Ana içeriğe geç
Sözlük

kokan ile cümle

kokan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Kötü kokan bir kız arkadaşım var.I have a smelly girlfriend.
Tom büyük bir tencerede gerçekten iyi kokan bir şey pişiriyordu.Tom was cooking something in a large pot that smelled really good.
Kimya kokan tek şey değildir.Chemistry isn't the only thing that stinks.
Fergana, Namangan ve Kokand'da birkaç yüz Yahudi yaşamaktadır ve bölge genelinde 800 Yahudi bulunur.There are several hundred Jews in Fergana, Namangan, and Kokand, with about 800 total in the area.
Karanlık ve kötü kokan bir mekandır.And it's a dirty, dark secret.
Kokan senin ellerin.No. It's your hand that stinks.
İğrenç kokan restoranda yemek kalitesini artırmaya çalışmakla aynı şey.That's like trying to improve the food in a restaurant that stinks.
Özellikle pislik gibi kokan bu adam.Especially that guy He smells like poo
Senin gibi genç bir kokana Michio'ya aşık olmaz.No gaudy young thing like you would fall for Michio.
Bilirsiniz, kötü kokan çocuklara öğretmenlik yapmak zordur.See, it's hard to teach kids who stink.
45 molekul yapıyor ve bir sandalağaci arıyor, sandalağacı gibi kokan birşeyler.He's making 45 molecules, and he's looking for a sandalwood, something that smells of sandalwood.
Bu kadar güzel kokan şey de ne?What smells so delicious?
Bebekleri sevmek önemlidir. Mesela kötü kokan çocuk bezleri bizi yıldırmamalıdır..It's important that we love babies, and that we not be put off by, say, messy diapers.
İğrenç kokan restoranda yemek kalitesini arttırmaya çalışmakla aynı şey.That's like trying to improve the food in a restaurant that stinks.
Gregory KokanoskyGregory Kokanosky
Yunanca 'kötü kokan' anlamındaki 'bromos' tan gelmektedirGreek'bromos' for'smells badly '
Fergana, Namangan ve Kokand'da birkaç yüz Yahudi yaşamaktadır ve bölge genelinde 800 Yahudi bulunur.Es gibt mehrere hundert Juden in Fergana, Namangan, Kokand - und insgesamt rund 800 in der Region.
Özellikle erkekleri güçlü kokan anal-bezelere sahiptir.Besonders die Männchen verfügen über stark riechende Analdrüsen.
Bad Azz, Kokane & Lil HD Personal Business albümünden Cruisin' feat.Bad Azz, Kokane & Lil HD sur l'album Personal Business Cruisin' feat.
1875 - Ruslar Kokand'ı işgal etti.1875 — Русскими войсками взят Коканд.
Lezzetsiz ve kötü kokan etinden dolayı ticari değeri yoktur.Они не представляют коммерческой ценности, поскольку у них мягкое и невкусное мясо.
Kokan'ın bir mezrası var o da Madendir.Kakanj Rudnik är en kolgruva i Bosnien och Hercegovina.
Bu gösterişli yapımlar zamanla propaganda kokan kara filmlerin yerini aldılar.Dagens Röda Kvarn visar företrädesvis nyproducerad kvalitetsfilm från hela världen.
11 Aralık 1976, Kokand, Özbekistan) Rus uzun atlamacı atlet.11. joulukuuta 1976 Kokand, Uzbekistan, Neuvostoliitto) on venäläinen pituushyppääjä.
"Tarih Kokan Bir Mahzen"."En kro med historie".
Önemli şehirleri Beşarık, Khamza, Kokand, Kuva, Kuvasay, Margilan ve Rishdan'dır.Các thành thị lớn khác còn có Besharik, Khamza, Kokand, Kuva, Kuvasay, Margilan và Rishdan.
Fergana, Namangan ve Kokand'da birkaç yüz Yahudi yaşamaktadır ve bölge genelinde 800 Yahudi bulunur.この地域には、フェルガナ、ナマンガン、コーカンドをあわせて700人、フェルガナ盆地全体では800人のユダヤ人が居住している。
Hive Hanlığı ve Kokand Hanlığı ile birlikte Özbek üç hanlığı olarak anılmıştır.この三女神は天照と素戔男の誓(うけい)の結果から生まれたという。
Kokan'ın bir mezrası var o da Madendir.北海道的礦業曾頗為發達,其中又以煤礦最為重要。
Kokan'ın bir mezrası var o da Madendir.본관은 천안이며, 전라남도 광산군 출신이다.
Özellikle erkekleri güçlü kokan anal-bezelere sahiptir.특히 여자에 대해서는 강한 경계심을 품고 있다.
Çok kirli ve balik kokan bir olta takımı giyordu.”יש משהו עצוב ודפוק בבן-אדם".
45 molekul yapıyor ve bir sandalağaci arıyor, sandalağacı gibi kokan birşeyler.이 페이지엔 그가 만든 45개의 분자가 적혀 있는데, 백난나무 혹은 백단향이 나는 물질을 찾고 있지요.
45 molekul yapıyor ve bir sandalağaci arıyor, sandalağacı gibi kokan birşeyler.45 molekulát készít, és szantálfát keres, szantálfa-illatú vegyületet.
45 molekul yapıyor ve bir sandalağaci arıyor, sandalağacı gibi kokan birşeyler.El face 45 de molecule şi caută lemn de santal, ceva ce miroase a santal.
