konuşabilir ile cümle

konuşabilir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
7
ORT. KELİME
Gençler sorunları hakkında kendi okullarının ya da eğitim yerlerinin sağlık hemşireleri ile konuşabilirler.Les jeunes peuvent parler de leurs problèmes à l’infirmier/infirmière de leur école ou de leur lieu d’études.
Gençler sorunları hakkında kendi okullarının ya da eğitim yerlerinin sağlık hemşireleri ile konuşabilirler.Los adolescentes pueden hablar de sus problemas con el personal sanitario de su colegio o su centro escolar.
Gençler sorunları hakkında kendi okullarının ya da eğitim yerlerinin sağlık hemşireleri ile konuşabilirler.Nuoret voivat puhua ongelmista oman koulun tai opiskelupaikan terveydenhoitajalle.
Gençler sorunları hakkında kendi okullarının ya da eğitim yerlerinin sağlık hemşireleri ile konuşabilirler.Unga kan prata om sina problem med hälsovårdaren på den egna skolan eller läroanstalten.
Gençler sorunları hakkında kendi okullarının ya da eğitim yerlerinin sağlık hemşireleri ile konuşabilirler.Молодые люди могут поговорить о своих проблемах с медицинским работником своего учебного заведения.
Gençler sorunları hakkında kendi okullarının ya da eğitim yerlerinin sağlık hemşireleri ile konuşabilirler.بإمكان الشباب أن يتحدثوا عن المشاكل مع الممرضة في المدرسة أو في مكان الدراسة.
Genel olarak sadece deneyini yaptığınız ve orada olan şeyler hakkında konuşabilirdiniz.Dar idea generală că doar poți -- doar realmente poți vorbi despre lucruri care au careva bază experimentală.
Genel olarak sadece deneyini yaptığınız ve orada olan şeyler hakkında konuşabilirdiniz.하지만 일반적으로는 학술원에서 펼쳐진 실험, 강연이나 토론등은 대부분 실험에 관련된 것이였습니다.
Genel olarak sadece deneyini yaptığınız ve orada olan şeyler hakkında konuşabilirdiniz.Maar het algemene idee was dat je alleen kon praten over dingen met een experimentele basis.
Genel olarak sadece deneyini yaptığınız ve orada olan şeyler hakkında konuşabilirdiniz.Ogólna zasada była taka, że rozmawiano tam tylko o zjawiskach, u podstawy których było doświadczenie.
Genel olarak sadece deneyini yaptığınız ve orada olan şeyler hakkında konuşabilirdiniz.אבל הרעיון הכללי הוא שיכולתם באמת לדבר על דברים אלה רק במקום ההוא, דברים שהיה להם איזה בסיס ניסויי.
Genel olarak sadece deneyini yaptığınız ve orada olan şeyler hakkında konuşabilirdiniz.لكن الفكرة العامة التي يمكنكم فقط -- يمكنكم فقط الحديث عن أشياء في ذلك المكان لديك بعض الأسس التجريبية.
Genel olarak sadece deneyini yaptığınız ve orada olan şeyler hakkında konuşabilirdiniz.そこで話してよいのは 何らかの実験の裏づけがあるものだけでした 地元の哲学者である
Gerçekten seninle konuşabilir miyim?Dois-je vraiment tout te raconter ?
Gerçekten seninle konuşabilir miyim?Tényleg elmondhatok neked mindent?
Gerçekten seninle konuşabilir miyim?هل علي حقا ان اتحدث معك؟
Görevlilerle ailenin durumu konusunda konuşabilirsiniz.Allí podrá hablar sobre la situación familiar con los trabajadores al cargo del servicio.
Görevlilerle ailenin durumu konusunda konuşabilirsiniz.På familjerådgivningen kan du diskutera familjens situation med de anställda.
Görevlilerle ailenin durumu konusunda konuşabilirsiniz.Perheneuvolassa voit keskustella perheen tilanteesta työntekijöiden kanssa.
Görevlilerle ailenin durumu konusunda konuşabilirsiniz.Vous pourrez discuter de la situation avec les travailleurs du centre familial.
Görevlilerle ailenin durumu konusunda konuşabilirsiniz.Сотрудники семейной консультации могут побеседовать с вами о ситуации в семье.
Görevlilerle ailenin durumu konusunda konuşabilirsiniz.من الممكن التشاور في الاستشارات العائلية فيما يتعلق بوضع العائلة مع العاملين.
Görevlilerle ailenin durumu konusunda konuşabilirsiniz.准备离婚的家庭,若有未满13周岁的孩子,应当联系家庭咨询处(perheneuvola)。
Güneşli bölgeler için de konuşabilirsiniz.Dar puteţi vorbi, de asemenea, despre locuri însorite.
