Ana içeriğe geç
Sözlük

kolla ile cümle

kolla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
O dik kendini itmek için kollarını ve ellerini gerekiyordu.On potřeboval paže a ruce, aby se zasadila se ve vzpřímené poloze.
O dik kendini itmek için kollarını ve ellerini gerekiyordu.On potreboval paže a ruky, aby sa zasadila sa vo vzpriamenej polohe.
O dik kendini itmek için kollarını ve ellerini gerekiyordu.Potreboval je roke in roke za potiskanje sebe pokonci.
O dik kendini itmek için kollarını ve ellerini gerekiyordu.Que necesitaba los brazos y manos para empujar en posición vertical.
O dik kendini itmek için kollarını ve ellerini gerekiyordu.Szüksége volt fegyver-és kézzel tolja magát felfelé.
O dik kendini itmek için kollarını ve ellerini gerekiyordu.Χρειαζόταν τα όπλα και τα χέρια για να προωθήσει τον εαυτό του σε όρθια θέση.
O dik kendini itmek için kollarını ve ellerini gerekiyordu.Ему нужно было оружие и руки, чтобы выдвинуть себя в вертикальном положении.
O dik kendini itmek için kollarını ve ellerini gerekiyordu.Йому потрібна була зброя і руки, щоб висунути себе у вертикальному положенні.
O dik kendini itmek için kollarını ve ellerini gerekiyordu.Той се нуждаеше от ръцете и китките, за да се тласък изправено.
O dik kendini itmek için kollarını ve ellerini gerekiyordu.הוא היה צריך הזרועות והידיים לדחוף את עצמו זקוף.
O dik kendini itmek için kollarını ve ellerini gerekiyordu.احتاج الذراعين واليدين لدفع نفسه في وضع مستقيم.
O dik kendini itmek için kollarını ve ellerini gerekiyordu.代わりにこれらの、しかし、彼は絶え間なく動いていただけ、多くの小さな手足を持っていた
o kim? ben senin gibi ince kolları bacakları olan kızlardan hoşlanırım yüzün biraz büyükCine vorbeste? Daca iti spun, imi plac fetele cu manile si picioarele subtiri, asa ca tine. Cu fete mari.
o kim? ben senin gibi ince kolları bacakları olan kızlardan hoşlanırım yüzün biraz büyük¿Quién es ese? Me gustan las chicas que tienen las piernas y los brazos delgados, como tù.
Omuzların ve kolların yara bere dolu.A válla, a csuklója, mindenhol.
Omuzların ve kolların yara bere dolu.Ton épaule, ton poignet, de partout.
Omuzların ve kolların yara bere dolu.Ο ώμος σου και τα χέρια σου έχουν σοβαρές μελανιές.
Omuzların ve kolların yara bere dolu.دراعك وكتفك متأديان بشدة
Onlar bildiklerimizin ve hayal edebildiklerimizin kapısı üzerindeki kapı kollarıdır.Chúng là tay nắm trên cánh cửa của những gì chúng ta có thể biết, và những gì chúng ta có thể tưởng tượng.
Onlar bildiklerimizin ve hayal edebildiklerimizin kapısı üzerindeki kapı kollarıdır.Elles sont des poignées de la porte de ce que nous pouvons savoir, et de ce que nous pouvons imaginer.
Onlar bildiklerimizin ve hayal edebildiklerimizin kapısı üzerindeki kapı kollarıdır.Het zijn knoppen op de deur van wat we kunnen weten en wat we ons kunnen inbeelden.
Onlar bildiklerimizin ve hayal edebildiklerimizin kapısı üzerindeki kapı kollarıdır.Kilincsek a megismerés és a képzelet ajtaján.
Onlar bildiklerimizin ve hayal edebildiklerimizin kapısı üzerindeki kapı kollarıdır.비유는 문의 손잡이 입니다. 우리가 알 수 있고 상상할 수 있는 세상의.
Onlar bildiklerimizin ve hayal edebildiklerimizin kapısı üzerindeki kapı kollarıdır.Sie sind die Klinken an den Türen zu dem, was wir wissen können und was wir uns vorstellen können.
Onlar bildiklerimizin ve hayal edebildiklerimizin kapısı üzerindeki kapı kollarıdır.Son manijas de puerta de lo que podemos saber y lo que podemos imaginar.
Onlar bildiklerimizin ve hayal edebildiklerimizin kapısı üzerindeki kapı kollarıdır.Sono le maniglie sulle porte di ciò che possiamo sapere, e di ciò che possiamo immaginare.
Onlar bildiklerimizin ve hayal edebildiklerimizin kapısı üzerindeki kapı kollarıdır.Sunt mânerele de la uşa spre ceea ce putem şti, şi ceea ce ne putem imagina.
Onlar bildiklerimizin ve hayal edebildiklerimizin kapısı üzerindeki kapı kollarıdır.Είναι τα χερούλια πάνω στην πόρτα των δυνατοτήτων της γνώσης μας και της φαντασίας μας.
Onlar bildiklerimizin ve hayal edebildiklerimizin kapısı üzerindeki kapı kollarıdır.Как ручка на двери из привычного нам мира в мир воображаемый.
Onlar bildiklerimizin ve hayal edebildiklerimizin kapısı üzerindeki kapı kollarıdır.הן ידיות על הדלת של מה שאנחנו יכולים לדעת, ושל מה שאנחנו יכולים לדמיין.
Onlar bildiklerimizin ve hayal edebildiklerimizin kapısı üzerindeki kapı kollarıdır.لأنها تمسك بمقابض أبواب وعينا وخيالنا.
