Aynı şey stand-up için de geçerlidir, stand-up komedyeninin izleyiciden baskın olması beklenir.I oczywiście stand-up Komicy stand-up muszą zdominować publiczność.
Aynı şey stand-up için de geçerlidir, stand-up komedyeninin izleyiciden baskın olması beklenir.당연히 단독 코미디 공연에서는, 코미디언이 관객들을 주도해야 합니다.
Aynı şey stand-up için de geçerlidir, stand-up komedyeninin izleyiciden baskın olması beklenir.La fel şi în stand-up, comicul stand-up trebuie să domine audiența.
Aynı şey stand-up için de geçerlidir, stand-up komedyeninin izleyiciden baskın olması beklenir.Och i stand-up så är det naturligtvis så att stand-up komikern antas kunna dominera publiken.
Aynı şey stand-up için de geçerlidir, stand-up komedyeninin izleyiciden baskın olması beklenir.Og i stand-up er det selvfølgelig meningen, at stand-up-komikeren dominerer publikummet.
Aynı şey stand-up için de geçerlidir, stand-up komedyeninin izleyiciden baskın olması beklenir.Và dĩ nhiên trong hài độc thoại, các diễn viên hài độc thoại được cho là chi phối khán giả.
Aynı şey stand-up için de geçerlidir, stand-up komedyeninin izleyiciden baskın olması beklenir.Y, por supuesto, en la comedia stand-up se espera que el comediante domine la audiencia.
Aynı şey stand-up için de geçerlidir, stand-up komedyeninin izleyiciden baskın olması beklenir.Και σε stand-up φυσικά, ο κωμικός που είναι όρθιος υποτίθεται ότι επιβάλλεται στο κοινό.
Aynı şey stand-up için de geçerlidir, stand-up komedyeninin izleyiciden baskın olması beklenir.А при комиците, разбира се, предполага се, че сценичният комик трябва да доминира над публиката.
Aynı şey stand-up için de geçerlidir, stand-up komedyeninin izleyiciden baskın olması beklenir.И в импровизации, конечно, юморист-импровизатор, я полагаю, доминирует над зрителями.
Aynı şey stand-up için de geçerlidir, stand-up komedyeninin izleyiciden baskın olması beklenir.ובסטנד אפ, כמובן הסטנדאפיסט אמור לשלוט על הקהל.
Aynı şey stand-up için de geçerlidir, stand-up komedyeninin izleyiciden baskın olması beklenir.و بالطبع في حالة الارتجال الكوميدي المرتجل يجب عليه ان يسيطر على الجمهور
Babası pisliğin tekiydi ve o da diğerleri gibi mutsuz bir çocukken ünlü bir komedyen olmuştu.Sein Vater war ein Mistkerl, und in der Tat war er ein weiterer Comedian mit einer unglücklichen Kindheit.
Babası pisliğin tekiydi ve o da diğerleri gibi mutsuz bir çocukken ünlü bir komedyen olmuştu.그의 아버지는 한마디로 개XX 였답니다. 하지만 사실은, 아버지도 불행한 어린시절을 보낸 코미디언이었지요.
Babası pisliğin tekiydi ve o da diğerleri gibi mutsuz bir çocukken ünlü bir komedyen olmuştu.אביו היה ב"ז, ולמעשה, הוא היה עוד קומיקאי עם ילדות אומללה,
Babası pisliğin tekiydi ve o da diğerleri gibi mutsuz bir çocukken ünlü bir komedyen olmuştu.كان والده حقيراً، و في الواقع، كان هو الآخر فنان كوميديا ذي طفولة تعيسة،
Babası pisliğin tekiydi ve o da diğerleri gibi mutsuz bir çocukken ünlü bir komedyen olmuştu.まさに 不幸せな子ども時代を過ごしたコメディアンの一人だったのです 話はそこからどんどん進みました
Ben bir müzik salonu komedyen ve ucuz bir bahisçi arasında çapraz baktı.Aku melihat sebuah salib antara komedian musik-aula dan bandar murah.
Ben bir müzik salonu komedyen ve ucuz bir bahisçi arasında çapraz baktı.Ho guardato un incrocio tra un music-hall comico e un allibratore a buon mercato.
