komutanı ile cümle
komutanı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Seruya oğlu Yoav ordu komutanı, Ahilut oğlu Yehoşafat devlet tarihçisiydi.Και Ιωαβ, ο υιος της Σερουιας, ητο επι του στρατευματος Ιωσαφατ δε, ο υιος του Αχιλουδ, υπομνηματογραφος
Seruya oğlu Yoav ordu komutanı, Ahilut oğlu Yehoşafat devlet tarihçisiydi.А Иоав, Саруиният син беше над войската; а Иосафат, Ахилудовият син, летописец;
Seruya oğlu Yoav ordu komutanı, Ahilut oğlu Yehoşafat devlet tarihçisiydi.А Иоав, Саруиният син, беше над войската; а Иосафат, Ахилудовият син, летописец;
Seruya oğlu Yoav ordu komutanı, Ahilut oğlu Yehoşafat devlet tarihçisiydi.Иоав же, сын Саруи, был начальником войска; и Иосафат, сын Ахилуда, –дееписателем;
Seruya oğlu Yoav ordu komutanı, Ahilut oğlu Yehoşafat devlet tarihçisiydi.Иоав, сын Саруи, был начальником войска, Иосафат, сын Ахилуда, дееписателем,
Seruya oğlu Yoav ordu komutanı, Ahilut oğlu Yehoşafat devlet tarihçisiydi.ויואב בן צרויה על הצבא ויהושפט בן אחילוד מזכיר׃
Seruya oğlu Yoav ordu komutanı, Ahilut oğlu Yehoşafat devlet tarihçisiydi.وكان يوآب ابن صروية على الجيش ويهوشافاط بن اخيلود مسجلا
Seruya oğlu Yoav ordu komutanı, Ahilut oğlu Yehoşafat devlet tarihçisiydi.وكان يوآب ابن صروية على الجيش ويهوشافاط بن اخيلود مسجّلا
Seruya oğlu Yoav ordu komutanı, Ahilut oğlu Yehoşafat devlet tarihçisiydi.洗 魯 雅 的 兒 子 約 押 作 元 帥 . 亞 希 律 的 兒 子 約 沙 法 作 史 官
Seruya oğlu Yoav ordu komutanı, Ahilut oğlu Yehoşafat devlet tarihçisiydi.洗 魯雅 的 兒子 約押 作 元帥 . 亞希 律的 兒子 約沙 法作 史官
Şey, benim emniyetim bu komutanım. Boşverin komutanım.Bom, esta é a minha segurança.
Şey, benim emniyetim bu komutanım. Boşverin komutanım.حسنا، هذا ليس أخر الصف. نعم، أعرف.
Şey, benim emniyetim bu komutanım.Ett till skattebekostat Delta safari? Inte om General Garrison fråga.
Şey, benim emniyetim bu komutanım.Iată siguranţa mea, domnule.
Şey, benim emniyetim bu komutanım.Je to moja bezpečnosť, pane.
Şey, benim emniyetim bu komutanım.Pues, éste es mi seguro, señor.
Şey, benim emniyetim bu komutanım.Safari Delta yang dibiayai pembayar pajak lagi? - Bukan jika Jend. Garrison yang tanya.
Şey, benim emniyetim bu komutanım.Sergent. Hvad sker der her? Bare en flyvende skydeøvelse, Sir.
Şey, benim emniyetim bu komutanım.To ale není moc bezpečné pro mě, pane.
Şey, benim emniyetim bu komutanım.Tukaj ga varujem, gospod.
Şey, benim emniyetim bu komutanım.- Znowu Delta urządza safari? - Nie, jeśli pyta generał Garrison. Ja pytam.
Şey, benim emniyetim bu komutanım.Αυτή είναι η ασφάλειά μου, κύριε.
Şey, benim emniyetim bu komutanım.Добре, това е моята безопасност, сър.
Şey, benim emniyetim bu komutanım..כאן הנצרה שלי, המפקד
-Silahını getirmişsin. -Evet komutanım. Ateş etmemi ister misiniz?العريف إفيرسمان.
-Silahını getirmişsin. -Evet komutanım.?הבאת את הנשק שלך .כן, המפקד-
Şimdi 4 ISAF komutanından sonra, farklı bir mesaj duyuyoruz:지금, 4대 ISAF의 사령관들에게 우리는 다른 메세지를 듣습니다.