Onlar bildiklerimizin ve hayal edebildiklerimizin kapısı üzerindeki kapı kollarıdır.想像の世界へと繋がる ドアの取っ手なのです ドアはそれぞれ 新しい家や
Onlar kalkıp pencereye gitti ve orada kaldı, her biri hakkında kollarını diğer.De fick upp, gick fram till fönstret, och förblev där, med armarna om varje andra.
Onlar kalkıp pencereye gitti ve orada kaldı, her biri hakkında kollarını diğer.De stod op, gik hen til vinduet, og forblev der, med armene om hvert andre.
Onlar kalkıp pencereye gitti ve orada kaldı, her biri hakkında kollarını diğer.Ei se ridică, se duse la fereastră, şi a rămas acolo, cu braţele lor despre fiecare alte.
Onlar kalkıp pencereye gitti ve orada kaldı, her biri hakkında kollarını diğer.Eles se levantou, foi até a janela, e lá permaneceu, com os braços sobre cada outras. Mr.
Onlar kalkıp pencereye gitti ve orada kaldı, her biri hakkında kollarını diğer.He nousi, meni ikkunaan, ja pysyi siellä, heidän kätensä jokaisen muut.
Onlar kalkıp pencereye gitti ve orada kaldı, her biri hakkında kollarını diğer.Họ đứng dậy, đi đến cửa sổ, và ở lại đó, với cánh tay của họ về mỗi khác.
Onlar kalkıp pencereye gitti ve orada kaldı, her biri hakkında kollarını diğer.Ils se leva, alla à la fenêtre, et restait là, avec leurs bras sur chaque d'autres.
Onlar kalkıp pencereye gitti ve orada kaldı, her biri hakkında kollarını diğer.그들은 일어나서 창문으로 다가 갔을 때, 거기 남아 각각에 대한 자신의 무기로 기타.
Onlar kalkıp pencereye gitti ve orada kaldı, her biri hakkında kollarını diğer.Mají vstal, šel k oknu, a zůstal tam, s rukama o každém jiné.
Onlar kalkıp pencereye gitti ve orada kaldı, her biri hakkında kollarını diğer.Majú vstal, išiel k oknu, a zostal tam, s rukami o každom iné.
Onlar kalkıp pencereye gitti ve orada kaldı, her biri hakkında kollarını diğer.Mereka bangkit, pergi ke jendela, dan tetap di sana, dengan lengan mereka tentang masing-masing lainnya.
Onlar kalkıp pencereye gitti ve orada kaldı, her biri hakkında kollarını diğer.Ők felállt, az ablakhoz ment, és ott is maradt, a karjukat a minden egyéb.
Onlar kalkıp pencereye gitti ve orada kaldı, her biri hakkında kollarını diğer.Oni wstał, podszedł do okna, i pozostał tam, z rękami na temat każdego innych.
Onlar kalkıp pencereye gitti ve orada kaldı, her biri hakkında kollarını diğer.Se levantó, se acercó a la ventana, y permaneció allí, con sus brazos alrededor de cada otros.
Onlar kalkıp pencereye gitti ve orada kaldı, her biri hakkında kollarını diğer.Si alzò, andò alla finestra, e vi rimase, con le braccia su ciascun altri.
Onlar kalkıp pencereye gitti ve orada kaldı, her biri hakkında kollarını diğer.Sie stand auf, ging zum Fenster und blieb dort, mit den Armen zu den einzelnen anderen.
Onlar kalkıp pencereye gitti ve orada kaldı, her biri hakkında kollarını diğer.Ti je vstal, šel k oknu, in je ostala tam, z rokami o vsaki drugih.
Onlar kalkıp pencereye gitti ve orada kaldı, her biri hakkında kollarını diğer.Ze stond op, liep naar het raam, en bleef daar, met hun armen over elkaar andere.
Onlar kalkıp pencereye gitti ve orada kaldı, her biri hakkında kollarını diğer.Οι σηκώθηκε, πήγε στο παράθυρο, και παρέμεινε εκεί, με τα χέρια τους ο ένας για τον άλλα.
Onlar kalkıp pencereye gitti ve orada kaldı, her biri hakkında kollarını diğer.Вони встали, підійшли до вікна, і залишався там, з руками на кожному інші.
Onlar kalkıp pencereye gitti ve orada kaldı, her biri hakkında kollarını diğer.Они встали, подошли к окну, и оставался там, с руками о каждом другие.
Onlar kalkıp pencereye gitti ve orada kaldı, her biri hakkında kollarını diğer.Те стана, отиде до прозореца и остана там, с техните ръце за всеки от друга.
Onlar kalkıp pencereye gitti ve orada kaldı, her biri hakkında kollarını diğer.הם קם ממקומו, ניגש אל החלון, ונשאר שם, עם נשקם על כל אחרים.
Onlar kalkıp pencereye gitti ve orada kaldı, her biri hakkında kollarını diğer.حتى أنهم وصلوا ، وذهب إلى النافذة ، وبقي هناك ، مع أسلحتهم حول كل الأخرى.
Onlar kalkıp pencereye gitti ve orada kaldı, her biri hakkında kollarını diğer.他の。 氏Samsaは、その方向に彼の椅子に振り向くと、静かにそれらを観察
Onlarla öleceğimi söyledim, ama kollarımdan zorla çekip aldılar.Azt mondtam, hogy velük akarok meghalni, de kitépték őket a karomból.
Onlarla öleceğimi söyledim, ama kollarımdan zorla çekip aldılar.Dissi che sarei morta con loro, ma li staccarono dalle mie braccia.
Onlarla öleceğimi söyledim, ama kollarımdan zorla çekip aldılar.Ich sagte, ich möchte mit ihnen sterben, doch sie rissen sie aus meinen Armen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod