Bu sisteme klasik pozlama sistemi denmektedir.Il reprend le système classique du contre-la-montre.
Betty klasik müzik sever.A Betty le gusta la música clásica.
Favori klasik rock şarkın nedir?¿Cuál es tu canción de rock clásico favorita?
"Indians" ve "Caught in a Mosh" bugün hala Anthrax'ın klasikleri arasında anılır.Actualmente, "Indians", "Mosh pit" y "Caught in a mosh" continúan siendo considerados clásicos de Anthrax.
Muhafazakâr liberalizm klasik liberalizmin daha az radikal türüdür.El liberalismo conservador es la variante más moderada y opuesta al radicalismo en el liberalismo clásico.
Klasik olarak eğitilmiş olmasına rağmen, alternatif pop müzik alanında bir kariyer izlemiştir.A pesar de que fue instruida en música clásica, ha seguido una carrera en la música alternativa.
Joseph Haydn (1732 – 1809), Avusturyalı klasik müzik bestecisi.Joseph Haydn (1732 - 1809): Compositor austríaco.
Caminin sahınına giriş kapısından girince klasik geniş çemberli şamdan göze çarpar.Vista de la entrada la parque Saavedra con sus portones clásicos intactos.
Onun tarikatının anlayışı klasik tarikat üsluplarından çok farklıdır.El origen de los temas es tan diverso como su discografía original.
Klasik Müslüman eğitim dilleri olan Arapça ve Farsça yanında diğer lehçe dilleri öğrenmişti.También se habla y se enseña el árabe clásico por musulmanes.
Arkaik, Klasik ve Helenistik dönemleri vardır.Hay una necrópolis de los periodos clásico y helenístico.
Klasik sanattan baroka geçiş olarak da bilinir.Así mismo es una ruta clásica de invasión.
Klasik Mantık (5 bas.).Arresto simple (4 compases).
Klasik limitin ötesindeyse, sonuçlar yanlış olur.Oltre i limiti classici, fornisce dei risultati erronei.
Klasik Bluetooth 79 1-MHz kanalları yerine, Bluetooth Smart’ın 40 2-MHz kanalı vardır.Invece dei classici 79 canali Bluetooth di 1-MHz, Bluetooth Low Energy ha 40 canali di 2-MHz.
Klasik antik dönem yazıları Bizans'ta her daim işlendi.Le opere scritte dell'Antichità classica mai cessarono di essere coltivate in Bisanzio.
1720-1890 yılları arasında Osmanlı mimarisi klasik dönem prensiplerinden saptı.Durante gli anni dal 1720 al 1890, l'architettura ottomana deviò dai principi del classicismo.
14.yaş doğum gününde, babası tarafından klasik gitar hediyesi aldı.Al suo undicesimo compleanno, Bream ricevette una chitarra classica da suo padre.
Klasik sanata yakından ilgi duymaktadır.A ogni modo, il mondo classico le conobbe in modo approssimativo.
"Jan Miłosz Lisiecki" (23 Mart 1995, Calgary), Kanada doğumlu, Polonya asıllı klasik müzik piyanisti.Jan Miłosz Lisiecki (Calgary, 23 marzo 1995) è un pianista canadese di origine polacca.
Uçağın maliyetleri klasik A320'lere göre yüzde 30 daha düşük olacak.Il nuovo aereo prevede un consumo medio per passeggero del 14% più basso rispetto all'A330.
Buna dair klasik bir örnek, arılar ve karıncalar gibi sosyal yaşamlı böceklerdir.Esempio di ciò sono gli insetti sociali come le api, termiti e formiche.
Ayrıca filmi Miyazaki'nin klasik animasyonu Komşum Totoro ile kıyaslamıştır.Il film venne presentato in contemporanea con Il mio vicino Totoro di Miyazaki.
Klasik Türk Sanatları Vakfı.Seminario di studi del mondo classico.
Halk müziği, klasik ve arabesk niteliktedir.Significati musicali, classici e popular.
Klasik eski zamanlarda Ön Asya ve Asya' nın geri kalanı arasında bir sınır oluştururdu.Nell'antichità classica il fiume era considerato il confine tra l'Asia Minore e il resto dell'Asia.
Oyunda 80li yılların klasiklerinden seçilmiş 30 şarkı bulunmaktadır.Nel corso della gara si confrontarono trenta canzoni del passato e trenta del presente.
Yahudi-Arap Gençlik Orkestrası, hem Avrupa Klasik Müziği hem de Orta Doğu müziğinden eserler sunar.Еврейско-арабский молодёжный оркестр исполняет как европейскую классическую, так и ближневосточную музыку.
Klasik problemin sayısal çözümleri de bulunmuştur.Также были найдены многочисленные решения для классической задачи.
Klasik Newton'un yerçekimi teorisi limit rS/r sıfıra giderken yeniden düzenlenir.Классическая теория гравитации Ньютона является предельным случаем при малых rs/r.
Böylece Ukiyo-e Klasik müziği de etkilemiştir.Кроме того, на Арию оказала влияние классическая музыка.
