Ana içeriğe geç
Sözlük

kolay ile cümle

kolay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom'la birlikte çalışması çok kolaydır.Tom is very easy to work with.
Tom kilo vermek için kolay bir yol arıyor.Tom is looking for an easy way to lose weight.
Tom kolayca yorulur.Tom gets tired easily.
Tom kolayca sinirlenir.Tom gets angry easily.
Tom oyunun temel kurallarını kolaylıkla öğrendi.Tom easily learned the basic rules of the game.
Tom kolay şekilde bizi bekleyebilirdi.Tom could have very easily waited for us.
Tom çok kolay bir şekilde bizi bekleyebilirdi.Tom could have very easily waited for us.
Tom Mary'den kesinlikle geçinmesi daha kolay gibi görünüyor.Tom certainly seems easier to get along with than Mary.
Tom kesinlikle hokkabazlığı kolay gösterir.Tom certainly makes juggling look easy.
Mary'yi gitmeye ikna etmek kolay olmayacak.It won't be easy persuading Mary to go.
Tom'un Mary'ye ne duyması gerektiğini söylemesi kolay değildi.It wasn't easy for Tom to tell Mary what she needed to hear.
Tom'un kıt kanaat geçinmesi kolay değildi.It hasn't been easy for Tom to make ends meet.
Tom'un tekrar nasıl yürüyeceğini öğrenmesi kolay değildi.It hasn't been easy for Tom to learn how to walk again.
Tom'un büyük ailesini desteklemek için yeterli para kazanması kolay değildi.It hasn't been easy for Tom to earn enough money to support his large family.
Tom'un Mary'nin sağlık problemleri ile ilgilenmesi kolay değildi.It hasn't been easy for Tom to deal with Mary's health problems.
Sevmek kolaydır ama sevilmek zordur.It is easy to love, but difficult to be loved.
Bu kadar kolay olacağını hiç düşünmemiştim.I never thought it would be so easy.
Bir yabancı dili konuşmak kolay değil.It's not easy to speak a foreign language.
Şartlar o kadar kolay değil.Things are not that simple.
İkinci ders çok kolaydır.The second lesson is very easy.
O kadar kolay değil.It's not that easy.
Onunla birlikte yaşamanın o kadar kolay olmadığı çıktı.It turned out not to be so easy to live with him.
İnsanlar onlar arasındaki farkı kolaylıkla söyleyebilirler.People can easily tell the difference between them.
Söylemek kolaydır ve başarmak zordur.It is easy to say and hard to accomplish.
İyiyi kötüden ayırmak kolaydır.It's easy to distinguish good from evil.
Bunu anlamak oldukça kolay olmalı.This should be pretty simple to understand.
Çiftler halinde çalışmak, bu sorunları çözmenin en kolay yoludur.Work in pairs is the easier way to solve these problems.
Şimdi nihayet kolay uyuyabilirim.Now I can finally sleep easy.
Ben onun yapmak için kolay olacağını düşünmüştüm.I thought it would be easy to do.
Hep dürüst olmak kolay değildir.It's not easy to be honest all the time.
Ev kolayca satıldı.The house has been easily sold.
Ev kolay bir kelimedir.House is an easy word.
Neden gitmek istediğini anlamak kolay değil.It isn't easy to understand why you want to leave.
Niçin bırakmak istediğini anlamak kolay değil.It is not easy to understand why you want to leave.
Sizin işiniz kolay değil.Your job isn't easy.
İnsanları aydınlatmak çok kolaydır.Enlightening the people is very easy.
Piyango kazanmak, para kazanmanın kolay bir yoludur.Winning a lottery is an easy way of making money.
Düşündüğüm kadar kolay değil.Not as easy as I thought.
Kayınbiraderim önemsiz konulardan kolayca sinirlenir.My brother-in-law easily loses his temper from trivial matters.
Piyano çalmak kolay değildir.Playing the piano isn't easy.
Bütün bunlar basit ve anlaşılması kolaydır.All this is simple and easy to understand.
Başarı kolayca gelmiyor.Success doesn't come easily.
Kot pantolonla çalışmak kolaydır.It's easy to work in jeans.
Kolaylıkla anlayabileceğin kitaplardan başlamalısın.You should start from books similar to the ones you can already understand easily.
Tarihleri ezberlemek kolay değildir.It isn't easy to memorize dates.
İnsanlar kolayca sevmeye başlayabilir ama çok kolayca durduramaz.People can easily start loving, but not so easily stop.
Beni öyle kolay affetmeyecek.He won't forgive me so easily.
Doktora derecesini almak kolay olmayacak.It won't be easy to get into a Ph.D. program.
Karton kutular kolayca yırtılırlar.Cardboard boxes rip easily.
Bu o şekilde daha kolay görünüyor.It sounds easier that way.
Tarih bize duvarların yıkılabileceğini söylüyor fakat öyle yapmak hiç kolay değil.History reminds us that walls can be torn down, but doing so is never easy.
Japon bayrağını çizmek çok kolaydır.Drawing the Japanese flag is very easy.
Kurşun kolayca eğilir.Lead is easily bent.
Mükemmelliğin iyileştirilmesi kolay bir iş değildir.Improving upon perfection is not an easy job.
Kötü alışkanlığa bir bulaşırsan, ondan kolayca kurtulamazsın.Once you've formed a bad habit, you can't get rid of it easily.
Bir ülkeyi yönetmek kolay bir iş değildir.To rule a country is no easy task.
Onun fikirlerini anlamak kolay değildir.It isn't easy to understand his ideas.
Bugünlerde seyahat etmek kolaydır.Traveling is easy these days.
Bu cümleyi çevirmek çok kolay.This sentence is very easy to translate.
Bu kütüphanede bir üye olmak çok kolay.It's very easy to become a member in this library.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod