konuşmalar ile cümle
konuşmalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
İnternetteki konuşmalardan birkaç ay sonra, bazı İsrailliler'le İsrail'e gitmeye karar veriyor.Po niekoľkých mesiacoch rozhovorov s Izraelčanmi na internete sa rozhodla prísť do Izraelu.
İnternetteki konuşmalardan birkaç ay sonra, bazı İsrailliler'le İsrail'e gitmeye karar veriyor.Wysiada na lotnisku Ben Guriona i mówi:
İnternetteki konuşmalardan birkaç ay sonra, bazı İsrailliler'le İsrail'e gitmeye karar veriyor.Ze stapt op het vliegtuig en komt aan op Ben Gurion.
İnternetteki konuşmalardan birkaç ay sonra, bazı İsrailliler'le İsrail'e gitmeye karar veriyor.И вот она, после нескольких месяцев общения на Facebook с израильтянами, решила приехать в Израиль.
İnternetteki konuşmalardan birkaç ay sonra, bazı İsrailliler'le İsrail'e gitmeye karar veriyor.מחליטה לאחר כמה חודשים של שיחות באינטרנט עם כמה ישראלים, לבוא לישראל,
İnternetteki konuşmalardan birkaç ay sonra, bazı İsrailliler'le İsrail'e gitmeye karar veriyor.قررت بعد بضعة شهور من الكلام عبر الإنترنت مع بعض الاسرائليين أن تأتي لاسرائيل،
İnternetteki konuşmalardan birkaç ay sonra, bazı İsrailliler'le İsrail'e gitmeye karar veriyor.彼女はイスラエルに来る決心をしました 飛行機に乗って ベングリオン空港に到着すると
İrice bir adamla konuşuyordu ama umursamadım. Konuşmalarını bölerek, "Bunu mu dediniz?" diye sordum.Hij was in gesprek met een boom van een man, maar dat weerhield me niet.
İrice bir adamla konuşuyordu ama umursamadım. Konuşmalarını bölerek, "Bunu mu dediniz?" diye sordum.Rozmawiał z wielkim facetem, ale się nie przejąłem, przerwałem im i zapytałem, "Powiedziałeś to?"
İşimiz iyi gidiyor." Bu TED'de bile bir çok ahlak timsalinden konuşmalar dinledik.Chiar aici la TED am audiat conferinţe ale mai multor eroi morali.
İşimiz iyi gidiyor." Bu TED'de bile bir çok ahlak timsalinden konuşmalar dinledik.Durante este TED hemos escuchado charlas de varios héroes morales.
İşimiz iyi gidiyor." Bu TED'de bile bir çok ahlak timsalinden konuşmalar dinledik.Juist ook op deze TED konden we luisteren naar verschillende morele helden.
İşimiz iyi gidiyor." Bu TED'de bile bir çok ahlak timsalinden konuşmalar dinledik.Zrovna na tomto TEDu jsme slyšeli přednášky několika morálních hrdinů.
İşimiz iyi gidiyor." Bu TED'de bile bir çok ahlak timsalinden konuşmalar dinledik.Точно на този TED чухме истории от няколко морални героя.
İşte Romalı konuşmacılar konuşmalarını bu şekilde ezberliyorlardı.이렇게 로마시대 연설가들이 자신들이 할 연설을 암기했습니다.
İşte Romalı konuşmacılar konuşmalarını bu şekilde ezberliyorlardı.Tako so se rimski govorci učili svojih govorov.
İşte Romalı konuşmacılar konuşmalarını bu şekilde ezberliyorlardı.ככה נואמים רומיים זוכרים את הנאומים שלהם -
İşte Romalı konuşmacılar konuşmalarını bu şekilde ezberliyorlardı.هذه هي الطريقة التي قام بها خطباء الرومان بتذكر خطبهم
İşte Romalı konuşmacılar konuşmalarını bu şekilde ezberliyorlardı.一字一句 覚えるのは うまくいかないので
( Kadın konuşmaları)(les femmes parlent)
'Kadınlara bu konular hakkında konuşmaları için ilham periliği yapıyor''A mulher-cervo atua como uma musa para que as mulheres possam discutir essas questões.'
'Kadınlara bu konular hakkında konuşmaları için ilham periliği yapıyor''La Donna Cervo lavora come musa per permettere alle donne di parlare di questi problemi.'
'Kadınlara bu konular hakkında konuşmaları için ilham periliği yapıyor'У них не было доступа к свободной прессе.
Kalan paralarıyla küçük bir grubu barış konuşmalarının olduğu yere götürdüler ve binanın çevresini sardılar.그들의 남은 자금을 가지고, 그들은 소규모 그룹의 여성들을 평화회담이 열리는 거리로 데려갔어요 그리고 그 빌딩을 둘러쌌어요
Kalan paralarıyla küçük bir grubu barış konuşmalarının olduğu yere götürdüler ve binanın çevresini sardılar.С остатъка от фонда им, те събрали група от жени и отишли на преговорите, обградили сградата.
Kalan paralarıyla küçük bir grubu barış konuşmalarının olduğu yere götürdüler ve binanın çevresini sardılar.במימון שנותר להן ממאבקן, הן לקחו קבוצה קטנה של נשים אל מקום הכינוס של שיחות השלום, והן כיתרו את מבנה.
