Patagonya sesleri, kokuları ve, benim temennim beni tesir yardımcı oldu.Patagonian pemandangan dan suara, membantu untuk mempengaruhi saya untuk keinginan saya.
Patagonya sesleri, kokuları ve, benim temennim beni tesir yardımcı oldu.Patagonian widoki i dźwięki, przyczyniły się do kołysać mi moje życzenie.
Patagonya sesleri, kokuları ve, benim temennim beni tesir yardımcı oldu.Patagonian znamenitosti in zvoke, pomagal mi je vladala na mojo željo.
Patagonya sesleri, kokuları ve, benim temennim beni tesir yardımcı oldu.Patagonien Sehenswürdigkeiten und Klänge, half mir, meinen Wunsch zu beeinflussen.
Patagonya sesleri, kokuları ve, benim temennim beni tesir yardımcı oldu.Patagonien sevärdheter och ljud, hjälpte till att gunga mig till min önskan.
Patagonya sesleri, kokuları ve, benim temennim beni tesir yardımcı oldu.Patagonie památky a zvuky, pomáhal houpat mi mé přání.
Patagonya sesleri, kokuları ve, benim temennim beni tesir yardımcı oldu.Patagónie pamiatky a zvuky, pomáhal hojdať mi moje priania.
Patagonya sesleri, kokuları ve, benim temennim beni tesir yardımcı oldu.Patagonische bezienswaardigheden en geluiden, hielp me zwaaien aan mijn verlanglijst.
Patagonya sesleri, kokuları ve, benim temennim beni tesir yardımcı oldu.Patagonisk billeder og lyde, var med til at svaje mig til mit ønske.
Patagonya sesleri, kokuları ve, benim temennim beni tesir yardımcı oldu.Pontos turísticos da Patagônia e sons, ajudando a convencer-me para o meu desejo.
Patagonya sesleri, kokuları ve, benim temennim beni tesir yardımcı oldu.Sites de Patagonie et les sons, aidé à me balancer à mon souhait.
Patagonya sesleri, kokuları ve, benim temennim beni tesir yardımcı oldu.Παταγονίας εικόνες και τους ήχους, βοήθησε να με παρέσερνε στην επιθυμία μου.
Patagonya sesleri, kokuları ve, benim temennim beni tesir yardımcı oldu.Патагонски гледки и звуци, помогнаха да ми власт към моето желание.
Patagonya sesleri, kokuları ve, benim temennim beni tesir yardımcı oldu.Патагонских и звуки, помогли склонить меня к моему желанию.
Patagonya sesleri, kokuları ve, benim temennim beni tesir yardımcı oldu.Патагонських і звуки, допомогли схилити мене до мого бажання.
Patagonya sesleri, kokuları ve, benim temennim beni tesir yardımcı oldu.מראות וצלילים הפטגוני, עזר להשפיע לי המשאלה שלי.
Patagonya sesleri, kokuları ve, benim temennim beni tesir yardımcı oldu.وساعدت المشاهد والأصوات باتاغونيا ، لاقناع لي أمنيتي.
Patagonya sesleri, kokuları ve, benim temennim beni tesir yardımcı oldu.他の男性と、おそらく、そのような事が誘因となっているだろう。しかし、私にとっては、
Üstelik bir de bütün bu kokuları tanımlayıp bunlar hakkında iletişim kurabilme özellikleri vardır.A co víc, mají systém na mapování všech těch pachů a na dorozumívání se o nich.
Üstelik bir de bütün bu kokuları tanımlayıp bunlar hakkında iletişim kurabilme özellikleri vardır.Además, tienen mecanismos para mapear todos estos olores y comunicar sobre ellos.
Üstelik bir de bütün bu kokuları tanımlayıp bunlar hakkında iletişim kurabilme özellikleri vardır.Além disso, eles possuem os mecanismos para mapear todos estes cheiros e comunicar os mesmos.
Üstelik bir de bütün bu kokuları tanımlayıp bunlar hakkında iletişim kurabilme özellikleri vardır.Bovendien hebben zij het vermogen om al deze geuren in kaart te brengen en het resultaat te communiceren.
Üstelik bir de bütün bu kokuları tanımlayıp bunlar hakkında iletişim kurabilme özellikleri vardır.En outre, ils ont les mécanismes pour cartographier toutes ces odeurs et de communiquer autour de ça.
Üstelik bir de bütün bu kokuları tanımlayıp bunlar hakkında iletişim kurabilme özellikleri vardır.Ezenfelül van a szagok felismerésére és az eredmény közlésére is módszerük.
Üstelik bir de bütün bu kokuları tanımlayıp bunlar hakkında iletişim kurabilme özellikleri vardır.Hơn nữa, chúng có cơ chế để xắp xếp tất cả những mùi này và giao tiếp với nó.
Üstelik bir de bütün bu kokuları tanımlayıp bunlar hakkında iletişim kurabilme özellikleri vardır.Inoltre dispongono di meccanismi per la mappatura di questi odori e per comunicarla ad altri.
Üstelik bir de bütün bu kokuları tanımlayıp bunlar hakkında iletişim kurabilme özellikleri vardır.게다가, 쥐들은 모든 이런 냄새들을 그려내고 그에 대해 소통할 수 있는 메카니즘을 가지고 있습니다.
Üstelik bir de bütün bu kokuları tanımlayıp bunlar hakkında iletişim kurabilme özellikleri vardır.Mają też mechanizmy do przetwarzania informacji zapachowych i do komunikowania się na ich temat.
Üstelik bir de bütün bu kokuları tanımlayıp bunlar hakkında iletişim kurabilme özellikleri vardır.Mekanismeillaan ne pystyvät lisäksi kartoittamaan ja ilmaisemaan kaikki hajut.
