kolları ile cümle
kolları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ve Gelmir'in kollarını ve bacaklarını kesip,orada bıraktılar.فقتل أبناء ثيتيس وطبخهم، واحتفظ بأيديهم وأقدامهم.
Kolların iç yan yüzlerinde kendilerine özgü uzunlamasına kas demetleri bulunur.وكانوا يربطون رؤوسهم بالعِصَابة البيضاء التي تميزهم عن غيرهم من الناس، أي من غير الإخوان.
Maymunların ağaçları salıncak gibi kullanmalarına yardımcı olmak için uzun kolları ve bacakları vardır.فالقردة مثلاً تستخدم أيديها وأرجلها للإمساك بغصون الأشجار.
Shane'in Rick'in kollarında öldüğü sahne Berthal'ın dizide yer aldığı son sahne oldu.Morte Shane nas mãos de Rick foi a última cena que Bernthal filmado para o show.
Başlıca kolları soldan aldığı Scarpe ve Leie'yle sağdan aldığı Rupel ve Dender (Dendre) nehirleridir.Na ponta, são colocadas a bacia de arroz (à esquerda) e a de sopa (à direita).
Kokeshi bebeklerin bir özelliği, kolları veya bacakları olmamasıdır.Uma marcante característica das Kokeshi é a ausência de braços e pernas.
Hislerine daha fazla karşı koyamayan Aida, onun kollarına kendini bırakır.Incapaz de lutar contra seus sentimentos por mais tempo, ela cai em seus braços.
Ancak olayların ardından Amy, kız kardeşi Andrea'nın kollarında ölürken diğerleri de bu vahşeti izlemektedir.Na sequência, Amy morre nos braços de Andrea, enquanto todos assistem, aterrorizados.
Bir süre sonra Stewie kıyafetlerine de sığamaz ve kolları ile kendi yüzüne dokunamaz hale gelir.Com o tempo, ele também não consegue vestir suas roupas nem alcançar seu rosto com os braços.
O günden bu yana, kentteki yüksek teknolojili sanayi kolları daha da gelişmeye devam etti.Desde então,a indústria na área de alta tecnologia de Tel Aviv tem vindo a desenvolver ainda mais.
Vali, Meghan'ı kollarına alır ve ona hiçbir şeyin zarar vermesine izin vermeyecğini söyler.O Governador promete a Meghan que ele vai mantê-la a salvo de qualquer coisa que possa prejudicá-la.
Kollarını gepgeniş açarak daha da sarktı.Subitamente, estende os braços.
Yapının planı Latin haçı biçimindedir, haçın kollarının kesişme noktası üzerinde bir kubbe bulunur.Tem a planta em forma de cruz latina e é coberto por uma cúpula.
Kolları ve bacakları bağlıydı ve yarı çıplaktı.Ela tinha seus braços, mãos e pés amarrados por uma meia calça.
Sıvadık kolları..."Mas, sem os braços...
Kollarının içinde gizli dikenli kırbaçlar bulunur.Há também marcas de corte auto-infligidas em seus braços.
Annesi ise kadın kollarında görev alıyordu.Sua mãe se ocupava com as tarefas domésticas.
V, Evey'in kollarında ölür.Ela morre nos braços de Anakin.
Kolağalı rütbe işareti, üniformanın kollarına dikilen üçer şerit olarak belirlendi.As ordens aqui são dispostas como são portadas pelo nobre em uniforme militar.
"Kolları sıvayalım.«Pegue As Minhas Mãos».
Edwards'a göre Dahmer, ona saldırarak kollarına kelepçe takmaya çalıştı, ancak başarılı olamadı.Assim, Aang chegou ao ponto de poder matá-lo se quisesse, mas não o fez.
3. Tarikat kollarından birinin başında bulunan kimsedir.Een tiende figuur ligt onder zijn voeten.
Leonara karanlıkta Di Luna'yı sevdiği Manrico sanıp kollarına atılır.Leonora rent naar buiten recht in de armen van Luna, waarvan zij in de duisternis denkt dat het Manrico is.
Garonne Nehri'nin diğer kolları Save ve Gers'dirler.Ook stroomt de rivier in de departementen Haute-Garonne en Gers.
Ceset ile öyle şiddetli sevişir ki çürümüş beden kollarının arasında çatlamaya başlar.Daar wordt het zo intens tussen hen dat het eindigt in een kus.
Kolların çok büyük hareket özgürlüğü vardır.De kop staat de benen verder wel een grote bewegingsvrijheid toe.
Elazığ çevresinde 5 oymak ve isimle anılan Karakeçili kolları vardır.Je hebt dan zelf een vijfkaart en ten minste inviterende kracht.
Cevizin bir diğer anlamı, halat kollarını ayırmadan yapılan top şekilli bir düğümdür.Een ballistisch mes is een automatisch mes met een los te koppelen lemmet dat uit het handvat wordt geschoten.
