Ve bu boyalar kokulara tepki olarak renk değiştiriyorlar.E queste tonalità cambiano a seconda degli odori.
Ve bu boyalar kokulara tepki olarak renk değiştiriyorlar.Et ces colorants changent de couleur en réponse à des odeurs.
Ve bu boyalar kokulara tepki olarak renk değiştiriyorlar.그리고 이 염료들은 냄새에 따라 색이 변합니다.
Ve bu boyalar kokulara tepki olarak renk değiştiriyorlar.Und diese Mittel ändern ihre Farbe als Reaktion auf Gerüche.
Ve bu boyalar kokulara tepki olarak renk değiştiriyorlar.Và các chất tạo màu này đổi màu do mùi.
Ve bu boyalar kokulara tepki olarak renk değiştiriyorlar.Y estos tintes cambian de color en respuesta a los olores.
Ve bu boyalar kokulara tepki olarak renk değiştiriyorlar.Тези оцветители променят цвета в отговор на миризми.
Ve bu boyalar kokulara tepki olarak renk değiştiriyorlar.Эти точки меняют цвет при определённых запахах.
Ve bu boyalar kokulara tepki olarak renk değiştiriyorlar.והצבעים האלה משנים גוון בתגובה לריחות.
Ve bu boyalar kokulara tepki olarak renk değiştiriyorlar.وهذه الأصباغ تغير لونها تجاوبا مع الروائح.
Ve bu boyalar kokulara tepki olarak renk değiştiriyorlar.たとえばバニラの香りは 左側の4つを茶色に変え
Ve bu yeni kokular yapmak icin dogrudan bir yoldur.C'est un chemin direct vers la création de nouveaux odorants.
Ve bu yeni kokular yapmak icin dogrudan bir yoldur.Đó là con đường trực tiếp để tạo ra mùi hương mới.
Ve bu yeni kokular yapmak icin dogrudan bir yoldur.E questo è un percorso diretto per creare nuovi odori.
Ve bu yeni kokular yapmak icin dogrudan bir yoldur.Ese es un camino directo a crear nuevos aromas.
Ve bu yeni kokular yapmak icin dogrudan bir yoldur.이 방법은 새로운 방향제를 만드는 지름길이지요.
Ve bu yeni kokular yapmak icin dogrudan bir yoldur.Közvetlenül jutunk hozzá az új illatanyaghoz.
Ve bu yeni kokular yapmak icin dogrudan bir yoldur.Op die manier kun je snel nieuwe geuren maken.
Ve bu yeni kokular yapmak icin dogrudan bir yoldur.Oto prosta ścieżka do tworzenia nowych substancji zapachowych.
Ve bu yeni kokular yapmak icin dogrudan bir yoldur.Şi astfel aceasta este o nouă cale de a face noi substanţe aromate.
Ve bu yeni kokular yapmak icin dogrudan bir yoldur.Und das ist ein direkter Weg um neue Duftstoffe herzustellen.
Ve bu yeni kokular yapmak icin dogrudan bir yoldur.Και αυτό είναι ένα απευθείας μονοπάτι στη δημιουργία νέων οσμογόνων ουσιών.
Ve bu yeni kokular yapmak icin dogrudan bir yoldur.И така, това е пряк път към правене на нови благовония.
Ve bu yeni kokular yapmak icin dogrudan bir yoldur.Это прямой путь к созданию новых пахучих веществ.
Ve bu yeni kokular yapmak icin dogrudan bir yoldur.וזו דרך ישירה ליצירת ריחנים חדשים.
Ve bu yeni kokular yapmak icin dogrudan bir yoldur.وبالتالي ذلك طريق مباشر نحو إنتاج روائح جديدة.
Ve bu yeni kokular yapmak icin dogrudan bir yoldur.まずフランスの
Ve çiçeğe kokusunu veren de budur ve bitkiler, kokuları aracılığıyla birbirleriyle iletişim kurarlar aslında.Astea sunt răspunzătoare de parfumul florilor, prin care plantele comunică între ele.
Ve çiçeğe kokusunu veren de budur ve bitkiler, kokuları aracılığıyla birbirleriyle iletişim kurarlar aslında.C'est ça qui crée le parfum de la fleur, les plantes communiquent réellement entre elles grâce à ces parfums.
Ve çiçeğe kokusunu veren de budur ve bitkiler, kokuları aracılığıyla birbirleriyle iletişim kurarlar aslında.Die geven de bloem haar geur. Planten communiceren via hun geuren. Planten communiceren via hun geuren.
Ve çiçeğe kokusunu veren de budur ve bitkiler, kokuları aracılığıyla birbirleriyle iletişim kurarlar aslında.분비모라고 부릅니다. 저기서 바로 꽃향기를 만들고 그 향기로 다른 식물들과 의사소통을 하게 하죠.
