konuş ile cümle
konuş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Siz konuşurken kestiğim için üzgünüm.I'm sorry to interrupt you while you're talking.
Konuşurken sizi rahatsız ettiğim için üzgünüm.I'm sorry to disturb you while you're talking.
Doktorumla konuşabilir miyim?Can I talk to my doctor?
Daha yavaş konuşabilir misiniz?Could you speak more slowly?
Arapça konuşur musun?Do you speak Arabic?
Arapça konuşuyor musun?Do you speak Arabic?
Arapça konuşuyor musunuz?Do you speak Arabic?
Çince konuşur musun?Do you speak Chinese?
İngilizce konuşan biri var mı burada?Does anyone here speak English?
O, Arapça konuşuyor.He speaks Arabic.
O Arapça konuşur.He speaks Arabic.
O zaten konuşmaya başlıyor.He's already beginning to talk.
O, Rusça da konuşabilir.He can speak Russian, too.
O Rusça da konuşabilir.He can also speak Russian.
Otobüste bir yabancı benimle konuştu.A stranger spoke to me on the bus.
Anlamadım çünkü kısık sesle konuştular.I didn't understand because they spoke in a low voice.
Fransızca konuşmam ama onu biraz anlarım.I don't speak French, but I understand it a little.
Çince konuşmam.I don't speak Chinese.
Benim bir telefon konuşması yapmam gerekiyor.I need to make a telephone call.
Konuşma şeklini gerçekten seviyorum.I really love the way you speak.
Ben yönetici ile konuşmak istiyorum.I should like to speak to the manager.
Arapça konuşurum ama İngilizce öğrenimi yapıyorum.I speak Arabic but I study English.
İngilizce konuşan, ruhsatlı bir kılavuz istiyorum.I want a licensed guide who speaks English.
Ben vali ile konuşma fırsatından yararlanmak istiyorum.I want to take advantage of the opportunity to speak to the governor.
Lütfen daha yüksek bir sesle konuşun.Please speak in a louder voice.
Ne hakkında konuştun?What did you talk about?
Lütfen daha yüksek sesle konuşun.Please speak more loudly.
Atasözleri konuşmanın bir süsüdür.Proverbs are an ornamentation of speech.
Sen dilimi konuşuyorsun.You're speaking my language.
Tom İspanyolca konuşuyor, ve Betty de.Tom speaks Spanish, and so does Betty.
Zenginmiş gibi konuştu.He speaks as if he were rich.
Daha sonra, onlarla konuşmadım.Afterwards, I did not speak with them.
Amerika Birleşik Devletleri'ndeki birçok sakinler İspanyolca konuşurlar.Many inhabitants of the United States speak Spanish.
Pedro ile konuşabilir miyim?May I speak to Pedro?
Anne babam İngilizce konuşmuyor.My parents don't speak English.
Afedersiniz, İngilizce konuşur musunuz?Pardon me, do you speak English?
Lütfen daha yavaş konuşun.Please speak more slowly.
Biliyorsun, geçen gün sokakta onunla karşılaştık, biz konuşmak için durduk.You know, I came across him in the street the other day, we stopped to chat.
Almanca konuşuyor musun?Do you speak German?
Bütün dünya İngilizce konuşuyor.The whole world speaks English.
Senin annen altı dil konuşuyor - Bu çılgınlık.Your mom speaks six languages — that's nuts.
Nasıl oluyor da o dili konuşabiliyorsun?How on earth can you speak that language?
Meksika'da hangi dil konuşuluyor?What language is spoken in Mexico?
Onlar Meksika'da hangi dili konuşuyorlar?What language do they speak in Mexico?
Onlar Amerika'da ne konuşuyorlar?What do they speak in America?
O tek kelime Fransızca söyleyemez ama üstelik bir yerli gibi İngilizce konuşur.He can't say one word of French, but then again he speaks English like a native.
Avustralya'da, onlar İngilizce konuşurlar.In Australia, they speak English.
Tam yabancı dillerden söz ederken, Fransızca konuşur musun?Speaking of foreign languages, do you speak French?
Konuşmadan önce düşün.Think before you speak.
Bu kitap Japonca'yı anadil olarak konuşmayan öğrenciler için tasarlandı.This book is intended for students who do not speak Japanese as a native language.
Çoğu İsviçre vatandaşı iki ya da üç dil konuşur.Most Swiss citizens speak two or three languages.
Jorge dört tane dil konuşabilir.Jorge can speak four languages.
Onlar sizin ülkenizde hangi dili konuşuyorlar?What language do they speak in your country?
Jessie bu şeyleri açıkça konuşmaz.Jessie does not speak of these things openly.
Jessie Fransızcayı kötü; Almancayı daha da kötü konuşuyordu.Jessie spoke bad French and worse German.
Onun İngilizce konuşabilip konuşamadığını biliyor musun?Do you know if she can speak English?
O Çince konuşuyor.She speaks Chinese.
O Çince konuşur.She speaks Chinese.
O çok kızgındı ve okul müdürüyle konuşmaya gitti.She was very mad and went to talk with the school manager.
Burada İspanyolca konuşulur.Spanish is spoken here.
İlgili Sayfalar