V, Evey'in kollarında ölür.Ze sterft in de armen van Tom.
"Ölü sevgilinin kollarında uyumaya devam et."Hij sterft in de armen van zijn vriendin.
Buna göre heykel, "bir esvaba sarılmış olan Meryem Ana'nın kollarında yatan İsa'nın naaşını" betimlemeliydi.Het moest ‘een in gewaad gehulde maagd Maria voorstellen met de dode Christus in haar armen’.
Kollarının altındaki özel yapım kanatlar sayesinde uçabilir.Hij kan vliegen dankzij vleugels in zijn robotlichaam.
İçalgısı çok zayıftır ve tam olarak hangi hareketleri yaptığını ancak kollarını gözlemleyerek bilebilmektedir.Propriocepcja jest słaba, mięczak wie jedynie, jakie dokładnie ruchy wykonuje, widząc ramiona.
Kolları dizlerine kadar gelir.Sięga maksymalnie do kolana.
Bandy oyuncuları topa kafayla vuramaz ya da topu elleri veya kollarıyla kontrol edemezler.Zawodnicy mogą kontrolować piłeczkę jedynie blendą – nie mogą używać rąk, ramion ani głowy.
G plakasındaki tanrıçanın kolları çaprazlanmıştır.Bogini na elemencie g ma skrzyżowane ramiona.
Kollarında küçük kalkanlar vardı, yaylar kullanabiliyor ve pala ile balta taşıyorlardı.Na ramionach mieli zamontowane małe tarcze, mogli korzystać z łuków i mieli przy sobie miecz oraz topór.
Şiîler ise kollarını rahat pozisyonunda yanlara sarkıtırlar.Ręce gorączkowo wyrzucane przed twarzami w ich migowej kłótni.
Şehir, Amazon Nehri'nin ana kollarından biri olan Madeira Nehri'nin doğu kıyısında yer almaktadır.Jest położona nad rzeką Madeira, jednym z głównych dopływów Amazonki.
"Kolları sıvayalım.Proszę podać mi ramię!.
Ardından Violetta yeni erkek arkadaşı Baron Douphol’un kollarında içeri girer.Violetta pojawia się u boku barona Douphol.
Mühendislik ve metal işleri endüstri'nin ana kollarıdır.Przemysł maszynowy i przemysł metalowy były najważniejszymi branżami.
Haçın kısa kollarının üstü beşik tonozla kapatılmıştır.Ramiona krzyża zamknięte są półkoliście.
Akıncılarda sipahilerle beraber sağ ve sol kolları tutuyordu.W lewej dłoni trzyma pozostałe pędzle i paletę.
Kolları koparcasına çalışır Ortalığı aydınlığa kavuşturmak için.Wierzą, że pomaga odnaleźć wewnętrzne światło.
Başı, vücudu, kolları ve elleri bulunuyor.Najpierw głowa, ramiona, potem reszta ciała.
Bu durumda yıldız, spiral kolların bölgesine sürüklenecektir.Oznacza to, że gwiazdy wchodzą i wychodzą z ramion spiralnych.
Bazı resimlerinde ise kollarında bir çift kanat görülür.Kali bywa przedstawiana z kilkoma parami rąk.
Olası iki ihtimale göre, bu beyaz renkler forma kollarında yer alıyordu.Najstarszymi zabytkami są dwie romańskie antaby z brązu w kształcie lwich głów.
V, Evey'in kollarında ölür.V dör sedan i Eveys armar.
Mest olmuş bir halde Homer, Marge'ı kollarına alır.Homer bär lycklig ut Marge i sina armar.
Jenny Doktor'un kollarında ölürken Doktor ağlar.Han dog i sin bror Henrys armar.
Mağaranın kollarından biri bir baca ile yeryüzüne bağlanır.Med fingrarna i jorden knyter an till den egna trädgården.
Kadışehri'nde tarımsal faaliyetlerin dışında esnaf kolları da ekonomide önemli yer tutmaktadır.På grund av det osäkra läget i Kashmir har vägen även militär betydelse.
Kollarında Fındıkkıran ile uykuya dalar.Han somnar och dör i hennes armar.
Demir halatların kollarını ayırmak için madeni kavela kullanılır.Man använde stenkol för att smälta järnmalmen.
Voronej Nehri, (Rusça: Воро́неж), Rusya'da bulunan, Don Nehri'nin sol kollarından biri olan ırmaktır.Chopjor (ryska: Хопёр, äldre svenskt namn Choper) är en rysk flod, biflod till Don från vänster.
Necibullah'ın elleri kolları bağlı." sözleriyle özetliyordu.Karin Bülow Orrje. ”Ordet är deras vapen”.
Ağzı kollarının ortasında yer alır.Med dej i mina armar.
Kollarını ve ellerini 180 derecelik açıyla döndürebilir.Öronen styrs av sexton muskler och kan vridas 180 grader.
İlgili Sayfalar