konuşma ile cümle

konuşma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
4
ORT. KELİME
Yabancılarla konuşma.Don't talk to strangers.
Çince konuşmada iyi misin?Are you good at speaking Chinese?
Kalabalık, konuşmacının etrafında toplandı.The crowd gathered around the speaker.
Ana konuşmayı kim yapıyor?Who's giving the main speech?
Aniden onlar konuşmayı kestiler.All of a sudden they stopped talking.
Ben ustabaşı ile konuşmak istiyorum.I'd like to talk to the foreman.
Onlar konuşmaya son verdiler.They put an end to the conversation.
Tom hakkında konuşma.Don't talk about Tom.
Tom'la konuşma.Don't talk to Tom.
O, Alzheimer hastalığı hakkında bir konuşma yaptı.He gave a speech about Alzheimer's disease.
Önce Tom'un konuşmasına izin ver.Let Tom talk first.
Hiç kimse Tom hakkında konuşmaz.Nobody talks about Tom.
O gerçekten Fransızca konuşmaz.He doesn't really speak French.
O onunla tekrar tekrar konuşmaya çalıştı.He tried to talk to her time and time again.
Benimle Tom hakkında konuşma. Biz dargınız.Don't speak to me about Tom. We're on bad terms.
O birkaç gün boyunca benimle konuşmadı.He didn't speak to me for several days.
Onun konuşma için doğal bir yeteneği var.He has a natural gift for speaking.
Konuşmak istiyorsan, elini kaldır.If you want to speak, raise your hand.
O şekilde konuşma.Don't talk that way.
Konuşmaya çalışma.Don't try to talk.
Fransızca konuşmam.I don't speak French.
Tom neredeyse hiç konuşmaz.Tom hardly ever talks.
Tekrar konuşmayacağız.We won't speak again.
Çok fazla konuşmayız.We don't talk much.
Uzun süre konuşmadık.We didn't talk long.
Tom niçin konuşmadı?Why didn't Tom speak?
Niçin konuşmadın?Why didn't you speak?
Hatta benimle konuşma.Don't even talk to me.
Şimdi benimle konuşma.Don't talk to me now.
Basına konuşma.Don't talk to the press.
Basına konuşmayın.Don't talk to the press.
Şimdi onlarla konuşma.Don't talk to them now.
Tom'la konuşmadın mı?Didn't you talk to Tom?
Herkes aynı anda konuşmaya başladı.Everyone started talking at once.
Tom'la konuşmadım.I didn't speak with Tom.
Senin dilimi konuşmam.I don't speak your language.
Ben ona benzer konuşmam.I don't talk like that.
Tom dünden beri konuşmadı.Tom hasn't spoken since yesterday.
Lütfen benimle konuşma.Please don't speak to me.
Onlar burada Fransızca konuşmazlar.They don't speak French here.
Onlar bu konuda konuşmadılar.They don't talk about it.
Onlar hiç konuşmaz.They don't talk at all.
Onlar Tom'la konuşmayacak.They won't speak to Tom.
Tom biriyle konuşmadı.Tom didn't talk to anybody.
Tom benimle konuşmadı.Tom didn't talk to me.
Din hakkında konuşmak istiyorlar.They want to talk about religion.
O, komşularıyla konuşmaya başladı.He started talking with his neighbors.
Tom Mary ile konuşmayacak.Tom won't talk to Mary.
Tom benimle konuşmayacak.Tom won't talk to me.
Yıllardır konuşmadık.We didn't talk for years.
Çok konuşmayız.We don't talk a lot.
Arkadaşım seninle konuşmak istiyor.My friend wants to talk to you.
Konuşmak zorunda değilsin.You don't have to speak.
Konuşmak zorunda değilsiniz.You don't have to speak.
Benim ailem hakkında konuşma.Don't talk about my family.
Çok fazla konuşmazsın, değil mi?You don't talk much, do you?
Konuşmak istiyorsun, değil mi?You want to talk, don't you?
Bana konuşma hakkında sorma.Don't ask me about the speech.
Benimle asla tekrar konuşma.Don't ever speak to me again.
Tom hakkında o şekilde konuşma.Don't talk about Tom that way.
İlgili Sayfalar