Ana içeriğe geç
Sözlük

kokan ile cümle

kokan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Gregory KokanoskyGregory Kokanosky
Gregory KokanoskyGregory Kokanosky
Gregory KokanoskyGregory Kokanosky
Gregory KokanoskyGregory Kokanosky
Gregory KokanoskyGregory Kokanosky
Gregory KokanoskyGregory Kokanosky
Gregory KokanoskyGregory Kokanosky
Gregory KokanoskyGregory Kokanosky
Gregory KokanoskyGregory Kokanosky
Gregory KokanoskyGregory Kokanosky
Gregory KokanoskyGregory Kokanosky
Gregory KokanoskyGregory Kokanosky
Gregory KokanoskyGregory Kokanosky
Gregory KokanoskyGregory Kokanosky
Gregory KokanoskyGregory Kokanosky
Gregory Kokanoskyجريجوري
Günaydın. Bu kadar güzel kokan şey de ne?صباح الخير, ما هذه الرائحة الزكية؟
Herkes etrafta kütük gibi cep telefonları ile yürüyor, ve oldukça ağır kokan balıklarla ilgileniyorlardı.Banyak orang berkeliaran membawa ponsel yang terlihat seperti batu bata, dan, bau ikan tercium di pelabuhan.
Herkes etrafta kütük gibi cep telefonları ile yürüyor, ve oldukça ağır kokan balıklarla ilgileniyorlardı.Iedereen liep rond met mobiele telefoons zo groot als bakstenen, terwijl de stinkende vis in de haven lag.
Herkes etrafta kütük gibi cep telefonları ile yürüyor, ve oldukça ağır kokan balıklarla ilgileniyorlardı.모두가 벽돌처럼 생긴 휴대전화와 항구로 들어오는 생선을 갖고 돌아다녔죠.
Herkes etrafta kütük gibi cep telefonları ile yürüyor, ve oldukça ağır kokan balıklarla ilgileniyorlardı.Mindenki tégla méretű mobilokkal sétálgatott, miközben halaktól bűzlött a kikötő.
Herkes etrafta kütük gibi cep telefonları ile yürüyor, ve oldukça ağır kokan balıklarla ilgileniyorlardı.Všichni tam tak postávali s mobily, které vypadaly jako cihly a kolem
Herkes etrafta kütük gibi cep telefonları ile yürüyor, ve oldukça ağır kokan balıklarla ilgileniyorlardı.Während viele mit ziegelsteingroßen Handys herumliefen kam der stinkende Fisch unten im Hafen an.
Herkes etrafta kütük gibi cep telefonları ile yürüyor, ve oldukça ağır kokan balıklarla ilgileniyorlardı.Всі шарились навколо з мобільними телефонами, які виглядали як цеглини, а дещо вонюча риба була у порту.
Herkes etrafta kütük gibi cep telefonları ile yürüyor, ve oldukça ağır kokan balıklarla ilgileniyorlardı.Люди ходили здесь, с мобильными телефонами размером с кирпич, и здесь же - вонючая рыба доставляемая из порта.
Herkes etrafta kütük gibi cep telefonları ile yürüyor, ve oldukça ağır kokan balıklarla ilgileniyorlardı.והרחובות המובילים מעלה מהם לצ'יפסייד, שהיה השוק הראשי היו גם שווקי דגנים.
Herkes etrafta kütük gibi cep telefonları ile yürüyor, ve oldukça ağır kokan balıklarla ilgileniyorlardı.الجميع كانوا يتجولون و معهم هواتف نقالة تشبه الطوب, و نوع من الأسماك ذات رائحة في الميناء
Herkes etrafta kütük gibi cep telefonları ile yürüyor, ve oldukça ağır kokan balıklarla ilgileniyorlardı.レンガのように見える大きさの携帯電話を持っていたときでさえ 港には魚の臭いがただよっていたのです これは都市の食料に関する別の一面でもあります
İğrenç kokan restoranda yemek kalitesini artırmaya çalışmakla aynı şey.C'est comme essayer d'améliorer la qualité de la cuisine dans un restaurant qui pue.
İğrenç kokan restoranda yemek kalitesini artırmaya çalışmakla aynı şey.Das ist wie der Versuch, das Essen in einem Restaurant zu verbessern, in dem es stinkt.
İğrenç kokan restoranda yemek kalitesini artırmaya çalışmakla aynı şey.Dat is als het verbeteren van het eten in een stinkend restaurant.
