Bu komşularımıza nazaran Kuzey Kore'yi geceleri gösteren bir uydu resmiydi.Това е сателитна снимка, показваща Северна Корея през нощта, сравнена със съседите.
Bu komşularımıza nazaran Kuzey Kore'yi geceleri gösteren bir uydu resmiydi.Це світлина із супутника, так виглядає Північна Корея вночі у порівнянні із сусідніми державами.
Bu komşularımıza nazaran Kuzey Kore'yi geceleri gösteren bir uydu resmiydi.זאת תמונת לוויין שמראה את צפון קוריאה בלילה בהשוואה לשכנותיה.
Bu komşularımıza nazaran Kuzey Kore'yi geceleri gösteren bir uydu resmiydi.هذه صورة من الأقمار الصناعية لكوريا الشمالية في الليل مقارنة بدول الجوار
Bu komşularımıza nazaran Kuzey Kore'yi geceleri gösteren bir uydu resmiydi.隣国と比較して見ることができます この川は鴨緑江(アムノッカン)です
Bu, komşularınızın Facebbok'ta arkadaşınız olması gibi.E ca și cum prietenii de pe Facebook ar fi vecinii.
Bu, komşularınızın Facebbok'ta arkadaşınız olması gibi.Jenom vaši sousedi jsou vaši přátelé na Facebooku.
Bu, komşularınızın Facebbok'ta arkadaşınız olması gibi.주로 동네 이웃들이 페이스북에서 친구가 된잖아요.
Bu, komşularınızın Facebbok'ta arkadaşınız olması gibi.lennének a Facebook-ismerőseitek.
Bu, komşularınızın Facebbok'ta arkadaşınız olması gibi.כמו, השכנים שלך הם החברים שלך בפייסבוק.
Bu, komşularınızın Facebbok'ta arkadaşınız olması gibi.كما لو يكن جيرانك هم فقط أصدقائك علي الفيس بوك.
Bu, komşularınızın Facebbok'ta arkadaşınız olması gibi.しかし今回は イラン人が話し掛けてきます
Bunları iğneli kolyeler için komşuları ile değiş tokuş ettiklerini görüyoruz.A marokköveket elcserélték a szomszédaikkal például rájatüskékre.
Bunları iğneli kolyeler için komşuları ile değiş tokuş ettiklerini görüyoruz.Eles trocavam os machados com os seus vizinhos por coisas como ferrões de raias.
Bunları iğneli kolyeler için komşuları ile değiş tokuş ettiklerini görüyoruz.Ellos las intercambiaban con sus vecinos para cosas como las púas de mantarraya.
Bunları iğneli kolyeler için komşuları ile değiş tokuş ettiklerini görüyoruz.Họ trao đổi với những người láng giềng những thứ như là gai cá đuối.
Bunları iğneli kolyeler için komşuları ile değiş tokuş ettiklerini görüyoruz.그들은 그들의 이웃과 그것을 교환했습니다. 가오리 비늘과 같은 것과 말이죠.
Bunları iğneli kolyeler için komşuları ile değiş tokuş ettiklerini görüyoruz.Le-au schimbat cu vecinii lor pe lucruri precum țepi de pisică de mare.
Bunları iğneli kolyeler için komşuları ile değiş tokuş ettiklerini görüyoruz.Le commerciavano con i loro vicini per altre cose, tipo le frecce di Pastinaca.
Bunları iğneli kolyeler için komşuları ile değiş tokuş ettiklerini görüyoruz.Oni sekery vymenili u svojich susedov za ostne tŕňoviek.
Bunları iğneli kolyeler için komşuları ile değiş tokuş ettiklerini görüyoruz.Sie betrieben Handel damit mit ihren Nachbarn gegen Dinge wie die Stachel von Rochen.
Bunları iğneli kolyeler için komşuları ile değiş tokuş ettiklerini görüyoruz.Τα ανταλλάσαν με τους γείτονές τους για πράγματα όπως σαλάχια (stingray barbs).
Bunları iğneli kolyeler için komşuları ile değiş tokuş ettiklerini görüyoruz.Они торговали ими с соседями в обмен на вещи типа шипов ската.
Bunları iğneli kolyeler için komşuları ile değiş tokuş ettiklerini görüyoruz.Те ги търгуват със съседите си за неща като мустаци на скат.
Bunları iğneli kolyeler için komşuları ile değiş tokuş ettiklerini görüyoruz.הם סחרו בהם עם שכניהם בשביל דברים כמו עוקצים של טריגונים.
Bunları iğneli kolyeler için komşuları ile değiş tokuş ettiklerini görüyoruz.إنهم بادلوهم مع جيرانهم بأشياء مثل نوع من الأسماك اللاسعة .
