Oh Ha Ni oyuna konsantre ol.Фокусирай се върху играта, О Ха Ни.
Oksijen konsantrasyonunu 100 kat azaltarak 10 ppm seviyesine azaltırsak, ölmüyorlar.100分の1の10ppmにすると ミミズや線虫は死なずに 仮死状態になります
Oksijen konsantrasyonunu 100 kat azaltarak 10 ppm seviyesine azaltırsak, ölmüyorlar.즉, 산소의 농도를 1/100, 그러니까 10 ppm로 낮추면 이 선충류들이 죽지 않고
Oksijen konsantrasyonunu 100 kat azaltarak 10 ppm seviyesine azaltırsak, ölmüyorlar.שכאשר הפחתנו את ריכוז החמצן עוד יותר פי 100, ל-10 חלקים למליון, הם לא מתו,
Oksijen konsantrasyonunu 100 kat azaltarak 10 ppm seviyesine azaltırsak, ölmüyorlar.وهو أنه حينما قمنا بتقليل تركيز الأوكسجين بدرجة أكبر بـ١٠٠ مرة، إلى ١٠ أجزاء للمليون فإنهم لم يموتوا،
Ona konsantre oluyorsunuz! Bu Steve Jobs.Bạn sẽ tập trung vào ông ấy!
Ona konsantre oluyorsunuz! Bu Steve Jobs.바로 스티브잡스에게 집중하게 됩니다.
Ona konsantre oluyorsunuz! Bu Steve Jobs.אתם מתקדים עליו! זהו סטיב ג'ובס.
Ona konsantre oluyorsunuz! Bu Steve Jobs.تركزون أنظاركم عليه هو ! هذا هو ستيف جوبز.
Ona konsantre oluyorsunuz! Bu Steve Jobs.長ったらしい箇条書きとか
Ona konsantre oluyorsunuz!¡En él!
Ona konsantre oluyorsunuz!Naar hem!
Ona konsantre oluyorsunuz!Na nim! To jest Steve Jobs.
Ona konsantre oluyorsunuz!Sie achten auf ihn!
Ona konsantre oluyorsunuz!Su di lui!
Ona konsantre oluyorsunuz!Vă concentrați asupra lui!
Ona konsantre oluyorsunuz!Vous vous focalisez sur lui!
Ona konsantre oluyorsunuz!Вие се фокусирате върху него!
Ona konsantre oluyorsunuz!Конечно же, на нём!
Önceki yana, konsantre olamdin.Anche prima, non riusciva a concentrarti.
Önceki yana, konsantre olamdin.Dari awal, kamu tidak bisa konsentrasi>
Önceki yana, konsantre olamdin.Dès le début, tu n'as pas été capable de te concentrer.
Önceki yana, konsantre olamdin.Już wcześniej, nie mogłeś się skoncentrować.
Önceki yana, konsantre olamdin.Seit früher, warst du nicht in der Lage <br />dich zu konzentrieren.
Önceki yana, konsantre olamdin.Si mai devreme ai avut probleme de concentrare.
Önceki yana, konsantre olamdin.Από νωρίτερα, δεν ήσουν σε θέση να συγκεντρωθείς.
Önceki yana, konsantre olamdin.Только что ты не мог сосредоточится
Ön lob, odaklandığınız dikkat ve konsantrasyon merkezi.Der Frontallappen, wo Sie Aufmerksamkeit und Konzentration bündeln,
Ön lob, odaklandığınız dikkat ve konsantrasyon merkezi.전두엽은 우리가 주의와 집중을 하게 될 때 작용합니다.
Ön lob, odaklandığınız dikkat ve konsantrasyon merkezi.le lobe frontal, où se situent vos capacités d'attention et de concentration ;
Ön lob, odaklandığınız dikkat ve konsantrasyon merkezi.האונה הקדמית איפה שאתה מרכז את תשומת הלב שלך והריכוז,
Ön lob, odaklandığınız dikkat ve konsantrasyon merkezi.الفص الجبهي حيث يمكنك من تركيز إنتباهك وتركيزك
Ön lob, odaklandığınız dikkat ve konsantrasyon merkezi.集中したりする前頭葉 頭の中で物事を描いて
Öte yandan karşı takım konsantrasyonunu bozmuyor ve dolayısıyla görevleri yapabiliyor.Între timp, echipa adversă rămâne concentrată, putând să cucerească obiective.
