konuşan ile cümle
konuşan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bunun bir sebebi vardı - sonuçta konuşan bendim.Il y avait une raison pour cela; c'était moi.
Bunun bir sebebi vardı - sonuçta konuşan bendim.당연히 제 목소리로 만든 것이니까요.
Bunun bir sebebi vardı - sonuçta konuşan bendim.Mělo to svůj důvod -- byl jsem to já.
Bunun bir sebebi vardı - sonuçta konuşan bendim.Mengapa bisa begitu; ya, itu memang saya.
Bunun bir sebebi vardı - sonuçta konuşan bendim.Nem véletlenül: tényleg én voltam.
Bunun bir sebebi vardı - sonuçta konuşan bendim.Și era un motiv pentru asta, chiar eram eu.
Bunun bir sebebi vardı - sonuçta konuşan bendim.Υπήρχε λόγος γι' αυτό: Ήμουν εγώ.
Bunun bir sebebi vardı - sonuçta konuşan bendim.И причината за това беше, че това бях аз.
Bunun bir sebebi vardı - sonuçta konuşan bendim.Этому была причина: это и был я.
Bunun bir sebebi vardı - sonuçta konuşan bendim.והיתה לזה סיבה; זה הייתי אני.
Bunun bir sebebi vardı - sonuçta konuşan bendim.والسبب .. انه صنع من صوتي
Bunun bir sebebi vardı - sonuçta konuşan bendim.でも そう簡単に事は進みませんでした
Bunun için, bilmediği dili konuşan, kendi söylediklerini çevirebilmek için dua etsin.A protož, kdož mluví jazykem cizím, modl se, aby mohl vykládati.
Bunun için, bilmediği dili konuşan, kendi söylediklerini çevirebilmek için dua etsin.Azért a ki nyelveken szól, imádkozzék, hogy megmagyarázza.
Bunun için, bilmediği dili konuşan, kendi söylediklerini çevirebilmek için dua etsin.Bởi đó , kẻ nói tiếng lạ , hãy cầu_nguyện để được thông giải tiếng ấy .
Bunun için, bilmediği dili konuşan, kendi söylediklerini çevirebilmek için dua etsin.Bởi đó, kẻ nói tiếng lạ, hãy cầu nguyện để được thông giải tiếng ấy.
Bunun için, bilmediği dili konuşan, kendi söylediklerini çevirebilmek için dua etsin.C`est pourquoi, que celui qui parle en langue prie pour avoir le don d`interpréter.
Bunun için, bilmediği dili konuşan, kendi söylediklerini çevirebilmek için dua etsin.Daarom moet iemand die in vreemde talen spreekt, God vragen of hij het ook mag uitleggen.
Bunun için, bilmediği dili konuşan, kendi söylediklerini çevirebilmek için dua etsin.Därför må den som talar tungomål bedja om att han ock må kunna uttyda.
Bunun için, bilmediği dili konuşan, kendi söylediklerini çevirebilmek için dua etsin.Darum, welcher mit Zungen redet, der bete also, daß er's auch auslege.
Bunun için, bilmediği dili konuşan, kendi söylediklerini çevirebilmek için dua etsin.De aceea, cine vorbeşte în altă limbă, să se roage să aibă şi darul s'o tălmăcească.
Bunun için, bilmediği dili konuşan, kendi söylediklerini çevirebilmek için dua etsin." Derfor, den, som taler i Tunger, han bede om, at han må kunne udlægge det.
Bunun için, bilmediği dili konuşan, kendi söylediklerini çevirebilmek için dua etsin.Derfor, den som taler med tunge, han bede om at han må kunne tyde det!
Bunun için, bilmediği dili konuşan, kendi söylediklerini çevirebilmek için dua etsin.Dlatego kto mówi obcym językiem, niech się modli, aby mógł tłumaczyć.
Bunun için, bilmediği dili konuşan, kendi söylediklerini çevirebilmek için dua etsin.그러므로 방언을 말하는 자는 통역하기를 기도할지니
Bunun için, bilmediği dili konuşan, kendi söylediklerini çevirebilmek için dua etsin.Perciò chi parla con il dono delle lingue, preghi di poterle interpretare
Bunun için, bilmediği dili konuşan, kendi söylediklerini çevirebilmek için dua etsin.Por eso, quien habla en una lengua, pida en oración poderla interpretar
Bunun için, bilmediği dili konuşan, kendi söylediklerini çevirebilmek için dua etsin.Por isso, o que fala em língua, ore para que a possa interpretar.
Bunun için, bilmediği dili konuşan, kendi söylediklerini çevirebilmek için dua etsin.Pre tú príčinu ten, kto hovorí jazykom, nech sa modlí, že by vykladal.
Bunun için, bilmediği dili konuşan, kendi söylediklerini çevirebilmek için dua etsin.Sentähden rukoilkoon se, joka kielillä puhuu, että hän taitaisi selittää.
Bunun için, bilmediği dili konuşan, kendi söylediklerini çevirebilmek için dua etsin.Zato, kdor govori v jeziku, naj moli, da bi mogel razkladati.