Bunları iğneli kolyeler için komşuları ile değiş tokuş ettiklerini görüyoruz.石をエイの棘などと交換します その結果 石斧は
Bunları, TriBeCa, Yukarı Doğu Yakası ve Inwood gibi birbirinden farklı komşular olarak düşünebilirsiniz.이들은 산림지대, 습지, 해양생태계와 해변가등으로서 트라이베카, 업퍼 이스트 사이드 그리고 인우드가
Bunları, TriBeCa, Yukarı Doğu Yakası ve Inwood gibi birbirinden farklı komşular olarak düşünebilirsiniz.Puteți să vă gândiți la acestea ca la cartiere,
Bunları, TriBeCa, Yukarı Doğu Yakası ve Inwood gibi birbirinden farklı komşular olarak düşünebilirsiniz.Vous pouvez les comparer à des quartiers aussi différents
Bunları, TriBeCa, Yukarı Doğu Yakası ve Inwood gibi birbirinden farklı komşular olarak düşünebilirsiniz.תוכלו לחשוב עליהן כעל שכונות, מובחנות כמו טרייבקה, ה"אפר איסט סייד", ואינווד.
Bunları, TriBeCa, Yukarı Doğu Yakası ve Inwood gibi birbirinden farklı komşular olarak düşünebilirsiniz.من الممكن أن نفكر بهذه كأحياء سكنية، مع تميز تريبكا، والجزء الشرقي العلوي، و إن ودد --
Bunları, TriBeCa, Yukarı Doğu Yakası ve Inwood gibi birbirinden farklı komşular olarak düşünebilirsiniz.トライベッカ アッパーイーストサイド インウッド のように独自の特徴を持っていました 森があり湿地帯があり
Burası, geceleri komşuların buluştuğu bir yer haline gelmişti.Devenise peste noapte un loc de adunare al comunității.
Burası, geceleri komşuların buluştuğu bir yer haline gelmişti.Du jour au lendemain c'était devenu un lieu de rassemblement pour la communauté.
Burası, geceleri komşuların buluştuğu bir yer haline gelmişti.Durante la notte è diventata un punto di incontro per la comunità.
Burası, geceleri komşuların buluştuğu bir yer haline gelmişti.Egyik napról a másikra közösségi gyülekezőhellyé vált.
Burası, geceleri komşuların buluştuğu bir yer haline gelmişti.Het was het een opvangplek voor de gemeenschap geworden.
Burası, geceleri komşuların buluştuğu bir yer haline gelmişti.그날 밤 교회에는 그 지역 사람들이 모여들었죠.
Burası, geceleri komşuların buluştuğu bir yer haline gelmişti.Passou logo a ser o local de reunião da comunidade.
Burası, geceleri komşuların buluştuğu bir yer haline gelmişti.Se había convertido en el lugar de reunión de la comunidad.
Burası, geceleri komşuların buluştuğu bir yer haline gelmişti.Szybko kościół stał się miejscem zgromadzenia lokalnej społeczności.
Burası, geceleri komşuların buluştuğu bir yer haline gelmişti.Über Nacht war sie zu einem Treffpunkt der Gemeinde geworden.
Burası, geceleri komşuların buluştuğu bir yer haline gelmişti.Và đã trở thành nơi mọi người ở lại qua đêm.
Burası, geceleri komşuların buluştuğu bir yer haline gelmişti.Эта церковь в одночасье стала местом сбора людей.
Burası, geceleri komşuların buluştuğu bir yer haline gelmişti.בין-לילה זה הפך לאתר התכנסות קהילתי.
Burası, geceleri komşuların buluştuğu bir yer haline gelmişti.لقد أصبحت مكانا لتجمع السكان بين عشية وضحاها.
Burası, geceleri komşuların buluştuğu bir yer haline gelmişti.市役所や警察署も被害に遭い
Burası güzel ve komşuları da çok sevdim.Det är fint här och jag gillar verkligen grannskapet.
Burası güzel ve komşuları da çok sevdim.E bine, si chiar imi place acest cartier.
Burası güzel ve komşuları da çok sevdim.Es ist schön & ich mag die Nachbarschaft sehr
Burası güzel ve komşuları da çok sevdim.Het is goed en ik vind deze buurt erg leuk.
Burası güzel ve komşuları da çok sevdim.Jest fajnie i bardzo podoba mi się sąsiedztwo.
Burası güzel ve komşuları da çok sevdim.Je to tu pekné a susedia si milí.
Burası güzel ve komşuları da çok sevdim.Ở đây cũng tốt mà! Con thích những người hàng xóm ở đây.
Burası güzel ve komşuları da çok sevdim.Tidak apa-apa, dan aku benar-benar suka lingkungan ini.
Burası güzel ve komşuları da çok sevdim.Va bene, e mi piace questo quartiere.
Burası güzel ve komşuları da çok sevdim.Είναι εντάξει, και μ'αρέσει στα αλήθεια αυτή η γειτονιά.
Burası güzel ve komşuları da çok sevdim.Тут мило, и мне нравятся окрестности.
Burası güzel ve komşuları da çok sevdim.Харесвам този дом, както и околността.