O, hiçbir şekilde berbat çürüyen soğan kokusuna tahammül edemedi.He could not by any means tolerate the ghastly smell of rotting onion.
Tom sigara dumanının kokusuna dayanamaz.Tom can't stand the smell of cigarette smoke.
Tom pastırma yemek kokusuna uyandı.Tom woke up to the smell of bacon cooking.
Sabah kahvesinin kokusuna bayılırım.I love the smell of morning coffee.
Ayrıca tiner kokusuna alerjisi vardır.Olive is allergic to milk.
Ginga, Brezilya kültüründen ilham alır ve narenciye kokusuna sahiptir.Ginga is inspired by the Brazilian culture and has a citrus flavour.
Parmak izlerine benzer şekilde, hepimiz kendimize özgü bir vücut kokusuna sahibiz.And similar to the fingerprints, we all have a unique body odor.
Kokusuna neden olan madde muskondur.Der medizinische Fachbegriff dafür ist Mundgeruch.
Reçine kokusuna atfen verilmiş isimdir.Son odeur caractéristique est dénommée alors arôme.
Kokusuna neden olan madde muskondur.Le sens qui y est privilégié est l'odorat.
Kokusuna neden olan madde muskondur.El aroma que desprende es rico.
Piranalar ailelerine çok bağlıdır ama kan kokusuna dayanamaz.Egli nutre un profondo odio per i pirati e non sopporta il loro odore.
Böbrek hastalarında nefes kokusuna rastlanabilmektedir.Некоторые больные ощущают запах чеснока во вдыхаемом воздухе.
Reçine kokusuna atfen verilmiş isimdir.عطار اسم فاعل لـ عطر.
Ginga, Brezilya kültüründen ilham alır ve narenciye kokusuna sahiptir.براون (Brown) : هو الكلب الذي يساعد جينيفر على الحل ، وعنده إحساس حاد لشم الروائح .
Reçine kokusuna atfen verilmiş isimdir.O cheiro secretado é chamado de feromônio.
Ayrıca tiner kokusuna alerjisi vardır.O seu odor também é diferente, com tom almíscarado.
Kuşkonmaz tüketimi bazı insanlarda idrar kokusuna sebep olur.Lichaamsgeur is de geur die bij een bepaald persoon hoort.
Ayrıca tiner kokusuna alerjisi vardır.Bovendien is het een sterk allergeen.
Amorphophallus titanum veya Ceset Çiçeği, Dünya'nın en kötü kokusuna sahip olan bitkidir.Amorphophallus titanum heeft de grootste onvertakte bloeiwijze van alle planten.
Reçine kokusuna atfen verilmiş isimdir.Bladen luktar kompostsopor, därav namnet.
Kokusuna neden olan madde muskondur.Території відзначені запахом.
Karanfil, güzel kokusu sebebiyle ağız kokusuna karşı kullanılır.Planta este folosită drept condiment datorită aromei înțepătoare.
Reçine kokusuna atfen verilmiş isimdir.Denumirea de cuțovlahi este socotită de aromâni drept o insultă.
Reçine kokusuna atfen verilmiş isimdir.Hajuveden ainesosat ovat nimeltään tuoksunuotteja.
Karanfil, güzel kokusu sebebiyle ağız kokusuna karşı kullanılır.Eukalyptolia voidaan käyttää sen hyvän tuoksun vuoksi hajusteissa.
Ayrıca kuyruklarında da çürük kokusuna benzer bir koku üreten diğer bir beze daha bulunur.Der findes desuden en art, stinktæge, der hvis den føler sig truet udskiller en ildelugtende stank.
Amorphophallus titanum veya Ceset Çiçeği, Dünya'nın en kötü kokusuna sahip olan bitkidir.Arten Amorphophallus titanum har noen av verdens største blomster.
İsimleri hem erkek hem dişilerin ürettiği misk kokusuna dikkati çekmektedir.そして男性の放出するものの味と匂いを知る。
Ayrıca tiner kokusuna alerjisi vardır.それと、花粉アレルギーでもある。
Kokusuna neden olan madde muskondur.柔軟剤の匂いによるトラブルがある。
Reçine kokusuna atfen verilmiş isimdir.名前の通り嗅覚が犬並み。
Kokusuna neden olan madde muskondur.Отровената риба мирише на фенол.
