konuşabilir ile cümle
konuşabilir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
5
ORT. KELİME
Sadece müzikle konuşabiliriz.We can speak only with music.
Diyorum ki "Evet, bu konu hakkında konuşabilirizI say, "Yes, we can talk about this issue.
Canın sıkılınca gelip benimle konuşabilirsin.If you feel frustrated, tell it all to me.
Gerçekten seninle konuşabilir miyim?Shall I really tell it all to you?
Bir çeşit ruh hakkında konuşabiliriz, onları zoryacı bir hayalet.We could talk about a kind of soul, of a ghost accompanying them.
Burada kısaltmadan konuşabilirizWhich is incredibly important, because in medieval art the observer, the viewer is so blocked out.
Böyle bir umuda sahip olduğumuz için büyük cesaretle konuşabiliriz.Having therefore such a hope, we use great boldness of speech,
Ancak Rahman'ın izin verdiği konuşabilir, o da doğruyu söyler.None will speak except who is permitted by Ar-Rahman and says what is right.
Dediler ki: "Henüz beşikte olan bir çocukla biz nasıl konuşabiliriz?""How can we talk to one," they said, "who is only an infant in the cradle?"
"Biz beşikteki çocukla nasıl konuşabiliriz?" dediler."How can we talk to one," they said, "who is only an infant in the cradle?"
Bunun hakkında konuşabilir misiniz?Could you talk about this?
Ama benim hakkında konuşabilirim.But I can speak about mine.
On yıl daha konuşabiliriz ama yine de hiçbir şeyi değiştiremeyiz." sonucuna varıyor.We could talk for another ten years and not change anything," the envoy concluded.
Birçok Roman iki veya daha fazla dil konuşabilir.Many Romani people can speak two or more languages.
Biraz daha yavaş konuşabilir misiniz?Könnten Sie ein bisschen langsamer sprechen?
O Japonca konuşabilir.Sie kann Japanisch sprechen.
Jack Fransızca konuşabilir.Jack kann Französisch sprechen.
İngilizce konuşabilirim.Ich kann Englisch sprechen.
Ben İngilizce konuşabilirim.Ich kann Englisch sprechen.
O, Rusça konuşabilir.Sie kann Russisch sprechen.
O Fransızca konuşabilir mi?Kann er Französisch sprechen?
Fransızca konuşabilir misin?Kannst du Französisch sprechen?
Pedro ile konuşabilir miyim?Kann ich Pedro sprechen?
Konuşabilir miyiz?Können wir reden?
Toshio çok iyi İngilizce konuşabilir.Toshio kann sehr gut Englisch sprechen.
Biraz daha yavaşça konuşabilir misin?Könntest du ein bisschen langsamer sprechen?
O İspanyolca konuşabilir.Sie kann spanisch sprechen.
Daha yavaş konuşabilir misiniz?Können Sie langsamer sprechen?
O beş dil konuşabilir.Er kann fünf Sprachen sprechen.
Fransızca konuşabilirim.Ich kann Französisch sprechen.
Almanca konuşabilirsiniz.Sie können Deutsch sprechen.
Seninle konuşabilir miyim?Kann ich dich sprechen?
Sizinle konuşabilir miyim?Kann ich Sie sprechen?
Ben konuşabilirim.Ich kann sprechen.
Fransızca konuşabilir misiniz?Können Sie Französisch sprechen?
O, beş dil konuşabilir.Er kann fünf Sprachen sprechen.
Almanca konuşabilirler.Sie können Deutsch sprechen.
Çince konuşabilirim.Ich kann Chinesisch sprechen.
Mandarin konuşabilir misin?Kannst du Mandarin sprechen?
Tom konuşabilir.Tom kann sprechen.
Onunla konuşabilirdin.Du könntest mit ihm reden.
Çince konuşabilirim ama onu yazamam.Ich kann Chinesisch sprechen, aber nicht schreiben.
O at konuşabilir.Das Pferd kann sprechen.
Senli benli konuşabilir miyiz?Darf ich dich duzen?
Ayrıca konuşabilir.Außerdem kann er sprechen.
Ne kımıldayabilir, ne de konuşabilirler.Er habe sich nicht bewegen oder sprechen können.
(Kendine ait bir beyni vardır ve konuşabilir) Omnitrix in içinde 10 uzaylı DNA sı vardır.So kann Ben sich mit der Omnitrix jeweils in zehn Aliens verwandeln.
Önümüzdeki hafta sizle bir rehabilitasyon merkezinin kurulması hakkında konuşabilirim ancak bu olmayacak.Ein Sachverständiger für Psychiatrie kann schon in diesem Stadium beigezogen werden, muss aber nicht.
Sabah kasaba üyeleri kimin kötü bir role sahip olduğunu bulmak için konuşabilirler.Am frühen Morgen sollten dann die Ritter die unverteidigte Stadt besetzen.
Bu yüzden bununla ilgili tam bir güvenle konuşabilirim.Man kann ruhig darüber sprechen.
Kısmi tıkanma durumunda, kişi öksürür, nefes alabilir, konuşabilir.Auf dieser Stufe muss der Mensch noch essen, atmen, sich bewegen.
Seninle konuşabilir miyim?Puis-je te parler ?
İngilizce konuşmakla beraber Fransızca da konuşabilir.En plus de parler anglais, il peut parler français.
Daha yavaş konuşabilir misiniz?Pouvez-vous parler plus lentement ?
Özel konuşabilir miyiz?On peut parler en privé ?
Almanca konuşabilirsiniz.Vous savez parler allemand.
Bağırarak konuşabilirsin.Tu peux gueuler.
Ayrıca konuşabilir.Elle peut également parler.
Ne kımıldayabilir, ne de konuşabilirler.Elle est incapable de bouger ou de parler.
Bazıları okul zamanında hızlı konuşabilir.À l'école, il travaille aussi rapidement.