koca koca ile cümle

koca koca kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Sezon sonunda Sakarya ekibinden ayrılmış ve Kocaelispor'a transfer olmuştur.A la fin de la saison il se sépare de Donna et est licencié de la police.
Bayan Klasnic'in kocası, üç çocuğu ve beş torunu vardır.Épouse de Claude Wyssa, elle a 3 fils et 2 petit-fils.
Ava bunu reddeder ve bu durumu kocasına bildirir.Celle-ci refuse mais rapporte l'incident à son mari.
"Kocaman kampa 4 genç götürdü".Le « détachement réduit » était de 4 hommes.
4 yıl boyunca Kocaelispor forması giydi.Il conserve le maillot pendant quatre jours.
Winona Ryder – Joyce Byers, kocası Lonnie'den boşanmış, Will ve Jonathan Byers'ın annesi.Winona Ryder (VF : Claire Guyot) : Joyce Byers, mère de Jonathan et de Will et divorcée de Lonnie.
Aynı zamanda Piper'ın kocası.Le mari de Colette aussi.
Salih Koca (d.Примечания // Чехов А.
Kocasının öldürülmesinden sonra Marie Antoinette, hiçbir zaman kendine gelemedi.Même après la retraite, Marie Madeleine ne s’est jamais véritablement arrêtée.
Kocakonak mahallesine yerleşerek Sındırgı’nın bulunduğu yeri kendisine koruluk ve çiftlik yapmıştır.Elle les incite alors à louer un jardin, et à le cultiver.
Özgür Kocaeli.Un Canabec libre.
Diğer taraftan iki kadın kocalarını ondan aldıkları pusuladan haberdar ederler.En face d'eux se tiennent deux femmes dévoilant leur corps.
Çift bir süre ayrı kalsa da yeniden beraberdir.So what'ı kocasına yazmıştır.Quelques années plus tard, à nouveau divorcée, elle se lance dans l'écriture.
Kocası, rapçi-oyuncu Ice-T ile Joan ve Melissa Rivers karşı yarıştı.Elle et son mari, Ice-T, ont affronté Joan et Melissa Rivers.
DNA analizleri sonucu ölenlerin Katja'nın kocası ile oğlu olduğu anlaşılır.L'analyse ADN confirme que c'était le mari et le fils de Katja qui ont perdu la vie dans l'attentat.
Anne henüz altı aylık kraliçeyken kocasından boşanmak zorunda kalmıştır.Ses parents divorcèrent alors qu'elle n'avait que 6 mois.
Kocası onu hep aldatır.Elle lui a toujours menti.
Her yıl koca yayla senlikleri duzenlenir.L'Espagne émet chaque année de nombreuses pièces de collection.
1868: Adapazarı Belediyesi Kocaeli'ye bağlı ilçe.1886: intégration au département de Cauca sous le nom de Provincia del Caquetá.
Kocası Balaş'ın (Ağasadık Geraybeyli) emrinde köle gibi hazırdır.Il reconnaît en lui un esclave (servus) de son père.
Scarlett'in kocası savaşta ölür.Le mari de Susan est mort à la guerre.
Ama bir türlü gerçek karı-koca olamazlar.Mais ils semblent incapables de former un vrai couple.
Daha sonra Michael'a ve Kate'e İngilizce bildiğini açıklamak zorunda kalır, sonunda kocası da durumu öğrenir.Susan découvre enfin la vérité à propos de Mike et Katherine et apprend également que Bree était au courant.
Kadın, olanları kocasına anlatır.Elle le révèle à son mari.
Koca, (zevç) bir kadının evlenmiş olduğu erkek, eş.Il s'agit d'une prostituée qui épousa le prophète Osée (prophète).
Örnekler: Öyleyse, sizi Karı-Koca ilan ediyorum.Ils sont donc déclarés mari et femme !
Evli kadınların kocalarını terketmesi halinde "kalın" erkek tarafına geri ödenir.Les allocations familiales sont reversées directement à l'époux.
Marie'nin kocası Pierre Curie ile ve fizikçi Henri Becquerel Fizik 1903 Nobel Ödülünü paylaştı.En 1903, Pierre et Marie Curie partagent le prix Nobel de physique avec Henri Becquerel.
Zamanla evlilikleri kötüye gider; İhsan Hanım, kocasının kendisi aldattığını öğrenir.Tout va bien dans la vie de la jeune femme jusqu'au jour où elle découvre que son mari la trompe.
Kazaklarda yaşlı çirkin bir kocakarı şeklindedir.Elle prend la forme d'une femme noire obèse.
Bir grup aylak, kampa saldırır ve Andrea'nın kardeşi Amy ve Carol'ın kocası Ed ölür.Plusieurs membres sont tués, dont Amy, la jeune sœur d'Andrea et Ed, le mari de Carol.