Bunun için, bilmediği dili konuşan, kendi söylediklerini çevirebilmek için dua etsin.Δια τουτο ο λαλων γλωσσαν αγνωριστον ας προσευχηται δια να γεινη ικανος να διερμηνευη,
Bunun için, bilmediği dili konuşan, kendi söylediklerini çevirebilmek için dua etsin.А потому, говорящий на незнакомом языке, молись о даре истолкования.
Bunun için, bilmediği dili konuşan, kendi söylediklerini çevirebilmek için dua etsin.Братя, не бивайте деца по ум, но, бидейки дечица по злобата, бивайте пълнолетни по ум.
Bunun için, bilmediği dili konuşan, kendi söylediklerini çevirebilmek için dua etsin.Так, хто говорить (чужою) мовою, нехай молить ся, щоб міг вияснювати.
Bunun için, bilmediği dili konuşan, kendi söylediklerini çevirebilmek için dua etsin.על כן יתפלל המדבר בלשון וגם יפרשנה׃
Bunun için, bilmediği dili konuşan, kendi söylediklerini çevirebilmek için dua etsin.لذلك من يتكلم بلسان فليصلّ لكي يترجم.
Bunun için, bilmediği dili konuşan, kendi söylediklerini çevirebilmek için dua etsin.所 以 那 說 方 言 的 、 就 當 求 著 能 繙 出 來
Bunun için, bilmediği dili konuşan, kendi söylediklerini çevirebilmek için dua etsin.所以 那 說方言 的 、 就 當求 著 能 繙出來
Burada İzlandaca konuşan fazla kimse olmadığını farzediyorum.Estoy suponiendo que no hay muchas personas aquí que hablen islandés.
Burada İzlandaca konuşan fazla kimse olmadığını farzediyorum.Feltételezem, hogy nem sokan tudnak önök közül izlandiul.
Burada İzlandaca konuşan fazla kimse olmadığını farzediyorum.Ich nehme an, es sind nicht viele Leute hier, die Isländisch sprechen.
Burada İzlandaca konuşan fazla kimse olmadığını farzediyorum.Ik neem aan dat er weinig mensen hier zijn die IJslands spreken.
Burada İzlandaca konuşan fazla kimse olmadığını farzediyorum.Je présume qu'il n'y a pas beaucoup de gens ici qui parlent l'islandais.
Burada İzlandaca konuşan fazla kimse olmadığını farzediyorum.저는 여기에 아이슬란드어를 하시는 분이 많지 않다고 가정합니다.
Burada İzlandaca konuşan fazla kimse olmadığını farzediyorum.Oletettavasti joukossamme ei ole montaakaan islannin puhujaa.
Burada İzlandaca konuşan fazla kimse olmadığını farzediyorum.Předpokládám, že mezi vámi není mnoho těch, kteří mluví islandsky.
Burada İzlandaca konuşan fazla kimse olmadığını farzediyorum.Presumo que não haja muitas pessoas aqui que falem islandês.
Burada İzlandaca konuşan fazla kimse olmadığını farzediyorum.Presupun că nu sunt mulți oameni în public care vorbesc islandeza.
Burada İzlandaca konuşan fazla kimse olmadığını farzediyorum.Ritengo che in sala non ci siano molte persone che parlano islandese.
Burada İzlandaca konuşan fazla kimse olmadığını farzediyorum.Saya berasumsi tidak banyak orang di sini yang tahu Bahasa Islandia.
Burada İzlandaca konuşan fazla kimse olmadığını farzediyorum. Seçenekleri ikiye indirmeme izin verin.Я так понимаю, тут не много народу, кто говорит по-исландски, поэтому сузим выбор до двух вариантов.
Burada İzlandaca konuşan fazla kimse olmadığını farzediyorum.Tôi cho rằng không có nhiều người ở đây nói tiếng Aixơlen
Burada İzlandaca konuşan fazla kimse olmadığını farzediyorum.Zakładam że nie ma tutaj wiele osób które mówią po islandzku
Burada İzlandaca konuşan fazla kimse olmadığını farzediyorum.Υποθέτω δεν είναι πολλοί άνθρωποι εδώ που μιλάν Ισλανδικά.
Burada İzlandaca konuşan fazla kimse olmadığını farzediyorum.Предполагам, че няма много хора тук, които говорят исландски.
Burada İzlandaca konuşan fazla kimse olmadığını farzediyorum.Я припускаю, що тут немає багато людей, які розмовляють ісландською.
Burada İzlandaca konuşan fazla kimse olmadığını farzediyorum.אני מניח שאין הרבה אנשים כאן שיודעים איסלנדית.
Burada İzlandaca konuşan fazla kimse olmadığını farzediyorum.انا أعتقد انه لايوجد الكثير هنا مما يجيدون اللغة الآيسلندية
Burada İzlandaca konuşan fazla kimse olmadığını farzediyorum.たくさんいないと思うので 選択肢を2つに減らしましょう
İlgili Sayfalar