konuş ile cümle
konuş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Fransızca Fransa'nın yanı sıra İtalya bölgelerinde konuşulur.French is spoken in parts of Italy as well as in France.
Çok fazla Fransızca konuşmam.I don't speak French very much.
Keşke Fransızca konuşabilsem.If only I could speak French.
Fransızca konuşmadığım için huzursuzdum.I was ill at ease because I didn't speak French.
Brezilya'da konuşulan dil nedir?What is the language spoken in Brazil?
Brezilya'da hangi dili konuştuklarını merak ediyorum.I wonder what language they speak in Brazil.
Benim fikrim, Bay Brown'la konuşmamız gerektiğidir.My idea is that we should talk to Mr Brown.
Bay Brown Japonca'yı çok iyi konuşur.Mr Brown speaks Japanese very well.
Başkan Bush dün televizyon ve radyoda önemli bir konuşma yaptı.President Bush gave an important address on TV and the radio yesterday.
Bill ile konuşabilir miyim?May I speak to Bill?
Bill Japoncayı biraz konuşabilir.Bill can speak Japanese a little.
Bill şaşırtıcı bir akıcılık ile Japonca konuştu.Bill spoke Japanese with surprising fluency.
Biri İngilizce konuşur ve diğeri Japonca konuşur.One speaks English, and the other speaks Japanese.
Peter Abd'deki anne babasıyla haftada en az bir kez telefonda konuşur.Peter talks with his parents in the United States on the phone at least once a week.
Yüksek sesle konuş!Speak up!
Bir pasaport olmadan, bir ülkeyi terk etmek söz konusu değildir.Without a passport, leaving a country is out of the question.
Sık sık onunla otobüste konuşurum.I often talk to him on the bus.
Bir yabancı, otobüste benimle konuştu.A stranger spoke to me in the bus.
O ilk başta konuşma yarışmasını kazandığını fark etmedi.At first he did not realize that he had won the speech contest.
Boş konuşma.Don't talk nonsense!
Evet, şirket başkanı ile konuştum.Yes, I spoke with the company president.
Parti onun konuşmasıyla başladı.The party opened with his speech.
Parti ev sahibinin konuşması ile sona erdi.The party ended with a speech by the host.
Yeni Zelanda'da, halk İngilizce konuşur.They speak English in New Zealand.
Yeni Zelanda'da İngilizce konuşurlar.They speak English in New Zealand.
Nick Portekizce'yi çok iyi konuşabilir. Çünkü 5 yıldır onu öğreniyor.Nick can speak Portuguese very well. That's because he's been studying it for 5 years.
Nicole çok iyi Japonca konuşabiliyor.Nicole can speak Japanese very well.
Benimle ne hakkında konuşmak istiyorsun?What do you want to talk to me about?
Mümkün olduğunca yavaş konuşabilir misiniz?Could you speak as slowly as possible?
Niçin onun konuşma şeklinden hoşlanmıyorsun?Why do you dislike his way of speaking?
Çünkü hiç kimse benim dilimi konuşamaz.Because no man can speak my language.
Neden onun hakkında onunla doğrudan konuşmuyorsun?Why not talk to her about it directly?
Aynı dili konuşuyoruz, değil mi?We speak the same language, don't we?
Güneş altında herhangi bir şey hakkında konuşabilirsiniz.You can talk about anything under the sun.
Önce gel, sonra konuş.Come first, talk later.
Tom, bütün gece konuşmayı sürdürdü.Tom kept talking all night.
Tom Japoncayı akıcı olarak konuşur.Tom is a fluent speaker of Japanese.
Tom bir saattir telefonda konuşuyor.Tom has been talking on the phone for an hour.
Tom çok fazla konuştu ve sırrı ağzından kaçırdı.Tom talked too much and let the secret slip.
Tom'a ders sırasında konuştuğu için gözaltı cezası verildi.Tom was given detention for talking during class.
Tom İngilizcenin yanı sıra Almanca da konuşabilir.Tom can speak German as well as English.
Tom Bill'den daha yavaş konuşur.Tom speaks more slowly than Bill.
Tom ne kadar hızlı konuşuyor!How fast Tom speaks!
Tom İspanyolca konuşur, ve Betty de İspanyolca konuşur.Tom speaks Spanish, and Betty speaks Spanish, too.
Tom konuşmasını güzel bir şarkıyla kapadı.Tom closed his speech with a beautiful song.
Tom'un konuşma şekli benim sinirlerimi bozuyor.Tom's way of speaking gets on my nerves.
Tom'un konuşma şekli sinirlerime dokundu.Tom's way of speaking got on my nerves.
Tom'un konuşması mükemmeldi.Tom's speech was excellent.
Tom'la selamlaşıp konuşuyoruz.I am on speaking terms with Tom.
Tom eve döndüğünde onunla konuşacağım.I'm going to talk to Tom when he returns home.
İngilizce konuşmayı nasıl öğrendiğimi düşünüyorsun?How do you think I learned to speak English?
Tony İngilizceyi iyi konuşur.Tony speaks English well.
Tony benden daha iyi İngilizce konuşur.Tony speaks English better than I do.
Sınıfımızda İngilizceyi en iyi Tony konuşur.Tony speaks English the best in our class.
Tony Amerikalı olmasına rağmen, o İngilizce konuşamıyor.Though Tony is American, he can't speak English.
Tony İngilizceyi senin kadar iyi konuşur.Tony speaks English as well as you.
Donald diğerleri hakkında kötü konuşan insanları sevmez.Donald doesn't like people who speak ill of others.
Kimle konuşmak istiyorsun?Who do you want to speak to?
Sana İngilizce konuşmayı kim öğretiyor?Who teaches you English conversation?
Toshio çok iyi İngilizce konuşabilir.Toshio can speak English very well.
İlgili Sayfalar