konuş ile cümle

konuş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bu konuda seninle konuşuyorum.I talk to you about this.
Benim hakkımda kim seninle konuşuyor?Who is talking to you about me?
Preem Palver ilk konuşmacıdır.Preem Palver is the first speaker.
Jones ilk konuşmacı değil.Jones is not the first speaker.
Ben yokken hakkımda konuşma.Please don't talk about me when I'm gone.
Öğretmen Romalıların erdemleri hakkında konuşuyordu.The teacher was speaking about the virtue of the Romans.
Doktorunla konuştum.Bana en azından bir hafta yatakta kalman gerektiğini söyledi.I talked to your doctor. He told me that you needed to stay in bed for at least a week.
Kilisenin nerede olduğunu söyleyebilir misiniz? Ben rahip ile konuşmak zorundayım.Can you tell me where the church is? I have to speak with the priest.
Tom, Mary'yle sorun hakkında konuştu.Tom spoke about the problem with Mary.
Bu geçen gün hakkında konuştuğum kişi.This is the person I talked about the other day.
Son kez Fransızca konuştuğumdan beri uzun zaman oldu.It's been a long time since I last spoke French.
Yaşım konusunda erkek arkadaşıma yalan söyledim.I lied to my boyfriend about my age.
Bunun hakkında daha sonra konuşacağız.We'll talk about it later.
Bir yabancı dili konuşmak kolay değil.It's not easy to speak a foreign language.
Belki bir aylık zaman içerisinde akıcı şekilde konuşabileceğim.Maybe I'll be able to speak fluently in a month's time.
Seninle nerede konuşabilirim?Where can I speak with you?
Başbakan uzun uzun mali kriz hakkında konuştu.The prime minister spoke about the financial crisis at length.
İnsanlar aynı anda konuşuyorlar.People are speaking at the same time.
Konuşmayı severim.I like talking.
Ben Lojbanca konuşmak istiyorum.I want to talk in Lojban.
Şu anda Lojban konuşmak istiyorum.Right now, I want to speak Lojban.
Seninle özel olarak konuşmak istiyorum. Beni ara.I wish to speak with you in private. Call me.
Sizinle konuşmak bir zevkti.It's been a pleasure talking to you.
İsviçrelilerin çoğunluğu üç ya da dört dil konuşabilir.The majority of the Swiss can speak three or four languages.
İsviçrelilerin çoğunluğu üç ya da dört dil konuşabilmektedir.The majority of the Swiss can speak three or four languages.
İspanyolca, Güney Amerika'da yaygın bir biçimde konuşulur.Spanish is widely spoken in South America.
Yarın onun hakkında konuşabilir miyiz? Kafam patlayacak.Can we talk about that tomorrow? My head's going to explode.
Sağır insanlar birbirleriyle genellikle işaret dili kullanarak konuşurlar.Deaf people often talk to each other using sign language.
O şu anda beninmle konuşmak istemiyor ve neden bilmiyorum.He doesn't want to talk to me now, and I don't know why.
O şimdi benimle konuşmak istemiyor ve sebebini bilmiyorum.She doesn't want to talk to me now, and I don't know why.
Ben yavaş konuştuğum için insanlar sözümü kesmeye eğilimlidir.People tend to interrupt me because I speak too slowly.
Ben Finim ama İsveççe de konuşuyorum.I am Finnish, but I speak also Swedish.
Ben çok şey bilmeyebilirim ama Tom ne hakkında konuştuğunu bilmiyor.I may not know a lot, but I do know that Tom doesn't know what he's talking about.
O biraz İngilizce konuşuyor.He speaks a little English.
Bugün Mısır hakkındaki tüm bu konuşma oraya gitmemi istetiyor.All this talk of Egypt today makes me want to go there.
Onunla projeleriniz hakkında konuştunuz mu?Did you speak with him about your projects?
O zar zor İngilizce konuşur.She hardly speaks English.
Romatoid artrit belirtileri olan kişiler, ne yedikleri konusunda çok dikkatli olmalılar.People with rheumatoid arthritis symptoms should be careful about what they eat.
Ben para konusunda endişeli değilim.I'm not worried about money.
İyi bir baba olup olmayacağım konusunda endişe ediyorum.I worry about whether I'll be a good father.
Sorun hakkında onunla konuşup konuşmamam gerektiğini merak ediyorum.I wonder if I should talk to her about the problem.
Konuşabileceğim çok sayıda arkadaşım var.I have many friends I can talk to.
Tom Fransızca konuşabilmeyi diliyor.Tom wishes he could speak French.
Tom kendi kendine konuşuyordu.Tom was talking to himself.
Tom başka bir şey hakkında konuşmak istedi.Tom wanted to talk about something else.
Tom çok fazla konuştu.Tom talked too much.
Tom onunla kiliseye gitmem için benimle konuştu.Tom talked me into going to church with him.
Tom uykusunda konuştu.Tom talked in his sleep.
Tom şüphesiz büyük konuşur.Tom sure talks big.
Tom akıcı şekilde Fransızca konuşur.Tom speaks French fluently.
Tom tam bir konuşmacı.Tom is quite a talker.
Tom Fransızcayı akıcı bir şekilde konuşuyor.Tom is fluent in French.
Tom'un ne konuştuğu hakkında bir fikrin var mı?Do you have any idea what Tom is talking about?
Akıcı bir şekilde Portekizce konuşurum.I speak Portuguese fluently.
O, çok fazla konuşur.She speaks too much.
Ben konuşabiliyorum.I'm able to speak.
Ben Quenya konuşmuyorum.I don't speak Quenya.
Daha yüksek sesle konuş. Büyükbaban pek de iyi duymuyor.Speak louder. Your grandfather's hearing isn't so good.
Jean'le konuşmak istiyorum.I'd like to talk to Jean.
Hata yapmaktan korktuğu için konuşmak istemiyor.She doesn't want to speak, being afraid of making mistakes.
İlgili Sayfalar