Boğazın en eski ve içi dışı en güzel klasik ahşap yalılardan biridir.V současnosti je jeden z nejlepších, ne-li nejlepší, kopcovitý klasik.
Klasik sanattan baroka geçiş olarak da bilinir.V opačném případě proběhne import klasickou cestou.
Bu edebi gönderme karakterin klasik metinler hakkında bilgili olduğunu gösterir.Cíl těchto gramatiků byl pochopit klasické spisy.
Çocukluğundan beri klasik dans eğitimi aldı.Od útlého dětství se učila tancovat.
Bu klasik ütopyalardan biri Edward Bellamy'ın Looking Backward adlı ütopyasıdır.Exemplul clasic îl constituie cartea lui Edward Bellamy Privind înapoi.
C4b ve C2a o zaman birlikte C3-konvertazı şekillendirmek için klasik yolda olduğu gibi bağlar.C4b și C2a se unesc apoi pentru a forma convertaza-C3, ca și în calea clasică.
Genç yaşta müzik eğitimi aldı ve 5 yaşında klasik piyano çalmayı öğrendi.A dezvoltat un interes în muzică la vârsta de 5 ani și a învățat să cânte la pian clasic.
Bu bölüm bir klasik halini aldı.Această din urmă împărțire a devenit clasică.
Klasik Mekanik sadece iyi bir yaklaşımdır.În mecanica clasică aceasta este interpretată ca fiind un mod normal.
Arşiv filmleri Hollywood klasiklerinden öksüz filmlerine kadar çeşitlilik gösterir.Registrul include o gamă largă de filme de la filme hollywoodiene clasice la filme obscure.
Güney Hindistan klasik müziği ve dans performansları açısından da bir merkezdir.A dél-indiai klasszikus zene és tánc központja.
Fiziği günümüzde klasik fizik ve modern fizik diye ikiye ayırmak mümkün.Ma a fizika leegyszerűsítve klasszikus fizikára és modern fizikára bontható.
Bugün Amerikan klasikleri arasındadır.A Today is the Day amerikai együttes.
Klasik fizikse olduğu gibi kütlelerin pozitif olduğu gösterilebilir.Mint ahogy a klasszikus fizikában is, megmutatható, hogy ezek a tömegek pozitívak.
Fakat bazı klasik örnekler vardır.Klasszikus mintákat követtek.
Bu ön gereksinimler karşılanmadığında gözlemler klasik fiziğin tahminleriyle örtüşmez.Ezen tartományon kívül a megfigyelések nem egyeznek a klasszikus mechanika által megadott előrejelzésekkel.
Aynı yıl San Sebastian Klasik Yarışı'nda ilk profesyonel yarış birinciliğine imza attı.Az év őszén megnyerte a Clásica San Sebastiánt.
4 yaşında klasik bale eğitimi almaya başladı.Négyéves korától klasszikus balettot tanult.
Natüralist ve klasik tarzda eserler veren bir sanatçıdır.A tradicionális, természetelvű művészet képviselője.
Freud'un orijinal görüşleri klasik psikanalitik kuramı oluşturur.Freud eszméi hatással voltak a bűnözés pszichológiai magyarázataira.
Özellikle Eski Yunan klasiklerinden yaptığı çevirilerle tanınmıştır.Különösen mint a klasszikusok fordítója vált ismertté.
5 yıl klasik Bale eğitimi aldı.5 éves korától kezdve klasszikus balettet tanult.
Klasik olarak Fermat’ın prensibi Huygen prensibinin matematiksel sonucu olarak düşünülebilir.Klassisesti Fermat’n periaatteen voidaan ajatella olevan matemaattinen seuraus Huygensin periaatteesta.
Caz önceden sadece barlarda ve kulüplerde klasik müzik ve millî marşlar için kullanılırdı.Jazz toi monia aikaisemmin sotilas- ja klassisessa musiikissa käytettyjä soittimia baareihin ja klubeihin.
Oluşan alan teorileri klasik veya kuantum alan teorileri olarak adlandırılır.Tuloksena saatavia kenttäteorioita sanotaan klassisiksi tai kvanttikenttäteorioiksi.
Pek çok piyano kompozisyonu klasik gitarla da yorumlandı.Useat hänen sävellyksistään on myös sovitettu soitettavaksi tavallisella pianolla.
Bu durum klasik fizik için söz konusu olmayan bir özelliktir.Suhteellisuus ei ole klassiselle fysiikalle vieras käsite.
Bu nedenle kenjutsu bütün klasik Japon kılıç okulu öğretisinin önemli bir yüzüdür.無外流) on klassinen japanilainen miekkailukoulukunta.
Albümün unutulmayan pop klasikleri bulunmaktadır.Albumin tuotti Eppu Normaalin Pantse Syrjä.
Klasikler veya Klasik Filoloji, Yunanca ve Klasik Latince dillerinin filolojisidir.Tavoitteena on noudattaa klassillisen tai filologisen latinan kieliopillista normia.
Hem klasik, hem de neo-noir filmler sıklıkla bağımsız filmler olarak karşımıza çıkarlar.Συνήθως, και οι κλασικές και οι νεο-νουάρ ταινίες είναι ανεξάρτητες.
Klasik fizikse olduğu gibi kütlelerin pozitif olduğu gösterilebilir.Ακριβώς όπως στην κλασσική φυσική, μπορεί να αποδειχθεί ότι αυτές οι μάζες είναι θετικές.
