konuşan ile cümle
konuşan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
"Kim o konuşan?" Diye sordu Henfrey."Kdo je to govori zdaj?" Vprašal Henfrey.
"Kim o konuşan?" Diye sordu Henfrey."Kdo to je mluvit teď?" Zeptal se Henfrey.
"Kim o konuşan?" Diye sordu Henfrey."Ki ez beszél most?" Kérdezte Henfrey.
"Kim o konuşan?" Diye sordu Henfrey."Kto to je hovoriť teraz?" Spýtal sa Henfrey.
"Kim o konuşan?" Diye sordu Henfrey."Kto to mówi teraz?" Zapytał Henfrey.
"Kim o konuşan?" Diye sordu Henfrey."Kuka tuo puhuu nyt?" Kysyi Henfrey.
"Kim o konuşan?" Diye sordu Henfrey."Mà nói là bây giờ?" Hỏi Henfrey.
"Kim o konuşan?" Diye sordu Henfrey. "Mr. Cuss, ben s'pose, "dedi Hall."누가 지금 말하기는?"Henfrey 물었다. "씨 악한 내가 s'pose, "홀 고 말했다.
"Kim o konuşan?" Diye sordu Henfrey. "Mr. Cuss, ben s'pose, "dedi Hall."المتواجدون التي تحدث الآن؟" سأل Henfrey. "السيد لعنة ، وأنا s'pose "، وقال هول.
"Kim o konuşan?" Diye sordu Henfrey. "Mr. Cuss, ben s'pose, "dedi Hall."あなたが聞くことができます - 何か?"沈黙。
"Kim o konuşan?" Diye sordu Henfrey. "Mr."Quem está falando agora?", Perguntou Henfrey.
"Kim o konuşan?" Diye sordu Henfrey. "Mr."Qui est-ce parler aujourd'hui?" A demandé Henfrey.
"Kim o konuşan?" Diye sordu Henfrey. "Mr."Siapa yang berbicara sekarang?" Tanya Henfrey.
"Kim o konuşan?" Diye sordu Henfrey. "Mr."Ποιος είναι αυτός μιλάει τώρα;" ρώτησε Henfrey.
"Kim o konuşan?" Diye sordu Henfrey. "Mr."Кто это говорил сейчас?" Спросил Henfrey.
"Kim o konuşan?" Diye sordu Henfrey. "Mr."Хто це говорив зараз?" Запитав Henfrey.
"Kim o konuşan?" Diye sordu Henfrey."¿Quién habla ahora?", Preguntó Henfrey.
"Kim o konuşan?" Diye sordu Henfrey."Vem är det som talar nu?" Frågade Henfrey.
"Kim o konuşan?" Diye sordu Henfrey."Wer spricht jetzt?", Fragte Henfrey.
"Kim o konuşan?" Diye sordu Henfrey."Wie is nu spreken?" Vroeg Henfrey.
"Kim o konuşan?" Diye sordu Henfrey."Кой е, че говоренето сега?", Попита Henfrey.
Konuşana da bak.Coi ai đang nói kìa
Konuşana da bak.Lihat siapa yang bicara
Konuşana da bak.Mira quién habla.
Konuşana da bak.Mira quién habla.
Konuşana da bak.Nézzenek oda, ki beszél!
Konuşana da bak.Regardes donc à qui tu parles.
Konuşana da bak.Senti chi parla.
Konuşana da bak.Ty tato też
Konuşana da bak.إنظر من يتكلم
Konuşan başkanımızdı.AAA: Este era o meu presidente.
Konuşan başkanımızdı.Acela a fost preşedintele meu.
Konuşan başkanımızdı.C'était mon président.
Konuşan başkanımızdı.Das war mein Präsident.
Konuşan başkanımızdı.Dat was mijn president.
Konuşan başkanımızdı.Det var min præsident.
Konuşan başkanımızdı.Đó là tổng thống của tôi.
Konuşan başkanımızdı.Este era mi presidente.
Konuşan başkanımızdı.Quello era il mio presidente.
Konuşan başkanımızdı.To był mój prezydent.
Konuşan başkanımızdı.Це був мій президент.
Konuşan başkanımızdı.Это был мой президент.
