kolları ile cümle
kolları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ana kolları Orman Şeşması, Kuvak, Sekines, Kiçuy ve Talkış nehirleridir.Major tributaries are the Forest Sheshma, Kuvak, Sekines, Kichuy, and Talkysh rivers.
Ana kolları Vozjayka, Yuraşka ve Karinka nehirleridir.Major tributaries are the Vozzhayka, Yurashka, Karinka rivers.
Kolları Debeda ve Mashavera nehirleridir.Its tributaries are: the Debeda and Mashavera rivers.
Genellikle siyah, koyu kırmızı veya mavi olan Kartli-Kaheti çohasının kolları uzundur.The Kartli-Kakheti chokha has long sleeves and is usually black, dark red or blue.
Gidonun üzerine bir güç düğmesi ve ön ve arka fren kolları yerleştirilmiştir.A power switch and front and rear brake levers are positioned on the handlebar.
Besitçay'ın kolları vadinin yamaçlarını güçlü bir şekilde parçalamıştır.[1]The tributaries of the Basutchay strongly dismembered the slopes of the valley.[6]
Mississippi Nehri ve kollarının yanında birçok akçaağaç gölü vardır.There are many oxbow lakes alongside the Mississippi River and its tributaries.
Uzun ve ince parmaklardan ve kollarından oluşan kanatları uçuş tüyleriyle kaplıydı.Their wings formed from elongated fingers and their arms, all covered with flight feathers.
Endişelenen Irene, bayılma numarası yapar ve Godfrey'in kollarına bayılır.Worried, Irene stages a fainting spell and swoons into Godfrey's arms.
Amazon Havzası, Güney Amerika'nın Amazon Nehri ve kolları tarafından beslenen bölümüdür.The Amazon Basin is the part of South America drained by the Amazon River and its tributaries.
Kara Kuvvetlerinin kollarıBranches of the Ground Forces
Edessaios'un kolları şelaleleri oluşturmaktadır.Edessaios branches are the waterfalls.
Bu kolların 4 ila 8 metre uzunluğunda olduğu düşünülmektedir.These appendages are held perpendicular to the body, creating "elbows".
Gasosaurus, güçlü bacakları ancak kısa kolları olan etçil bir theropoddur.Gasosaurus is a carnivorous theropod with strong legs but short arms.
Kolları uzun ve ağır pençeliydi, sadece parmak eklemleri üzerinde yürümelerine izin veriyordu.Its arms were long and heavily clawed, allowing them to walk on their knuckles only.
John bu kolları annesi Constance Egan'ınkilerle dörde böldü.John quartered these arms with those of his mother, Constance Egan.
Uzun kolları muhtemelen üç parmaklı, kavrayan ellerle bitecekti.Its long arms would likely have ended in three fingered grasping hands.
Bu, bir Alman subayı paltosu giyen, kollarını kavuşturmuş, pruvanın yanında duran bir figürdü.It was a figure in a German officer's overcoat, standing near the bow with folded arms.
"Gringalais" Atfedilen kollarıAttributed arms of "Gringalais"
Kollarında can çekişirken ona "Evliliğimiz üzerine yemin et ve asla Eos ile evlenme!" dedi.As she lay dying in his arms, she told him "On our wedding vows, please never marry Eos".
Diğer abelisauridler gibi, Rugops'un da olasılıkla çok kısa, hatta körelmiş kolları vardı.Like other abelisaurids, Rugops likely had very short, or even vestigial arms.
Bugüne kadar, bira fabrikası ve halı fabrikası Vratislavice'deki en önemli endüstri kollarıdır.To this day, the brewery and carpet factory are the most important industries in Vratislavice.
Yükseltilmiş kollarıyla Müjde KöprüsüAnnunciation Bridge with raised spans
VEB külbütör kollarının bir görünümüA view of VEB rocker arms
Bunun üzerine kolları ve bacakları yuvalarından çıkana kadar gerildi.His arms and legs were stretched until they were pulled out of their sockets.
PKK'nın sol Kürt hareketinin ve kollarının merkezindeki kişi Abdullah Öcalan'dır.The central person in the leftist Kurdish movement of the PKK and offshoots is Abdullah Öcalan.
Çelenk, Bronck ailesinin kollarını çevreliyor.The wreath encircles the Bronck family arms.
Bu renkler ilk Hollanda Valisi Willem Kieft'in kollarını temsil ediyor.These colors represent the arms of the first Dutch Governor Willem Kieft.
Fırat'ın sağ yakasındaki kolları ise çoğunlukla vadis adı verilen küçük mevsimlik akarsulardır.The right-bank tributaries of the Euphrates are mostly small seasonal streams called wadis.
