konuşma ile cümle

konuşma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Ne olduğu hakkında konuşmak zorunda kalacaksın.You're going to have to talk about what happened.
Bunun konuşmamız için en iyi zaman olduğunu sanmıyorum.I don't think this is the best time for us to talk.
Onunla ilgili bir sorunun varsa, onun hakkında Tom ile konuşmanı öneririm.If you've got a problem with that, I suggest you talk to Tom about it.
O kadar yüksek sesle konuşmamanı öneririm.I suggest you not talk so loud.
Sana ve Tom'a Mary hakkında konuşmamanızı öneriyorum.I suggest you and Tom don't talk about Mary.
Bir incitici söz ve bir küçümseme hariç, asla daha yumuşak tutkularla konuşmadı.He never spoke of the softer passions, save with a gibe and a sneer.
Boston'dan ayrıldığımdan beri Tom'la konuşmadım.I haven't spoken to Tom since I left Boston.
Mary, Tom'un cep telefonuyla başka bir kadınla yakından konuşmasına kulak misafiri oldu.Mary overheard Tom talking intimately to another woman on his mobile phone.
Konuşmanızı ne zaman yapıyorsunuz?When do you give your speech?
Mary evde İngilizce konuşmaz.Mary doesn't speak English at home.
Yarın konuşma yapıyorsun, değil mi?You're giving a speech tomorrow aren't you?
Tom'la konuşmak için bana bir şans ver.Give me a chance to talk to Tom.
Tom yapmayı planladığı konuşmanın bir kopyasını Mary'ye verdi.Tom gave Mary a copy of the speech he was planning to give.
Daha önce hiç bir konuşma yapmadım.I've never given a speech before.
Onun benimle konuşma şeklini sevmiyorum.I don't like the way she speaks to me.
Belki de Mary'le konuşması için Tom'u ikna edebilirim.Maybe I can convince Tom to talk to Mary.
Belki de Tom'u Mary'le konuşmaya ikna edebilirim.Maybe I can convince Tom to talk to Mary.
Tom burada Fransızca konuşmayan tek kişi.Tom is the only one here who doesn't speak French.
İnsanlarla konuşmaya devam etti.He kept talking to people.
Benim bile Tom'la konuşma şansım yoktu.I didn't even have a chance to talk to Tom.
Tom, Mary ve John'un konuşmasına kulak misafiri olmaktan kendini alamadı.Tom couldn't help overhearing Mary and John's conversation.
Seninle bir dakika konuşmam gerekiyor.I need to talk to you a minute.
Çocukluğu hakkında konuşmaya gelince Tom çok ağzı sıkıdır.Tom is very secretive when it comes to talking about his childhood.
Tom konuşman gereken kişidir.Tom is the one you need to talk to.
Yapılacak en iyi şey bu olaylar hakkında daha fazla konuşmamaktı.The best thing to do was to not talk any more about those events.
Tom seninle konuşmak istediğini söyledi. Şimdi burada olmanın nedeni bu mu?Tom said he wanted to talk to you. Is that why you're here now?
Tom'un seninle konuşmak istemesinin nedeni bu mu?Is that why Tom wanted to talk to you?
Tom şimdi Mary'yle konuşmak istemiyor.Tom doesn't want to talk to Mary right now.
Tom'la konuşmayı severim.I love talking to Tom.
Konuşman gereken kişinin Tom olduğunu sanmıyorum.I don't think Tom is the person you should be talking to.
Tom Fransızca konuşmamı söyledi.Tom told me you speak French.
Tom seninle Fransızca konuşmamı söyledi.Tom told me to speak to you in French.
Tom Mary hakkında konuşmaya devam etti.Tom kept talking about Mary.
Çok uzun bir konuşma yaptık.We had a very long talk.
Onun hakkında konuşmaktan bıktım.I'm sick of talking about it.
Sen bizimle konuşmalısın.You must talk to us.
Sen bizimle konuşmak zorundasın.You have to talk to us.
Bizimle konuşman gerekiyor.You need to talk to us.
Sen Tom'la konuşmak zorundasın.You have to talk to Tom.
Bizim konuşmamız gerekiyor.We must talk.
Biz konuşmak zorundayız.We must talk.
Biz konuşmalıyız.We must talk.
Biz özel konuşmalıyız.We must talk privately.
Bizim özel olarak konuşmamız gerekiyor.We need to talk privately.
Önce konuşmalıyız.We must talk first.
Önce biz konuşmalıyız.We should talk first.
Benimle konuşmaya gel.Come talk to me.
Konuşmak acıtıyor.It hurts to talk.
Az önce bir konuşma yaptık.We just had a talk.
Seninle konuşmama izin ver.Let me talk to you.
Tom konuşmayı kesti.Tom stopped talking.
Sadece Tom'la konuşmaya git.Just go talk to Tom.
Bizim daha fazla konuşmamız gerekiyor.We need to talk more.
Tom, bizim konuşmamız gerek.Tom, we need to talk.
Tom'la konuşmalı mıyım?Should I talk to Tom?
Belki konuşmalıyız.Maybe we should talk.
Konuşma faslı bitmiştir.I'm all done talking.
Daha fazla konuşmayacağım.I'm all done talking.
Sen ve ben konuşmalıyız.You and I should talk.
Tom'la konuşmalıyız.We should talk to Tom.

İlgili Sayfalar