Kuşkonmaz tüketimi bazı insanlarda idrar kokusuna sebep olur.Например при някои видове мъжкият определя това по миризмата.
Karanfil, güzel kokusu sebebiyle ağız kokusuna karşı kullanılır.Tontonin nos može poslužiti u svrhe praćenja mirisa.
Kuşkonmaz tüketimi bazı insanlarda idrar kokusuna sebep olur.Nekatere ljudi vonj dihurjev spominja na vonj po medu.
Ayrıca kuyruklarında da çürük kokusuna benzer bir koku üreten diğer bir beze daha bulunur.On ka erandlikke taimi, mille lõhn meenutab rohkem münti.
Reçine kokusuna atfen verilmiş isimdir.Meeldivat lõhna nimetatakse aroomiks.
Kan kokusuna sarılmı,s Ishval'li yakında bir yerde.El hombre de Isvar que huele a sangre está cerca.
Kan kokusuna sarılmı,s Ishval'li yakında bir yerde.Isvalczyk przesiąknięty zapachem krwi jest w pobliżu.
Kan kokusuna sarılmı,s Ishval'li yakında bir yerde.L'uomo di Isval che odora di sangue è nelle vicinanze.
Kan kokusuna sarılmı,s Ishval'li yakında bir yerde.Manden, der stinker af blod, er i nærheden.
Kan kokusuna sarılmı,s Ishval'li yakında bir yerde.Mannen från Isval, höljt i lukten av blod, är i närheten.
Kan kokusuna sarılmı,s Ishval'li yakında bir yerde.O Isvalan, camuflado com o cheiro do sangue, está por perto.
Kan kokusuna sarılmı,s Ishval'li yakında bir yerde.Verenhajuinen isvaali on lähistöllä.
Kan kokusuna sarılmı,s Ishval'li yakında bir yerde.Ο Ισβαλανός είναι εδώ κοντά.
Kan kokusuna sarılmı,s Ishval'li yakında bir yerde.Ишбаланец пропитался запахом крови, он неподалёку.
Parmak izlerine benzer şekilde, hepimiz kendimize özgü bir vücut kokusuna sahibiz.E come le impronte digitali, anche l'odore del nostro corpo è unico.
Parmak izlerine benzer şekilde, hepimiz kendimize özgü bir vücut kokusuna sahibiz.E tal como as impressões digitais, todos temos um odor corporal único.
Parmak izlerine benzer şekilde, hepimiz kendimize özgü bir vücut kokusuna sahibiz.지문과 마찬가지로 체취도 고유한 성질을 띱니다
T.B. yerine 'tering' kullanılır ki etimolojik açıdan katran kokusuna atıfta bulunur.la palabra para tuberculosis es "tering" que, etimológicamente, se refiere al olor del alquitrán.
T.B. yerine 'tering' kullanılır ki etimolojik açıdan katran kokusuna atıfta bulunur.le mot pour tuberculose est "tering", ce qui, étymologiquement, fait référence à l'odeur de goudron.
'tering' kullanılır ki etimolojik açıdan katran kokusuna atıfta bulunur.Co, etymologicznie, odnosi się do zapachu smoły.
'tering' kullanılır ki etimolojik açıdan katran kokusuna atıfta bulunur.부릅니다. 어원적으로, 타르의 냄새를 일컫습니다.
'tering' kullanılır ki etimolojik açıdan katran kokusuna atıfta bulunur.la cui etimologia riporta all'odore del catrame.
'tering' kullanılır ki etimolojik açıdan katran kokusuna atıfta bulunur.là tering, về nguồn gốc của từ này, liên quan tới mùi hắc ín
'tering' kullanılır ki etimolojik açıdan katran kokusuna atıfta bulunur."tering". A szó eredetileg a kátrány szagára utal.
'tering' kullanılır ki etimolojik açıdan katran kokusuna atıfta bulunur."tering", čo etymologicky poukazuje na dechtový zápach.
'tering' kullanılır ki etimolojik açıdan katran kokusuna atıfta bulunur."tering" was sich etymologisch auf den Geruch von Teer bezieht.
'tering' kullanılır ki etimolojik açıdan katran kokusuna atıfta bulunur.הוא טרינג, אשר, באופן אטימולוגי, מתקשר לריח של זפט.