Julia, kocası ve babası arasındaki anlaşmazlıklar açığa çıkmadan öldü.Julia meurt avant que la rupture entre son père et son mari devienne inévitable,,,.
Paula, kocasının arkadaşı Jack (James Brolin) ile kaçamak bir ilişki yaşar.Elle eut parfois des différends avec son mari, James White.
Kocaman göbeğinin yanında kocaman gözlükler takar.Il porte des grosses lunettes cul-de-bouteille.
Kocası Lucy'yi bırakıp kaçmıştır.Maria a compris et s'enfuit rapidement.
Krimehild kocasını engellemeye çalışır.Kriemhild se résout à venger son mari.
Böylece tutsak bulunan Kazılık Koca da serbest bırakılır.Les soldats mauritaniens faits prisonniers sont également relâchés.
Orada kocasının ailesinin yanına yerleşir.On couche son corps à côté de l’époux.
Son derece akıllı bir kadındır ve kocasını çok sever.C'était une femme intelligente et énergique qui aimait profondément son mari.
İki Süper Lig maçı oynayan Fevzi, devre arasında Kocaelispor'a transfer oldu.Les deux slaloms géants qui devaient s'y tenir sont déplacés à Courchevel.
Fakat Hanna eğer tekrar evlenirse miras şartlarına göre eski kocasından kalan serveti kaybedeceğini açıklar.De plus, si Hermina se remariait, elle perdait sa rente annuelle ainsi que tous les autres bénéfices.
Baudouin, daha önce uçarı bilinen hayatını terk ederek, sadık bir koca oldu.Baudouin, précédemment connu pour sa frivolité, devient un mari dévot et loyal.
Bu şekilde resmi olarak kocasından ayrılmış oldu.Il rompt officiellement avec elle.
Napolyon imparator ilan edildiği zaman, Josephine de kocasını önünde diz çöküp onu selamlamak istemişti.Quand l’empereur Alexandre l’apercevait, il descendait de sa voiture pour la saluer.
İşte köy bu Kocaali köyüdür.Ce village est un village de chaumières.
28 Temmuz 2010 tarihinde erişilmiştir. ^ Çalışırken karı koca olduğumuzu unutuyoruz Sabah.Au début du mois de novembre 1954, débute leur liaison : ils se marient le 28 juillet 1959.
Sonra Elle'nin eski kocası Karl'ı ziyaret ederler, Elle onu yıllardır görmemiştir.Il leur demande où se trouve Helen, car il ne l’a pas vue depuis fort longtemps.
Sadece alkol almak ve zengin koca bulmakla ilgilenmektedir.Il ne s'intéressait qu'aux femmes et à l'alcool.
Kocası George ondan daha da ilgisizdir.Le jeune homme est plus embarrassé qu'elle.
Bu arada, Bayan Simpson 27 Ekim 1936'da kocasından boşandı.Ses parents divorcent le 27 mars 1912.
İkinci kocası Billy Bob Thornton'dan boşandıktan sonra onu evlat edindi.Après son divorce de son second mari, Billy Bob Thornton, l'actrice obtient la garde exclusive de Maddox.
Kocasından boşanmıştır, ikili tekrar bir araya gelseler de işler yürümez.Si les deux conjoints font partie de la même communauté (cousins), ils y restent.
Ertesi yıl, kocası, Rudolf Sieber, 24 Haziran 1976 tarihinde kanserden öldü.Rudolf Sieber meurt le 24 juin 1976 d'un cancer de la prostate à Sylmar.
Leydi Macbeth kocası Macbeth'i İskoçya tahtına çıkarmaya azimlidir. .Lady Macbeth est l'épouse de Macbeth dans Macbeth.
Ayrıca kocasının en küçük erkek kardeşi olan X. Charles (Kont d'Artois) ile de çok iyi anlaşıyordu.Elle a également été dans les meilleures termes avec son beau-frère, le comte de Leicester.
Her gün kocasının mezarına ağlamaya gitmektedir.Son rituel quotidien se résume à aller se recueillir sur la tombe de sa femme.
Yolda giderken kocası delirmiştir.Sa mère se sacrifie en chemin.
Esther kaçırılmış mıdır, öldürülmüş müdür, yoksa kocasını mı terk etmiştir?A-t-elle connu un amour adultérin ou bien son mari l'a-t-il abandonnée ?
46. ^ Kocatepe, Ali.Routledge . pp. 64.
Kocasına gelince kendisi arabanın bagajında uyuşturucu saklamaktadır ve bunları çalmıştır.Alors qu'il s'endort dans un bus, on lui vole ses bagages et son argent.

İlgili Sayfalar