Kalan paralarıyla küçük bir grubu barış konuşmalarının olduğu yere götürdüler ve binanın çevresini sardılar.بما تبقى من مواردهم, أخذن مجموعة من السيدات إلى ساحة المحادثات و أحاطوا المبنى
Kalan paralarıyla küçük bir grubu barış konuşmalarının olduğu yere götürdüler ve binanın çevresini sardılar.和平交渉の会場へ派遣し、 建物を取り囲みました 今では有名になったCNNのビデオにあるように
Karaktlerin dövüş sırasındaki kısa konuşmalarıdır.A karakterek harc közbeni kiáltásai.
Karaktlerin dövüş sırasındaki kısa konuşmalarıdır.C'est ce que les personnages disent dans les cinématiques et les boîtes de dialogue.
Karaktlerin dövüş sırasındaki kısa konuşmalarıdır.Det er de små ting, som personer råber midt i en kamp
Karaktlerin dövüş sırasındaki kısa konuşmalarıdır.Dus eerst laten we antwoord op de grote vraag: wat is "schrijven" in een spel?
Karaktlerin dövüş sırasındaki kısa konuşmalarıdır.Es sind die Wörter im Optionenmenü und im Ladebildschirm.
Karaktlerin dövüş sırasındaki kısa konuşmalarıdır.Son los gritos que pegan los personajes en medio del combate.
Karaktlerin dövüş sırasındaki kısa konuşmalarıdır.Sono quelle piccole esclamazioni che i personaggi urlano durante un combattimento.
Karaktlerin dövüş sırasındaki kısa konuşmalarıdır.Είναι εκείνες οι μικρές ιαχές που φωνάζουν οι χαρακτήρες κατά την διάρκεια της μάχης.
Karaktlerin dövüş sırasındaki kısa konuşmalarıdır.Это небольшие фразы, которые персонажи выкрикивают во время боя.
Karım bana konuşmalarımdan birinin üzerine yapılmış blog yorumunu gösterdi."Collier is niet charismatisch -- (Gelach)
Karım bana konuşmalarımdan birinin üzerine yapılmış blog yorumunu gösterdi."Collier ist nicht charismatisch - (Lachen)
Karım bana konuşmalarımdan birinin üzerine yapılmış blog yorumunu gösterdi.제 아내가 얼마 전에 강연에 관한 블로그에 달린 댓글을 보여줬습니다
Karım bana konuşmalarımdan birinin üzerine yapılmış blog yorumunu gösterdi.Mia moglie mi ha mostrato il commento, su un blog, ad uno dei miei ultimi talk.
Karım bana konuşmalarımdan birinin üzerine yapılmış blog yorumunu gösterdi.Moje žena mi ukázala komentář na blogu o jedné z mých přednášek. a ten zněl:
Karım bana konuşmalarımdan birinin üzerine yapılmış blog yorumunu gösterdi.Żona pokazała mi komentarz na blogu dotyczący jednej z moich ostatnich prezentacji, i w tym komentarzu było:
Karım bana konuşmalarımdan birinin üzerine yapılmış blog yorumunu gösterdi.Моя жена показала мне комментарий об одной моей недавней лекции, который говорил:
Karım bana konuşmalarımdan birinin üzerine yapılmış blog yorumunu gösterdi.אשתי הראתה לי הערת-בלוג על אחת מהרצאותי האחרונות,
Karım bana konuşmalarımdan birinin üzerine yapılmış blog yorumunu gösterdi.لقد عرضت عليّ زوجتي تعليقات مدونة على أحد محادثاتي الأخيرة،
Karım bana konuşmalarımdan birinin üzerine yapılmış blog yorumunu gösterdi.そのコメントには こう書かれていました 「コリアーにはカリスマがない-
Karımla epey uzun konuşmalar yapmam gerekti.Am avut o discuție lungă cu soția mea.
Karımla epey uzun konuşmalar yapmam gerekti.Dolgo časa sem moral prepričevati ženo.
Karımla epey uzun konuşmalar yapmam gerekti.Ho avuto lunghi dialoghi con mia moglie.
Karımla epey uzun konuşmalar yapmam gerekti.Ich musste lange mit meiner Frau diskutieren.
Karımla epey uzun konuşmalar yapmam gerekti.Ik heb lange gesprekken met mijn vrouw moeten voeren.
Karımla epey uzun konuşmalar yapmam gerekti.J'ai eu de longues conversations avec ma femme.
Karımla epey uzun konuşmalar yapmam gerekti.저는 저의 아내와 오랫동안 대화해야만 했었죠.
Karımla epey uzun konuşmalar yapmam gerekti.Minun piti käydä pitkiä keskusteluja vaimoni kanssa.
Karımla epey uzun konuşmalar yapmam gerekti.Musel jsem podstoupit dlouhé rozhovory se svou manželkou.
Karımla epey uzun konuşmalar yapmam gerekti.Musiałem odbyć długą rozmowę z żoną.
Karımla epey uzun konuşmalar yapmam gerekti.Sokáig kellett győzködnöm a feleségemet.
Karımla epey uzun konuşmalar yapmam gerekti.Tive de ter uma longa conversa com a minha mulher.
Karımla epey uzun konuşmalar yapmam gerekti.Tuve que hablar mucho con mi esposa.
İlgili Sayfalar