konuşan ile cümle

konuşan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Hayret ve şaşkınlık içinde, ‹‹Bakın, bu konuşanların hepsi Celileli değil mi?›› diye sordular.Здуміли ся ж усі і дивувались, говорячи один до одного: Чи не всі оце сі, що розмовляють, Галилейцї?
Hayret ve şaşkınlık içinde, ‹‹Bakın, bu konuşanların hepsi Celileli değil mi?›› diye sordular.И все изумлялись и дивились, говоря между собою: сии говорящие не все ли Галилеяне?
Hayret ve şaşkınlık içinde, ‹‹Bakın, bu konuşanların hepsi Celileli değil mi?›› diye sordular.וישתוממו ויתמהו ויאמרו איש אל רעהו הנה כל אלה המדברים הלא גלילים המה׃
Hayret ve şaşkınlık içinde, ‹‹Bakın, bu konuşanların hepsi Celileli değil mi?›› diye sordular.‎فبهت الجميع وتعجبوا قائلين بعضهم لبعض أترى ليس جميع هؤلاء المتكلمين جليليين‎.
Hayret ve şaşkınlık içinde, ‹‹Bakın, bu konuşanların hepsi Celileli değil mi?›› diye sordular.都 驚 訝 希 奇 說 、 看 哪 、 這 說 話 的 不 都 是 加 利 利 人 麼
Hayret ve şaşkınlık içinde, ‹‹Bakın, bu konuşanların hepsi Celileli değil mi?›› diye sordular.都 驚訝 希奇說 、 看 哪 、 這說話 的 不 都 是 加利利 人麼
‹‹Hepiniz gözlerinizle görüyorsunuz, kardeşim Benyamin, sen de görüyorsun konuşanın gerçekten ben olduğumu.A aj, oči vaše vidí, i oči bratra mého Beniamina, že ústa má mluví vám.
‹‹Hepiniz gözlerinizle görüyorsunuz, kardeşim Benyamin, sen de görüyorsun konuşanın gerçekten ben olduğumu.A hľa, vaše oči vidia aj oči môjho brata Benjamina, že vám to hovoria moje ústa.
‹‹Hepiniz gözlerinizle görüyorsunuz, kardeşim Benyamin, sen de görüyorsun konuşanın gerçekten ben olduğumu.A oto, oczy wasze widzą, i oczy brata mego, Benjamina, że usta moje mówią do was.
‹‹Hepiniz gözlerinizle görüyorsunuz, kardeşim Benyamin, sen de görüyorsun konuşanın gerçekten ben olduğumu.Ed ecco, i vostri occhi lo vedono e lo vedono gli occhi di mio fratello Beniamino: è la mia bocca che vi parla
‹‹Hepiniz gözlerinizle görüyorsunuz, kardeşim Benyamin, sen de görüyorsun konuşanın gerçekten ben olduğumu.Eis que os vossos olhos, e os de meu irmão Benjamim, vêem que é minha boca que vos fala.
‹‹Hepiniz gözlerinizle görüyorsunuz, kardeşim Benyamin, sen de görüyorsun konuşanın gerçekten ben olduğumu.És ímé a ti szemeitek látják, és az én atyámfiának Benjáminnak szemei, hogy az én szám szól hozzátok.
‹‹Hepiniz gözlerinizle görüyorsunuz, kardeşim Benyamin, sen de görüyorsun konuşanın gerçekten ben olduğumu.Glejte pa, oči vaše vidijo in oči brata mojega Benjamina, da usta moja so, ki z vami govore.
‹‹Hepiniz gözlerinizle görüyorsunuz, kardeşim Benyamin, sen de görüyorsun konuşanın gerçekten ben olduğumu.He aquí que vuestros ojos y los ojos de mi hermano Benjamín ven que es mi boca la que os habla
‹‹Hepiniz gözlerinizle görüyorsunuz, kardeşim Benyamin, sen de görüyorsun konuşanın gerçekten ben olduğumu.Kata Yusuf lagi, "Sekarang kalian lihat sendiri, juga engkau Benyamin, bahwa saya benar-benar Yusuf
‹‹Hepiniz gözlerinizle görüyorsunuz, kardeşim Benyamin, sen de görüyorsun konuşanın gerçekten ben olduğumu.당신들은 눈과 내 아우 베냐민의 눈이 보는바 당신들에게 이 말을 하는 것은 내 입이라
‹‹Hepiniz gözlerinizle görüyorsunuz, kardeşim Benyamin, sen de görüyorsun konuşanın gerçekten ben olduğumu.Này, các anh và Bên-gia-min, em tôi, đã thấy tận mắt rằng, chánh miệng tôi đã nói chuyện cùng các anh em đó.