Ben bir müzik salonu komedyen ve ucuz bir bahisçi arasında çapraz baktı.Ich sah eine Kreuzung zwischen einem Music-Hall-Komiker und eine billige Buchmacher.
Ben bir müzik salonu komedyen ve ucuz bir bahisçi arasında çapraz baktı.Ik keek een kruising tussen een music-hall komiek en een goedkope bookie.
Ben bir müzik salonu komedyen ve ucuz bir bahisçi arasında çapraz baktı.I φαινόταν ένας σταυρός μεταξύ ενός κωμικός music-hall και μια φτηνή bookie.
Ben bir müzik salonu komedyen ve ucuz bir bahisçi arasında çapraz baktı.Jag såg en korsning mellan en musik-hall komiker och en billig bookmaker.
Ben bir müzik salonu komedyen ve ucuz bir bahisçi arasında çapraz baktı.J'ai regardé un croisement entre un comédien de music-hall et un bookmaker bon marché.
Ben bir müzik salonu komedyen ve ucuz bir bahisçi arasında çapraz baktı.Jeg så en krydsning mellem en musik-hall komiker og en billig bookmaker.
Ben bir müzik salonu komedyen ve ucuz bir bahisçi arasında çapraz baktı.Katsoin risteytys musiikki-sali koomikko ja halpa vedonvälittäjä.
Ben bir müzik salonu komedyen ve ucuz bir bahisçi arasında çapraz baktı.나는 음악 홀 코메디언과 저렴한 마권업자 사이에 십자가를 보았다.
Ben bir müzik salonu komedyen ve ucuz bir bahisçi arasında çapraz baktı.M-am uitat o încrucişare între un actor de comedie de music-hall si un pariuri ieftin.
Ben bir müzik salonu komedyen ve ucuz bir bahisçi arasında çapraz baktı.Megnéztem egy kereszt között a zene-csarnok humorista olcsó bukméker.
Ben bir müzik salonu komedyen ve ucuz bir bahisçi arasında çapraz baktı.Podívala jsem se křížem mezi kabaretní komik a levné bookmaker.
Ben bir müzik salonu komedyen ve ucuz bir bahisçi arasında çapraz baktı.Pogledal sem križanec med glasbeno-dvorana komik in poceni Kladioničar.
Ben bir müzik salonu komedyen ve ucuz bir bahisçi arasında çapraz baktı.Pozrela som sa krížom medzi kabaretný komik a lacné bookmaker.
Ben bir müzik salonu komedyen ve ucuz bir bahisçi arasında çapraz baktı.Spojrzałem skrzyżowanie music-hall komik i bukmacher tanie.
Ben bir müzik salonu komedyen ve ucuz bir bahisçi arasında çapraz baktı.Tôi nhìn một chéo giữa một diễn viên hài hát ca múa nhạc và một đặt cược giá rẻ.
Ben bir müzik salonu komedyen ve ucuz bir bahisçi arasında çapraz baktı.Погледнах кръстоска между музика зала комик и евтини букмейкър.
Ben bir müzik salonu komedyen ve ucuz bir bahisçi arasında çapraz baktı.Я подивився щось середнє між мюзик-холу комік і дешеві букмекер.
Ben bir müzik salonu komedyen ve ucuz bir bahisçi arasında çapraz baktı.Я посмотрел нечто среднее между мюзик-холла комик и дешевые букмекер.
Ben bir müzik salonu komedyen ve ucuz bir bahisçi arasında çapraz baktı.نظرت خليط بين الكوميدي قاعة الموسيقى والمراهن رخيصة.
Ben bir müzik salonu komedyen ve ucuz bir bahisçi arasında çapraz baktı.まだモンティは、絶対に同じもので問題なく見ていた。
Geçenlerde Kuveyt'te idim, bazı diğer Amerikalı komedyenler ile gösteri yapıyorduk.Am fost recent in Kuwait, cu un spectacol de comedie împreuna cu comici americani.
Geçenlerde Kuveyt'te idim, bazı diğer Amerikalı komedyenler ile gösteri yapıyorduk.Así, estuve en Kuwait recientemente haciendo una comedia con algunos comediantes de EE.UU.
