konuşma ile cümle

konuşma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Tom hakkında konuşmak için burada olduğumuzu düşündüm.I thought we were here to talk about Tom.
Tom'a onunla konuşmadığımı söyle.Tell Tom that I'm not speaking with him.
Bu konuda Tom'la konuşmayacağım.I'm not going to talk to Tom about this.
Tom'la konuşmak istediğini anlıyorum.I understand you wish to speak with Tom.
Senin Tom'la konuşman gerektiğini anlıyorum.I understand you need to speak with Tom.
Konuşmak için bu şansa sahip olduğumuza sevindim.I'm glad we've had this chance to talk.
Tom, Mary'yle özel olarak konuşmak istedi.Tom wanted to speak to Mary privately.
Tom'la konuşmaya ihtiyacı olan tek kişi benim.I'm the one who needs to talk to Tom.
Artık onun hakkında konuşmayı tercih etmiyorum.I'd rather not talk about it anymore.
Tom'un neden Mary ile konuşmadığını merak ediyorum.I wonder why Tom didn't talk to Mary.
Kiminle konuşmam gerektiğini bilmek istiyorum.I want to know who I need to talk to.
Tom hava hakkında konuşmayı seviyor.Tom likes talking about the weather.
Seninle konuşmayı henüz bitirmedim.I'm not finished talking to you yet.
Tom'la onun hakkında konuşmak zorunda kalacağım.I'll have to talk to Tom about that.
Sizinle çok konuşmak istiyorum.I'd very much like to talk with you.
Keşke Tom hakkında konuşmayı durdurabilsen.I wish you'd stop talking about Tom.
Bu konuşmayı kaydediyor musun?Are you recording this conversation?
Bugün Tom bile benimle konuşmadı.Tom wouldn't even talk to me today.
Tom bugün konuşma yapmayacak.Tom won't be making a speech today.
Yüksek sesle konuşmanıza gerek yok.There's no need to speak so loudly.
O konuda konuşmama izin verilmiyor.I'm not allowed to talk about that.
Tom'un ailesiyle konuşmasını istedim.I asked Tom to talk to his parents.
Herkesin içinde konuşmaya alışkın değilim.I'm not used to talking in public.
Tom'la tekrar konuşmaya gideceğim.I'm going to go talk to Tom again.
Burada onun hakkında konuşmamayı tercih ederim.I'd rather not talk about it here.
Seninle biraz daha konuşmak istiyorum.I'd like to talk to you some more.
Tom'la özel konuşmak istiyorum.I wish to speak to Tom in private.
Dün gece Tom'la konuşmaya çalıştım.I tried talking to Tom last night.
Onun hakkında konuşmayacağım.I'm not going to talk about that.
Bunun hakkında konuşmam yasak.I'm not allowed to talk about it.
Bunun hakkında konuşmama izin yok.I'm not allowed to talk about it.
Tom'la konuşmak isteyeceğim.I'm going to want to talk to Tom.
Tom'la konuşmak zorunda kalacağım.I'm going to have to talk to Tom.
Sana Tom hakkında konuşmamanı söyledim.I told you not to talk about Tom.
Konuşmak isteyebileceğini düşündüm.I thought you might want to talk.
Tom, Mary ile konuşmak zorundasın.Tom, you've got to talk to Mary.
Tom Fransızca konuşmadığını söyledi.Tom said he didn't speak French.
Seninle konuşmayı bitirmiş değilim.I'm not finished talking to you.
Tom'la konuşmama izin verilmiyor.I'm not allowed to speak to Tom.
Seninle hemen konuşmam gerekiyor.I need to talk to you right now.
Tom, Mary'yle konuşmaktan korkuyordu.Tom was afraid to talk to Mary.
Seninle konuşmama izin verilmiyor.I'm not allowed to talk to you.
Sen büyük bir konuşma yazdın.You've written a great speech.
Tom seninle konuşmak istiyor.Tom would like to talk to you.
Tom bu konuda benimle konuşmak istemez.Tom won't talk to me about it.
Şimdi Tom bile benimle konuşmayacak.Tom won't even talk to me now.
Şimdi Tom'la konuşmaya gideceğim.I'll go talk to Tom right now.
Ben senin Tom'la konuşmamanı söyledim.I told you not to talk to Tom.
Tom bile benimle konuşmazdı.Tom wouldn't even talk to me.
Artık Tom benimle konuşmayacak.Tom won't talk to me anymore.
Tom Mary ile konuşmamı istedi.Tom asked me to talk to Mary.
Seninle konuşmam.I'm not going to talk to you.
Tom'la konuşmayacağım.I'm not going to talk to Tom.
Sadece Tom'la konuşmak için buradayım.I'm just here to talk to Tom.
Tom'la bir daha asla konuşmayacağım.I'll never talk to Tom again.
Bunun hakkında konuşmamayı tercih ederim.I'd rather not talk about it.
Tom'la konuşmaya gideceğim.I'm going to go talk to Tom.
Tom'la konuşmak için oraya gittim.I went there to talk to Tom.
Ben basına konuşmak istiyorum.I want to talk to the press.
Önce Tom'la konuşmam gerekiyor.I need to talk to Tom first.

İlgili Sayfalar