Öte yandan karşı takım konsantrasyonunu bozmuyor ve dolayısıyla görevleri yapabiliyor.Pendant ce temps, l'équipe adverse reste concentrée, ce qui la rend capable de saisir des objectifs communs.
Öte yandan karşı takım konsantrasyonunu bozmuyor ve dolayısıyla görevleri yapabiliyor.Under tiden håller motståndarlaget sig fokuserade vilket betyder att de kan ta för sig "objectives".
Öte yandan karşı takım konsantrasyonunu bozmuyor ve dolayısıyla görevleri yapabiliyor.Un jugador decide que el otro es un noob y empieza la discusión.
Öte yandan karşı takım konsantrasyonunu bozmuyor ve dolayısıyla görevleri yapabiliyor.W międzyczasie przeciwna drużyna jest skoncentrowana, co oznacza, że mogą brać zadania.
Öte yandan karşı takım konsantrasyonunu bozmuyor ve dolayısıyla görevleri yapabiliyor.Παράλληλα, η αντίπαλη ομάδα μένει συγκεντρωμένη, που σημαίνει ότι μπορούν να κατακτήσουν στόχους.
Öte yandan karşı takım konsantrasyonunu bozmuyor ve dolayısıyla görevleri yapabiliyor.В то же время соперники сосредотачиваются на игре и продолжают уничтожать цели на карте.
Öyleyse unutmayın, asitliği yüksek anlamına gelir proton konsantrasyonu.Así que recuerde, acidez sólo significa una alta concentración de protones.
Öyleyse unutmayın, asitliği yüksek anlamına gelir proton konsantrasyonu.Jadi ingat, keasaman hanya berarti tinggi konsentrasi proton.
Öyleyse unutmayın, asitliği yüksek anlamına gelir proton konsantrasyonu.기억하세요. 산도는 단지 양성자의 고농도를 의미합니다
Öyleyse unutmayın, asitliği yüksek anlamına gelir proton konsantrasyonu.Pamatujte si, že kyselost znamená velkou koncentraci protonů.
Öyleyse unutmayın, asitliği yüksek anlamına gelir proton konsantrasyonu.Pamiętajcie, że wysoka kwasowość oznacza duże stężenie protonów.
Öyleyse unutmayın, asitliği yüksek anlamına gelir proton konsantrasyonu.Wie du dich erinnerst, bedeutet Säure einfach, eine hohe Konzentration an Protonen.
Öyleyse unutmayın, asitliği yüksek anlamına gelir proton konsantrasyonu.Запомнете,киселинността означава просто висока концентрация на протони.
Öyleyse unutmayın, asitliği yüksek anlamına gelir proton konsantrasyonu.Кислотність - це велика концентрація протонів.
Öyleyse unutmayın, asitliği yüksek anlamına gelir proton konsantrasyonu.או בסביבה חומצית - הדבר הזה ישחרר את החמצן שלו.
Petrol, güneş enerji konsantresidir.10億年かけて 莫大なエネルギーでたたきつけられ
Petrol, güneş enerji konsantresidir.Az olaj napenergia koncentrátum.
Petrol, güneş enerji konsantresidir.Básicamente, el petróleo es energía solar concentrada.
Petrol, güneş enerji konsantresidir.Cơ bản, dầu là năng lượng MT tập trung.
Petrol, güneş enerji konsantresidir.Fondamentalement, le pétrole est de l'énergie solaire concentrée.
Petrol, güneş enerji konsantresidir.Fondamentalmente, il petrolio è energia solare concentrata.
Petrol, güneş enerji konsantresidir.Im Grunde ist Öl nämlich konzentrierte Solarenergie.
Petrol, güneş enerji konsantresidir.In feite is olie geconcentreerde zonne-energie.
Petrol, güneş enerji konsantresidir.În principiu, petrolul este energie solară concentrată.
Petrol, güneş enerji konsantresidir.기본적으로 석유는 태양의 농축물입니다.
Petrol, güneş enerji konsantresidir.No essencial, o petróleo é energia solar concentrada.