‹‹Hepiniz gözlerinizle görüyorsunuz, kardeşim Benyamin, sen de görüyorsun konuşanın gerçekten ben olduğumu.Nu ser I, også min Broder Benjamin, med egne Øjne, at det er mig, der taler til eder;
‹‹Hepiniz gözlerinizle görüyorsunuz, kardeşim Benyamin, sen de görüyorsun konuşanın gerçekten ben olduğumu.Og nu ser både I og min bror Benjamin med egne øine at det er jeg som taler med eder.
‹‹Hepiniz gözlerinizle görüyorsunuz, kardeşim Benyamin, sen de görüyorsun konuşanın gerçekten ben olduğumu.Siehe, eure Augen sehen und die Augen meines Bruders Benjamin, daß ich mündlich mit euch rede.
‹‹Hepiniz gözlerinizle görüyorsunuz, kardeşim Benyamin, sen de görüyorsun konuşanın gerçekten ben olduğumu.Te näette omin silmin, ja myöskin veljeni Benjamin näkee, että minä itse teille puhun.
‹‹Hepiniz gözlerinizle görüyorsunuz, kardeşim Benyamin, sen de görüyorsun konuşanın gerçekten ben olduğumu.Voi vedeţi cu ochii voştri, şi fratele meu Beniamin vede cu ochii lui că eu însumi vă vorbesc.
‹‹Hepiniz gözlerinizle görüyorsunuz, kardeşim Benyamin, sen de görüyorsun konuşanın gerçekten ben olduğumu.Vous voyez de vos yeux, et mon frère Benjamin voit de ses yeux que c`est moi-même qui vous parle.
‹‹Hepiniz gözlerinizle görüyorsunuz, kardeşim Benyamin, sen de görüyorsun konuşanın gerçekten ben olduğumu.Και ιδου, οι οφθαλμοι σας βλεπουσι και οι οφθαλμοι του αδελφου μου Βενιαμιν, οτι το στομα μου λαλει προς εσας
‹‹Hepiniz gözlerinizle görüyorsunuz, kardeşim Benyamin, sen de görüyorsun konuşanın gerçekten ben olduğumu.И вот, очи ваши и очи брата моего Вениамина видят, что это мои уста говорят с вами;
‹‹Hepiniz gözlerinizle görüyorsunuz, kardeşim Benyamin, sen de görüyorsun konuşanın gerçekten ben olduğumu.И гледайте, вашите очи и очите на брата ми Вениамина виждат, че моите уста ви говорят.
‹‹Hepiniz gözlerinizle görüyorsunuz, kardeşim Benyamin, sen de görüyorsun konuşanın gerçekten ben olduğumu.והנה עיניכם ראות ועיני אחי בנימין כי פי המדבר אליכם׃
‹‹Hepiniz gözlerinizle görüyorsunuz, kardeşim Benyamin, sen de görüyorsun konuşanın gerçekten ben olduğumu.وهوذا عيونكم ترى وعينا اخي بنيامين ان فمي هو الذي يكلمكم.
‹‹Hepiniz gözlerinizle görüyorsunuz, kardeşim Benyamin, sen de görüyorsun konuşanın gerçekten ben olduğumu.況 且 你 們 的 眼 和 我 兄 弟 便 雅 憫 的 眼 、 都 看 見 是 我 親 口 對 你 們 說 話
‹‹Hepiniz gözlerinizle görüyorsunuz, kardeşim Benyamin, sen de görüyorsun konuşanın gerçekten ben olduğumu.況且 你 們的眼 和 我 兄弟 便 雅憫 的 眼 、 都 看 見 是 我 親口對 你 們說話
Hepsi daha önceden test edilmiş, doğal ve anadile uygun tercümeler sunan, bu anadili konuşan kişilerdir.Alla har genomgått test, har språket som modersmål som levererar naturliga, bekanta översättningar.
Hepsi daha önceden test edilmiş, doğal ve anadile uygun tercümeler sunan, bu anadili konuşan kişilerdir.Alle sind vorab geprüfte Muttersprachler, die natürlich klingende Übersetzungen liefern.
Hepsi daha önceden test edilmiş, doğal ve anadile uygun tercümeler sunan, bu anadili konuşan kişilerdir.Họ đều là người bản ngữ đã qua kiểm tra với khả năng cung cấp bản dịch mang tính địa phương tự nhiên.
Hepsi daha önceden test edilmiş, doğal ve anadile uygun tercümeler sunan, bu anadili konuşan kişilerdir.Ils sont tous locuteurs natifs pré-testés qui fournissent des traductions sonnant naturellement.
Hepsi daha önceden test edilmiş, doğal ve anadile uygun tercümeler sunan, bu anadili konuşan kişilerdir.이들은 자연스러운 현지 언어로 번역하는 사전 검증된 원어민입니다.
