Ana içeriğe geç
Sözlük

komple ile cümle

komple kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bu eser Vermeer'in çalışmaları arasında en büyük ve kompleks eseridir.É a maior e a mais complexa de todas as obras de Vermeer.
İnsanlarda, insan NatA ve NatB kompleksler tespit edilmiş ve karakterize edilmiştir.Em humanos, somente um complexo NAT, o NatA humano, tem sido identificado e caracterizado.
Kentte ayrıca Trollywood adında bir sinema kompleksi yer almaktadır.Existe também uma infraestrutura para a produção de filmes conhecida por Trollywood.
Kompleksin ortasında Vicente Traver çeşmesi yer alır.No centro está a fonte Vicente Traver.
İki tür endohedral kompleks mevcuttur: endohedral metallofullerenler ve metal olmayan takviyeli fullerenler.Existem dois tipos de complexos endoédricos: metalofulerenos endoédricos e fulerenos dopados não-metálicos.
Tek başına protein zincirleri bazen gruplanarak protein kompleksleri oluşturabilir.Cadeias individuais de proteínas podem por vezes agrupar-se para formar um complexo proteico.
Disneyland Park, 12 Nisan 1992 tarihinde açılan kompleksin orijinal tema parkıdır.O Disneyland Park é o parque temático original do complexo e foi aberto com o resort em 12 de abril de 1992.
Bu isimler Napolyon kompleksi, Napolyon sendromu ve Kısa Adam sendromudur.Outros nomes para o mesmo problema são síndrome de Napoleão e síndrome dos baixinhos.
Sıradanlık prensibine göre, evren pek çok kompleks yaşamla dolu olabilir.Assim, é provável que o Universo esteja repleto de vida complexa.
Kompleks, 1974'te tarihi bölge ilân edildi.O complexo foi declarado distrito histórico nacional, em 1974.
Kennedy Uzay Merkezi Kalkış Kompleksi 39, Kennedy Uzay Merkezi'ne ait bir roket fırlatma alanıdır.As únicas operações de lançamento do Centro Espacial Kennedy são no Complexo de lançamento 39.
Arena Gliwice Polonya'nın kenti Gliwice'de bulunan çok amaçlı bir spor kompleksidir.A Arena Gliwice é um centro de desportos e entretenimento em Gliwice, Polônia.
Kilise kompleksinin doğusunda mesokēpion (orta bahçe) olarak bilinen bir bahçe bulunmaktaydı.A oeste do complexo da igreja estava um jardim conhecido como mesocépio (mesokēpion; "jardim do meio").
Kompleman sistemi ve fagositik hücreler de ayrıca omurgasızların çoğu hayat formlarınca kullanılırlar.O sistema complemento e os fagócitos são também usados por maior parte das formas de vida invertebrada.
Öte yandan kompleks içerisinde bir sebze bahçesi ile tavşanlar, bal arıları tavuklar ve bir inek vardı.O composto tinha uma horta em que estavam coelhos, galinhas e uma vaca.
İlk lantan C60 kompleksi 1985' te sentezlenen La@C60' tır.O primeiro complexo de C60 com lantânio foi sintetizado em 1985 e foi denominado como La@C60.
Ağustos 2010'da CIA, bin Ladin'in Pakistan'ın Abbottabad'daki bir komplekste saklandığını tespit etti.Em agosto de 2010, o esconderijo do terrorista em Abbottabad, no Paquistão.
11 Eylül saldırıları sırasında kompleks ağır zarar görmüştür.O edifício passou por grandes danos durante os ataques de 11 de setembro de 2001.
Birinci aşamada substrat enzimi tersinir olarak bağlanıp enzim-substrat kompleksini oluşturur.No primeiro, o substrato liga-se de forma reversível à enzima, formando o complexo enzima-substrato.
LA Live Eğlence Kompleksi ve Los Angeles Kongre Merkezi'nin yanında yer almaktadır.Está localizada próxima do complexo Los Angeles Convention Center.
Bu çözelmiş kompleksler aktif taşıma ile hücre içine alınırlar.Estas moléculas maiores terão que ser transportadas para o interior do núcleo de maneira ativa.
İş Bankası Genel Müdürlük Kompleksi, Levent / İst.Departamento de Operações Bancárias e de Sistema de Pagamentos - Deban.
Tüm kompleks savunma duvarlarıyla çevrilidir.O sítio todo foi circundado por uma muralha defensiva.
Oluşan EIS-kompleksi enzimatik bakımdan inaktiftir.O complexo E-I-S assim formado, é enzimaticamente inactivo.
Ev sahibi karşılaşmalarını Hala Universiade ya da Pravets spor kompleksinde oynamaktadır.Eles jogam os seus jogos em casa na Universíade Hall ou no complexo desportivo Pravets.
Aşağılık kompleksi).Afrânio Coutinho).
Vat Phou (veya Wat Phu; Laoca: tapınak-dağ) güney Laos'taki harap bir Khmer Hindu tapınak kompleksidir.O Vat Phou ou Wat Phou é complexo de templos khmer em ruínas no sul do Laos.
Büyük Orion Kompleksi'nin bir parçasıdır.É parte do maior complexo da Nuvem Molecular de Orion.
Melez türleşme de tür kompleksinin evriminin bir parçası olabilir.A secreção pode ser um dos componentes do esmegma.