Eski Latincedeki ⟨ai⟩ ve ⟨āī⟩ Klasik Latincede ⟨ae⟩ olmuştur.Στη μεσοδεξιά στήλη είναι το λατινικό ⟨W⟩.
Bizans ve Klasik Dönem sanatından oldukça etkilenmiştir.Είναι εμπνευσμένο από την κλασική και ελληνιστική τέχνη.
Ancak Sikkim dilinin fonetiği ve söz varlığı Klasik Tibetçe'den oldukça farklıdır.Η γραφή της γλώσσας, γνωστή με την ονομασία Τσόκι, είναι πανομοιότυπη της κλασσικής θιβετιανής.
Bu büyük bir adımdı çünkü sicim teorisinin klasik çıkarımlarının kara delikler için yapılabileceği görülmüştü.Αυτό υπήρξε μία βαθιά πρόοδος, επειδή απεκάλυψε ότι οι χορδές έχουν μία κλασική εφαρμογή στις μαύρες τρύπες.
İlki antik klasik metinlerin tekrar keşfi, öğrenimi, sanat ve bilimdeki uygulamalarının tespitidir.Σύνοψις των πρωτίστων ανακαλύψεων και εφευρέσεων κατ' επιστήμας και τέχνας.
114 Kaicheng Taş Klasikleri'nden 40 tanesi depremde kırılmıştır.Af de 114 klassiske Kaicheng Steler knækkede de 40 under jordskælvet.
Teorik fizik ve klasik fagot entsrümanı eğitimi almıştır.Han var uddannet inden for både teoretisk fysik og klassisk fagot.
Klasik-sonrası dönemdeki ayinler, önceki dönemlere oranla daha iyi bilinmektedir.Det betyder, at vikingetidens religion er langt bedre kendt end de foregående perioders.
Diğer modern ekonomik düşünceler, Yeni Klasik ekonomi ve Yeni Keynesgil ekonomidir.The Theory of New Classical Macroeconomics.
"Green Light" bir klasik groove'dur."Pumi", et klassisk grottaglian symbol.
Yemekleri klasik karadeniz yemeklerinden etkilenmiştir.Anh Lê har altid været fascineret af mad.
Oluşan alan teorileri klasik veya kuantum alan teorileri olarak adlandırılır.De resulterende feltteorier er referert til som klassiske- eller kvantefeltteorier.
Yontularda klasik Yunan formu, geleneksel Mısır motiflerini etkiledi.Klassiske greske skulpturformer påvirket tradisjonelle egyptiske motiver.
Kristoffersen, aynı sezonda Adelboden, Wengen ve Kitzbühel'de üç klasik slalom yarışını kazanan ilk kişidir.Kristoffersen er den første som vinner slalåmen i Adelboden, Wengen og Kitzbühel samme sesong.
Burada televizyon olmadan büyümüştür ve babasının klasik müzik koleksiyonundan parçalar dinlemiştir.Han så ikke på TV som liten, og brukte mye av tiden til å høre på farens klassiske platesamling.
Aslında bobin adı verilen elemanın mutlaka klasik sargı olması da gerekmez.Navn i parentes er ikke nødvendigvis offisielle norske gruppenavn.
Modern bir klasik haline geldi.Arbeidet ble en klassiker.
Siyah, Klasik Beyaz ve Uçuk Pembe renk seçenekleri mevcuttur.Mønsteret er i hvitt, svart og rødt, tradisjonelle maorifarger.
Diğer modern ekonomik düşünceler, Yeni Klasik ekonomi ve Yeni Keynesgil ekonomidir.Faget deles gjerne i klassisk økonomisk sosiologi og moderne økonomisk sosiologi.
Klasik masa üstü üç boyutlu yazıcıların üretim maliyetleri düşmektedir.Filmen spilte inn det tredobbelte av produksjonskostnadene.
Klasik Maya uygarlığının gerileme dönemi başlar.Zaman Klasik Peradaban Maya dimulai.
Mackay’ın kitabı bugün çokça basımı yapılan bir klasik olsa da iddiaları itirazlarla karşılaşmıştır.Meskipun buku Mackay adalah karya klasik yang banyak dicetak ulang hari ini, ceritanya tetap dipertentangkan.
Bundan sonra savaş filleri klasik dönem boyunca Akdeniz ve Kuzey Afrika'da kullanılmıştır.Semenjak itu, gajah perang digunakan di wilayah Laut Tengah dan Afrika Utara pada periode klasik.
Kathak (Hintçe: कथक), Hindistan'ın kuzeyine özgü klasik bir dans türüdür.Kathak (Hindi: कथक, Urdu: کتھک) adalah tarian klasik yang berasal dari India Utara.
Klasik Yunan döneminde İyonya'nın on iki şehrinden biriydi.Kota ini adalah salah satu dari dua belas kota anggota Liga Ionia pada masa Yunani Klasik.
Klasik semptomlar arasında aşırı susama, sık idrara çıkma ve sürekli açlık bulunmaktadır.Gejala klasiknya antara lain haus berlebihan, sering berkemih, dan lapar terus-menerus.
Yerçekimi kuvveti sürekli klasik alan olarak modellenmiştir.Operator momentum dianggap sepenuhnya klasik.
Film Jules Verne'in aynı adlı klasik romanından esinlenmiştir.Film ini berdasarkan pada novel dengan nama yang sama karya Jules Verne.