Hepsi daha önceden test edilmiş, doğal ve anadile uygun tercümeler sunan, bu anadili konuşan kişilerdir.To przetestowani rodowici użytkownicy języka, dostarczający autentycznych i naturalnie brzmiących tłumaczeń.
Hepsi daha önceden test edilmiş, doğal ve anadile uygun tercümeler sunan, bu anadili konuşan kişilerdir.自然な翻訳をお届けします Facebook 向けの短い投稿は10分程度 で翻訳することが出来ます
Hiç konuşmayan bireyler de var. Çok konuşanlar da var.Hay individuos que no hablan en absoluto, y otros que hablan mucho.
Hiç konuşmayan bireyler de var. Çok konuşanlar da var.Są tacy, którzy wcale nie mówią, i tacy, którzy mówią zbyt wiele.
Hiç konuşmayan bireyler de var. Çok konuşanlar da var.יש פרטים בעלי פיגור שכלי עמוק,
Hindistan'da 21 dil konuşan yer vardı, bu bir bakıma 21 ülke demektir.인도에는 언어별로 21개 주가 있죠, 21개의 국가가 존재한다고 할 수 있습니다.
Hindistan'da 21 dil konuşan yer vardı, bu bir bakıma 21 ülke demektir.Ci sono 21 stati linguistici in India, che è come dire 21 paesi diversi.
Hindistan'da 21 dil konuşan yer vardı, bu bir bakıma 21 ülke demektir.Er zijn 21 taalkundige staten in India, wat bijna neerkomt op 21 verschillende landen.
Hindistan'da 21 dil konuşan yer vardı, bu bir bakıma 21 ülke demektir.Es gibt in Indien 21 Sprachstaaten, das ist, als ob es 21 verschiedene Länder wären.
Hindistan'da 21 dil konuşan yer vardı, bu bir bakıma 21 ülke demektir.Existen 21 lenguas en India, que es como decir 21 países distintos.
Hindistan'da 21 dil konuşan yer vardı, bu bir bakıma 21 ülke demektir.Há 21 estados na Índia com línguas diferentes, o que é o mesmo que dizer 21 países diferentes.
Hindistan'da 21 dil konuşan yer vardı, bu bir bakıma 21 ülke demektir.Il y a 21 langues parlées en Inde, cela revient à dire 21 pays différents.
Hindistan'da 21 dil konuşan yer vardı, bu bir bakıma 21 ülke demektir.În India sunt 21 de state care vorbesc limbi diferite, ca şi cum ar fi 21 de ţări diferite.
Hindistan'da 21 dil konuşan yer vardı, bu bir bakıma 21 ülke demektir.Jest tam 21 obszarów językowych, co jest jak 21 różnych krajów.
Hindistan'da 21 dil konuşan yer vardı, bu bir bakıma 21 ülke demektir.Има 21 езикови щата в Индия, което е като да кажем 21 различни държави.
Hindistan'da 21 dil konuşan yer vardı, bu bir bakıma 21 ülke demektir.Индия делится на 21 штат по языковому принципу, с тем же успехом, она могла быть поделена на 21 страну.
Hindistan'da 21 dil konuşan yer vardı, bu bir bakıma 21 ülke demektir.יש 21 מדינות לשוניות בהודו, שזה כמו 21 מדינות שונות
Hindistan'da 21 dil konuşan yer vardı, bu bir bakıma 21 ülke demektir.وهناك 21 لغة تُتحدث في الهند، مثلما نقول 21 دولة مختلفة.
Hindistan'da 21 dil konuşan yer vardı, bu bir bakıma 21 ülke demektir.つまり21の国があるような状態でした 道にはいつもバスや電車に乗ったり歩いたりする人が
Hıristiyan, Müslüman, tabi ki, İngilizce konuşan, siz adını koyun.Christen und natürlich Muslime, alle auf Englisch, versteht sich.
Hıristiyan, Müslüman, tabi ki, İngilizce konuşan, siz adını koyun.Χριστιανικές, φυσικά Μουσουλμανικές, αγγλόφωνες, καλά κι ό'τι άλλο επιθυμείτε.
İkinci defa Amerikan Başkanı olarak seçilmiş özgürlük adına konuşan Barack Obama'ya diyorum ki:Pozivam predsednika Baraka Obamo, ki je ravno osvojil drugi mandat,
İkinci defa Amerikan Başkanı olarak seçilmiş özgürlük adına konuşan Barack Obama'ya diyorum ki:أنا أناشد الرئيس باراك أوباما، الذي فاز لتوه بفترة رئاسة ثانية،
İki sene önce burada konuşan TED üyesi,2년 전 테드 강연자 였던
İki sene önce burada konuşan TED üyesi,Có một TEDster, hai năm trước
İlgili Sayfalar