Güneşli bölgeler için de konuşabilirsiniz.양지에 대해서도 살펴보죠.
Güneşli bölgeler için de konuşabilirsiniz.Maar je kunt ook praten over zonnige plekken.
Güneşli bölgeler için de konuşabilirsiniz.Man kann ebenso etwas über sonnige Orte sagen.
Güneşli bölgeler için de konuşabilirsiniz.Ma si può anche parlare di luoghi soleggiati.
Güneşli bölgeler için de konuşabilirsiniz.Możesz myśleć o słonecznych miejscach.
Güneşli bölgeler için de konuşabilirsiniz.Nhưng bạn cũng có thể nói về những nơi đầy ánh mặt trời.
Güneşli bölgeler için de konuşabilirsiniz.On peut aussi parler des endroits ensoleillés.
Güneşli bölgeler için de konuşabilirsiniz.Pero también puede uno hablar sobre sitios soleados.
Güneşli bölgeler için de konuşabilirsiniz.Μπορείς όμως να μιλήσεις και για ηλιόλουστα μέρη.
Güneşli bölgeler için de konuşabilirsiniz.Вы можете также поговорить о солнечных местах.
Güneşli bölgeler için de konuşabilirsiniz.Но може също да говорите и за слънчеви места.
Güneşli bölgeler için de konuşabilirsiniz.ואפשר לדבר גם על מקומות שמשיים.
Güneşli bölgeler için de konuşabilirsiniz.لكن من الممكن أن نتحدث عن المناطق المشمسة.
Güneşli bölgeler için de konuşabilirsiniz.日当たりの良い場所には生息地に 限らず 何が必要でしょうか?
Güneyli biri, Kuzeyli birinden farklı konuşabilir.Alguém do sul pode falar de modo diferente de alguém do norte.
Güneyli biri, Kuzeyli birinden farklı konuşabilir.Alguien del sur podría hablar muy diferente que uno del norte.
Güneyli biri, Kuzeyli birinden farklı konuşabilir.Cineva din Sud poate vorbi diferit de una din Nord.
Güneyli biri, Kuzeyli birinden farklı konuşabilir.Jemand aus dem Süden spricht vielleicht anders als jemand aus dem Norden.
Güneyli biri, Kuzeyli birinden farklı konuşabilir.남쪽 사람은 북쪽 사람과는 다르게 말하구요.
Güneyli biri, Kuzeyli birinden farklı konuşabilir.Ktoś z południa może mówić inaczej niż ten z północy.
Güneyli biri, Kuzeyli birinden farklı konuşabilir.Một người nào đó từ miền Nam có thể nói khác so với người miền Bắc.
Güneyli biri, Kuzeyli birinden farklı konuşabilir.Quelqu'un du Sud peut-être parler différemment d'une personne venant du Nord.
Güneyli biri, Kuzeyli birinden farklı konuşabilir.Жители южных и северных стран говорят по-разному.
Güneyli biri, Kuzeyli birinden farklı konuşabilir.מישהו מהדרום אולי ידבר אחרת ממישהו מהצפון.
Güneyli biri, Kuzeyli birinden farklı konuşabilir.شخص من الجنوب قد يتحدث بطريقة مختلفة عن شخص من الشمال.
Güneyli biri, Kuzeyli birinden farklı konuşabilir.人物が分かれば その人が どんな風にしゃべるかも分かってきます
- Harry, dinle. Konuşabiliriz.-Harry, đừng !Từ từ rồi nói chuyện!
- Harry, dinle. Konuşabiliriz.Harry, laten we erover praten.
- Harry, hiç komik değil. - Harry, dinle. Konuşabiliriz.Χάρι, δεν είναι αστείο αυτό!
- Harry, hiç komik değil. - Harry, dinle. Konuşabiliriz.هاري هذا ليس مضحك هارى اسمعنى يمكننا مناقشة ذلك
Hayatını kurtaran biriyle nasıl böyle konuşabilirsin?Ako môžeš byť taký k človeku, ktorý ti zachránil život?
Hayatını kurtaran biriyle nasıl böyle konuşabilirsin?Bagaimana bisa kamu bicara seperti itu pada penyelamat hidupmu?
Hayatını kurtaran biriyle nasıl böyle konuşabilirsin?Come puoi parlare così con la persona che ti ha salvato la vita?
Hayatını kurtaran biriyle nasıl böyle konuşabilirsin?Comment peux-tu parler ainsi de celle qui t'a sauvé la vie ?
Hayatını kurtaran biriyle nasıl böyle konuşabilirsin?Cum pot sa vorbesti asa cu cea care ti-a salvat viata?
Hayatını kurtaran biriyle nasıl böyle konuşabilirsin?Hoe kun je zo praten tegen die gene die je leven heeft gered?

İlgili Sayfalar