konuşabilir ile cümle

konuşabilir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
5
ORT. KELİME
İstediğin herhangi bir şey hakkında benimle konuşabilirsin.You can talk to me about anything you want.
Belki bunun hakkında daha sonra konuşabiliriz.Maybe we can talk about this some other time.
Belki de bizimle kamp yapmaya gitmesi konusunda Tom'la konuşabilirim.Maybe I can talk Tom into going camping with us.
Dürüstçe konuşabilir miyim?May I speak frankly?
Özgürce konuşabilirsin, Tom.You can speak freely, Tom.
Tom'la konuşabilir miyim, lütfen?Could I speak to Tom, please?
Salonda konuşabilir miyiz?Can we speak in the hall?
Seninle dışarıda konuşabilir miyim?Can I speak to you outside?
Yöneticinle konuşabilir miyim?Can I speak to your manager?
Müdürünle konuşabilir miyim?Can I speak to your manager?
Sizinle bir süre konuşabilir miyim?May I speak with you a moment?
Diğer odada konuşabilir miyiz?Can we speak in the other room?
Sizinle konuşabilir miyim, lütfen?Could I speak with you, please?
Neredeyse hepimiz Fransızca konuşabiliriz.Almost all of us can speak French.
Hemen hemen hepimiz Fransızca konuşabiliriz.Almost all of us can speak French.
Lütfen hepimiz sadece Fransızca konuşabilir miyiz?Can we all just speak French, please?
Bir arkadaşım akıcı bir biçimde Hintçe konuşabilir.A friend of mine can speak Hindi fluently.
Kendi kabilenin dilini konuşabilir misin?Are you still able to speak your tribal language?
Almanca konuşabilir miyiz?Can we speak German?
Fransızca konuşabilir miyizCan we speak French?
Onun yerine Fransızca konuşabilir miyiz?Can we speak French instead?
Fransızca konuşabilir miyiz?Could we speak French?
Sadece başka bir şey hakkında konuşabilir miyiz?Can we just talk about something else?
Başka bir şey hakkında konuşabilir miyiz lütfen?Can we talk about something else please?
Sanırım, Tom'dan daha iyi Fransızca konuşabilirim.I think I might be able to speak French better than Tom.
Sizinle konuşabilir miyiz?Can we have a word with you?
Konuşabilir miyim, lütfen?Can I have a word, please?
Yarın bunun hakkında konuşabilir miyiz?Can we talk about this tomorrow?
Danışmanınla konuşabilir miyim?Can I speak to your supervisor?
Sizinle bir saniye konuşabilir miyim çocuklar?Can I talk to you guys for a second?
Tom'la özel olarak konuşabilir miyim?Can I have a word with Tom in private?
Bir an için seninle konuşabilir miyim, lütfen?Can I speak to you for a moment please?
Seninle bir an konuşabilir miyim?Can I speak with you for a moment?
Bir an dışarıda konuşabilir miyiz?Can we speak outside for a moment?
Bir dakika ofisimde konuşabilir miyiz?Can we talk in my office for a minute?
Sadece bir dakika için Tom'la konuşabilir miyim?Can I just talk to Tom for a minute?
Siz çocuklarla bir dakika konuşabilir miyim?Can I talk to you guys for a minute?
Bunun hakkında bir dakika konuşabilir miyiz?Can we talk about this for a minute?
Sadece bir dakika konuşabilir miyim?Can I talk to for just a minute?
Müdürle konuşabilir miyim?Can I speak to the manager?
Bu konuda daha sonra daha fazla konuşabilir miyiz?Can we talk more about this later?
Seninle dışarıda bir saniye konuşabilir miyiz?Can I chat with you outside for a second?
Seninle kişisel bir şey hakkında konuşabilir miyim?Can I talk to you about something personal?
Seninle bir dakika özel olarak konuşabilir miyim?Can I talk to you in private for a minute?
Onların her ikisi de Fransızca konuşabilir.They both can speak French.
Japonca konuşabilirim.I can speak Japanese.
Seninle bir süre konuşabilir miyim, Tom?Could I speak to you for a moment, Tom?
Eğer istersen Tom'la konuşabilirim.If you'd like, I could talk to Tom.
Sadece benimle konuşabilirdin.You could've just talked to me.
Ben Osmanlıca konuşabilirim.I can speak Ottoman.
Ne oldu, Mary? İstiyorsan benimle konuşabilirsin.What's the matter, Mary? You can talk to me if you want.
O, Fransızca konuşabilir ve yazabilir.He can speak and write in French.
Sadece Tom Mary ile konuşabilir.Only Tom can talk to Mary.
Hey Tom, burada bir saniye için seninle konuşabilir miyim?Hey, Tom, can I talk to you over here for a second?
Belki bunu başka bir zaman konuşabiliriz.Perhaps we can talk about this at another time.
Tom Jackson'larla konuşabilir.Tom might talk to the Jacksons.
Dün gece hakkında konuşabilir miyiz?Could we talk about last night?
Ben yalnızca Fransızca konuşabilirim.I can only speak French.
Sanırım geçmek için yeterince iyi Fransızca konuşabilirim.I think I can speak French well enough to get by.
Onlarla konuşabilir miyiz?Can we talk with them?

İlgili Sayfalar