'Konuşan' diye kulaklarını gelmiş kadar, 'düşünce, ya da en azından bir onları. '"Det är ingen idé att tala till det, tänkte hon," tills dess öron har kommit, eller åtminstone en av dem. "
'Konuşan' diye kulaklarını gelmiş kadar, 'düşünce, ya da en azından bir onları. '"Det nytter ikke at tale til det," tænkte hun, "indtil dens ører er kommet, eller mindst en af dem. "
'Konuşan' diye kulaklarını gelmiş kadar, 'düşünce, ya da en azından bir onları. '"Ei kannata puhua siitä", hän ajatteli, "kunnes sen korvat ovat tulleet, tai ainakin yksi niistä. "
'Konuşan' diye kulaklarını gelmiş kadar, 'düşünce, ya da en azından bir onları. ''E' inutile parlare con esso, 'pensò,' fino alla sua orecchie sono venuti, o almeno una di loro. '
'Konuşan' diye kulaklarını gelmiş kadar, 'düşünce, ya da en azından bir onları. ''Het heeft geen gesprek met het,' dacht ze, 'tot zijn oren zijn gekomen, of ten minste een van hen. "
'Konuşan' diye kulaklarını gelmiş kadar, 'düşünce, ya da en azından bir onları. ''그것이 말하는 것을 소용 없다,'그녀는 귀가 올 때까지 ', 생각, 또는 적어도 하나의 그들의.
'Konuşan' diye kulaklarını gelmiş kadar, 'düşünce, ya da en azından bir onları. '"Não adianta falar com ele", pensou, "até seus ouvidos chegaram, ou pelo menos um deles. "
'Konuşan' diye kulaklarını gelmiş kadar, 'düşünce, ya da en azından bir onları. '"Nemá smysl mluvit k němu," pomyslela si, "až do jeho uší přišli, nebo alespoň jednu z nich. "
'Konuşan' diye kulaklarını gelmiş kadar, 'düşünce, ya da en azından bir onları. '"Nemá zmysel hovoriť k nemu," pomyslela si, "až do jeho uší prišli, alebo aspoň jednu z nich. "
'Konuşan' diye kulaklarını gelmiş kadar, 'düşünce, ya da en azından bir onları. '"No sirve de nada hablar de esto", pensó, "hasta que sus oídos han llegado, o al menos uno uno de ellos. "
'Konuşan' diye kulaklarını gelmiş kadar, 'düşünce, ya da en azından bir onları. '"Nu are rost să-l vorbind," gîndi ea, "până la urechile sale au venit, sau cel puţin o dintre ele. "
'Konuşan' diye kulaklarını gelmiş kadar, 'düşünce, ya da en azından bir onları. '"Semmi értelme beszélni hozzá," gondolta ", míg a füle is jön, vagy legalább egy őket. "
'Konuşan' diye kulaklarını gelmiş kadar, 'düşünce, ya da en azından bir onları. '"To nie ma sensu mówienie do niego" pomyślała, "aż do jego uszu przybyli, lub co najmniej jeden z nich. "
'Konuşan' diye kulaklarını gelmiş kadar, 'düşünce, ya da en azından bir onları. '"To ni govoril, da jo uporabljajo," je pomislila, "dokler ima ušesa prišel, oziroma vsaj en izmed njih. "
'Konuşan' diye kulaklarını gelmiş kadar, 'düşünce, ya da en azından bir onları. '"Няма смисъл да говори с него, помисли си тя, - са дошли до ушите, или най-малко една от тях. "
'Konuşan' diye kulaklarını gelmiş kadar, 'düşünce, ya da en azından bir onları. '"Це марно говорити з нею, подумала вона," до його вух прийшли, або, принаймні один з них.
'Konuşan' diye kulaklarını gelmiş kadar, 'düşünce, ya da en azından bir onları. '"Это бесполезно говорить с ней, подумала она," до его ушей пришли, или, по крайней мере один из них.
'Konuşan' diye kulaklarını gelmiş kadar, 'düşünce, ya da en azından bir onları. '"אין טעם לדבר אליו," היא חשבה, "עד אוזניו באים, או לפחות אחד מהם. "
İlgili Sayfalar