Ana içeriğe geç
Sözlük

kontrolü ile cümle

kontrolü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Her ikisi de kepazelik olarak kabul gördüğü bir zamanda doğum kontrolünü desteklemekteydiler.Both were early advocates of birth control at a time when this was considered scandalous.
Tüberküloz, Kliniği ve Kontrolü.CETL, Clinical and Communication.
Bu ağaç, çoğunlukla erozyon kontrolü ve vahşi hayata yiyecek sağlamak için dikilir.This grass is sometimes used for erosion control and restoring wetlands.
479 yılı civarında İtalya'da yeniden kontrolü sağlama umuduyla Odoacer'e karşı planlar yapmıştır.In about 479, Nepos began to plot against Odoacer, hoping to regain control of Italy for himself.
1403'te Bellinzona Misox'lu Alberto di Sacco'nin kontrolüne geçti.In 1403 Bellinzona was taken under the control of Alberto di Sacco of Val Mesolcina.
Tunus ordusunun kontrolü sağlamaya çalıştığı bildirildi.The Tunisian army was reportedly struggling to assert control.
Yine de Kırım'da Kerç Yarımadası ve Sivastopol Sovyet kontrolünde kalmıştır.13: The entirety of Crimea is under Soviet control.
Pete kontrolü ele alır.Michael takes over the controls.
Bakalım iki kardeşten hangisi kontrolü ele geçirip bu kirli işten galip çıkacak?Which of the family member will disrupt his plans and who will be truly a help to veeru?
Kontrolü ele geçiren oydu.The captain took control.
Şam sakini, bölgenin kısmen hükûmet kontrolü dışında olduğunu iddia etti.A resident of Damascus claimed that region was partly out of government control.
IŞİD ve müttefikleri 10 Haziran öğle saatlerinde şehrin kontrolünü tamamen ele geçirdi.The militants were in control of much of the city by midday on 10 June.
Kaynak Kontrolü VSPackage kendi özelleştirilmiş kullanıcı arabirimini sağlayabilir.A Source Control VSPackage can provide its own customised user interface.
Uçuş dinamikleri uçak dönüşünün üç boyutta kontrolün bilimidir.Flight dynamics is the science of air vehicle orientation and control in three dimensions.
Hücrede enzim aktivitesinin kontrolünün 5 ana yolu vardır.There are five main ways that enzyme activity is controlled in the cell.
Aynı zamanda yangın kontrolünde yardımcı rol oynarlar.They are also capable of providing direct fire support.
Zaten Libya, Eritre ve Somali İtalyan kontrolündeydi.Italy was already in possession of neighboring Eritrea and Somalia.
Araç kontrolü daha da geliştirilmiş ve artırılmıştır.The game engine is improved and expanded.
AENA ayrıca tüm İspanya'daki Hava Trafik Kontrolü'nden sorumludur.Gran Canaria is also responsible for all air traffic control in the Canaries.
Sınır kontrolü.Mission Frontiers.
Devletçiler hem iktisadi hem de bireysel alanda daha çok hükûmet kontrolünü savunur.Authoritarians favor a lot of government control in both the personal and economic areas.
Takımın kontrolü ise geçici olarak altyapı antrenörü Kevin MacDonald'a geçti.They were guided by local, but infamous, coach Kevin Mackey.
Doğum kontrolü birçok kültürde ve din açısından siyasi ve etik tartışmalara neden olmaktadır.Many countries limit access to birth control due to the religious and political reasons.
Yetkililerce vergi kontrolünü kolaylaştırır.The local government can then levy the tax assessment.
Jason kontrolünü kaybeder.Xander loses his left eye.
O zaman davranış omuriliğin kontrolüne geçer.The key to controlling Omega.
Çalışmalarını silahların kontrolü, insan hakları ve dış politika konularında sürdürdü.Later, his research focused on arms control, international organizations and international politics.
Bu araziler 1803’te kilise kontrolünden çıkınca, bölge Bavyera eyaletine katıldı.When these clerical states were dissolved in 1803, the territory fell to Bavaria.
Dalekler sonunda şehrin tüm kontrolünü ele almıştır.Insurgents took full control of the city.