İğrenç kokan restoranda yemek kalitesini artırmaya çalışmakla aynı şey.Det er ligesom at prøve at forbedre maden i en restaurant der stinker.
İğrenç kokan restoranda yemek kalitesini artırmaya çalışmakla aynı şey.E ca şi cum încerci să îmbunătăţeşti mâncarea într-un restaurant care pute.
İğrenç kokan restoranda yemek kalitesini artırmaya çalışmakla aynı şey.È come cercare di migliorare il cibo in un ristorante che puzza.
İğrenç kokan restoranda yemek kalitesini artırmaya çalışmakla aynı şey.Es como intentar mejorar la calidad de la comida en un restaurante que apesta.
İğrenç kokan restoranda yemek kalitesini artırmaya çalışmakla aynı şey.Je to ako snažiť sa vylepšiť jedlo v reštaurácii, ktorá smrdí.
İğrenç kokan restoranda yemek kalitesini artırmaya çalışmakla aynı şey.이건 마치 구린 식당에서 음식의 질을 개선하려는 것과 같습니다.
İğrenç kokan restoranda yemek kalitesini artırmaya çalışmakla aynı şey.Nó giống như việc cố gắng cải thiện các món ăn tại một nhà hàng bốc mùi vậy.
İğrenç kokan restoranda yemek kalitesini artırmaya çalışmakla aynı şey.To jak starać się ulepszyć potrawy w cuchnącej restauracji.
İğrenç kokan restoranda yemek kalitesini artırmaya çalışmakla aynı şey.To je isto kot izboljšanje hrane v restavraciji, ki smrdi.
İğrenç kokan restoranda yemek kalitesini artırmaya çalışmakla aynı şey.To je jako snažit se vylepšit jídlo v restauraci, která smrdí.
İğrenç kokan restoranda yemek kalitesini artırmaya çalışmakla aynı şey.Είναι σαν να προσπαθείτε να αλλάξετε την τροφή στο εστιατόριο που βρωμάει.
İğrenç kokan restoranda yemek kalitesini artırmaya çalışmakla aynı şey.Това е като да се опитвате да подобрите храната в ресторант, който смърди.
İğrenç kokan restoranda yemek kalitesini artırmaya çalışmakla aynı şey.Это то же самое, что совершенствовать еду в грязном и вонючем ресторане.
İğrenç kokan restoranda yemek kalitesini artırmaya çalışmakla aynı şey.זה כמו לנסות לשפר את האוכל במסעדה מסריחה
İğrenç kokan restoranda yemek kalitesini artırmaya çalışmakla aynı şey.هذا يشبه محاولة تحسين الطعام في مطعم له رائحة كريهة
İğrenç kokan restoranda yemek kalitesini artırmaya çalışmakla aynı şey.やらなければならないのは
İğrenç kokan restoranda yemek kalitesini arttırmaya çalışmakla aynı şey.È come migliorare il cibo in un ristorante che puzza.
Kötü kokan çocuklara öğretmenlik yapmak nasıl zor düşünün yani.A dzieci mogą być okrutne.
Özellikle pislik gibi kokan bu adam.Каждый герой по-своему.
Senin gibi genç bir kokana Michio'ya aşık olmaz.Comment une fille comme vous pourrait-elle aimer un homme comme Michio ?
Senin gibi genç bir kokana Michio'ya aşık olmaz.Nessuna giovane ragazza come te si innamorerebbe di Michio.
Senin gibi genç bir kokana Michio'ya aşık olmaz.Ninguna joven llamativa como tu se enamoraría de Michio.
Senin gibi genç bir kokana Michio'ya aşık olmaz.Ούτε ένα κακόγουστο πράγμα σαν εσένα δε θα τον ερωτευόταν.
Senin gibi genç bir kokana Michio'ya aşık olmaz.Ни одна молодая девушка вроде тебя никогда не влюбилась бы в Мичио.
Yunanca 'kötü kokan' anlamındaki 'bromos' tan gelmektedirDal greco « bromos », « ha cattivo odore »
Yunanca 'kötü kokan' anlamındaki 'bromos' tan gelmektedirDel griego « bromos », que significa « que huele mal ».
Yunanca 'kötü kokan' anlamındaki 'bromos' tan gelmektedirDo grego 'bromos' para 'cheira mal'
Yunanca 'kötü kokan' anlamındaki 'bromos' tan gelmektedirGörögül "bromosz" erős szagút jelent.
Yunanca 'kötü kokan' anlamındaki 'bromos' tan gelmektedirGræsk 'bromos' betyder 'lugter dårligt'
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod