konuşabilir ile cümle

konuşabilir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
5
ORT. KELİME
Bizim hepimiz Fransızca konuşabilir, öyleyse Fransızca konuşalım.All of us can speak French, so let's speak French.
Tom hem Fransızcayı hem de İngilizceyi oldukça iyi konuşabilirler.Tom can speak both French and English quite well.
Tom hem Fransızcayı hem de İngilizceyi çok iyi konuşabilir.Tom can speak both French and English very well.
Arkadaşlarımdan bazıları Fransızcayı oldukça iyi konuşabilirler.Some of my friends can speak French fairly well.
Tom ve Mary her ikisi de Fransızca konuşabilir.Tom and Mary are both able to speak French.
Tom neredeyse benim kadar iyi Fransızca konuşabilir.Tom can speak French almost as well as me.
Arkadaşlarımdan sadece birkaç tanesi Fransızca konuşabilir.Only a few of my friends can speak French.
Kim Fransızcayı daha iyi konuşabilir, Tom mu yoksa Mary mi?Who can speak French better, Tom or Mary?
Tom senin kadar iyi Fransızca konuşabilir.Tom can speak French as well as you can.
Fransızca konuşan biriyle konuşabilir miyim?Can I talk to someone who speaks French?
Tom hem Fransızca hem de İngilizce konuşabilir.Tom can speak both French and English.
Tercih edersen, Fransızca konuşabiliriz.If you'd prefer, we can speak French.
Tom Fransızcayı hem konuşabilir hem de yazabilir.Tom can both speak and write French.
Tom bir yerli gibi Fransızca konuşabilir.Tom can speak French like a native.
Tom ayrıca biraz Fransızca konuşabilir.Tom can also speak a little French.
Tom Fransızca ve İngilizce konuşabilir.Tom can speak French and English.
Fransızca konuşabilirsin, değil mi?You can speak French, can't you?
Tom biraz Fransızca konuşabilir.Tom can speak French a little.
Tom da Fransızca konuşabilir.Tom can speak French as well.
Buradaki herhangi biri Fransızca konuşabilir mi?Can anyone here speak French?
Fransızca konuşabilir misin?Are you able to speak French?
Tom Fransızca konuşabilir.Tom is able to speak French.
Biraz Fransızca konuşabilirim.I can speak French a little.
Hepimiz Fransızca konuşabiliriz.All of us can speak French.
Fransızcayı iyi konuşabilir misin?Can you speak French well?
Yalnızca İngilizce konuşabilirim.I can only speak English.
Yalnız İngilizce konuşabilirim.I can only speak English.
Yalnızca Mandarin değil, Şangayca da konuşabilir.Not only can he speak Mandarin, but Shanghainese as well.
Biz burada sorunlar olmadan konuşabiliriz.We can speak here without problems.
Bir sorun olmadan burada konuşabiliriz.We can speak here without a problem.
Gizlice dinlenmeden burada konuşabiliriz.We can talk here without being overheard.
Biz bunun üzerine konuşabilir miyiz?Can we talk this over?
Bütün arkadaşlarım Fransızca konuşabilir.All of my friends can speak French.
Tüm arkadaşlarım Fransızca konuşabilir.All my friends can speak French.
Tom otuz dilde "Ben yalnızca Fransızca konuşabilirim." diyebilir.Tom is able to say "I can only speak French" in thirty languages.
Seninle biraz yalnız konuşabilir miyim?Could I talk to you alone for a second?
Akıcı bir şekilde İngilizce konuşabilirim.I can speak English fluently.
Akıcı bir şekilde Fransızca konuşabilirim.I can speak French fluently.
Akıcı bir şekilde Almanca konuşabilirim.I can speak German fluently.
Akıcı bir şekilde İtalyanca konuşabilirim.I can speak Italian fluently.
Akıcı bir şekilde İspanyolca konuşabilirim.I can speak Spanish fluently.
Ne Tom ne de Mary Fransızca konuşabilir.Neither Tom nor Mary can speak French.
Tom, seninle konuşabilir miyim?Tom, could I have a word with you?
Seninle bir dakika konuşabilir miyim?May I talk to you a minute?
Tom zorlukla konuşabilir.Tom could barely speak.
Başka bir şey hakkında konuşabilir miyiz?Can we talk about something else?
Onunla ilgili bir sorunun varsa, bu konuda konuşabiliriz.If you have a problem with that, we should talk about it.
Yavaş konuşabilir misin, lütfen?Can you speak slowly, please?
Daha yüksek sesle konuşabilir misin?Can you speak up?
Japonca konuşabilirim ama onu çok iyi okuyamam.I can speak Japanese, but I can't read it very well.
O, zorlukla konuşabilirdi.He could barely speak.
Tom sadece birkaç kelime Fransızca konuşabilir.Tom can only speak a few words of French.
Tom sadece kırık Fransızcayla konuşabilir.Tom can only speak in broken French.
Almanların çoğu İngilizce konuşabilirler.Most Germans can speak English.
Amerikalıların çoğu İngilizce konuşabilirler.Most Americans can speak English.
Bir yere gidip konuşabilir miyiz?Can we go somewhere and talk?
Neredeyse buradaki herkes Fransızca konuşabilir.Almost everyone here can speak French.
Neredeyse tanıdığım herkes Fransızca konuşabilir.Almost everyone I know can speak French.
Hem Tom hem Mary Fransızca konuşabilir.Both Tom and Mary can speak French.
Tom hariç, ailede herkes Fransızca konuşabilir.Except for Tom, everyone in the family can speak French.

İlgili Sayfalar