kolları ile cümle
kolları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Bu tepe noktası yukarıda ve kolları da yukarıya doğru gidiyor.위의 그래프의 꼭짓점은 최소점에 해당하고
Bu tepe noktası yukarıda ve kolları da yukarıya doğru gidiyor.Tento vrchol je nahoře a parabola je konvexní.
Bu tepe noktası yukarıda ve kolları da yukarıya doğru gidiyor.Този връх е отгоре и се отваря нагоре.
Bu tepe noktası yukarıda ve kolları da yukarıya doğru gidiyor.هذه القمة تكون في الاعلى ومفتوحة للاعلى
Bütün gün ütüyle uğraşmaktan kolların yorulacak.A karod azért fáj, mert egész nap csak vasalsz
Bütün gün ütüyle uğraşmaktan kolların yorulacak.Bolia ťa ramená od celodenného žehlenia.
Bütün gün ütüyle uğraşmaktan kolların yorulacak.Deine Arme tun eh weh, vom dauernden bügeln den ganzen Tag.
Bütün gün ütüyle uğraşmaktan kolların yorulacak.Dina armar kommer att göra ont för att du stryker hela dagen lång.
Bütün gün ütüyle uğraşmaktan kolların yorulacak.Je armen gaan pijn doen van de hele dag strijken.
Bütün gün ütüyle uğraşmaktan kolların yorulacak.Käsivarsiisi sattuu, kun olet silittänyt koko päivän.
Bütün gün ütüyle uğraşmaktan kolların yorulacak.하루종일 다림질만 하고
Bütün gün ütüyle uğraşmaktan kolların yorulacak.Nanti lenganmu bisa sakit karena menyeterika itu seharian.
Bütün gün ütüyle uğraşmaktan kolların yorulacak.Roke te bodo bolele, ker likaš že cel dan.
Bütün gün ütüyle uğraşmaktan kolların yorulacak.Rozbolą cię ramiona od tego prasowania.
Bütün gün ütüyle uğraşmaktan kolların yorulacak.Tay bố sẽ đau vì phải là áo suốt ngày đấy
Bütün gün ütüyle uğraşmaktan kolların yorulacak.Te vor durea bratele de la asa mult calcat.
Bütün gün ütüyle uğraşmaktan kolların yorulacak.Tu vas avoir mal aux bras à force de repasser toute la journée.
Bütün gün ütüyle uğraşmaktan kolların yorulacak.Vždycky tě bolí ruce, z žehlení celý den.
Bütün gün ütüyle uğraşmaktan kolların yorulacak.Θα σε πονέσουν τα χέρια σου απο το σίδερο όλη μέρα.
Bütün gün ütüyle uğraşmaktan kolların yorulacak.Ты же сказал, что у тебя руки устали.
Bütün gün ütüyle uğraşmaktan kolların yorulacak.הידיים שלך יכאבו כי אתה מגהץ כל היום
Bütün gün ütüyle uğraşmaktan kolların yorulacak.يداك تؤلماك من كوي الملابس طوال اليوم
Bütün gün ütüyle uğraşmaktan kolların yorulacak.ドライクリーニング店を15年間やってきたけど、こんな立派な制服を見たのは初めてだよ。
Büyük Plasebo'nun kollarına doğru.Drept în braţele marelui placebo.
Büyük Plasebo'nun kollarına doğru.Egyenesen a placebo ipar karjaiba.
Büyük Plasebo'nun kollarına doğru.우린 거대한 플라시보[약효가 없는 설탕약]의 품으로 뛰어드는 겁니다.
Büyük Plasebo'nun kollarına doğru.No, skáčeme do náruče velkého placeba.
Büyük Plasebo'nun kollarına doğru.On se jette dans les bras de Big Placebo !
Büyük Plasebo'nun kollarına doğru.Refugiamo-nos nos braços do Grande Placebo.
Büyük Plasebo'nun kollarına doğru.Saltamos a los brazos del Gran Placebo.
Büyük Plasebo'nun kollarına doğru.Saltiamo tra le braccia del grande placebo.
Büyük Plasebo'nun kollarına doğru.Skáčeme do náručia veľkému placebu.