Oxford Klasik Sözlüğü.Оксфордский биографический словарь.
Paris'te, klasik müzisyenlerden oluşan bir ailede doğdu.В Париже создал общество молодых музыкантов.
Ekonomik konularda klasik liberalizm ve sosyal liberalizm arasında bir konum alırlar.В экономике эколиберализм находится где-то между классическим либерализмом и социальным либерализмом.
Söz konusu klasik bir elips genellikle cevap elipsinde bulunur.А Тикл в ответ обычно что-нибудь колдует.
Klasik modern tarzda tasarımlar üretmiştir.Проектировал в стиле модерн.
Buna dair klasik bir örnek insanın doğumundaki ağırlığıdır.أحد الأمثلة الكلاسيكية على ذلك هو وزن الإنسان عند الولادة.
Sanatçı, İtalya'dan döndükten sonra Louvre Müzesi'ndeki birçok klasik tablonun benzerlerini yaptı.وبعدما عاد الفنان من إيطاليا رسم تشابهات كثيرة للوحات كلاسيكية في متحف اللوفر .
Klasik Çin halk kitapları arasında bulunur.بل هو شكل شعبي للكتب الإلكترونية الصينية.
Bu eserler, içerik, biçim, dil ve tarz olarak klasik ve geleneğe bağlı olarak yazıldılar.كما كانت هذه الأعمال تُكتب متضمنه للتقاليد القديمه من حيث المضمون والشكل واللغه والأسلوب.
Genç kuşak klasik batı müziği sanatçılarındandır.الأوبرا جزء من الموسيقى الغربية الكلاسيكية.
Tahran Üniversitesinin Klasik müzik okulundan mezun olduktan sonra, bir kac sene müzik öğreterek geçirdi.بعد أن تخرّج من جامعة طهران في مجال الموسيقى الكلاسيكية، عمل بضع سنوات في مجال إعطاء دروس خصوصية في الموسيقى.
Zubin, çocukluğunda klasik batı müziğinden etkilendi.كانت جوي مهتمة بموسيقى الهرولة الحديثة في طفولتها.
Atwood düzeneği, klasik mekanik prensiplerini göstermek adına kullanılan yaygın bir düzenektir.وتُعد آلة أتوود وسيلةً تعليميةً شائعة في الفصول الدراسية وتُستخدم لشرح مبادئ الميكانيكا الكلاسيكية.
Klasik ticaretin aksine, ağ pazarlama ile kazanç her bireye emeği karşılığında eşit olarak dağıtılmaktadır.أما العامل الحر، فهو بالعكس يبيع نفسه بنفسه، وذلك بالمفرق.
Modern Arapça ile Klasik Arapça arasındaki farkاختلاف العربية الحديثة المعيارية عن العربية التراثية
Believer grubundan Kurt Bachmann “Eğer doğru yapılırsa metal ve klasik müzik birbiriyle uyumlu olur.Kurt Bachman do Believer diz que "se feito corretamente, o metal e música clássica ficam muito bem juntos.
Klasik problemin sayısal çözümleri de bulunmuştur.As soluções numéricas para o problema clássico também foram encontradas.
Anders Chydenius (1729–1803), İskandinav tarihinin önde gelen klasik liberallerindendir.Anders Chydenius (1729–1803) foi o principal liberal clássico da história nórdica.
Klasik Latince bazı sözcükler vokabülerden kayboldular.Certas palavras do latim clássico foram tiradas do vocabulário.
Klasik bir kimera örneği Protoavis'tir.Um exemplo já clássico de uma quimera é o Protoavis.
Klasik Yunan döneminde İyonya'nın on iki şehrinden biriydi.Durante a era grega clássica foi uma das doze cidades da Liga Jônica.
Gene Roddenberry Orijinal Seri'yi klasik bir macera draması olarak NBC'ye sattı.Gene Roddenberry vendeu Star Trek para a NBC como um drama de aventura que se passava no espaço.
Terim klasik Truva Atı mitinden türemiştir.O termo deriva do mito clássico do Cavalo de Troia.
Klasik mekanikte parçacıklar, tanımları gereği sabit kütleye sahiptirler.Na mecânica clássica, partículas tem por definição massa constante.
Jeff gençliğinde klasik gitarlar ile uğraşmıştır.Estudou violão clássico na juventude.
Halk Latincesi, klasik metinlerde bulunmayan pek çok yabancı kelime de içermiştir.O latim vulgar continha grande número de palavras de origem estrangeira não presentes nos textos literários.
İstasyon, klasik rock ağırlıklı müzikler çalmaktadır.Out Run - Clássico jogo de corrida de carro com boas músicas.
9 yaşında klasik gitar eğitimi almaya başladı ve 10 yıl boyunca ders aldı.Começou a tocar guitarra clássica com a idade de nove anos, treinando durante muitos anos.
Orada Avrupa modern klasik müziğinin bazı önemli avangart bestecileri ile bağlantılar kurdu.Deve-se a ele o fato de muitas composições de música europeia terem chegado até a nós.