Geçenlerde Kuveyt'te idim, bazı diğer Amerikalı komedyenler ile gösteri yapıyorduk.Byłem ostatnio w Kuwejcie, na trasie z innymi komikami ze Stanów.
Geçenlerde Kuveyt'te idim, bazı diğer Amerikalı komedyenler ile gösteri yapıyorduk.Estive recentemente no Kuwait, a fazer um espetáculo com comediantes americanos.
Geçenlerde Kuveyt'te idim, bazı diğer Amerikalı komedyenler ile gösteri yapıyorduk.Et donc j'étais au Koweit récemment, pour un spectacle comique avec d'autres comédiens américains.
Geçenlerde Kuveyt'te idim, bazı diğer Amerikalı komedyenler ile gösteri yapıyorduk.저는 최근 쿠웨이트에 갔었습니다. 미국인 개그맨들과 코미디 쇼를 하기 위해서였죠.
Geçenlerde Kuveyt'te idim, bazı diğer Amerikalı komedyenler ile gösteri yapıyorduk.Laatst ging ik naar Koeweit om samen met een paar Amerikanen een stand-upcomedy te doen.
Geçenlerde Kuveyt'te idim, bazı diğer Amerikalı komedyenler ile gösteri yapıyorduk.Letztlich war ich in Kuwait auf einer Comedy-Tour mir weiteren amerikanischen Kollegen.
Geçenlerde Kuveyt'te idim, bazı diğer Amerikalı komedyenler ile gösteri yapıyorduk.Nedávno jsem byl v Kuvajtu na představení s několika americkými komiky.
Geçenlerde Kuveyt'te idim, bazı diğer Amerikalı komedyenler ile gösteri yapıyorduk.Nemrég Kuvaitban jártam néhány amerikai humoristával, egy kabaré műsor alkalmával.
Geçenlerde Kuveyt'te idim, bazı diğer Amerikalı komedyenler ile gösteri yapıyorduk.Olin Kuwaitissa äskettäin tekemässä komedia-showta amerikkalaisten koomikkojen kanssa.
Geçenlerde Kuveyt'te idim, bazı diğer Amerikalı komedyenler ile gösteri yapıyorduk.Poco tempo fa ero in Kuwait per uno spettacolo con altri comici americani.
Geçenlerde Kuveyt'te idim, bazı diğer Amerikalı komedyenler ile gösteri yapıyorduk.Ví như vừa rồi, tôi đến Kuwait vì có một show diễn với một số nghệ sĩ hài người Mỹ.
Geçenlerde Kuveyt'te idim, bazı diğer Amerikalı komedyenler ile gösteri yapıyorduk.Και έτσι, ήμουν πρόσφατα στο Κουβέιτ, κάνοντας ένα κωμικό σόου μαζί με άλλους Αμερικανούς κωμικούς.
Geçenlerde Kuveyt'te idim, bazı diğer Amerikalı komedyenler ile gösteri yapıyorduk.И недавно я был Кувейте, делал комедийное шоу с другими американскими комиками.
Geçenlerde Kuveyt'te idim, bazı diğer Amerikalı komedyenler ile gösteri yapıyorduk.И така, аз бях в Кувейт неотдавна, правих комедийно шоу с някои други американски комици.
Geçenlerde Kuveyt'te idim, bazı diğer Amerikalı komedyenler ile gösteri yapıyorduk.אז הייתי בכווית לא מזמן, מעלה מופע סטאנד אפ עם עוד כמה סטאנדאפיסטים אמריקנים.
Geçenlerde Kuveyt'te idim, bazı diğer Amerikalı komedyenler ile gösteri yapıyorduk.كنت في الكويت مؤخرا، أقوم بتقديم عرض كوميدي مع بعض الكوميديين الأمريكيين الآخرين.
Geçenlerde Kuveyt'te idim, bazı diğer Amerikalı komedyenler ile gösteri yapıyorduk.アメリカ人コメディアンと行きました 入国審査で私のアメリカパスポートを見せると
Görünüşe göre J-Cub komedyen gibi birşey olmaya çalışıyormuş.Hört sich an als hat J-Cub versucht ein Comedian zu werden oder so.
Görünüşe göre J-Cub komedyen gibi birşey olmaya çalışıyormuş.Sembra che J-Cub volesse fare il comico o qualcosa del genere.