Ve çiçeğe kokusunu veren de budur ve bitkiler, kokuları aracılığıyla birbirleriyle iletişim kurarlar aslında.Kwiaty potrafią porozumiewać się za pomocą zapachu.
Ve çiçeğe kokusunu veren de budur ve bitkiler, kokuları aracılığıyla birbirleriyle iletişim kurarlar aslında.Sie geben den Blumen ihren Duft und Pflanzen kommunizieren tatsächlich über Duftstoffe miteinander.
Ve çiçeğe kokusunu veren de budur ve bitkiler, kokuları aracılığıyla birbirleriyle iletişim kurarlar aslında.Ty dávají té květině její vůni a rostliny spolu dokonce navzájem komunikují pomocí svých vůní.
Ve çiçeğe kokusunu veren de budur ve bitkiler, kokuları aracılığıyla birbirleriyle iletişim kurarlar aslında.Và đó là thứ giúp bông hoa tạo mùi hương, và thực vật tất nhiên giao tiếp với nhau thông qua những mùi hương.
Ve çiçeğe kokusunu veren de budur ve bitkiler, kokuları aracılığıyla birbirleriyle iletişim kurarlar aslında.Именно они вырабатывают цветочный аромат, при помощи которого цветы и общаются между собой.
Ve çiçeğe kokusunu veren de budur ve bitkiler, kokuları aracılığıyla birbirleriyle iletişim kurarlar aslında.Саме завдяки цьому квітка пахне, і рослини таким чином спілкуються одна з одною - через їхні аромати.
Ve çiçeğe kokusunu veren de budur ve bitkiler, kokuları aracılığıyla birbirleriyle iletişim kurarlar aslında.זה עם זה באמצעות הריח שלהם. אני רוצה לדבר על משהו באמת פשוט, על חול פשוט.
Ve çiçeğe kokusunu veren de budur ve bitkiler, kokuları aracılığıyla birbirleriyle iletişim kurarlar aslında.المسماة بالترايكومز. و هذا ما يجعل الزهرة تعطي العبير، والنباتات تتواصل بالفعل فيما بينها عن طريق العبير.
Ve çiçeğe kokusunu veren de budur ve bitkiler, kokuları aracılığıyla birbirleriyle iletişim kurarlar aslında.作っており 草花は実のところ 香りを使って別の個体と会話しています では ごく普通の ごく平凡な砂の話を
Ve şu muhteşem kokulardan birini önereceğiz.Ajánljuk neki az egyik csodálatos illatot.
Ve şu muhteşem kokulardan birini önereceğiz.A quel punto offriamo uno di questi fantastici prodotti.
Ve şu muhteşem kokulardan birini önereceğiz.Aşadar îi vom oferi una din aceste miresme fabuloase.
Ve şu muhteşem kokulardan birini önereceğiz.Donc, nous allons offrir un de ces parfums fabuleux.
Ve şu muhteşem kokulardan birini önereceğiz.Do wyboru będzie jeden z tych wspaniałych zapachów.
Ve şu muhteşem kokulardan birini önereceğiz.Kami akan menawarkan beberapa wewangian ini.
Ve şu muhteşem kokulardan birini önereceğiz.그러면서 이 멋진 향들을 권해 줍니다.
Ve şu muhteşem kokulardan birini önereceğiz.Nabídneme jednu z těch úžasných vůní.
Ve şu muhteşem kokulardan birini önereceğiz.Ponúkneme jednu z týchto úžasných vôní."
Ve şu muhteşem kokulardan birini önereceğiz.Så vi tilbyder en af disse fantastiske dufte.
Ve şu muhteşem kokulardan birini önereceğiz.Und dann bieten wir einen dieser großartigen Düfte an.
Ve şu muhteşem kokulardan birini önereceğiz.We zullen één van deze fantastische geuren aanbieden.
Ve şu muhteşem kokulardan birini önereceğiz.Y ahí le ofrecería uno de estos aromas fabulosos.
Ve şu muhteşem kokulardan birini önereceğiz.Και θα προσφέρουμε ένα απ'αυτά τα υπέροχα αρώματα.
Ve şu muhteşem kokulardan birini önereceğiz.И мы предложим один из этих изумительных запахов.
Ve şu muhteşem kokulardan birini önereceğiz.Така че ние ще предложим един от тези приказни аромати.
Ve şu muhteşem kokulardan birini önereceğiz.ואז נציע את אחד הניחוחות הנפלאים הללו.
Ve şu muhteşem kokulardan birini önereceğiz.لذلك سوف نقدم واحدة من هذه الروائح الرائعة.
Ve şu muhteşem kokulardan birini önereceğiz.「フローラルブーケ」でも
Yanakları güzel kokulu tarhlar gibi, Nefis kokular saçıyor. Dudakları zambak gibi, Mür yağı damlatıyor.Gò má người như vuông đất hương hoa, Tợ khóm cỏ thơm ngát; Môi người tỉ như hoa huệ ướm chảy một dược ròng.