Üstelik bir de bütün bu kokuları tanımlayıp bunlar hakkında iletişim kurabilme özellikleri vardır.Navyše majú mechanizmy pre zmapovanie všetkých týchto pachov a pre dorozumievanie sa o nich.
Üstelik bir de bütün bu kokuları tanımlayıp bunlar hakkında iletişim kurabilme özellikleri vardır.Sie besitzen außerdem die Möglichkeit, diese Gerüche zu lokalisieren und darüber zu kommunizieren.
Üstelik bir de bütün bu kokuları tanımlayıp bunlar hakkında iletişim kurabilme özellikleri vardır.Terlebih lagi, tikus memiliki mekanisme untuk memetakan bau ini dan menginformasikannya.
Üstelik bir de bütün bu kokuları tanımlayıp bunlar hakkında iletişim kurabilme özellikleri vardır.Επιπλέον, έχουν το μηχανισμό για να χαρτογραφούν αυτές τις μυρωδιές και να τις επικοινωνούν.
Üstelik bir de bütün bu kokuları tanımlayıp bunlar hakkında iletişim kurabilme özellikleri vardır.Кроме того, у них есть специальные механизмы - они могут определять местонахождение запаха и сообщать об этом.
Üstelik bir de bütün bu kokuları tanımlayıp bunlar hakkında iletişim kurabilme özellikleri vardır.Освен това, те имат механизми да разграничават всички тези миризми и да съобщават за тях.
Üstelik bir de bütün bu kokuları tanımlayıp bunlar hakkında iletişim kurabilme özellikleri vardır.מעבר לכך, יש להם את המנגנון למפות את כל הריחות שהם קולטים ולהעביר את המידע על הריחות
Üstelik bir de bütün bu kokuları tanımlayıp bunlar hakkında iletişim kurabilme özellikleri vardır.وعلاوة على ذلك، لديهم آليات لتعيين كل هذه الروائح وللتواصل حول هذا الموضوع.
Üstelik bir de bütün bu kokuları tanımlayıp bunlar hakkında iletişim kurabilme özellikleri vardır.伝える能力も持っています どのようにラットとやり取りをするのか?
Ve çiçeğe kokusunu veren de budur ve bitkiler, kokuları aracılığıyla birbirleriyle iletişim kurarlar aslında.Astea sunt răspunzătoare de parfumul florilor, prin care plantele comunică între ele.
Ve çiçeğe kokusunu veren de budur ve bitkiler, kokuları aracılığıyla birbirleriyle iletişim kurarlar aslında.C'est ça qui crée le parfum de la fleur, les plantes communiquent réellement entre elles grâce à ces parfums.
Ve çiçeğe kokusunu veren de budur ve bitkiler, kokuları aracılığıyla birbirleriyle iletişim kurarlar aslında.Die geven de bloem haar geur. Planten communiceren via hun geuren. Planten communiceren via hun geuren.
Ve çiçeğe kokusunu veren de budur ve bitkiler, kokuları aracılığıyla birbirleriyle iletişim kurarlar aslında.분비모라고 부릅니다. 저기서 바로 꽃향기를 만들고 그 향기로 다른 식물들과 의사소통을 하게 하죠.
Ve çiçeğe kokusunu veren de budur ve bitkiler, kokuları aracılığıyla birbirleriyle iletişim kurarlar aslında.Kwiaty potrafią porozumiewać się za pomocą zapachu.
Ve çiçeğe kokusunu veren de budur ve bitkiler, kokuları aracılığıyla birbirleriyle iletişim kurarlar aslında.Sie geben den Blumen ihren Duft und Pflanzen kommunizieren tatsächlich über Duftstoffe miteinander.
Ve çiçeğe kokusunu veren de budur ve bitkiler, kokuları aracılığıyla birbirleriyle iletişim kurarlar aslında.Ty dávají té květině její vůni a rostliny spolu dokonce navzájem komunikují pomocí svých vůní.
Ve çiçeğe kokusunu veren de budur ve bitkiler, kokuları aracılığıyla birbirleriyle iletişim kurarlar aslında.Và đó là thứ giúp bông hoa tạo mùi hương, và thực vật tất nhiên giao tiếp với nhau thông qua những mùi hương.
Ve çiçeğe kokusunu veren de budur ve bitkiler, kokuları aracılığıyla birbirleriyle iletişim kurarlar aslında.Именно они вырабатывают цветочный аромат, при помощи которого цветы и общаются между собой.
Ve çiçeğe kokusunu veren de budur ve bitkiler, kokuları aracılığıyla birbirleriyle iletişim kurarlar aslında.Саме завдяки цьому квітка пахне, і рослини таким чином спілкуються одна з одною - через їхні аромати.
Ve çiçeğe kokusunu veren de budur ve bitkiler, kokuları aracılığıyla birbirleriyle iletişim kurarlar aslında.זה עם זה באמצעות הריח שלהם. אני רוצה לדבר על משהו באמת פשוט, על חול פשוט.
Ve çiçeğe kokusunu veren de budur ve bitkiler, kokuları aracılığıyla birbirleriyle iletişim kurarlar aslında.المسماة بالترايكومز. و هذا ما يجعل الزهرة تعطي العبير، والنباتات تتواصل بالفعل فيما بينها عن طريق العبير.
Ve çiçeğe kokusunu veren de budur ve bitkiler, kokuları aracılığıyla birbirleriyle iletişim kurarlar aslında.作っており 草花は実のところ 香りを使って別の個体と会話しています では ごく普通の ごく平凡な砂の話を