Çerçevenin kolları RİA'yı rahmin üst kısmına yakın bir yerde tutar.The arms of the frame hold the IUD in place near the top of the uterus.
21:48:24 18:48:24 İtme kolları yanlış konumlandırıldı.21:48:24 18:48:24 Thrust levers are positioned incorrectly.
Musa ortadadır, Harun ve Hur ise zaferi garantilemek için onun kollarını tutmaktadır.Moses is in the middle while Aaron and Hur hold up his arms to ensure victory.
1992'de Kaili, PASOK Partisi'nin gençlik kollarına katıldı.In 1992, Kaili joined the PASOK Youth.
Fransa'nın Veliaht'ı olarak Marie Adélaïde'nin KollarıArms of Marie Adélaïde as Dauphine of France
Cranmer'ın baba tarafından eğilen kolları: Argent, masmavi üç leylek arasında bir şerit [3]Cranmer's paternal canting arms: Argent, a chevron between three cranes azure[3]
Bu taşta Cranmer ve Aslockton ailelerinin kolları sergilenir.The arms of the Cranmer and Aslockton families are displayed.
Kollarınızı uzatın.Strecken Sie Ihre Arme aus.
Senin kollarında ruhum huzur buluyor.In deinen Armen findet meine Seele Frieden.
G plakasındaki tanrıçanın kolları çaprazlanmıştır.Die Arme der Göttin auf Platte g sind gekreuzt.
Kolları (dirsekleriyle beraber) yıkamak.Gemeint ist: sollen sich „(durch) ihrer Hände (Arbeit) Brot ernähren“.
Geceleri Grotto’da güzel kadınların kollarında ve şarapla geçirmektedir.Die Nächte verbringt er in Grotti beim Wein oder in den Armen schöner Frauen.
Üvey annesi Teresa'nın kollarına sığınır.Mac trägt Terry in den Armen.
Kollarında Fındıkkıran ile uykuya dalar.In seinen Armen beruhigt sie sich.
Ülkede nüfusun İslâm'ın hangi kollarına ait olduğuna dair son zamanlarda hiçbir net bir ististik yoktur.Bisher liegen noch keine gesicherten Angaben vor, zu welcher Unterart die Populationen in der Türkei gehören.
Drenaj havzasını bütün akış kolları temsil eder.Der Drachenfels auf alle Fälle, nimmt dir dein ganzes Herzeleid.
Omuz insan vücudunda kolların gövdeyle birleştiği yere verilen isimdir.Sie haben jeweils einen Arm um die Schulter des Partners gelegt.
V, Evey'in kollarında ölür.Tom stirbt in Georges Armen.
Almanya içerisindeki en büyük kolları Mosel, Main ve Neckar'dır.Seine wichtigsten deutschen Zuflüsse sind Neckar, Main, Mosel und Ruhr.
Tek tek buzul kolları aşağıya, 4600 m'ye kadar uzanırlar.Einzelne Gletscherarme reichen bis 4600 m hinunter.
Yeşilırmak'ın sol kollarından biridir.Er ist ein linker Zufluss des Würzbachs.
Kim bir an adama baktı, sonra kollarını açarak ona doğru koştu.Da lief er auf sie zu, und sobald sie ihn kommen sah, sprang sie ihm geradewegs in die Arme.
Nasıl olur?der Locke'a.Kollarımda öldü.Özlem Topcu: NSU-Opfer: »Er starb in meinen Armen«.
Seyidovlar neslide bu soyun kollarından biridir.Dieser Typus ist in Neckarschwaben einzigartig.
Ahtapotlar kopan kollarını yenileyebilmektedirler.Fliegende Schleifen können den Arm schmücken.
Bu resimde kollarında uyuyan bir köpek yavrusu tuttu ve kucağında açık bir kitap vardı.Im Schoß der Frau liegt ein schlafender Hund und ein geöffnetes Buch.
Kolların çok büyük hareket özgürlüğü vardır.Kinderfüße brauchen viel Bewegungsfreiheit.
Şiîler ise kollarını rahat pozisyonunda yanlara sarkıtırlar.Sie versöhnen sich und fallen sich glücklich in die Arme.
Aşağıda ise, Aida Radames'in kollarında ölmektedir.Sie stirbt in Conrads Armen.
Muhtemelen kişinin kolları çıkar.Es wird der menschliche Arm genommen.
Robot kollarını çenesini ve başını hareket ettirebilmektedir.Dieser Roboter konnte seine Arme bewegen, sich aufsetzen und seinen Kopf drehen.
İlgili Sayfalar