Büyük Plasebo'nun kollarına doğru.Skaczemy w ramiona wielkiego placebo.
Büyük Plasebo'nun kollarına doğru.We springen in de armen van Big Placebo.
Büyük Plasebo'nun kollarına doğru.Wir laufen in die Arme der Placebo-Industrie.
Büyük Plasebo'nun kollarına doğru.Πηδάμε στην αγκαλιά των μεγάλων ψευδοφαρμάκων.
Büyük Plasebo'nun kollarına doğru.Бросаемся в объятия больших плацебо.
Büyük Plasebo'nun kollarına doğru.Скачаме в ръцете на голямото плацебо.
Büyük Plasebo'nun kollarına doğru.אנחנו רצים לזרועותיו של קבוצת הפלצבו (אינבו).
Büyük Plasebo'nun kollarına doğru.نحن نرتمي في أحضان أي دواء وهمي معروف .
Büyük Plasebo'nun kollarına doğru.(笑)
Cansız bir kadın kollarında bir deri bir kemik kalmış çocuğuyla yerde yatıyordu.한 여자가 죽은 듯 땅바닥에 누워 있었고, 그녀의 품 속에 있는 수척한 모습의 아이가
Cansız bir kadın kollarında bir deri bir kemik kalmış çocuğuyla yerde yatıyordu.אשה ללא רוח-חיים שכבה על הקרקע, ובזרועותיה ילד שסובל מתת-תזונה
Cansız bir kadın kollarında bir deri bir kemik kalmış çocuğuyla yerde yatıyordu.رأيت إمرأة لا حياة فيها، مستلقية على الأرض وطفل هزيل بين ذراعيها
Cansız bir kadın kollarında bir deri bir kemik kalmış çocuğuyla yerde yatıyordu.痩せ細った子供がその腕に抱かれたまま なす術もなく母親の顔を 覗きこんでいました
Çırak programındaki birisi gibi kollarını uzatmıştı.Avea o mână întinsă ca în serialul "The Apprentice".
Çırak programındaki birisi gibi kollarını uzatmıştı.Aveva un braccio disteso come se venisse da The Apprentice.
Çırak programındaki birisi gibi kollarını uzatmıştı.Hij had zijn arm uitgestrekt als iemand uit The Apprentice.
Çırak programındaki birisi gibi kollarını uzatmıştı.Il tendait les bras comme s'il sortait de l'émission The Apprentice.
Çırak programındaki birisi gibi kollarını uzatmıştı.I miał wyciągniętą rękę, niczym ktoś z programu "The Apprentice".
Çırak programındaki birisi gibi kollarını uzatmıştı.Ki voltak nyújtva a karjai, mint valakinek a "The Apprentice"-ből (brit valóságshow)
Çırak programındaki birisi gibi kollarını uzatmıştı.그는 어프렌티스를 마치고 나오는 사람처럼 *어프렌티스: TV 프로그램 팔을 벌린 채였어요.
Çırak programındaki birisi gibi kollarını uzatmıştı.Und er hatte seinen Arm ausgestreckt, wie jemand aus The Apprentice.
Çırak programındaki birisi gibi kollarını uzatmıştı.Và tay anh ta vươn ra như ai đó bước ra từ phim truyền hình "The Apprentice"
Çırak programındaki birisi gibi kollarını uzatmıştı.Vinha de braços abertos como alguém saído do programa "O Aprendiz'.
Çırak programındaki birisi gibi kollarını uzatmıştı.Vystrel ruku ako kandidát zo šou "Šefka" (The Apprentice).
Çırak programındaki birisi gibi kollarını uzatmıştı.Y tenía su brazo extendido como alguien del programa "El aprendiz".
Çırak programındaki birisi gibi kollarını uzatmıştı.Το χέρι του ήταν τεντωμένο σαν κάποιον που έπαιζε στο The Apprentice.
Çırak programındaki birisi gibi kollarını uzatmıştı.Він простягнув свою руку так, ніби був зіркою реаліті-шоу "Учень" мільярдера Дональда Трампа.
Çırak programındaki birisi gibi kollarını uzatmıştı.Он протянул мне руку, как герой телешоу "Кандидат".
İlgili Sayfalar