konuşmadı ile cümle
konuşmadı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Sonra başlarını eğdiler ve andolsun ki dediler, sen de bunların konuşmadığını bilirsin.Then crestfallen (they confessed): "Truly, as you know, they cannot speak."
Rakiplerim hakkında kötü konuşmadım."I have not spoken badly of my rivals."
AKP lideri Sezer'le görüşmeleri sırasında olası başbakan adayları konusunu konuşmadıklarını söyledi.The AKP leader said that he and Sezer did not discuss possible nominees during their meeting.
Ancak tarafların hiçbiri görüşme sonrasında basına konuşmadı.However, none of the parties spoke to reporters after the talks.
Onlarla daha konuşmadık.We haven't even sat down with them.
Onun geleceği hakkında konuşmadık.We have not talked about his future.
Rüstem Paşa Hırvatça, Zay ve Vrančić'in Hırvat dili konuşup konuşmadığını sordu.Rustem Pasha Hrvat asked in Croatian if Zay and Vrančić spoke Croatian language.
Kışkırtıcı konuşma, hükümeti devirmeye yönelik konuşmadır.Seditious speech is speech directed at the overthrow of government.
Kimse benimle konuşmadı.Niemand sprach mit mir.
Tom'un Fransızca konuşmadığını biliyorum.Ich weiß, dass Tom kein Französisch spricht.
Tom'la konuşmadım.Ich habe nicht mit Tom gesprochen.
Tom'la Mary John'la konuşmadı.Tom und Mary sprachen nicht mit John.
Mesela Latince, anadil olarak kimse konuşmadığı için ölü bir dildir.So ist z. B. Latein eine tote Sprache, da es niemanden gibt, der es als Muttersprache spricht.
Muhina olay sonrası konuşmadı ve çok nadir beyanat verdi.Der Beamte nahm den Anruf nicht sonderlich ernst und legte eine kurze Notiz an.
Millais bu konuyla ilgili fazla konuşmadı.Miira verliert darüber später nicht viele Worte.
Kimse benimle konuşmadı.Personne n'a parlé avec moi.
Hiç konuşmadım.Je n'ai jamais parlé.
O, benimle hiç konuşmadı.Il n'a jamais discuté avec moi.
Türkçe konuşmadık.Nous n'avons pas parlé le turc.
O yüzden kimseye sür kontur çekemez. (sür kontur sadece kontur üzerine yapılan bir konuşmadır).Ne doit pas être confondu avec Waa (homonymie), Waha (homonymie) ou Waal (homonymie).
O, hepimizle konuşmadı mı?'".Vous n'avez pas confiance en nous ? ».
Mesela Latince, anadil olarak kimse konuşmadığı için ölü bir dildir.En tant que langue maternelle, le latin est une langue morte.
Yuko bir yabancı ile asla konuşmadı.Yuko nunca ha hablado con un extranjero.
Kumi kulübü hakkında konuşmadı.Kumi no habló sobre su club.
Tom dün gece Mary ile hiç konuşmadı.Tom no habló con Mary anoche.
O, hiç konuşmadı.No dijo nada.
O zamandan önce onunla hiç konuşmadı.Él no había hablado nunca antes con ella.
Tom o zamandan önce Mary ile hiç konuşmadı.Tom no había hablado con Mary antes.
Tom dünden beri konuşmadı.Tom no ha hablado desde ayer.
Tom'la konuşmadın mı?¿No has hablado con Tom?
Tom Fransızcayı çok iyi konuşmadı.Tom no hablaba francés muy bien.
Uzun bir süre Fransızca konuşmadım.Hace mucho tiempo que no hablo francés.
Tom kimseyle konuşmadı.Tom no habló con nadie.
Görmedim, duymadım, konuşmadım.No vi, no oí, no hablé.
Onunla konuşmadım.No he hablado con él.
Bugün Tom bile benimle konuşmadı.Hoy Tom ni siquiera habló conmigo.
O, partide benimle konuşmadı.No habló conmigo en la fiesta.
Terim'le hiç konuşmadım.Nunca hablé con Terim'le.
İkili bu olaydan sonra hiç konuşmadı.Supuestamente, el dúo no ha hablado desde entonces.
O yüzden kimseye sür kontur çekemez. (sür kontur sadece kontur üzerine yapılan bir konuşmadır).No dirás algo que no sea verdad; y, por lo tanto, no levantarás falso testimonio.
Onlarla konuşmadım.Non ho parlato con loro.
Onunla konuşmadın mı?Non ci hai parlato?
İkili bu olaydan sonra hiç konuşmadı.A quanto pare, la coppia non ha più parlato da allora.
Asosyal olabilirim , ama bu insanlarla konuşmadığım anlamına gelmez.Быть может, я и асоциален, но это не значит, что я не общаюсь с людьми.
Tom birkaç gündür benimle konuşmadı.Том не говорил со мной уже несколько дней.
Kimseyle konuşmadım.Я ни с кем не разговаривал.
Fransızcayı çok iyi konuşmadığımı şimdiden bilmelisiniz.Вы уже должны знать, что я не очень хорошо говорю по-французски.
Eşlerin konuşmadığı biçimi de vardır.У обоих есть жёны, которые их не удовлетворяют.
Bu süre içerisinde basınla hiç konuşmadı.На здоровье он до этого не жаловался.
Madonna yapımcısı hakkında "William ile bu konu hakkında konuşmadık.Мадонна говорила: «С Уильямом у меня нет разногласий.
O yüzden kimseye sür kontur çekemez. (sür kontur sadece kontur üzerine yapılan bir konuşmadır).فأرسل إليه: إنك لست صانعاً بانتفائك مما قال لبيد شيئاً، ولا قادراً على ما زلت به الألسن، فالحق بأهلك.
Bir oyunda, kişilerden birinin kendi kendine yaptığı konuşmadır.وفي رواية يتحدث الناس فيه بخير .
Bir oyunda, kişilerden birinin kendi kendine yaptığı konuşmadır.Eu acho que a vida de uma pessoa fala por si mesma, certo?
İkili bu olaydan sonra hiç konuşmadı.Depois disso, os dois nunca mais se falaram.
O, hepimizle konuşmadı mı?'".Dat ben je toch geheel met ons eens?”
Eşlerin konuşmadığı biçimi de vardır.De vrouwen komen erachter dat hun echtgenoten iets voor hun verbergt.
Terim'le hiç konuşmadım.Hij had überhaupt nog nooit over een transfer gesproken met Clasie.
Hiç konuşmadım.Ik heb nooit gepraat.
Bu süre içerisinde basınla hiç konuşmadı.Ani na chwilę nie zachwiał się pod naciskiem.
"'Arda'yla bile konuşmadık'". internethaber.com.Cordoba: "Zostaję w Interze" (pol.). intermediolan.com. .