konuşmadı ile cümle

konuşmadı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Biz uzun zamandır konuşmadık.We haven't had a talk for ages.
Ben asla tekrar Tom'la konuşmadım.I never spoke to Tom again.
Tom Boston hakkında konuşmadı.Tom didn't talk about Boston.
Tom, Mary hakkında hiç konuşmadı.Tom didn't talk about Mary at all.
Senin Fransızca konuşmadığını biliyorum.I know that you don't speak French.
O konuda Tom ile konuşmadım.I didn't talk to Tom about that.
Çok iyi Fransızca konuşmadığınızı biliyorum.I know that you don't speak French very well.
Henüz onun hakkında Tom'la konuşmadım.I haven't spoken to Tom about that yet.
Tom'un Fransızca konuşmadığından oldukça eminim.I'm pretty sure that Tom doesn't speak French.
Tom kimsenin Mary'yle konuşmadığından emin oldu.Tom made sure nobody talked to Mary.
O gece ne olduğu hakkında hiç konuşmadık.We never talked about what happened that night.
Hiç kimseyle Fransızca konuşmadım.I've never spoken to anyone in French.
Ben Tom'la konuşmadım.I didn't talk to Tom.
Ben o konuda hiç konuşmadım.I've never talked about it.
Senin hakkında hiç konuşmadık.We never talked about you.
Hiç o konuda konuşmadık.We never spoke about that.
Biz onun hakkında hiç konuşmadık.We never talked about it.
İyi Fransızca konuşmadığım için kimse beni anlamıyor.Nobody understands me because I don't speak French well.
Biz arabada konuşmadık.We didn't talk in the car.
Biz onun hakkında özellikle konuşmadık.We didn't talk specifically about that.
O asla inançları hakkında konuşmadı.He never talked about his beliefs.
Geçmişi hakkında hiç konuşmadı.He never talked about his past.
Hayır, henüz onunla konuşmadım.No, I haven't spoken to him yet.
Tom'un Fransızca konuşup konuşmadığını bilmiyorum.I don't know whether Tom speaks French or not.
Tom, Fransızcayı konuşabileceğini düşündüğüm kadar iyi konuşmadı.Tom didn't speak French as well as I thought he could.
Sana fazla konuşmadılar, değil mi?They didn't tell you much, did they?
Sami olanlar hakkında Leyla'yla hiç konuşmadı.Sami never spoke to Layla about what had happened.
Sami, Leyla'yla hiç konuşmadı.Sami never spoke to Layla.
Tom ile Mary birbirleriyle konuşmadılar.Tom and Mary didn't speak to each other.
Tom, Mary ile daha önce hiç konuşmadığını iddia ediyor.Tom claims he's never even talked to Mary.
Tom hala Mary'yle o konuda konuşmadı.Tom still hasn't talked to Mary about that.
Tom'la daha önce yapmak istemediği bir şey yapmaya ikna etmek için konuşmadım.I didn't talk Tom into doing anything he didn't already want to do.
Dün hiç Tom ile konuşmadım.I didn't speak to Tom at all yesterday.
Tom'la partide konuşmadım.I didn't talk to Tom at the party.
Tom ile konuşmadın, değil mi?You didn't talk to Tom, did you?
Tom, Fransızca konuşmadığını söylüyor.Tom says he doesn't speak French.
Tom ve ben bunu konuşmadık.Tom and I haven't discussed that.
Medya ile konuşmadım.I didn't talk to the media.
Boston hakkında konuşmadım.I didn't talk about Boston.
Bunun hakkında konuşmadım.I didn't talk about that.
Tom bu konuda konuşmadı.Tom hasn't talked about it.
Tom, Mary'nin Fransızca konuşmadığını söyledi.Tom said Mary didn't speak French.
Ben Fransızca konuşmadım.I didn't speak French.
Tom hiç Mary ile konuşmadı.Tom has never spoken to Mary.
Neden benimle onun hakkında konuşmadın?Why didn't you talk to me about it?
Henüz yönetici ile konuşmadım.I haven't yet talked to the manager.
Tom onun hakkında Mary ile konuşmadı.Tom hasn't talked to Mary about that.
Tom bunun hakkında Mary ile konuşmadı.Tom didn't talk to Mary about that.
Tom pek konuşmadı.Tom didn't talk much.
Tom ne olduğu hakkında Mary ile asla konuşmadı.Tom never spoke to Mary about what happened.
Tom uzun zamandır Mary ile konuşmadı.Tom hasn't spoken with Mary in a long time.
Son zamanlarda Tom ile konuşmadım.I haven't talked to Tom recently.
Tom ve Mary birbirleriyle uzun bir süre konuşmadılar.Tom and Mary haven't talked to each other in quite a while.
Tom ve Mary ile evlendiklerinden beri konuşmadım.I haven't spoken with Tom and Mary since they got married.
Tom ve Mary uzun zamandır birbirleriyle konuşmadılar.Tom and Mary haven't talked to each other in long time.
Yandaki yaşlı adamla hiç konuşmadım.I've never spoken to the old man who lives next door.
Tom'u partide gördüm, ama onunla konuşmadım.I saw Tom at the party, but I didn't speak to him.
Tom, kazasından beri benimle konuşmadı.Tom hasn't talked to me since his accident.
Bunun hakkında Tom ile konuşmadım.I haven't talked with Tom about that.
Tom'un Fransızca konuşmadığından şüpheleniyorum.I suspect that Tom doesn't speak French.

İlgili Sayfalar