Kentin kontrolünün hangi tarafta olduğu konusunda çelişkili haberler yayıldı.There has been conflict regarding to which governorate the town should belong.
Sovyetler Birliği'nde TV devlete ait ve devlet kontrolündeydi.Television in the Soviet Union was owned, controlled and censored by the state.
Mesane ve bağırsak kontrolü kaybedilir.The driver loses control and crashes.
CRC kontrolü ise ilk olarak veri çerçevesi alınır.They have to go through security screening first.
Bazıları özeldir aittir ama en büyük veritabanları devlet kontrolündedir.Some are private, but most of the largest databases are government-controlled.
Kontrolü güçtür.Attention is power.
Çeşitli sayısal modeller akış kontrolünde plazma aktüatörlerinin benzetimi için önerildi.Various numerical models have been proposed to simulate plasma actuations in flow control.
1914 yılında tamamiyle Suudiler'in kontrolü altına geçmiştir.By 1914, almost the entire continent was under European control.
"Hilbert'in Sağlık Kontrolü"."Hilbert's Program".
Kontrolünü kaybetmeye daha çok yatkındır.This was enough for him to lose his self-control.
Plazma aktüatörleri hali hazırda aerodinamik akış kontrolü için geliştirilen bir aktüatör tipidir.Plasma actuators are a type of actuator currently being developed for aerodynamic flow control.
İnternet'in Kontrolü Kimde?: Sınırsız Dünyanın Yanılsamaları.Who Influenced Whom?: Lessons from the Cold War.
New Orleans'ın kontrolü vampirler ve kurt adamlar arasında bölünmüştür.Battles ensue between the vampires and the werewolves.
Çevrilmeyen dövizler bir döviz kontrolü altında bulunur.When a batter inadvertently makes contact during a check swing.
Diyabet kontrolü % 80’dir."Target for renewable energy now 80 per cent".
Ona ayrıca Sicilya’nın kontrolü da devredildi.Sicily also had to be evacuated.
Gerektiğinde silah zoruyla bu kontrolü uygulamak imparatorun görevi anlamına geliyordu.It was up to the emperor to exercise that control, by force of arms if necessary.
Anlatıcı, Ligeia'ya bir çocuk gibi bağlanır, "çocuksu bir güvenle" onun kontrolüne girer.The narrator relies on Ligeia as if he were a child, looking on her with "child-like confidence".
Grey ise kontrolü ele almaya başlar.Meanwhile, Grey was in control.
VI. İoannis, Konstantinopolis'e girdi ve şehrin kontrolünü eline aldı.John VI entered Constantinople and took effective control of the city.
Bunun ötesinde Anadolu'nun bir kısmı, Mısır ve Arabistan'ı da kontrolü altına almayı başarmıştır.At times the Levant, much of Anatolia and parts of Egypt and Arabia were under its control.
Bölge daha sonralarında ise tamamen İngilizlerin kontrolüne girmiştir.Soon thereafter the other forts also came under British control.
Nikel metal hidrit pil hücresindeki şarj kontrolünü sağlar.Charge Sealed Nickel Metal Hydride Batteries.
Kısa bir süre sonra donanma, Malta Şövalyeleri'nin kontrolündeki Trablus'u kuşattı.A few hours later, the Brigade captured Nablus itself.
Trafik lamba kontrolü, güdümlü füzeler içinde de kullanıldı.It was also controlled by traffic lights inside the tunnel.
Akış kontrolü.Impulse control.
"Demba Ba Sağlık Kontrolünden Geçti"."Milli İHA kabul testlerini geçti".
Bu tarihten sonra bölgenin kontrolü Gürcü yönetimleri altında kaldı.Since then the city stayed under separatist control.
Ek güvenlik kontrolü olarak yararlıdır.Security controls should be validated.
Polisler olası kazaları önlemek için kontrolü sağlıyorlardı.Precautions were put in place to prevent further incidents.
Geniş bant taşıyıcılar, pazar güçlerinin kontrolünde bu faaliyetlerini icra etmelidirler.I must really ask the Head of Police to step in and prohibit these Sunday evening shows.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod