÜSTE KONUŞMALAR)Danke Herr Präsident. \ (ÜBERSPRECHEN) \
Tüm bu konuşmalar, Hindistan dünya lideri olması hakkındaydı hatta bir sonraki süper güç.즉 인도가 세계의 리더, 어쩌면 초강대국이 될 수 있다는 말을 듣는 것이 가장 걱정됩니다.
Tüm bu konuşmalar, Hindistan dünya lideri olması hakkındaydı hatta bir sonraki süper güç.Stwierdzeniami, że Indie stają sie nowym liderem światowym a nawet następną superpotęgą.
Tüm bu konuşmalar, Hindistan dünya lideri olması hakkındaydı hatta bir sonraki süper güç.להגזמות שאנו שומעים על המדינה שלנו, כל הדיבורים הללו שהודו הופכת למנהיגת העולם, אפילו מעצמת-העל הבאה.
Tüm bu konuşmalar, Hindistan dünya lideri olması hakkındaydı hatta bir sonraki süper güç.ましてや「我々が次の超大国になる」という話が 気がかりになっています 実際 私の著書 『The Elephant, The Tiger and the Cellphone』も
Tüm bu konuşmalar olmak zorundadır.Alla dessa konversationer behöver hända.
Tüm bu konuşmalar olmak zorundadır.All diese Gespräche müssen stattfinden.
Tüm bu konuşmalar olmak zorundadır.Alle disse snakke skal ske.
Tüm bu konuşmalar olmak zorundadır.A všechny tyto rozhovory se musí stát.
Tüm bu konuşmalar olmak zorundadır.Az összes említett eszmecserének folynia kellene.
Tüm bu konuşmalar olmak zorundadır.Daar moet allemaal over gesproken worden.
Tüm bu konuşmalar olmak zorundadır.이런 모든 종류의 대화들이 오가야 합니다.
Tüm bu konuşmalar olmak zorundadır.Semua perbincangan tentang hal tersebut harus terjadi.
Tüm bu konuşmalar olmak zorundadır.Tất cả những cuộc nói chuyện về các chủ đề đó cần phải được diễn ra.
Tüm bu konuşmalar olmak zorundadır.Temos que ter todas estas conversas.
Tüm bu konuşmalar olmak zorundadır.Te rozmowy muszą się odbywać.
Tüm bu konuşmalar olmak zorundadır.Tienen que darse todas esas conversaciones.
Tüm bu konuşmalar olmak zorundadır.Toate acele conversații trebuie să se întâmple.
Tüm bu konuşmalar olmak zorundadır.Toutes ces conversations doivent avoir lieu.
Tüm bu konuşmalar olmak zorundadır.Tutto questo dialogo deve esserci.
Tüm bu konuşmalar olmak zorundadır.Όλες αυτές οι συζητήσεις πρέπει να γίνουν.
Tüm bu konuşmalar olmak zorundadır.Все это нам надо решить.
Tüm bu konuşmalar olmak zorundadır.Всички тези разговори трябва да се случат.
Tüm bu konuşmalar olmak zorundadır.Усі ці розмови потрібні.
Tüm bu konuşmalar olmak zorundadır.כל השיחות האלה צריכות להתרחש
Tüm bu konuşmalar olmak zorundadır.وهذه النقاشات والجدالات يجب ان تطرح على نطاق اوسع
Tüm bu konuşmalar olmak zorundadır.模範となる素晴らしい
Tüm bunların üzerine bazı filozofların demokratik düşünce hakkında konuşmaları da son nokta olmuştu.A abychom tomu nasadili korunu, jsou tu všichni ti filozofové, kteří mluví o osvícenství.
Tüm bunların üzerine bazı filozofların demokratik düşünce hakkında konuşmaları da son nokta olmuştu.Dodatkowo, miałeś wszystkich tych filozofw mówiących o Oświeceniu,
Tüm bunların üzerine bazı filozofların demokratik düşünce hakkında konuşmaları da son nokta olmuştu.E além de tudo, você tem todos esses filósofos se encontrando e falando sobre o Iluminismo.
Tüm bunların üzerine bazı filozofların demokratik düşünce hakkında konuşmaları da son nokta olmuştu.En om de zaak compleet te maken krijg je al die filosofen die het hebben over de Verlichting.
Tüm bunların üzerine bazı filozofların demokratik düşünce hakkında konuşmaları da son nokta olmuştu.E poi a coronare il tutto, c'erano tutti quei filosofi in giro, che parlavano dell'Illuminismo.
Tüm bunların üzerine bazı filozofların demokratik düşünce hakkında konuşmaları da son nokta olmuştu.Hubo la Revolución Americana. Ambas agotaron el Tesoro del Gobierno francés.
Tüm bunların üzerine bazı filozofların demokratik düşünce hakkında konuşmaları da son nokta olmuştu.Îți închipui că oamenii nu erau prea mulțumiți cu asta.
Tüm bunların üzerine bazı filozofların demokratik düşünce hakkında konuşmaları da son nokta olmuştu.그리고 설상가상으로 그 모든 철학자들이 서성이면서 계몽주의에 대해서 말하고 다니고 있었지요.
Tüm bunların üzerine bazı filozofların demokratik düşünce hakkında konuşmaları da son nokta olmuştu.Puis, pour couronner le tout, un grand nombre de philosophes commençaient à parler des Lumières.
Tüm bunların üzerine bazı filozofların demokratik düşünce hakkında konuşmaları da son nokta olmuştu.Και σε όλα τα παραπάνω, βάλε και τους φιλοσόφους, που τριγυρνούσαν μιλώντας για τον Διαφωτισμό.
Tüm bunların üzerine bazı filozofların demokratik düşünce hakkında konuşmaları da son nokta olmuştu.А потом, в довершение ко всему, вы были все эти философы торчать и говорить о Просвещения.
Tüm bunların üzerine bazı filozofların demokratik düşünce hakkında konuşmaları da son nokta olmuştu.І на завершення, усі ці філософи, що тиняються навколо, говорять про Відродження.
Tüm bunların üzerine bazı filozofların demokratik düşünce hakkında konuşmaları da son nokta olmuştu.ואז, בנוסף לכל זאת, היו כל מיני פילוסופים שהסתובבו ודיברו על הארה.
Tüm bunların üzerine bazı filozofların demokratik düşünce hakkında konuşmaları da son nokta olmuştu.وفوق كل ذلك كان لديك الفلاسفه الذين يتسكعون ويتحدثون عن التنور
Tüm bunların üzerine bazı filozofların demokratik düşünce hakkında konuşmaları da son nokta olmuştu.啓蒙思想についてあちこちで 語り始めたのです。 そして、市民、作家、詩人、哲学者、みんなが
Tüm dünyada Darwin hakkında konuşmalar yapıyorum ve genellikle konuştugum konu ;Cestuji po světě a přednáším o Darwinovi. To o čem většinou povídám je
İlgili Sayfalar