45 molekul yapıyor ve bir sandalağaci arıyor, sandalağacı gibi kokan birşeyler.Er macht 45 Moleküle und versucht Sandelholz zu finden irgendwas, das wie Sandelholz riecht.
45 molekul yapıyor ve bir sandalağaci arıyor, sandalağacı gibi kokan birşeyler.Hace 45 moléculas, y está buscando sándalo, algo que huela a sándalo.
45 molekul yapıyor ve bir sandalağaci arıyor, sandalağacı gibi kokan birşeyler.Hij maakt 45 moleculen en hij zoekt sandelhout, iets wat ruikt naar sandelhout.
45 molekul yapıyor ve bir sandalağaci arıyor, sandalağacı gibi kokan birşeyler.Ông đang tạo 45 phân tử và tìm kiếm một mùi hương của gỗ đàn hương.
45 molekul yapıyor ve bir sandalağaci arıyor, sandalağacı gibi kokan birşeyler.Sta producendo 45 molecole, e sta cercando il sandalo, qualcosa che profumi di sandalo
45 molekul yapıyor ve bir sandalağaci arıyor, sandalağacı gibi kokan birşeyler.Tworzy 45 cząsteczek i szuka zapachu drzewa sandałowego,
45 molekul yapıyor ve bir sandalağaci arıyor, sandalağacı gibi kokan birşeyler.Φτιάχνει 45 μόρια, και ψάχνει για σανδαλόξυλο, κάτι που να μυρίζει σαν σανδαλόξυλο.
45 molekul yapıyor ve bir sandalağaci arıyor, sandalağacı gibi kokan birşeyler.Он составляет 45 молекул и ищет сандаловое дерево, что-либо, пахнущее сандаловым деревом.
45 molekul yapıyor ve bir sandalağaci arıyor, sandalağacı gibi kokan birşeyler.Той прави 45 молекули и търси сандалово дърво, нещо, което мирише на сандалово дърво.
45 molekul yapıyor ve bir sandalağaci arıyor, sandalağacı gibi kokan birşeyler.הוא יוצר 45 מולקולות, והוא מחפש אלגום, משהו שמריח כמו אלגום.
45 molekul yapıyor ve bir sandalağaci arıyor, sandalağacı gibi kokan birşeyler.انه يكون 45 جزيئا و هو يبحث عن الصندل، شيء له رائحة الصندل.
45 molekul yapıyor ve bir sandalağaci arıyor, sandalağacı gibi kokan birşeyler.作成しています 白檀はお金になるからです
Bebekleri sevmek önemlidir. Mesela kötü kokan çocuk bezleri bizi yıldırmamalıdır..È importante amare i bambini e non essere disgustati, diciamo, dai pannolini sporchi.
Bebekleri sevmek önemlidir. Mesela kötü kokan çocuk bezleri bizi yıldırmamalıdır..É importante que gostemos de bebés e que as fraldas sujas não nos incomodem
Bebekleri sevmek önemlidir. Mesela kötü kokan çocuk bezleri bizi yıldırmamalıdır..Es importante que amemos los bebés, a pesar de, digamos, los pañales sucios.
Bebekleri sevmek önemlidir. Mesela kötü kokan çocuk bezleri bizi yıldırmamalıdır..Este important să ne placă bebelușii și să nu fim respinși de, să zicem, scutece murdare.
Bebekleri sevmek önemlidir. Mesela kötü kokan çocuk bezleri bizi yıldırmamalıdır..Fontos, hogy szeressük a csecsemőket, és ne kedvetlenítsenek el például a szennyes pelenkák.
Bebekleri sevmek önemlidir. Mesela kötü kokan çocuk bezleri bizi yıldırmamalıdır..Het is belangrijk dat we van baby's houden, en dat we niet afknappen op, zeg, vieze luiers.
Bebekleri sevmek önemlidir. Mesela kötü kokan çocuk bezleri bizi yıldırmamalıdır..Il est important que nous aimions les bébés, que nous ne soyons pas rebutés par, disons, des couches sales.
Bebekleri sevmek önemlidir. Mesela kötü kokan çocuk bezleri bizi yıldırmamalıdır..Je důležité, abychom milovali děti, a aby nás neodrazovaly například špinavé plíny.
Bebekleri sevmek önemlidir. Mesela kötü kokan çocuk bezleri bizi yıldırmamalıdır..아기를 사랑하는 것은 중요하죠. 그래야 더러워진 기저귀를 제 때 갈아 줄테니까요.
Bebekleri sevmek önemlidir. Mesela kötü kokan çocuk bezleri bizi yıldırmamalıdır..On tärkeää, että rakastamme vauvoja, ja etteivät sotkuiset vaipat hetkauta meitä.
Bebekleri sevmek önemlidir. Mesela kötü kokan çocuk bezleri bizi yıldırmamalıdır..Penting bagi kita untuk menyukai bayi, sehingga kita tidak menolaknya karena, katakanlah, popok yang bau.
Bebekleri sevmek önemlidir. Mesela kötü kokan çocuk bezleri bizi yıldırmamalıdır..To ważne żeby kochać dzieci i to żeby nie odstręczały nas np: brudne pieluchy.
Bebekleri sevmek önemlidir. Mesela kötü kokan çocuk bezleri bizi yıldırmamalıdır..Είναι πολύ σημαντικό που αγαπάμε τα μωρά και δεν απωθούμαστε, για παράδειγμα, από τις βρώμικες πάνες.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod