Ana içeriğe geç
Sözlük

kolluyor ile cümle

kolluyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
"Edis: Yeni nesil şarkıcılar birbirini kolluyor"."Edis: Yeni nesil şarkıcılar birbirini kolluyor".
O yüzden kolluyorum iţte sizi.That's why i am protecting you
Arkaný kolluyorum.Protect your behind.
Her zaman fırsat kolluyor olmamız gerekiyordu.We're supposed to always be on the prowl.
Ve sonra, çünkü burada işin yukarı tarafını kolluyorum, inanılır bir yukarı tarafı olmalı.And then, I'm looking for the upside; I need a believable upside.
Yatırımcılar iyi fırsatları kolluyorlar.People are looking for a good deal.
-Şu an için arkanı kolluyorum- For now I'm holding down the fort.
Ben hala seni kolluyor olacađým. Elinde bastonunla git lan diyeceksin.You will be 80 years old, i will still protect you
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.Laying wait for him, and seeking to catch something out of his mouth, that they might accuse him.
Ki O, koruyup kolluyorken Kendisi korunmuyor."[Tafsir Al-Qurtubi, Vol. 12, Page 145]
Evine dönmek için her fırsatı kolluyor.Chacun est sommé de rentrer chez lui.
Evine dönmek için her fırsatı kolluyor.Por supuesto todos queremos volver a casa.
"Edis: Yeni nesil şarkıcılar birbirini kolluyor".Znamy nowych jurorów „Śpiewajmy razem.
Evine dönmek için her fırsatı kolluyor.Zawsze mają problemy z dojazdem do ich domu.
Evine dönmek için her fırsatı kolluyor.Він використовував найліпшу нагоду, щоб зайвий раз навідатися додому.
Evine dönmek için her fırsatı kolluyor.Všechno, co chce, je vrátit se domů.
Her iki taraf da toparlanıp yeniden organize olmak için bu fırsatı kolluyordu.Ambele părți au vrut prilejul de a-și reface forțele și de a se reorganiza.
Evine dönmek için her fırsatı kolluyor.Nem képes teljesen visszahúzódni a házába.
Her iki taraf da toparlanıp yeniden organize olmak için bu fırsatı kolluyordu.Her opstod der et dødvande mens begge sider omgrupperede, genopbyggede og reorganiserede sig.
"Edis: Yeni nesil şarkıcılar birbirini kolluyor".«Drøbak-kunstnere samler seg i kveld».
Evine dönmek için her fırsatı kolluyor.Ones harus menggendong Ningsih sampai rumah.
Her iki taraf da toparlanıp yeniden organize olmak için bu fırsatı kolluyordu.また、これらを分解・再組み立てするのが趣味だった。
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.acechándole para cazar algo de su boca
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.armando-lhe ciladas, a fim de o apanharem em alguma coisa que dissesse.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.a úkladnícky sa ho na všeličo vypytovať, aby ulovili niečo z jeho úst a obžalovali ho.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.Czyhając nań i szukając, aby co uchwycili z ust jego, żeby go oskarżyli.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.Dan sementara itu mereka memperhatikan Dia baik-baik untuk menangkap sesuatu yang salah yang diucapkan-Nya
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.de sökte nämligen efter tillfälle att kunna anklaga honom.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.for de lurte på ham for å lokke noget ut av hans munn.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.I-au întins astfel laţuri, ca să prindă vreo vorbă din gura Lui, pentru care să -L poată învinui.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.그 입에서 나오는 것을 잡고자 하여 목을 지키더라
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.lui tendant des pièges, pour surprendre quelque parole sortie de sa bouche.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.Ólálkodván õ utána, és igyekezvén valamit az õ szájából kikapni, hogy vádolhassák õt.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.prežeč nanj, da bi kaj ujeli iz ust njegovih.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.tendendogli insidie, per sorprenderlo in qualche parola uscita dalla sua stessa bocca
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.thi de lurede på ham for at opfange noget af hans Mund, for at de kunde anklage ham.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.Ukládajíce o něm, a hledajíce popadnouti něco z úst jeho, aby jej obžalovali.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.väijyen, miten saisivat hänet hänen sanoistaan ansaan.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.và lập mưu để bắt bẻ lời nào từ miệng Ngài nói ra.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.và lập_mưu để bắt_bẻ lời nào từ miệng Ngài nói ra .
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.Van die tijd af begonnen ze Hem strikvragen te stellen om te proberen Hem op een of ander woord te vangen.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.ενεδρευοντες αυτον και ζητουντες να αρπασωσι τι απο του στοματος αυτου, δια να κατηγορησωσιν αυτον.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.като Го дебнеха, за да уловят нещо от думите Му.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.подыскиваясь под Него и стараясь уловить что-нибудь из уст Его, чтобы обвинить Его.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.чигаючи на Него й шукаючи вхопити що з уст Його, щоб обвинувати Його.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.ויארבו לו ויבקשו לצודד דבר מפיהו למען ימצאו עליו שטנה׃
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.وهم يراقبونه طالبين ان يصطادوا شيئا من فمه لكي يشتكوا عليه
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.私 下 窺 聽 、 要 拿 他 的 話 柄
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.私下 窺聽 、 要 拿 他 的 話柄
Bu daha da beterdi. Her zaman fırsat kolluyor olmamız gerekiyordu.Det är ännu värre; män ska alltid vara på jakt.
Bu daha da beterdi. Her zaman fırsat kolluyor olmamız gerekiyordu.그것은 더 안좋았습니다. 우리는 항상 기회를 노리고 있어야 했습니다.
Bu daha da beterdi. Her zaman fırsat kolluyor olmamız gerekiyordu.זה אפילו גרוע יותר. אנחנו אמורים תמיד לשחר לטרף
Bu daha da beterdi. Her zaman fırsat kolluyor olmamız gerekiyordu.وكان ذلك أسوأ . حيث يفترض أننا دائماً متأهبين .
Bu daha da beterdi. Her zaman fırsat kolluyor olmamız gerekiyordu.女はいつも男にとって
FBI kapýnýn önünde bitmek için fýrsat kolluyor, sýrf kapýyý kilitlemeyi unuttuđun için çamaţýr yýkamayaドアに鍵をしていなかったので 彼らがアパートに押し入ってきたと考えてみてください、 きっと......かなりのストレスでしょう、
Her zaman fırsat kolluyor olmamız gerekiyordu.Bo zakłada się, że zawsze mamy ochotę.
Her zaman fırsat kolluyor olmamız gerekiyordu.Chúng tôi đáng lẽ lúc nào cũng phải đi cùng nhau.
Her zaman fırsat kolluyor olmamız gerekiyordu.Ci si aspetta da noi che siamo sempre pronti.
Her zaman fırsat kolluyor olmamız gerekiyordu.Elvileg mi folyton zsákmányra vadászunk.
Her zaman fırsat kolluyor olmamız gerekiyordu.Kami harus selalu bertingkah seperti sedang mencari mangsa.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod