konuşma ile cümle
konuşma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Sen ve Tom ne hakkında konuşmanız gerek?What do you and Tom need to talk about?
Sen ve Tom ne hakkında konuşmak zorundasınız?What do you and Tom have to talk about?
Tom, John hakkında Mary'yle konuşmayı reddetti.Tom refused to talk to Mary about John.
O günden beri Tom benimle konuşmadı.Tom hasn't talked to me since that day.
Tom seninle de konuşmak istemiyor.Tom doesn't want to talk to you either.
Şimdi onun hakkında konuşmak için zaman yok.There's no time to talk about that now.
Seninle konuşmak gerçekten güzeldi, Tom.It was really nice talking to you, Tom.
Lütfen yiyecek hakkında konuşmayı keser misin?Will you please stop talking about food?
Tom, ben özellikle seninle konuşmak istedim.Tom, I especially wanted to talk to you.
Tom seninle konuşmak istemediğini söylüyor.Tom says he doesn't want to talk to you.
Tom, Mary'nin onunla konuşmadığını fark etti.Tom realized Mary wasn't talking to him.
Tom benimle konuşmak için daha istekli olabilir.Tom might be more willing to talk to me.
Konuşman gereken kişi Tom'dur.Tom is the one you should be talking to.
Tom siyaset hakkında konuşmaktan hoşlanmaz.Tom doesn't like talking about politics.
Tom, Mary'yle iş hakkında konuşmak istemiyordu.Tom didn't want talk to Mary about work.
Gerçekten Tom'la konuşmak için bir şans isterim.I'd really like a chance to talk to Tom.
Sanırım sen doğrudan Tom'la konuşman gerek.I think you should talk directly to Tom.
Senin doğrudan Tom'la konuşman gerektiğini düşünüyorum.I think you should talk directly to Tom.
Tom'un önce seninle konuşmasına izin vermeliydim.I should've let Tom talk to you first.
Bu sabah Tom'la iyi bir konuşma yaptım.I had a good talk with Tom this morning.
Tom'la konuşmamamı söyledin, hatırlıyor musun?You told me not to talk to Tom, remember?
Tom, ne olduğu hakkında asla konuşmaz.Tom would never talk about what happened.
Tom bana seninle konuşmak zorunda olmadığımı söyledi.Tom told me I didn't have to talk to you.
Tom muhtemelen seninle konuşmak istemeyecektir.Tom probably won't want to talk with you.
Tom burada ve o sizinle konuşmak istiyor.Tom is here and he'd like to talk to you.
Bu, Tom'la hakkında konuşmam gereken şey.This is what I need to talk to Tom about.
Konuşmak için daha sonra bol vakit olacak.There'll be plenty of time to talk later.
Tom'a seninle konuşmanın bir faydası olmayacağını söyledim.I told Tom it'd be no use talking to you.
Onun hakkında Tom'la konuşmaya çalıştın mı?Have you tried talking to Tom about that?
Henüz Tom'la konuşma fırsatın oldu mu?Have you had a chance to talk to Tom yet?
O konuda Tom'la konuşmamı istiyor musun?Do you want me to talk to Tom about that?
Tom hastalığı hakkında konuşmak istemedi.Tom didn't want to talk about his illness.
Belki başka bir şey hakkında konuşmalıyız.Maybe we should talk about something else.
Hiç kimsenin bizim hakkımızda konuşmadığından oldukça eminim.I'm pretty sure no one's talking about us.
Senin konuda Tom'la konuşman gerektiğini düşünüyorum.I think you should talk to Tom about this.
Benimle hakkında konuşmak istediğin neydi?What was it you wanted to talk to me about?
Tom iş hakkında konuşmak istemediğini söyledi.Tom said he didn't want to talk about work.
İnsanların senin hakkında konuşma tarzını sevmiyorum.I don't like the way people talk about you.
Bunun hakkında Tom'la konuşmamı ister misiniz?Would you like me to talk to Tom about this?
Muhtemelen başka biriyle konuşmamız gerekecek.We'll probably need to talk to someone else.
Yapılması gereken hakkında konuşmalıyız.We need to talk about what needs to be done.
Tom sana benimle konuşmak istediğini söyledi, değil mi?Tom told you I wanted to talk to you, right?
Tom o konuda konuşmak istemediğini söylüyor.Tom says he doesn't want to talk about that.
Tom belki de Mary'yle konuşmayı denemeyecek bile.Tom probably won't even try talking to Mary.
Tom sorunları hakkında konuşmaktan hoşlanmaz.Tom doesn't like to talk about his problems.
Bize izin verir misiniz? Tom ve benim konuşmamız gerekiyor.Could you excuse us? Tom and I need to talk.
Tom besbelli ki benimle özel olarak konuşmak istedi.Tom obviously wanted to talk to me privately.
Tom şimdi konuşmak istediğim son kişi.Tom is the last person I want to talk to now.
Tom ile konuşmak senin için neden bu kadar önemli?Why is it so important for you to talk to Tom?
Tom'la konuşmak senin için neden bu kadar önemli?Why is it so important for you to talk to Tom?
Tom, Mary kapıyı açtığında konuşmayı kesti.Tom stopped talking when Mary opened the door.
Tom Mary ile konuşmak istemiyordu ama başka seçeneği yoktu.Tom didn't want to talk to Mary, but he had no choice.
Olanlar hakkında konuşmak Tom için zordur.It's hard for Tom to talk about what happened.
En kısa sürede onun hakkında konuşmalıyım.We need to talk about that as soon as possible.
Tom, o konu hakkında Mary'yle konuşmamı istiyor.Tom wants me to talk to Mary about that matter.
Mary odaya girdiğinde Tom konuşmayı kesti.Tom stopped talking when Mary entered the room.
Tom muhtemelen ne olduğu hakkında konuşmak istiyor.Tom probably wants to talk about what happened.
Tom Mary ile davranışı hakkında konuşmamı istiyor.Tom wants me to talk to Mary about her behavior.
Tom, Mary'yle konuşmak istedi ama o uzaklaştı.Tom wanted to talk to Mary, but she walked away.
Tom Mary'ye John'la uzun bir konuşma yaptığını söyledi.Tom told Mary that he had a long talk with John.