konuşma ile cümle

konuşma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Ne olacağı hakkında Tom'la konuşmamı ister misin?Do you want me to talk to Tom about what's going to happen?
Fransızca konuşmayı öğrenmeyi ne kadar çok istediğimi bilmiyorsun.You don't know how bad I want to learn how to speak French.
Sanırım tapmak isteyebileceğin ilk şey Tom'la konuşmaktır.I think the first thing you might want to do is talk to Tom.
Dün ne olduğu hakkında seninle konuşmak isterim.I'd like to have a word with you about what happened yesterday.
Tom gerçekten bunun hakkında konuşmak istemiyor, ama onun hiçbir seçeneği yok.Tom doesn't really want to talk about this, but he has no choice.
Son karşılaştığımızda seninle konuşma tarzı için özür dilemek istiyorum.I want to apologize for the way I talked to you the last time we met.
Şu an yapmak isteyeceğin son şey Tom'la konuşmak olduğunu düşünüyorum.I'd think that the last thing you'd want to do right now is talk to Tom.
Dün bunu seninle konuşmak istedim ama sen dinlemek istiyor gibi görünmüyordun.I wanted to discuss this with you yesterday, but you didn't seem to want to listen.
Konuşmak istiyorsan, konuş.If you want to talk, talk.
Dürüstçe konuşmanı istiyorum.I want you to speak frankly.
İkinizin benim hakkımda konuşmanızı istemiyorum.I don't want you two talking about me.
Sen tam konuşmak istediğim adamsın.You're just the man I want to speak to.
Sen tam konuşmak istediğim kişisin.You're just the person I want to speak to.
Olanlar hakkında konuşmak istemediğini biliyorum.I know you don't want to talk about what happened.
O güzel bir konuşmaydı.It was a beautiful speech.
Tom'un güzel kadınlarla konuşma sorunu var.Tom has trouble talking to beautiful women.
Tom bugün seninle konuşmak için çok meşgul.Tom is far too busy to talk to you today.
Karar vermeden önce Tom'la konuşmak istiyorum.I want to talk to Tom before I make up my mind.
Ben 2015 yılında 20'den fazla dil konuşmak niyetindeyim.I intend to speak more than 20 languages by 2015.
O neden ordu hakkında konuşmak için durdu?Why has he stopped talking about the army?
O benim bakış açımı destekleyen bir konuşma yaptı.He made a speech in which he supported my point of view.
O benim fikrimi destekleyen bir konuşma yaptı.He made a speech in which he supported my opinion.
O benim görüşlerimi destekleyen bir konuşma yaptı.He made a speech that supported my opinions.
Tom'la konuşmalıyım.I'm supposed to talk to Tom.
Tom'la konuşmam gerekir.I'm supposed to talk to Tom.
Tom'un hakkında konuşmamızın gerekmediğini düşünüyordum.I thought we weren't supposed to talk about Tom.
Bir şey hakkında seninle konuşmak zorundayım.I've got to talk to you about something.
Konuşmamız gereken bir şey var.There's something we need to talk about.
Konuşmadan önce kafanı kullan!Make your brain work before talking!
Artık bunun hakkında konuşmayalım.Let's not talk about it anymore.
Kimse konuşmayacak.No one will talk.
Kimse konuşmak istemiyor.No one wants to speak.
Konuşmak için hiç kimsem yok.I have no one to talk to.
Kimse bunun hakkında konuşmazdı.No one would talk about it.
Kimseyle konuşmadım.I didn't talk to anybody.
Tom'a kimseyle konuşmamasını söyle.Tell Tom not to talk to anyone.
Tom kimseyle konuşmaz.Tom won't speak to anybody.
Tom hiç kimseyle konuşmayacak.Tom won't talk to anyone.
Tom kimseyle konuşmak istemezdi.Tom wouldn't talk to anybody.
Birisiyle konuşmak zorundayım.I have to talk to somebody.
Birisiyle konuşmam gerekiyor.I have to talk to somebody.
Birisinin Tom'la konuşması gerekiyor.Somebody ought to talk to Tom.
Çok yüksek sesle konuşma. Onu uyandıracaksın.Don't speak too loud. You'll wake her up.
Konuşmaya devam et.Keep talking.
Tipik kız konuşması!Typical girl talk!
Onun her vesileyle büyük konuşmasından nefret ediyorum.I hate his talking big on every occasion.
Biri onunla ciddi bir şekilde konuşmalı.Someone should talk turkey to him.
Herkesin içinde konuşmak zordur.It is hard to speak in public.
Birçok insanın önünde konuşmanız gerekiyorsa sinirleniyor musunuz?Do you get nervous if you have to speak in front of many people?
Onunla konuşmam gerekiyor.I need to talk to him.
Onunla konuşmalıyım.I need to talk to him.
Şimdi Esperanto konuşmak istiyorum.Now I want to speak Esperanto.
İngilizce konuşmanın oldukça kolay olduğunu keşfettim.I discovered that speaking English was pretty easy.
O mükemmel bir konuşmacıdır.He is an excellent speaker.
O, konuşmaya konsantre olamadı.He couldn't concentrate on the conversation.
Saçma salak konuşma!Do not talk nonsense!
Konuşmalar yakında başlaması gerekir.The talks should begin soon.
Onlar sorun hakkında konuşmak için istekli.They are willing to talk about the problem.
Ailem hakkında konuşmayı durdurun.Stop talking about my family.
Böyle konuşmak hoş değil.It's not that high off the ground.
İlgili Sayfalar