Şimdi 4 ISAF komutanından sonra, farklı bir mesaj duyuyoruz:Acum, dupa patru întălniri ISAF, ascultăm un mesaj diferit:
Şimdi 4 ISAF komutanından sonra, farklı bir mesaj duyuyoruz:Agora, 4 Comandantes da ISAF mais tarde, ouvimos uma mensagem diferente:
Şimdi 4 ISAF komutanından sonra, farklı bir mesaj duyuyoruz:Bây giờ đã qua bốn thế hệ ISAF, chúng ta lại được nghe thông điệp khác:
Şimdi 4 ISAF komutanından sonra, farklı bir mesaj duyuyoruz:Most, négy parancsnokkal később más üzenetet hallunk:
Şimdi 4 ISAF komutanından sonra, farklı bir mesaj duyuyoruz:Później, podczas czwartego etapu operacji usłyszeliśmy inny komunikat:
Şimdi 4 ISAF komutanından sonra, farklı bir mesaj duyuyoruz:Quattro COM ISAF dopo, abbiamo sentito un messaggio diverso:
Şimdi 4 ISAF komutanından sonra, farklı bir mesaj duyuyoruz:Tras cuatro comandantes de la ISAF, escuchamos un mensaje diferente:
Şimdi 4 ISAF komutanından sonra, farklı bir mesaj duyuyoruz:Vier COMISAFs later horen we een andere boodschap:
Şimdi 4 ISAF komutanından sonra, farklı bir mesaj duyuyoruz:Vier Kommandeure später klingt das ein bisschen anders:
Şimdi 4 ISAF komutanından sonra, farklı bir mesaj duyuyoruz:Τώρα, τέσσερις διοικητές της Διεθνούς Δύναμης αργότερα ακούμε ένα διαφορετικό μήνυμα:
Şimdi 4 ISAF komutanından sonra, farklı bir mesaj duyuyoruz:Сега, четири командвания на ИСАФ по-късно, чуваме различно послание:
Şimdi 4 ISAF komutanından sonra, farklı bir mesaj duyuyoruz:Сейчас уже четыре командующих ISAF сменились, и мы слышим другие заявления:
Şimdi 4 ISAF komutanından sonra, farklı bir mesaj duyuyoruz:עכשיו ארבעה מפקדי ISAF מאוחר יותר, אנחנו שומעים מסר אחר:
Şimdi 4 ISAF komutanından sonra, farklı bir mesaj duyuyoruz:الان وبعد اربعة قادة لايساف , نسمع رسالة مختلفة
Şimdi 4 ISAF komutanından sonra, farklı bir mesaj duyuyoruz:違う言葉が聞かれました 「軍事的には勝利することはできません
Sorusu olan? Hangi bina komutanım?Fra C-2 Bird koordineres luftmissionen af Oberst Matthews... ...og jeg koordinerer landstyrkerne.
Sorusu olan? Hangi bina komutanım? Onu şimdi belirleyeceğiz.Sotilaiden kuormuri menee takaisin kohderakennukselle
Şu serseri mermi doldurmak için durduğunda beni koru! -Hadi! -Komutanım.Älä ole niin vitun äänekäs!
Şu serseri mermi doldurmak için durduğunda beni koru! -Hadi! -Komutanım.¡Cuando el imbécil pare a recargar, cúbreme! -¡Hazlo! -¡Sí, señor!
Şu serseri mermi doldurmak için durduğunda beni koru! -Hadi! -Komutanım.כשהטמבל הזה יעצור כדי .לטעון מחדש, תחפה עליי
-Teçhizatını alın. Yaralıları çıkarın. -Anlaşıldı komutanım!.קחו את כל הציוד שלו .הוציאו את הפצועים
Toplantılarının yerini ve zamanını ben seçmiyorum. Ben bir şey demedim komutanım.لقد طلبت درعا خفيفا وأي سي 130 سبكتر مروحيات مسلّحة. . .
Ve bölük komutanımı gördüm.Megláttam az alezredesem.
Ve bölük komutanımı gördüm. Onu yüzüstü bırakmıştım.A viděl jsem velitele své roty, protože jsem ho dostal na dno.
Ve bölük komutanımı gördüm. Onu yüzüstü bırakmıştım.Dan saya mengunjungi komandan batalyon saya, karena saya membuatnya sedih.
Ve bölük komutanımı gördüm. Onu yüzüstü bırakmıştım.Et j'ai vu mon commandant de bataillon, parce que je l'avais déçu.
Ve bölük komutanımı gördüm. Onu yüzüstü bırakmıştım.Fui ter com o comandante do meu batalhão, porque o tinha desiludido.
Ve bölük komutanımı gördüm. Onu yüzüstü bırakmıştım.Ho visto il mio comandante di battaglione, poichè l'avevo deluso.
Ve bölük komutanımı gördüm. Onu yüzüstü bırakmıştım.Ik ging naar mijn bataljonscommandant, omdat ik hem teleurgesteld had.
Ve bölük komutanımı gördüm. Onu yüzüstü bırakmıştım.그리고 저희 대대장을 만났습니다. 저 때문에 실망했을 테니까요.
Ve bölük komutanımı gördüm. Onu yüzüstü bırakmıştım.Mi-am zărit comandantul de batalion, îl dezamăgisem.
Ve bölük komutanımı gördüm. Onu yüzüstü bırakmıştım.Og jeg så min bataljonschef, fordi jeg havde skuffet ham.
Ve bölük komutanımı gördüm. Onu yüzüstü bırakmıştım.Tôi phải đến gặp chỉ huy tiểu đoàn bởi tôi đã làm ông ta thất vọng.