İkimiz de komik görünüyorduk.We both looked ridiculous.
Onların ikisi de komik görünüyordu.They both looked ridiculous.
Tom Mary'nin alt kattaki komşusu.Tom is Mary's downstairs neighbor.
Tom sadece bir komşudan daha fazlasıdır.Tom is more than just a neighbor.
Tom Mary'nin bitişik komşusu.Tom is Mary's next-door neighbor.
Oldukça rakipsiz bir kombinasyon.It's a pretty unbeatable combination.
Komite eklemeyi onayladı.The committee approved the addition.
Komite, yaptırımları kaldırdı.The committee lifted the sanctions.
Komşular bağırma duyduklarını söyledi.Neighbors said they heard yelling.
Ayyaşlar genellikle oldukça komiktirler.Drunkards are often quite amusing.
Komşumun köpeğini öldürmek istiyorum.I want to kill my neighbor's dog.
Komik olacağını biliyorsun.You know it's going to be funny.
Bütün çevremizde komşularımız var.We have neighbors all around us.
Dans oldukça komik.The dance is pretty hilarious.
Komutayı bir kez daha Tom devraldı.Tom assumed command once again.
Tom, komutanlardan biriydi.Tom was one of the commanders.
Sadece bunun komik olduğunu düşündük.We just thought it was funny.
Bu komik bir mesele değil.This isn't a laughing matter.
Komplo devam edecek.The conspiracy will continue.
Doğru olduğu için komiktir.It's funny because it's true.
Yetişkinler bazen komiktirler.Grownups are funny sometimes.
Kömür özellikle önemlidir.Coal is especially important.
Komplo çok büyüktü.The conspiracy was massive.
Tom komuta görevinden alındı.Tom was relieved of command.
Komşular hala kızgındı.Neighbors are still upset.
Hepsi komik görünüyor.They all look ridiculous.
Oldukça komikti.It was pretty hilarious.
Alkolizm komik değildir.Alcoholism is not funny.
Sen komik bir çocuk muydun?Were you a funny kid?
İnsanlar çok komik.People are so funny.
Çok komik bir market.It's a funny market.
Ben bunu komik buluyorum.I find it hilarious.
Tom'un komşusu yoktu.Tom had no neighbors.
Tom çok kompleks.Tom is very complex.
Biri güzel, akıllı ve komikti, diğeri çirkin, aptal ve iç karartıcıydı.One was beautiful, intelligent and funny, and the other ugly, stupid and depressing.
Komünizm pratikte hiç işe yaramadı.Communism has never worked in practice.
Çevrimiçi komplo hikayeleri yazmak için ona hükümet tarafından ödeme yapıldı.He was paid by the government to write conspiracy stories online.
Komployu anlamıyorum.I don't understand the plot.
Komik, hepimizin ishali var.Funny, we all have diarrhea.
Çekiç ve orak birlikte komünizmin sembolüdür.The hammer and sickle together are the symbol of communism.
Tom bizim kapı komşumuz.Tom is our next door neighbor.
Tom'un bir üstünlük kompleksi var.Tom has a superiority complex.
Çok komikti, gülmeyi bırakamadık.It was so funny, we couldn't stop laughing.
Bugün bazı komik insanlar gördüm.I saw some funny people today.
Söyleyecek komik bir şey düşünmem gerek.I need to think of something funny to say.
Tom komik bir şeyler söyledi ve Mary güldü.Tom said something funny and Mary laughed.
Tom komik şeyler söyledi ve hepimiz güldük.Tom said something funny and we all laughed.
Komik olmaya çalışmıyordum.I wasn't trying to be funny.
Kompozisyon yazmayı severim.I love writing compositions.
Dünyayı çok komünist bir bakış açısından görüyor.He sees the world from a very communist point of view.
On gün sonra, Fadıl'ın cesedi ilgili bir komşu tarafından bulundu.Ten days later, Fadil's body was found by a concerned neighbor.
Ben bir komiyim.I'm a busboy.
Komediye nasıl girdin?How did you get into comedy?
Komşularımızdan şikayetlerimiz vardı.We've had complaints from our neighbors.
Tom'un da komik olduğunu düşündüm.I thought Tom was funny as well.
Kaç tane komitedesiniz?How many committees are you on?
Üç aydır komadaydım.I was in a coma for three months.
Komşularım kadar fakir değildim.I wasn't as poor as my neighbors.
Ben senin komşularından biriyim.I'm one of your neighbors.
Komite ne sıklıkla toplanıyor?How often does the committee meet?