Yeni Delhi iki UNESCO Dünya Mirası'na sahiptir: Hümayun Türbesi ve Qutub kompleksi.Atenas tem dois Patrimônios Mundiais da UNESCO: a Acrópole e o Mosteiro de Dafne.
Fata Morgana sadece kompleks değildir, aynı zamanda da sürekli değişir.A descrição da morfologia de Cérbero nem sempre é a mesma, havendo variações.
Bu dönemde yaptığı eserler hayatı boyunca yaptığı belki en kompleks ve başarılı eserlerdir.Mas tem de ser a melhor, a mais perfeita fotografia que já tirou em toda a sua vida.
Benzer şekilde antianlamlı DNA da, mRNA'ya komplemanter bir DNA molekülüdür.Em vírus feitos de DNA, o método de produção de mRNA é similar àquele da célula.
Kompleks, ofis, konut, otel ve diğer etkinlik alanlarına ev sahipliği yapmaktadır.O complexo abrigará escritórios, apartamentos, hotel e outros.
Hemen her şehir en azından bir spor kompleksine sahipti.Toda Copa do Mundo teve, pelo menos, uma seleção estreante.
Avenida Prestes Maia, Vale do Anhangabaú meydanının altına inşa edilmiş bir yol kompleksinin parçası.Avenida Prestes Maia, parte de um complexo viário construído sob a praça do Vale do Anhangabaú.
Avenida Prestes Maia, Vale do Anhangabaú meydanının altına inşa edilmiş bir yol kompleksinin parçası.Avenida Prestes Maia, parte de um complexo viário construído sob a praça do Vale do Anhangabaú.
Uzay merkezinin Yoshinobu ve Osaki olmak üzere iki fırlatma kompleksi bulunmaktadır.Zo zijn er twee lanceercomplexen, Yoshinobu en Osaki.
Büyük Orion Kompleksi'nin bir parçasıdır.De nevel maakt deel uit van het Orioncomplex.
Kentte ayrıca Trollywood adında bir sinema kompleksi yer almaktadır.Er is ook een filmstudio, die ook wel bekendstaat als Trollywood.
Basra Spor Kenti, Irak'ın Basra kentinde yer alan bir spor kompleksidir.Basra sports city is een groot sportcomplex in de Iraakse stad Basra.
Bunun arkasında yatan bilim oldukça komplekstir.De symboliek achter dit werk is vrij duidelijk.
Bu mozaikler genellikle çok detaylı ve komplekstir.De Vinaya kan soms erg gedetailleerd en gecompliceerd zijn.
Ünlü Wat Phra Kaew tapınağı da Büyük Saray kompleksi içinde yer almaktadır.Wat Phra Kaew - Belangrijke tempel in het paleiscomplex.
Marina Bay Sands, Singapur'da Downtown Core'da Marina Bay'de bulunan bir lüks otel kompleksidir.Marina Bay Sands is een luxueus resort gelegen in de Marina Bay, Singapore.
Bu stadyum bir spor kompleksinin içerisinde yer alacaktı.Ook zou er een sporthal in het complex komen.
Bu bağlamda söz konusu proteinlerin bir protein kompleksinin altbirimleri olduğu söylenir.Zoals eerder genoemd hebben eiwitten in oplossing een lading.
Kompleks için ilk ihale 29 Mayıs 2013 yılında gerçekleştirildi.De eerstesteenlegging vond plaats op 29 mei 2013.
Üstünlük kompleksi, Alfred Adler tarafından ortaya atılan Bireysel Psikolojinin temel ilkelerinden biridir.De individualpsychologie of individuele psychologie werd opgericht door Alfred Adler.
Bu kompleksin içerisinde tapınak ve kütüphane de bulunmaktadır.Het complex omvat ook een bibliotheek en een kerk.
Örneğin A’ ifadesi “ A’ nın değili veya A’nın komplementi” şeklinde okunur.Het vervangen van het woord "van" door "in" valt op.
Dendera kompleksindeki başlıca tapınak Hathor Tapınağı'dır.Centraal in het tempelcomplex is de Hathortempel.
Kompleks 25 Eylül 1971 tarihinde açıldı.Het station is op 25 september 1977 geopend.
Cis ve trans izomerler hem inorganik koordinasyon komplexlerinde hem organik moleküllerde meydana gelir.Cis-trans-isomerie komt zowel voor in organische verbindingen als in anorganische coördinatieverbindingen.
Ekiplerin komplekse girmesi ile çıkması arasındaki süre 36-38 dakika kadardı.De crew heeft 38 minuten om het probleem op te lossen.
Şimdi önümüzde daha geniş, kapsamlı ve kompleks bir süreç var.In de voorrand bevindt zich een zeer diepe en brede trog.
Tapınak girişinin kompleksin içinden görünümü.Hij bevindt zich in het interieur van het tempelcomplex.
Keangnam Hanoi Landmark Tower, Vietnam'ın başkenti Hanoi'de bulunan üç gökdelenden oluşan bir komplekstir.Keangnam Hanoi Landmark Tower is een wolkenkrabber in Từ Liêm, een van de districten in Hanoi, Vietnam.
Bu sebeple, bir spor kompleksi içerisinde yeni bir stadyum inşası için çalışmalara başlandı.Om het fort een nieuwe bestemming te geven, is erbinnen een sportcentrum gebouwd.
İnsanın organizması böyle bir ihtiyaca yanıt olarak yeni bir organlar kompleksi üretmektedir.Ludzki organizm produkuje nowy układ organów w odpowiedzi na takie zapotrzebowanie.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod